Danıştay · 5. Daire
Danıştay 5. Daire 2022/7194 E. 2026/567 K.
- Mahkeme
- Danıştay
- Daire
- 5. Daire
- Esas No
- 2022/7194
- Karar No
- 2026/567
- Karar Tarihi
T.C. D A N I Ş T A Y BEŞİNCİ DAİRE Esas No : 2022/7194 Karar No : 2026/567
Temyiz İsteminde Bulunan (Davacı): ... Vekili : Av. ...
Karşı Taraf (Davalı) : ... Bakanlığı / ANKARA Vekili : Av. ...
İstemin Özeti : Davacı tarafından, 7145 sayılı Kanun ile 375 sayılı Kanun Hükmünde Kararnameye eklenen Geçici 35. madde uyarınca kamu görevinden çıkarılmasına ilişkin ... tarih ve ... sayılı işlemin iptali ile işlem nedeniyle yoksun kaldığı parasal haklarının yasal faiziyle birlikte ödenmesine ve özlük haklarının iadesine karar verilmesi istemiyle açılan davanın reddi yolunda verilen ... İdare Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararına karşı yapılan istinaf başvurusunun reddine ilişkin ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdare Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
Temyiz İsteminde Bulunan Davacının İddialarının Özeti: Temyize konu Bölge İdare Mahkemesi kararının hukuka aykırı olduğu, hakkında verilmiş, kesinleşen bir mahkumiyet hükmünün bulunmadığı, somut delil ve gerekçeye dayanmaksızın kamu görevinden çıkarıldığı, dava konusu işlem ve Mahkeme kararıyla suç ve cezaların şahsiliği ilkesinin, masumiyet karinesinin, yasallık, belirlilik ve geriye yürümezlik ilkesinin ihlal edildiği, dava konusu işlemin sebep unsuru bakımından hukuka aykırı olduğu iddia edilmektedir.
Davalı İdarenin Savunmasının Özeti: Bölge İdare Mahkemesi kararında usul ve esas bakımından hukuka aykırılık bulunmadığı, davacının temyiz iddialarının 2577 sayılı Kanun'un 49. maddesinde sayılan sebeplerden hiçbirisine uymadığı belirtilerek temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmaktadır.
Danıştay Tetkik Hakimi : ... Düşüncesi : Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan İdare Dava Dairesi kararının gerekçe eklenmek suretiyle onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA Karar veren Danıştay Beşinci Dairesince, Tetkik Hakiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü. Bölge idare mahkemesi idare dava daireleri tarafından verilen kararların temyiz yolu ile incelenerek bozulabilmeleri, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde belirtilen nedenlerden birinin varlığı halinde mümkün olup, davacı tarafından ileri sürülen hususlar bunlardan hiçbirine uymamaktadır. Bununla birlikte, her ne kadar temyize konu İdare Dava Dairesi kararıyla hukuka uygun bulunan Mahkeme kararında, davacının babası hakkındaki tespitlere yer verilmiş ise de, davacının FETÖ/PDY ile bağlantısını ortaya koyabilecek herhangi bir tespit içermeyen ve doğrudan davacıya isnat edilemeyecek nitelikte olan bu tespitlerin davacının anılan örgütle irtibatı ve iltisakı noktasında aleyhe bir durum olarak değerlendirilmesi mümkün değildir. Öte yandan, dava dosyası ve UYAP kayıtlarının incelenmesi neticesinde; davacı hakkında silahlı terör örgütüne üye olma suçundan açılan davada, ... Ağır Ceza Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararı ile davacının 6 yıl 10 ay 15 gün hapis cezasına mahkum edildiği, anılan karara karşı yapılan istinaf başvurusunun esastan reddedildiği ve bu karara karşı temyiz kanun yoluna başvurulması üzerine temyiz incelemesinin devam ettiği görülmüştür. Yargılama süreci devam eden ceza davasının davacı aleyhine bir durum olarak değerlendirilmesi masumiyet karinesi gereğince mümkün değildir. Bununla birlikte, ceza mahkemesi kararından bağımsız olarak, ceza yargılaması sırasında elde edilen delillerin, ilgililerin FETÖ/PDY silahlı terör örgütü ile iltisak veya irtibat düzeyinde bir ilişkisinin olup olmadığının belirlenmesi noktasında ayrıca değerlendirilmesi gerektiği açıktır. Ağır Ceza Mahkemesinin söz konusu kararında yer alan; "... Sanık savunması, kurumlardan gelen cevabi yazılar, tanık beyanları, ardışık aramalara ilişkin raporlar, HTS kayıtları ve dosya içerisindeki diğer tüm bilgi ve belgelerin bir bütün olarak