Danıştay · 5. Daire

Danıştay 5. Daire 2022/5534 E. 2025/13963 K.

Mahkeme
Danıştay
Daire
5. Daire
Esas No
2022/5534
Karar No
2025/13963
Karar Tarihi

T.C. D A N I Ş T A Y BEŞİNCİ DAİRE Esas No : 2022/5534 Karar No : 2025/13963

Temyiz İsteminde Bulunan (Davacı): ...

Karşı Taraf (Davalı) : ... Bakanlığı / ANKARA Vekili : Av. ...

İstemin Özeti : Davacı tarafından, 375 sayılı Kanun Hükmünde Kararname'nin Geçici 35/B-6 maddesi uyarınca kamu görevinden çıkarılmasına ilişkin Milli Savunma Bakanlığının ... tarih ve ... sayılı işleminin iptaline karar verilmesi istemiyle açılan davanın reddi yolunda verilen ... İdare Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararına karşı yapılan istinaf başvurusunun reddine ilişkin ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdare Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.

Temyiz İsteminde Bulunan Davacının İddialarının Özeti: FETÖ/PDY ile bir irtibatının bulunmadığı, kamu görevinden çıkarılmasını meşru kılacak hiçbir sebebin olmadığı, hakkında kesinleşmiş bir mahkumiyet kararının bulunmadan dava konusu işlemin tesis edildiği, suçluluğu hükmen sabit oluncaya kadar kimsenin suçlu sayılamayacağı, Anayasa ve Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesinde güvence altına alınan temel hak ve hürriyetlerden adil yargılanma hakkının, suç ve cezaların kanuniliği ilkesinin, masumiyet karinesinin ihlal edildiği iddia edilmektedir.

Davalı İdarenin Savunmasının Özeti: Temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmaktadır.

Danıştay Tetkik Hakimi : ... Düşüncesi: İdare Dava Dairesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.

