Danıştay · 5. Daire
Danıştay 5. Daire 2022/7227 E. 2026/566 K.
- Mahkeme
- Danıştay
- Daire
- 5. Daire
- Esas No
- 2022/7227
- Karar No
- 2026/566
- Karar Tarihi
T.C. D A N I Ş T A Y BEŞİNCİ DAİRE Esas No : 2022/7227 Karar No : 2026/566
Temyiz İsteminde Bulunan (Davacı): ... Vekili : Av. ...
Karşı Taraf (Davalı) : ... Bakanlığı / ANKARA Vekili : Av. ...
İstemin Özeti : Davacı tarafından, 375 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamenin Geçici 35. madde uyarınca kamu görevinden çıkarılmasına ilişkin ... tarih ve ... sayılı işlemin iptaline karar verilmesi istemiyle açılan davanın reddi yolunda verilen ... İdare Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararına karşı yapılan istinaf başvurusunun reddine ilişkin ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdare Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
Temyiz İsteminde Bulunan Davacının İddialarının Özeti: Bölge İdare Mahkemesince başvurusunun gerekçesiz olarak reddedilmesi nedeniyle gerekçeli karar hakkının ihlal edildiği, hakkında verilen mahkumiyet kararının henüz kesinleşmediği, dava konusu işlemin idari işlemin unsurları bakımından hukuka aykırı olduğu, FETÖ/PDY terör örgütü ile irtibatlı ve iltisaklı olduğu yolunda hiçbir kriterin kendisinde bulunmadığı, savunma hakkı tanınmaksızın, lehine olan deliller toplanmaksızın ve hakkında yürütülen ceza yargılaması kesinleşmeden tesis edilen dava konusu işlemin hukuka aykırı olduğu iddia edilmektedir.
Davalı İdarenin Savunmasının Özeti: Bölge İdare Mahkemesi kararında usul ve esas bakımından hukuka aykırılık bulunmadığı, davacının temyiz iddialarının 2577 sayılı Kanun'un 49. maddesinde sayılan sebeplerden hiçbirisine uymadığı belirtilerek temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmaktadır.
Danıştay Tetkik Hakimi : ... Düşüncesi : Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan İdare Dava Dairesi kararının gerekçe eklenmek suretiyle onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA Karar veren Danıştay Beşinci Dairesince, Tetkik Hakiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü: Bölge idare mahkemesi idare dava daireleri tarafından verilen kararların temyiz yolu ile incelenerek bozulabilmeleri, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun 49. maddesinde belirtilen nedenlerden birinin varlığı halinde mümkün olup, davacı tarafından ileri sürülen hususlar bunlardan hiçbirisine uymamaktadır. Öte yandan, davacı hakkında FETÖ/PDY terör örgütüne üye olmak suçlamasıyla yürütülen ceza yargılaması neticesinde, ... Ağır Ceza Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararı ile silahlı terör örgütüne üye olma suçunu işlediği sabit görülerek hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verilen davacının, etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanması suretiyle cezasından indirim yapıldığı, anılan karara karşı yapılan temyiz başvurusunun Yargıtayda inceleme aşamasında olup kesinleşmediği görüldüğünden, yargılama süreci devam eden ceza davasının davacı aleyhine bir durum olarak değerlendirilmesi masumiyet karinesi gereğince mümkün değildir. Bununla birlikte, ceza mahkemesi kararından bağımsız olarak, ceza yargılaması sırasında elde edilen delillerin, ilgililerin FETÖ/PDY silahlı terör örgütü ile iltisak veya irtibat düzeyinde bir ilişkisinin olup olmadığının belirlenmesi noktasında ayrıca değerlendirilmesi gerektiği açıktır. Davacı hakkında yürütülen ceza yargılaması neticesinde verilen ... Ağır Ceza Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararında yer alan; "....Sanığın ikrar içeren savunmaları, HTS analiz raporu ve tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde, sanığın örgüt ile ilk irtibatının 2007 yılında Niğde'de gitmiş olduğu örgüte ait Serhat Dershanesi ile başladığı, 2008 yılında Kocaeli Üniversitesi'nde üniversite öğrenimine başladığı ve burada 4-5 ay örgüte ait evde kaldığı, bu dönemde sohbet adı verilen fetö elebaşının kitaplarının okunduğu, fikirlerinin paylaşıldığı örgütsel toplantılara katıldığı, örgütün yönlendirmesi ile 2009 yılının Mart Ayı'nda Balıkesir'de Astsubay Okulu'nda eğitime başladığı, burada da örgüt toplantılarına katıldığı, bu dönemde tedbir amaçlı '...' kod adını kullandığı, bu süreçte kod adı ile tanıdığı kişilerle irtibat sağladığı, 2010-2012 yılları arasında Şırnak'a tayininin çıktığı, örgüt tarafından burada da örgüt mensubu askerlerle gruplandırıldığı, 2012-2014 yılları arasında Kıbrıs'ta görevliyken, örgütle irtibatını devam etttirdiği, 2014 yılında Edirne'ye tayininin çıktığı ve yine burada da örgüt mensupları ile iletişimini koparmadığı, kullanmış olduğu eşi H.G. adına kayıtlı ... numaralı GSM operatörü üzerinden bir çok fetö terör örgütü üyesi, şüphelisi ile arama, aranma kayıtlarının bulunduğu, bu aramaların 2018 yılı sonuna kadar devam ettiği, sanığın sabit hatlardan bir çok kez fetö terör örgütü tarafından arandığı, toplantılara bu şekilde katılım sağladığı..." yolunda davacı beyanları ve HTS kayıtları, bakılmakta olan dava dosyasında yer alan diğer tespitler ile birlikte değerlendirildiğinde, etkin pişmanlıktan faydalanan davacının FETÖ ile iltisak ve irtibat düzeyindeki ilişkisinin kendi samimi ikrarı ile ortaya konulduğu anlaşılmaktadır. Temyize konu Bölge İdare Mahkemesi kararı ve dayandığı gerekçe hukuk ve usule uygun olup, bozulmasını gerektirecek bir sebep bulunmadığından, temyiz isteminin reddi ile anılan kararın yukarıda belirtilen gerekçenin eklenmesi suretiyle ONANMASINA, temyiz giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 50. maddesi uyarınca, bu onama kararının taraflara tebliğini ve bir örneğinin de belirtilen İdare Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın kararı veren ilk derece Mahkemesine gönderilmesine, 11/02/2026 tarihinde oybirliğiyle kesin olarak karar verildi.