Danıştay · 5. Daire

Danıştay 5. Daire 2022/2266 E. 2024/21357 K.

Mahkeme
Danıştay
Daire
5. Daire
Esas No
2022/2266
Karar No
2024/21357
Karar Tarihi

T.C. D A N I Ş T A Y BEŞİNCİ DAİRE Esas No : 2022/2266 Karar No : 2024/21357

Temyiz İsteminde Bulunan (Davacı): ... Vekili : Av. ...

Karşı Taraf (Davalı) : ... Bakanlığı / ANKARA Vekili : Hukuk Müşaviri ...

İstemin Özeti : 672 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamenin eki listede ismine yer verilmek suretiyle kamu görevinden çıkarılan davacı tarafından, göreve iade talebiyle OHAL İşlemleri İnceleme Komisyonuna yaptığı başvurunun reddine ilişkin ... tarih ve ... sayılı işlemin iptali ile bu işlem nedeniyle yoksun kaldığı tüm özlük haklarının iadesine, parasal haklarının yasal faiziyle birlikte ödenmesine karar verilmesi istemiyle açılan davanın reddi yolunda verilen ... İdare Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararına karşı yapılan istinaf başvurusunun reddine ilişkin ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdare Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.

Temyiz İsteminde Bulunan Davacının İddialarının Özeti: Devlet Memurları Kanunu uyarınca soruşturma yapılmadan, savunma hakkı tanınmadan ve somut bir tespit gösterilmeden tesis edilen kamu görevinden çıkarılmasına ilişkin işlemin hukuka aykırı olduğu, hakkında kesinleşmiş bir mahkumiyet kararının bulunmadığı, masumiyet karinesinin ve suç ve cezaların kanuniliği ilkesinin ihlal edildiği, dava konusu işlemin idari işlemin unsurları yönünden hukuka aykırı olduğu, Anayasa'nın 129.maddesinin ihlal edildiği, KHK'nın olağanüstü hal dönemi ile sınırlı olması gerektiği, idareye tanınan takdir yetkisinin keyfi kullanılmaması gerektiği, en ağır yaptırımın uygulandığı, Anayasa ve AİHS'e göre bir çok temel hak ve özgürlüklerin ihlal edildiği iddia edilmektedir.

Davalı İdarenin Savunmasının Özeti: Temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmaktadır.

Danıştay Tetkik Hakimi : ... Düşüncesi : İdare Dava Dairesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.

TÜRK MİLLETİ ADINA Karar veren Danıştay Beşinci Dairesince, Tetkik Hakiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü: Bölge idare mahkemesi idare dava daireleri tarafından verilen kararların temyiz yolu ile incelenerek bozulabilmeleri, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde belirtilen nedenlerden birinin bulunması halinde mümkündür. Temyize konu Bölge İdare Mahkemesi kararı ve dayandığı gerekçe hukuk ve usule uygun olup, bozulmasını gerektirecek bir sebep bulunmadığından, temyiz isteminin reddi ile anılan kararın ONANMASINA, temyiz giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 50. maddesi uyarınca, bu onama kararının taraflara tebliğini ve bir örneğinin de belirtilen İdare Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın kararı veren ilk derece Mahkemesine gönderilmesine, 16/12/2024 tarihinde esasta oybirliği, gerekçede oyçokluğuyla kesin olarak karar verildi.

KARŞI OY : 672 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamenin eki listede ismine yer verilmek suretiyle kamu görevinden çıkarılan davacı tarafından, göreve iade talebiyle OHAL İşlemleri İnceleme Komisyonuna yaptığı başvurunun reddine ilişkin ... tarih ve ... sayılı işlemin iptali ile bu işlem nedeniyle yoksun kaldığı tüm özlük haklarının iadesine, parasal haklarının yasal faiziyle birlikte ödenmesine karar verilmesi istemiyle açılan davanın reddi yolunda verilen ... İdare Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararına karşı yapılan istinaf başvurusunun reddine ilişkin ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdare Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir. Dava konusu işlemde yer verilen davacının, Bank Asya hesabına ... müşteri numarası ile 19/02/2008 tarihinde açmış olduğu hesabının 31/12/2013 tarihinde bakiyesi 1.372,93-TL iken, söz konusu hesaba 18/03/2014 tarihinde 3.103,00-TL, 16/10/2014 tarihinde 2.326,00-TL, 20/01/2015 tarihinde 6.987,26-TL para yatırmış ise de; davacı tarafından talimat döneminden çok önce hesap açtırıldığı, hesap hareketlerinin kart borcu ödeme, para çekme ve yatırma, döviz işlemleri olduğu, TMSF'ye devir sonrasında da devam ettiği, Bank Asya'daki işlemlerinin rutin bankacılık işlemleri kapsamında olduğu, terör örgütü liderinin talimatı doğrultusunda örgütsel amaçla yapıldığına dair somut bir tespitin bulunmadığı anlaşıldığından Bank Asya hesap hareketlerinin davacı aleyhine bir durum olarak değerlendirilmesi mümkün değildir. Nitekim ... Ağır Ceza Mahkemesinin ... tarih E:..., K:... sayılı kararında Bank Asya hesap hareketleri yönünden yapılan incelemede; "...sanığın örgüte müzahir Bank Asya'da ... müşteri numaralı hesabının bulunduğu, hesap açılış tarihinin 19/02/2008 olduğu, hesap kapanış tarihinin 21/03/2016 olduğu, hesapta 2012-2013-2014-2015-2016 yıllarında düzenli olarak altın alım satım işlemleri ve döviz alım satım işlemlerinin yapıldığı, 2008 yılından 2016 yılına kadar hesap hareketlerinin genel olarak kart borcu ödeme, ATM Para yatırma çekme ve altın ve döviz alım satın işlemleri gibi rutin bankacılık işlemlerinden meydana geldiği, diğer işlemlerin kart borcu ödeme, ATM Para yatırma çekme işlemleri olduğu, sanığın Bank Asya hesabını örgütün talimatından önce açtığı, düzenli olarak altın ve döviz alım satım işlemleri yaptığı, Bank Asya'da hesapların kapatılması yönünde verilen talimata da aykırı davranarak hesabını kullanmaya devam ettiği, bu kapsamda hesabın açılma tarihi, para yatırılma tarihi, yatırılan miktar, paranın hesapta tutulma süresi, paranın bankadan çekilme tarihi ve nedeni kriterleri değerlendirildiğinde, tepkisel para yatırma ve çekmenin bulunmadığı bu cihetle mahkememizce bu eylemin örgüt çağrısı doğrultusunda gerçekleşmediğinin ve mutat bankacılık işlemleri olduğunun kabul edildiği..." gerekçesine yer verildiği görülmüştür. Bu itibarla, davacının Bank Asya'ya para yatırmış olmasının aleyhine delil olarak değerlendirilmesi mümkün olmamakla birlikte davacı hakkındaki diğer tespitlerin irtibat ve iltisak için yeterli olacağı gerekçesiyle çoğunluk kararın bu kısmına gerekçe yönünden katılmıyoruz.

Atıf: Danıştay 5. Daire, E. 2022/2266, K. 2024/21357, T. 16.12.2024, www.arakarar.com/karar/danistay-5-daire-2022-2266-e-2024-21357-k-1997fc73e92c