Danıştay · 5. Daire
Danıştay 5. Daire 2022/8353 E. 2025/9654 K.
- Mahkeme
- Danıştay
- Daire
- 5. Daire
- Esas No
- 2022/8353
- Karar No
- 2025/9654
- Karar Tarihi
T.C. D A N I Ş T A Y BEŞİNCİ DAİRE Esas No : 2022/8353 Karar No : 2025/9654
Temyiz İsteminde Bulunan (Davacı): ...
Karşı Taraf (Davalı): ... Bakanlığı / ... Vekilleri : Hukuk Müşaviri ..., Hukuk Müşaviri ...
İstemin Özeti : 675 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamenin eki listede ismine yer verilmek suretiyle kamu görevinden çıkarılan davacı tarafından, göreve iade talebiyle OHAL İşlemleri İnceleme Komisyonuna yaptığı başvurunun reddine ilişkin ...tarih ve ...sayılı işlemin iptaline karar verilmesi istemiyle açılan davanın reddi yolunda verilen ... İdare Mahkemesinin ...tarih ve E:..., K:... sayılı kararına karşı yapılan istinaf başvurusunun reddine ilişkin ... Bölge İdare Mahkemesi .... İdare Dava Dairesinin ...tarih ve E:..., K... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
Temyiz İsteminde Bulunan Davacının İddialarının Özeti: Yasal sınırlar içerisindeki faaliyetlerinin, kamu görevine son verilmesine dayanak olarak sunulmasının doğru olmadığı, İdare Mahkemesi ve Bölge İdare Mahkemesinin kararına gerekçe alınan kıstasların başka davacılar açısından olumlu kabul edilirken, kendisi aleyhine bir durum olarak değerlendirilmesinin hukuka aykırı olduğu iddia edilmektedir.
Davalı İdarenin Savunmasının Özeti: Temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmaktadır.
Danıştay Tetkik Hakimi:... Düşüncesi:İdare Dava Dairesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA Karar veren Danıştay Beşinci Dairesince, Tetkik Hakiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 334. maddesi uyarınca adli yardım talebi daha önce kabul edilmiş olan davacının, aynı Kanun'un 335. maddesinin 3. fıkrasında yer alan "Adli yardım, hükmün kesinleşmesine kadar devam eder." düzenlemesi gereğince temyiz aşamasındaki adli yardım talebi hakkında karar verilmesine yer olmadığına karar verilerek gereği görüşüldü: Bölge idare mahkemesi idare dava daireleri tarafından verilen kararların temyiz yolu ile incelenerek bozulabilmeleri, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde belirtilen nedenlerden birinin bulunması halinde mümkün olup, davacı tarafından ileri sürülen hususlar bunlardan hiçbirine uymamaktadır. Diğer yandan, FETÖ tarafından Devleti ele geçirme ve yeni bir düzen kurma yönündeki örgütsel amaçlarına ulaşmak için mensuplarının evliliklerinin ve aile yaşamlarının örgüt menfaatlerine hizmet edecek şekilde düzenlenmesi yönünde faaliyetlerde bulunulmuştur. Bu kapsamda katalog evliliği olarak adlandırılan yöntemle örgüt mensuplarının örgüt dışından kişilerle evlenmeleri yasaklanmış ve kendi aralarındaki evlenmeleri de örgütün yönlendirmesi ile gerçekleştirilmiştir. Bu suretle şüpheye yer bırakılmayacak şekilde örgüte sadakatin sağlanması amaçlanmış ve örgüt mensuplarının örgüt dışından kişilerle evlenmelerinin engellenmesi için telkin, baskı, dışlama veya tehdit gibi yöntemlere başvurulmuştur. Örgütün evlilikle ilgili anılan uygulamaları kapsamında evlendirme sorumlusu olarak belirlenen kişiler ile bunlara yardımcı olan örgüt mensupları aracılığıyla katalog evlilikler gerçekleştirilmiş, bu evliliklerin genellikle meslektaşlar arasında gerçekleştirilmesine özen gösterilmiş, eşlerin ikamet edeceği yere örgüt tarafından karar verilmesi, örgüt lideri Fetullah Gülen'den evlilik sonrası doğan çocuklara isim koymasının istenmesi, çocukların eğitimi ile ilgilenilmesi gibi uygulamalara başvurulmuş, örgütün sohbet toplantılarına veya gruplarına eşlerle birlikte katılım sağlanmasına önem verilmiş, bu toplantıların erkek ve bayanlar için ayrı ayrı gruplarda/odalarda gerçekleştirilmesi ve eşlerden her birinin bu gruplardan birinin sorumlusu olması gibi uygulamalara gidilmiş, ByLock uygulamasının kimi durumlarda eşin telefonuna yüklenmesi yöntemi izlenmiş ve örgütten alınan talimatlar doğrultusunda izlenen her türlü tutum ve davranış ile gerçekleştirilen faaliyete eşin de katılımına önem verilmiştir. Davacının eşi N.K. hakkında