TÜRK MİLLETİ ADINA Karar veren Danıştay Beşinci Dairesince, Tetkik Hakiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten ve 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 334. maddesi uyarınca adli yardım talebi daha önce kabul edilmiş olan davacının, aynı Kanun'un 335. maddesinin 3. fıkrasında yer alan "adli yardım, hükmün kesinleşmesine kadar devam eder." düzenlemesi gereğince temyiz aşamasındaki adli yardım talebi hakkında karar verilmesine yer olmadığına karar verildikten sonra gereği görüşüldü: Bölge idare mahkemesi idare dava daireleri tarafından verilen kararların temyiz yolu ile incelenerek bozulabilmeleri, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde belirtilen nedenlerden birinin bulunması halinde mümkündür. Öte yandan; her ne kadar İdare Mahkemesi kararında, davacının "FETÖ/PDY silahlı terör örgütüne üye olma" suçundan ... Ağır Ceza Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararı ile hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verildiği belirtilmiş ise de; UYAP kayıtlarının incelenmesinden, bu karara karşı yapılan temyiz başvurusu sonucunda ise Yargıtay ... Ceza Dairesi'nin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararı ile mahkumiyet kararının onanmak suretiyle kesinleştiği, söz konusu ceza yargılamasına karşı Anayasa Mahkemesine bireysel başvuruda bulunulması sonrasında yargılamanın yenilenmesine karar verildiği yeniden yargılama kararı üzerine ... Ağır Ceza Mahkemesinin E:... sayılı dosyasında yargılamanın derdest olduğu görülmüştür. Devam eden ceza yargılamasının davacı aleyhine bir durum olarak değerlendirilmesi masumiyet karinesi gereğince mümkün olmamakla birlikte, 375 sayılı Kanun Hükmünde Kararname uyarınca bir kamu görevlisinin terör örgütüne üyeliği olmasa da bu terör örgütü ile iltisaklı veya irtibatlı olması nedeniyle kamu görevinden çıkarılmasına yönelik olağanüstü idari tedbirin uygulanabildiği, devam eden ceza yargılamasının ilgili hakkında tesis edilen kamu görevinden çıkarma işleminin hukuka uygunluğu yönünden ayrıca bir değerlendirme yapılmasına engel olmayacağı açıktır. Bu itibarla, anılan ceza dava dosyasında yer alan tespitlerin incelenmesinden; "... tanık sıfatı ile beyanlarına başvurulan Ö.A.'nın birbiri ile örtüşür anlatımlarının '... isimli şahsı tanırım, ... ben örgüt içerisinde hatırladığım kadarıyla 2011 yılından sonra Erciyes Eyaletinde BBTM olarak tabir edilir Büyük Bölge Talebe Mesulü görevini yaptım, sanık da aynı eyalette benim altımda BTM'lik görevi yürütüyordu, kesin bir rakam söylenmesi mümkün değildir ama bizim eyalet yapılanmamız içerisinde BTM'ye yaklaşık 10 ev bağlı idi...' şeklinde olduğu...... Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından hakkında yürütülen soruşturma kapsamında şüpheli sıfatı ile ifadesi alınan ve etkin pişmanlık kapsamlı beyanlarında sanık ile ilgili anlatımları olan ve sanığı teşhis eden mahkememizce de talimat yolu ile dinlenen C.A.'nın birbiri ile örtüşür anlatımlarının 'Sanık .. ile 2011 yılında Kayseri Künder mezunları derneğinde hava teknik okulu komutanlığını kazandıktan sonra tanıştık... ...Kayseri'de sanık ile beni Y. Kod adlı kişi tarafından tanıştırıldık. İzmir'de Y. kod adlı kişi bizimle ilgileniyordu...'" şeklinde olduğu, Sanık savunmalarında FETÖ/PDY Silahlı Terör Örgütü ile ilgi ve irtibatının olmadığını, atılı suçlamaya delil olarak gösterilen 2 tanıktan Ö.A.'yı kim olduğunu bilmediğini, kendisini tanımadığını, aleyhine olan iddialarını kabul etmediğini, diğer tanık C.A'yı ise sadece askeri okuldan tanıdığını, kendisiyle aynı koğuşta kaldıklarını, bu şahısla ne Kayseri ne de İstanbul iline atandığında herhangi bir ilgisinin olmadığını belirtmiş ise de HTS kayıtları incelendiğinde; sanığın, FETÖ/PDY silahlı terör örgütünün şehir dışı talebe mesulü yapılanmasında görevli H.Ç. ile 1 kez, şehir dışı talebe mesulü B.P. ile 11 kez, şehir dışı talebe mesulü H.Ç. ile 3 kez, şehir dışı talebe mesulü H.Y. ile 22 kez, şehir dışı talebe mesulü H.K. ile 6 kez, askeri öğrencilerden sorumlu abi konumunda bulunan "doktor" H.A. ile 1 kez ve askeri yapılanmada öğretmen olarak bilinen ve sanığın tanımadığını söylediği mahrem imam tanık Ö.A. ile 17 kez irtibatı olduğunun görüldüğü, söz konusu HTS kayıtları ile kayıtlarla ve dosya kapsamı ile uyumlu tanık beyanları ..." bakılmakta olan dava dosyasında yer alan diğer tespitler ile birlikte değerlendirildiğinde, davacının FETÖ/PDY ile iltisak ve irtibatının bulunduğu sonucu teyit edilmiştir. Temyize konu Bölge İdare Mahkemesi kararı ve dayandığı gerekçe hukuk ve usule uygun olup, bozulmasını gerektirecek bir sebep bulunmadığından, temyiz isteminin reddi ile anılan kararın yukarıda belirtilen gerekçenin eklenmesi suretiyle ONANMASINA, temyiz giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına, adli yardım talebinin daha önce kabul edilmiş olması nedeniyle temyiz aşamasında tahsil edilemeyen yargılama giderinin tahsili için mahkemesince müzekkere yazılmasına, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 50. maddesi uyarınca, bu onama kararının taraflara tebliğini ve bir örneğinin de belirtilen İdare Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın kararı veren ilk derece Mahkemesine gönderilmesine, 09/12/2025 tarihinde oybirliğiyle kesin olarak karar verildi.

Atıf: Danıştay 5. Daire, E. 2022/5534, K. 2025/13963, T. 09.12.2025, www.arakarar.com/karar/danistay-5-daire-2022-5534-e-2025-13963-k-a31c9b12abb8