Danıştay · 5. Daire

Danıştay 5. Daire 2023/18790 E. 2023/19218 K.

Mahkeme
Danıştay
Daire
5. Daire
Esas No
2023/18790
Karar No
2023/19218

T.C. D A N I Ş T A Y BEŞİNCİ DAİRE Esas No : 2023/18790 Karar No : 2023/19218 Temyiz İsteminde Bulunan (Davacı): ... Vekili : Av. ... Karşı Taraf (Davalılar): 1- ... Bakanlığı / ANKARA Vekili : Av. ... 2- ... Genel Müdürlüğü / ... Vekili : Av. ... İstemin Özeti : Davacı tarafından, 7145 sayılı Kanun'un 26. maddesiyle 375 sayılı Kanun Hükmünde Kararnameye eklenen geçici 35. maddenin B fıkrasının 6. bendi uyarınca kamu görevinden çıkarılmasına ilişkin İçişleri Bakanlığı'nın ... tarih ve ... sayılı işleminin iptaline karar verilmesi istemiyle açılan davanın reddi yolunda verilen ... İdare Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararına karşı yapılan istinaf başvurusunun reddine ilişkin ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdare Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir. Temyiz İsteminde Bulunan Davacının İddialarının Özeti: FETÖ/PDY terör örgütü ile herhangi bir ilişkisinin olmadığı, savunma hakkı tanınmadan tesis edilen kamu görevinden çıkarılmasına ilişkin işlemin hukuka aykırı olduğu, hakkında kesinleşmiş bir mahkumiyet kararının bulunmadığı, masumiyet karinesinin ve suç ve cezaların kanuniliği ilkesinin ihlal edildiği iddia edilmektedir. Davalı İdarenin Savunmasının Özeti: Savunma verilmemiştir. Danıştay Tetkik Hakimi :... Düşüncesi : İdare Dava Dairesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir. TÜRK MİLLETİ ADINA Karar veren Danıştay Beşinci Dairesince, Tetkik Hakiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü: Bölge idare mahkemesi idare dava daireleri tarafından verilen kararların temyiz yolu ile incelenerek bozulabilmeleri, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun 49. maddesinde belirtilen nedenlerden birinin bulunması halinde mümkün olup, davacı tarafından ileri sürülen hususlar bunlardan hiçbirine uymamaktadır. Her ne kadar İdare Mahkemesi kararının gerekçesinde davacının terör örgütü üyeliğinden hapis cezası ile cezalandırıldığı belirtilerek hüküm kurulmuş ise de, davacının anılan suçtan mahkumiyet kararı kesinleşmemiş olduğundan, yargılama süreci devam eden ceza davasının davacı aleyhine bir durum olarak değerlendirilmesi masumiyet karinesi gereğince mümkün değildir. Bununla birlikte, davacı hakkında yürütülen ceza yargılaması neticesinde verilen ... Ağır Ceza Mahkemesinin ... tarih ve E:... K:... sayılı kararında yer alan;inc gönderildi "... sanığın 20/09/2012 - 20/02/2018 tarihleri arasında adına kayıtlı ... numaralı telefon hattını kullandığı anlaşılmıştır,11/01/2022 tarihli ByLock Tespit ve Değerlendirme Tutanağına göre ... İD'yi kullanan şahsın kullanıcı adının "..." ve şifresinin "...” olarak belirtildiği ve bu hesabın sanık tarafından kullanıldığının değerlendirildiği, her ne kadar sanık tarafından ... ID numaralı ByLock hesabının kendisi tarafından kullanılmadığı savunmasında bulunulmuş ise de; sanığın ByLock kullanıcı adının ismi ile memleketi olan Kahramanmaraş'ın plakası olan "46" ve üniversite öğrenimi gördüğü Çanakkale'nin plakası olan "17" ibarelerinden oluştuğu, şifresinde doğum tarihi olan "92" ibaresinin bulunduğu, kişi listesinde ... ID numaralı S.A. A.'nın bulunduğu, dosya kapsamındaki 04/03/2020 tarihli ByLock tespit ve değerlendirme raporuna göre Hazma kod A. A. isimli şahsın kıllandığı tespit edilen ... ID numaralı ByLock hesabının mesaj içeriklerinde ilgili şahsın ... ID numaralı ByLock kullanıcısı olan Selim kod S. A. A. ile yaptığı 16/01/2016 tarihli bylock yazışmasında iletişim numaralarının istenilmesi üzerine ... ID numaralı kullanıcının karşı tarafa "...” yazdığı, sanığın isminin Kadir olması nedeniyle *'kW' ibaresinin Kadir isminin kısaltması olduğunun değerlendirildiği, mesaj tarihlerinde sanığın adına kayıtlı ... nolu hattı kullandığı, dosya kapsamındaki ... nolu hattın 20/09/2012 - 01/01/2017 tarihleri arasındaki görüşmelerı içerir 26/04/2021 tarihli HTS analiz raporunda sanığın ByLock kişi listesinde bulunan S. T. T. ile 328 defa, İ. S. ile 87 defa irtibat kurduğu, yine sanığın bylock kişi listesinde bulunan S. A. A'ya sanığın telefon numarasını ileten A. A ile 156 defa irtibatının bulunduğu anlaşılmıştır.." şeklindeki tespitler bakılmakta olan dava dosyasında yer alan diğer tespitler ile birlikte değerlendirildiğinde, davacının, FETÖ/PDY silahlı terör örgütü ile iltisak ve irtibatının bulunduğu sonucuna varılmıştır. Temyize konu Bölge İdare Mahkemesi kararı ve dayandığı gerekçe hukuk ve usule uygun olup, bozulmasını gerektirecek bir sebep bulunmadığından, temyiz isteminin reddi ile anılan kararın yukarıda belirtilen gerekçenin eklenmesi suretiyle ONANMASINA, temyiz giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına, adli yardım talebinin daha önce kabul edilmiş olması nedeniyle temyiz aşamasında tahsil edilmeyen yargılama giderlerinin, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 339. maddesinin 1. fıkrası uyarınca davacıdan tahsili için Mahkemesince ilgili merciine müzekkere yazılmasına, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun 50. maddesi uyarınca, bu onama kararının taraflara tebliğini ve bir örneğinin de belirtilen İdare Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın kararı veren ilk derece Mahkemesine gönderilmesine, 14/12/2023 tarihinde oybirliğiyle kesin olarak karar verildi.

Atıf: Danıştay 5. Daire, E. 2023/18790, K. 2023/19218, www.arakarar.com/karar/danistay-5-daire-2023-18790-e-2023-19218-k-1ebfadb7249c