yürütülen ceza yargılaması neticesinde ... Ağır Ceza Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararında; "...Sanık ... müdafi huzurunda mahkemede ve aşamalarda kendi adına kayıtlı olan ... GSM numaralı hattı kendisinin kullandığını, ByLock isimli programı kullanmadığını beyan ettiği, sanığın adına kayıtlı olan ve kendisinin kullandığını beyan ettiği... GSM numaralı telefon hattı üzerinde ... ve ... IMEI numaralarıyla 12/08/2014 tesbit tarihli ByLock kaydının bulunduğu, Bylock Baz kayıtları incelendiğinde de IP Çakışması gibi bir durumun söz konusu olmadığı, sanığın ByLock kullanmadığı yönündeki suçtan kurtulmaya yönelik savunmalarına itibar edilmediği, sanığın Bankasya'da hesabının bulunduğu 2014 yılında 12.164,81 Türk lirası hesap hareketliliğinin bulunduğu 2015 yılında 19.078,97 Türk lirası hesap hareketliliğinin bulunduğu dosya kapsamında sabit olduğu, sanığın Cihan Medya A.Ş' ye düzenli olarak gönderdiği paraların gazete aboneliğinden kaynaklandığını, Kimse Yok Mu derneğine göndermiş olduğu paralarında akika kurbanı sebebiyle gönderdiğini beyan ettiği, sanığın çocuklarının örgüte müzahir Anafen isimli dershanede, Kırşehir Kılıçaslan Koleji ve Ankara Samanyolu Nevin Gökçek Lisesinde eğitim gördüğü, sanığın örgüte müzahir Tütev ve Ahi Teknik Elemanları Derneğine üye olduğu, bu sivil toplum kuruluşlarının FETÖ/PDY terör örgütüyle irtibat ve iltisakı nedeniyle kapatıldığı, sanığın Ufuk-Sen isimli sendikaya 24/09/2014 tarihinde üye olduğu, sanığın örgüte müzahir yayın organlarına aboneliğini 2015 yılına kadar devam ettirdiği, sanık hakkında tanık sıfatıyla beyanda bulunan E.E. nin:" Sanığın 17-25 Aralık olaylarından önce 1 yıl sonrada 1 yıl olmak üzere 2 yıl ortadan kaybolduğunu bu süreç içerisinde kendisine mahrem imamlık görevinin verilmiş olabileceğini, sanığın örgüt adına infaz koruma memurlarından sorumlu kişisi olduğunu, sanığın mühendisler ve sağlıkçılar mütevelli heyetinde bulunduğunu." beyan ettiği, diğer sanıklardan A.A.K. beyanında sanık ...'nın kendilerinin toplantılarında 'hoca' olarak bulunduğunu beyan ettiği, diğer sanıklardan E.A. beyanında; sanık ...'nın kendilerine Kuran ve İlmihal dersi verdiğini kendisine örgütün Kılıçarslan Kolejini gezdirdiğini beyan ettiği, diğer sanıklardan V.Ö. hazırlıktaki beyanında sanık ...'nın kendilerine örgüt lideri Fethullah Gülen'in CD'lerini izlettiğini beyan ettiği..." tespitlerine yer verildiği, netice itibarıyla hapis cezası ile cezalandırıldığı ve anılan cezanın Yargıtayca onanarak kesinleştiği görülmüştür. Bu durumda, FETÖ'nün yukarıda yer verilen yapısı ve işleyiş kuralları uyarınca evlilik ve aile yaşamına kadar yansıyan faaliyetlerde bulunduğu ve davacının aile birlikteliği içerisinde birlikte yaşadığı eşinin FETÖ silahlı terör örgütü içerisindeki konumu dikkate alındığında, davacının söz konusu örgütün faaliyetlerinden ve eşinin örgüt içerisindeki konumundan haberdar olmamasının hayatın olağan akışına uygun olmadığı, bu durumun bir kamu çalışanı olarak Devlete sadakat yükümlülüğü içinde kamu görevini icra etmesi gereken davacı açısından sadakat yükümlülüğünün yerine getirilmesinde şüphenin oluşmasına ve dolayısıyla FETÖ/PDY ile irtibat ve iltisakı bulunduğu kanaati oluşmasına neden olan bir delil niteliğinde olduğu sonucuna ulaşılmıştır. Temyize konu Bölge İdare Mahkemesi kararı ve dayandığı gerekçe hukuk ve usule uygun olup, bozulmasını gerektirecek bir sebep bulunmadığından, temyiz isteminin reddi ile anılan kararın yukarıda belirtilen gerekçenin eklenmesi suretiyle ONANMASINA, temyiz giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına, adli yardım talebinin daha önce kabul edilmiş olması nedeniyle temyiz aşamasında tahsil edilmeyen yargılama giderinin tahsili için Mahkemesince müzekkere yazılmasına, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 50. maddesi uyarınca, bu onama kararının taraflara tebliğini ve bir örneğinin de belirtilen İdare Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın kararı veren ilk derece Mahkemesine gönderilmesine, 25/09/2025 tarihinde oybirliğiyle kesin olarak karar verildi.