Danıştay · 5. Daire
Danıştay 5. Daire 2022/3788 E. 2024/17658 K.
- Mahkeme
- Danıştay
- Daire
- 5. Daire
- Esas No
- 2022/3788
- Karar No
- 2024/17658
- Karar Tarihi
T.C. D A N I Ş T A Y BEŞİNCİ DAİRE Esas No : 2022/3788 Karar No : 2024/17658 Temyiz İsteminde Bulunan (Davacı) : ... Karşı Taraf (Davalı) : ... Üniversitesi Rektörlüğü / ... Vekili : Av. ... İstemin Özeti : 689 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamenin eki listede ismine yer verilmek suretiyle kamu görevinden çıkarılan davacı tarafından, göreve iade talebiyle OHAL İşlemleri İnceleme Komisyonuna yaptığı başvurunun reddine ilişkin ...tarih ve... sayılı işlemin iptaline karar verilmesi istemiyle açılan davanın reddi yolunda verilen ...İdare Mahkemesinin ... tarih ve E:... K:... sayılı kararına karşı yapılan istinaf başvurusunun reddine ilişkin ... Bölge İdare Mahkemesi .... İdare Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir. Temyiz İsteminde Bulunan Davacının İddialarının Özeti: Anayasa'nın 129. maddesine aykırı olarak savunma hakkı tanınmadan, soruşturma yapılmadan, adil yargılanma hakkı tanınmadan ve mahkemeye erişim hakkı verilmeden kamu görevinden çıkarıldığı, KHK eki listede ismine yer verilmek suretiyle somut hiçbir delil gösterilmeden terör örgütü üyesi olmakla suçlandığı, özel sektörde çalışamayacak şekilde kamu görevine son verildiğinden eğitim hakkının da ihlal edildiği, kamu görevinden çıkarılmaya ilişkin usul ve esasların Anayasa ve kanunlarda düzenlendiği, bu usul ve esaslara uyulmaksızın tesis edilen işlemin açıkça hukuka aykırı olduğu, FETÖ/PDY ile bağını gösteren hiçbir somut delil bulunmadığı, genel düzenleyici işlem niteliği bulunan kanun hükmünde kararname ile bireysel işlem tesisinin yasal olarak mümkün olmadığı, savunma hakkının tam olarak kullanılabilmesi için aleyhindeki isnadı tam ve eksiksiz olarak bilmesi gerektiği, somut olayda AİHS'nin 6. maddesi kapsamına giren bir suçlama bulunduğundan anılan maddede güvence altına alınan ceza hukukuna dair tüm ilkelere uygun bir yargılama yapılması gerektiği, kamu görevinden çıkarılmasına ilişkin işlemin yetki, şekil, sebep, konu ve maksat unsurları yönünden hukuka aykırı olduğu iddia edilmektedir. Davalı İdarenin Savunmasının Özeti: Bölge İdare Mahkemesi kararında hukuka aykırılık bulunmadığı belirtilerek temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmaktadır. Danıştay Tetkik Hakimi: ... Düşüncesi: Temyiz isteminin reddi ile İdare Dava Dairesi kararının gerekçe eklenmek suretiyle onanması gerektiği düşünülmektedir. TÜRK MİLLETİ ADINA Karar veren Danıştay Beşinci Dairesince, Tetkik Hakiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü: Bölge idare mahkemesi idare dava daireleri tarafından verilen kararların temyiz yolu ile incelenerek bozulabilmeleri, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde belirtilen nedenlerden birinin varlığı halinde mümkün olup, davacı tarafından ileri sürülen hususlar bunlardan hiçbirine uymamaktadır. Bununla birlikte, davacı hakkında yürütülen ceza yargılaması neticesinde verilen ... Ağır Ceza Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararında yer alan "...... ilinde örgüt yapılanmasında örgütün il imamına bağlı irşadcı olarak yer aldığı kabul edilen E.Ç.'in etkin pişmanlık kapsamında 15.08.2017 tarihinde vermiş olduğu ifade ve teşhis tutanaklarına göre sanığın örgüte müzahir derneklerin konferans ve sohbet toplantılarına katıldığını ifade ettiği, tanık M.K.'in aşamalarda alınan ifadelerinde, sanığın kendisini terör örgütünün sohbet adı verilen toplantılarına davet ettiğini, sanığın terör örgütünün Akdeniz Üniversitesi yapılanması içerisinde bulunan bir kısım memurun sorumluluğunu yaptığını, bu görevi kapsamında örgütsel toplantıları organize ettiğini, terör örgütünün basın, yayın organlarına abone topladığını, sanığın kendisine terör örgütü ile iltisaklı olduğu gerekçesiyle kapatılmasına karar verilen Aktif-Sen'in üniversite yapılanması içerisinde bulunmasını teklif eden kişiler arasında yer aldığını ve bu teklifin örgüt talimatı kapsamında kendisine iletildiğini sanığın ifade ettiğini söylediği, tanık M.K. kovuşturma aşamasında her ne kadar sanığın örgüt içerisindeki konumu hususunda bilgi sahibi olmadığını ifade ederek soruşturma aşamasında alınan ifadesinde belirttiği diğer hususlarda anlatımlarda bulunmuş ise de, mahkememizce soruşturma aşamasında müdafi huzurunda alınan ifadenin herhangi bir etkiden uzak olarak sıcağı sıcağına ilk aşamada alınmış ifadeler olması ve diğer tanık beyanı ile uyumlu olması gözetildiğinde, tanık M.K.'in soruşturma aşamasında vermiş olduğu beyanlarına mahkememizce itibar edildiği, Sanığın örgüte ait Bank Asya'da 2001 yılında açılmış hesabı ile kredi kartının olduğu, örgütün Bank Asya'yı desteklemek için vermiş olduğu talimatların tarihleri ile örtüşür şekilde; 15.01.2014 tarihinde 1.500-TL yatırdığı, 27.06.2014 tarihinde aracını satıp 16.500-Tlik katılım hesabı açtığı, 12.09.2014 tarihinde 8.004-TL ile katılım hesabı açıldığı 16.09.2014 tarihinde 1.000-TL, 04.02.2015 tarihinde 50-TL hesabına para yatırdığı..." tespitleri, dava dosyasında yer alan diğer tespitler ile birlikte değerlendirildiğinde, davacının FETÖ/PDY ile iltisak ve irtibatının bulunduğu sonucuna varılmıştır. Temyize konu Bölge İdare Mahkemesi kararı ve dayandığı gerekçe hukuk ve usule uygun olup, bozulmasını gerektirecek bir sebep bulunmadığından, temyiz isteminin reddi ile anılan kararın yukarıda belirtilen gerekçenin eklenmesi suretiyle ONANMASINA, temyiz giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına, adli yardım talebinin daha önce kabul edilmiş olması nedeniyle temyiz aşamasında tahsil edilmeyen yargılama giderinin tahsili için Mahkemesince müzekkere yazılmasına, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 50. maddesi uyarınca, bu onama kararının taraflara tebliğini ve bir örneğinin de belirtilen İdare Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın kararı veren ilk derece Mahkemesine gönderilmesine, 12/11/2024 tarihinde, oybirliğiyle kesin olarak karar verildi.