değerlendirilmesinde; Sanığın 1998 yılında mezun olarak (Astsubay) İskenderun Deniz Er Piyade Alay Komutanlığı'na atandığı, 2000-2003 yılları arasında İzmir Foça Anfibi Deniz Piyade Komutanlığı'nda, 2003-2007 yılları arasında Beylerbeyi Deniz Eğitim Komutanlığı'nda 2007-2017 yılları arasında da ise Deniz İstihbarat Daire Başkanlığı'nda görev yaptığı ve ... numaralı GSM hattını kullandığı tüm dosya kapsamına göre sabittir. Sanığın kullandığı beyanları ile de sabit olan ... numaralı GSM hattının, Ankara İlinde FETÖ/PDY silahlı terör örgütü mensubu mahrem imamların takibini yaptıkları askeri personeller ile irtibat kurmak amacıyla kullandıkları tespit edilen sabit hatlara ait HTS kayıtları üzerinde yapılan inceleme sonucunda tanzim olunan 12/07/2018 tarihli 9 kişilik Bilirkişi Heyeti raporundaki tespitler sonucunda sanığın kullandığı beyanları ile de sabit olan ... numaralı GSM hattının; Ankara ilinde bulunan ... nolu sabit hattan 01/06/2010 tarihinde saat 18:47'te arandığı, görüşme süresinin 11 saniye olduğu, sanığa yapılan aramadan önce aynı hattan saat 18:46'da N.T. isimli askeri personelin arandığı, Ankara ilinde bulunan ... nolu sabit hattan 13/09/2010 tarihinde saat 21:50'de arandığı, görüşme süresinin 21 saniye olduğu, sanığa yapılan aramadan sonra aynı hattan saat 21:50'de N.T. isimli askeri personelin arandığı, ardından tekrar sanığın ve N.T.'nin saat 21:51 de aynı sabit hattan arandıkları sanığa tekrar yapılan aramada görüşme süresinin 21 saniye olduğu, Ankara ilinde bulunan ... nolu sabit hattan 28/07/2012 tarihinde saat 21:28'de arandığı, görüşme süresinin 0 saniye olduğu, sanığa yapılan aramadan sonra aynı hattan saat 21:29'da H.S. isimli askeri personelin arandığı, Ankara ilinde bulunan ... nolu sabit hattan 14/08/2012 tarihinde saat 19:16'da arandığı, görüşme süresinin 17 saniye olduğu, sanığa yapılan aramadan önce aynı hattan saat 19:14'te H.S. isimli askeri personelin arandığı, Ankara ilinde bulunan ... nolu sabit hattan 14/08/2013 tarihinde saat 22:47'de arandığı, görüşme süresinin 37 saniye olduğu, sanığa yapılan aramadan önce aynı hattan saat 22:46'da iki defa H.S. isimli askeri personelin arandığı, Ankara ilinde bulunan ... nolu sabit hattan 28/12/2013 tarihinde saat 17:04'te arandığı, görüşme süresinin 38 saniye olduğu, sanığa yapılan aramadan önce aynı hattan saat 17:03'te H.S. isimli askeri personelin arandığı, Ayrıca Ankara ilinde bulunan toplam 6 adet sabit/ankesörlü hattan 29.01.2010-28/12/2013 tarihleri arasında toplam 32 kez tekil olarak arandığı, görüşme süresinin genellikle 0 saniye ve kısa süreli görüşme süreleri olduğu, Yargıtay ... Ceza Dairesi'nin ... tarih ve ... Esas, ... karar sayılı ilamında da açıkça belirtildiği üzere; günümüzde iletişim aracı olarak cep telefonlarının kullanılmasının hayatın olağan akışına uygun ve kabul edilen bir gerçek olmasına karşın, kamuya açık ve birbirinden bağımsız market, büfe, kırtasiye, lokanta vb. gibi sair işletmelerde kurulu bulunan, ücret karşılığı kullanılan sabit hat ve ankesörlü hatlar üzerinden asker şahıslarla gezerek ya da ardışık şeklinde yapılan aramaların; örgütün “gizlilik” ve “deşifre olmama” kuralına uygun olarak Askeri Mahrem Yapılanmasının irtibat kurma yöntemlerinden biri olup FETÖ/PDY silahlı terör örgütünün MAHREM İMAMLARI tarafından örgütsel amaçlı ve örgütsel haberleşmeyi sağlamak amacıyla gerçekleştirildiği hususunda duraksamanın olmadığı, sanık ile ardışık olarak aranan H.S. ve N.T. isimli kişilerin sanığın Deniz İstihbarat Daire Başkanlığından mesai arkadaşı oldukları, tespit edilen ankesör/ sabit hat aramalarının Ankara ilinden yapıldığı, sanığın ve ardışık arandığı askeri personellerin de aramanın yapıldığı tarihte Ankara ilinde görevli olduğu, sanığın ve ardışık arandığı bu kişilerin astsubay rütbesinde bulundukları, sanığın çok sayıda aynı askeri personeller ile ardışık olarak aranmış olduğu, buradan da sanık ile ardışık olarak aranan askeri personellerin aynı grup içerisinde olduğunun anlaşıldığı, söz konusu aramaların bahsi geçen Yüksek