Danıştay · 5. Daire
Danıştay 5. Daire 2023/16266 E. 2023/16324 K.
- Mahkeme
- Danıştay
- Daire
- 5. Daire
- Esas No
- 2023/16266
- Karar No
- 2023/16324
T.C. D A N I Ş T A Y BEŞİNCİ DAİRE Esas No : 2023/16266 Karar No : 2023/16324 Temyiz İsteminde Bulunan (Davacı): ...'ye vesayeten ... Vekili: Av. ... Karşı Taraf (Davalı): ... Bakanlığı / ANKARA Vekili: Av.... İstemin Özeti: 669 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamenin eki listede ismine yer verilmek suretiyle kamu görevinden çıkarılan davacı tarafından, göreve iade talebiyle OHAL İşlemleri İnceleme Komisyonuna yaptığı başvurunun reddine ilişkin... tarih ve ... sayılı işlemin iptaline ve 400.000,00-TL maddi ve 500.000,00-TL manevi tazminatın yasal faiziyle birlikte ödenmesine karar verilmesi istemiyle açılan davanın reddi yolunda verilen...İdare Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararına karşı yapılan istinaf başvurusunun düzeltilerek reddine ilişkin ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdare Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir. Temyiz İsteminde Bulunan Davacının İddialarının Özeti: Anayasa ve uluslararası sözleşmelerle koruma altına alınan temel hak ve özgürlüklerin ihlal edildiği, "iltisak" kavramının soyut ve belirsiz bir kavram olduğu, ceza davasında kendisi hakkında örgüt üyeliğine dair hiçbir delilin olmadığı, suç ve cezaların şahsiliği, silahların eşitliği ve hukuki belirlilik ilkelerine aykırı hareket edildiği, kesinleşmiş bir mahkumiyet kararı bulunmadan kamu görevinden çıkarıldığından masumiyet karinesinin ihlal edildiği, kamu görevinden çıkarılmasının 926 sayılı Kanun'a aykırı olduğu, hukuk devleti ve ölçülülük ilkesinin ihlal edildiği, eksik ve yetersiz bir inceleme ile karar verildiği iddia edilmektedir. Davalı İdarenin Savunmasının Özeti: Temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmaktadır. Danıştay Tetkik Hakimi: ... Düşüncesi : Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan İdare Dava Dairesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir. TÜRK MİLLETİ ADINA Karar veren Danıştay Beşinci Dairesince, Tetkik Hakiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra, ... Sulh Hukuk Mahkemesinin ... tarih ve E:... K:...sayılı kararıyla ...'nin davacıya vasi olarak atandığı ve söz konusu kararın tarafların kararı istinaf etmemesi üzerine kesinleştiği görüldüğünden davaya vasi yoluyla devam edilmesine karar verilerek, dosya tekemmül ettiğinden yürütmenin durdurulması istemi hakkında ayrıca bir karar verilmeksizin ve 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 31. maddesinin atıfta bulunduğu 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 334. maddesi uyarınca davacının adli yardım isteminin kabulüne karar verildikten sonra işin gereği görüşüldü: Bölge idare mahkemesi idare dava daireleri tarafından verilen kararların temyiz yolu ile incelenerek bozulabilmeleri, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun 49. maddesinde belirtilen nedenlerden birinin bulunması halinde mümkün olup davacı tarafından ileri sürülen hususlar bunlardan hiçbirisine uymamaktadır. Bununla birlikte; davacı hakkında yürütülen ceza yargılaması neticesinde verilen ... Ağır Ceza Mahkemesinin ...tarih ve E:..., K:... sayılı kararında yer alan; "...Dosyamızda tanık olarak beyanlarına başvurulan A.Y., M.D., T.Y., B.A. ve E.D.'nin aşamalarda vermiş oldukları birbirleriyle uyumlu beyanlarıyla, sanığın olay gecesi şehir merkezinde tedbir alan ve darbe girişiminin başarıya ulaşmaması için yoğun çaba sarf eden emniyet birimlerinin hareketlerini gözlemlemek, yaptığı hazırlık faaliyetlerinden bilgi sahibi olmak ve bu birimlere ... tarafındaan yapılması muhtemel operasyonları koordine ve organize etmek amacıyla emniyet noktalarının koordinatlarını istediği kanaatine ulaşılmıştır. Emniyet birimlerine ait koordinatların sanık tarafından olay öncesinde belirlenerek bilgisayar programında sabitlenmesi göz önünde bulundurulduğunda sanığın bu yönde daha önceden araştırma yaptığı ve hazırlıklı olduğu kanaatine ulaşılmıştır. Ülkenin tamamında alarm verilmişken, ülkenin meclisi bombalanıp, tanklar şehir merkezlerinde yürütülürken, darbe karşıtı sivil vatandaşlar darbeciler tarafından şehit edilirken, emniyet birimlerinin girişilen darbe teşebbüsüne açık ve net bir duruş sergilediği ve darbenin başarılı olmaması için gerekli tedbirleri almaya başladığı aşikarken ve sanığın ülkeye yönelmiş onca tehdide rağmen emniyet birimlerinin koordinatlarını istemesi, sanığın girişinden darbe teşebbüsünü önlemesi yönünde alınacak tedbirlerden haberdar olarak ona göre tedbir alma/operasyon gerçekleştirme amacında olduğu kanaatine ulaşılmıştır." ve "...Dosya kapsamında ifadelerine başvurulan H.Ö., M.E.T., T.Y., İ.T., T.E., M.D., A.D., Y.B., M.D., E.K., B.A., A.A., Ş.C.A. ve A.Ö.'nün aşamalarda vermiş oldukları birbirleriyle tutarlı ve iddianamedeki anlatıma ve oluşa uygun beyanları dosyada mevcut diğer delillerle birlikte değerlendirildiğinde; sanığın darbe gecesi 02.30 sıralarında ... komutanlığından Alay komutanlığına geçtiği esnada binaya girerken isimleri yukarıda belirtilen asker kişilere "nizamiyeden dışarı çıkılmaması, nizamiyeden içeri kimsenin alınmaması, emniyet mensuplarının gelmesi halinde içeri alınmaması, emniyet güçlerinin müdahale etmesi halinde ateşle karşılık verilmesi" şeklinde emir verdiği mahkememizce sabit kabul edilmiştir..." ve "...Kıdemli Albay rütbesinde olan sanığın, 2012-2013 yılı içerisinde Ankara ili genelinde bulunan (1) Büfe-Market tarzı işyerlerine kayıtlı sabit hatlardan (11) defa arandığı, Jandarma Yarbay M.S. ile aynı sabit hattan aranması olduğu, sanığın aynı soruşturma kapsamında asker sanıklar F.K. ile (7), P.M. ile (5), Ö.D. ile (2) defa irtibat kurduğuna ilişkin kayıtlar değerlendirilerek sanığın FETÖ/PDY terör örgütüyle iltisaklı olduğu kanaatine ulaşılmıştır..." tespitleri bakılmakta olan dava dosyasında yer alan diğer tespitler ile birlikte değerlendirildiğinde, davacının FETÖ/PDY ile iltisak ve irtibatının bulunduğu sonucuna varılmıştır. Temyize konu Bölge İdare Mahkemesi kararı ve dayandığı gerekçe hukuk ve usule uygun olup, bozulmasını gerektirecek bir sebep bulunmadığından, temyiz isteminin reddi ile anılan kararın yukarıda belirtilen gerekçenin eklenmesi suretiyle ONANMASINA, temyiz giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına, adli yardım talebinin kabul edilmiş olması nedeniyle temyiz aşamasında tahsil edilmeyen yargılama giderinin tahsili için Mahkemesince müzekkere yazılmasına, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun 50. maddesi uyarınca, bu onama kararının davacıya, vasisine ve davalı idareye tebliğini ve bir örneğinin de belirtilen İdare Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın kararı veren ilk derece Mahkemesine gönderilmesine, 16/11/2023 tarihinde oybirliğiyle kesin olarak karar verildi.