Mahkeme ilamında belirtildiği üzere yoğun olarak hafta sonuna denk gelen günlerde yapıldığı, yine hafta içine denk gelen günlerde mesai saatleri sonrasında söz konusu aramaların yapıldığı, görüşme sürelerinin genel olarak kısa süreli olduğu, aramaların büyük çoğunluğunun ise çaldır kapat şeklinde şifreli şekilde yapıldığı anlaşıldığından yukarıda detaylı olarak tespitleri yapılan ardışık ve tekil aramaların Yargıtay ... Ceza Dairesi'nin ... tarih ve ... Esas, ... karar sayılı ilamındaki kriterleri karşılaması da gözetilerek sanığın aleyhine Fetö/Pdy silahlı terör örgütüne üye olmak suçu yönünden delil vasfına haiz olduğu ve bu aramaların sanıktan sorumlu mahrem imamlar tarafından yapıldığı kanaatine ulaşılmıştır. Tanık S.Ö.'nün mahkememizce alınan beyanlarında özetle, sanıkla 1993-1994 yılları arasında öğrencilik döneminde örgüte ait evlere ders çalışmak amacıyla gittiklerini, haftada 3-4 defa bu evlere ders çalışmak amacıyla gittiklerini, birlikte bu evde ders çalıştıklarını, girdiği sınav sonucunda kendisinin Maltepe Askeri lisesini kazandığını, sanığın da Çankırı Astsubay hazırlama okulunu kazandığını beyan ettiği, S.Ö.'nün kollukta müdafiisi eşliğinde alınan beyanında da sanıkla örgüte ait evlere ders çalışmaya gittiklerini, gittikleri evde bulunan M.M. isimli şahsın kendilerine dini konularda bilgi verdiğini ve örgüt lideri Fetullah Gülen'in kasetlerini dinlettiğini, bu kişinin kendilerini askeri sınavlara hazırladığını ve bu hususta kendilerine sürekli soru çözdürdüğünü beyan ettiği ve sanığı fotoğrafından teşhis ettiği, Gizli Tanık ...'ın mahkememizce alınan beyanında, kendisinden sorumlu mahrem imam olan L. isimli şahıs ile aralarında geçen konuşmada mahrem imam L.'nin sanığı kastederek "bizden birisi, piyade sınıfından istihbarat sınıfına geçireceğiz" şeklide konuştuğunu beyan ettiği, Tanıkların beyanlarının aşamalarda değişmeyen istikrarlı beyanlar olduğu, Gizli tanık ...'ın beyanlarını doğrular nitelikte sanığın da 2007 yılında piyade sınıfından istihbarat sınıfına geçtiği, tanıkların sanığa iftira atmasını gerektirir dosyaya yansıyan bir husumetin bulunmadığı anlaşılmakla tanıkların beyanlarının itibar edilir beyanlar olduğu, Tüm bu hususların birlikte değerlendirilmesi neticesinde; sanık ...'ın ortaokul yıllarından itibaren FETÖ/PDY silahlı terör örgütü ile irtibatının bulunduğu, örgütün yönlendirmesi ve yardımıyla askeri sınavlara girerek askeri personel olduğu, örgütün askeri mahrem yapılanmasında yer alan "öğrenci" konumunda bulunan kişilerden olduğu, kendisinden sorumlu mahrem imam tarafından kendisi gibi örgütle irtibatlı askeri personeller ile grup yapıldığı, kendisinden sorumlu mahrem imam ile örgütsel görüşmeler gerçekleştirdiği, kendisinden sorumlu mahrem imam ile irtibat kurmak için örgütsel gizliliği sağlamak amacıyla sabit hattan iletişim kurduğu, uzun yıllar boyunca düzenli ve periyodik olarak kendisinden sorumlu mahrem imamla sohbet toplantılarına katıldığı hususları mahkememizce sabit görülmüştür..." şeklindeki tespit ve beyanlar, bakılmakta olan dava dosyasında yer alan diğer tespitler ile birlikte değerlendirildiğinde, davacının, FETÖ/PDY silahlı terör örgütü ile iltisak ve irtibatının bulunduğu sonucuna varılmıştır. Temyize konu Bölge İdare Mahkemesi kararı ve dayandığı gerekçe hukuk ve usule uygun olup, bozulmasını gerektirecek bir sebep bulunmadığından, temyiz isteminin reddi ile anılan kararın yukarıda belirtilen gerekçenin eklenmesi suretiyle ONANMASINA, temyiz giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına, adli yardım talebinin daha önce kabul edilmiş olması nedeniyle temyiz aşamasında tahsil edilmeyen yargılama giderinin tahsili için Mahkemesince müzekkere yazılmasına, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 50. maddesi uyarınca, bu onama kararının taraflara tebliğini ve bir örneğinin de belirtilen İdare Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın kararı veren ilk derece Mahkemesine gönderilmesine, 11/02/2026 tarihinde oybirliğiyle kesin olarak karar verildi.