Danıştay · 5. Daire

Danıştay 5. Daire 2022/1604 E. 2025/15356 K.

Mahkeme
Danıştay
Daire
5. Daire
Esas No
2022/1604
Karar No
2025/15356
Karar Tarihi

T.C. D A N I Ş T A Y BEŞİNCİ DAİRE Esas No : 2022/1604 Karar No : 2025/15356

TEMYİZ EDEN (DAVACI) : ... VEKİLİ : Av. ...

KARŞI TARAF (DAVALI) : ... Bakanlığı / ANKARA VEKİLİ : Av. ...

İSTEMİN KONUSU : ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdare Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.

YARGILAMA SÜRECİ : Dava konusu istem: Davacı tarafından, 667 sayılı Kanun Hükmünde Kararname'nin 4. maddesinin 1. fıkrasının (a) bendi uyarınca kamu görevinden çıkarılmasına ilişkin Milli Savunma Bakanlığının ... tarih ve ... sayılı işleminin iptaline karar verilmesi istenilmiştir. İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... İdare Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararında; Malatya Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından davacı hakkında düzenlenen ... Soruşturma, ... Esas, ... numaralı iddianamede, "Şüpheli ...'ın FETÖ/PDY yapılanması içerisinde aktif rol aldığına dair isimsiz ihbar beyanı bulunduğu, örgütün finans kurumu olan Bank Asya'da hesabının bulunduğu, bu hesabı aktif bir şekilde kullandığı, talimat tarihi ile uyumlu olacak şekilde para artırımı yaptığı, haklarında FETÖ/PDY soruşturmaları kapsamında işlem yapılan bir kısım şahısla kendi adına kayıtlı GSM hattı ile irtibatlı olduğunun tespit edildiği, örgütle irtibatı nedeniyle kamu görevinden ihraç edildiği, hususları birlikte değerlendirildiğinde, şüphelinin örgüt içerisinde hiyerarşik yapıya dahil olmamakla birlikte örgüte bilerek ve isteyerek yardım etmek suretiyle FETÖ/PDY terör örgütüne üye olmak suçunu işlediği" hususu tespit edilerek FETÖ/PDY Silahlı Terör Örgütüne Üye olma suçu kapsamında kamu davası açılmış olduğu, 667 sayılı Kanun Hükmünde Kararname ile terör örgütlerine veya Milli Güvenlik Kurulu'nca Devletin milli güvenliğine karşı faaliyette bulunduğuna karar verilen yapı, oluşum veya gruplara üyeliği, mensubiyeti veya iltisakı yahut bunlarla irtibatı olduğu değerlendirilen kişilerin, 27/07/1967 tarihli ve 926 sayılı Türk Silahlı Kuvvetleri Personel Kanununa tabi personel, ilgili Kuvvet Komutanının teklifi, Genelkurmay Başkanının inhası, Milli Savunma Bakanının onayı ile kamu görevinden çıkarılacağı düzenlenmiş olup, davacı hakkında Malatya Cumhuriyet Başsavcılığı'nın ... soruşturma numaralı dosyasında yapılan soruşturma sonucu tanzim olunan ... numaralı iddianamede davacının FETÖ/PDY terör örgütü ile irtibatı/iltisakı olduğu yönünde somut tespitlerin bulunması nedeniyle 667 sayılı KHK'nın 4.maddesinin (1) numaralı fıkrası kapsamında davalı idare tarafından davacının FETÖ/PDY ile irtibatı veyahut iltisakı olduğu yönünde değerlendirilme yapılmasının makul ve somut delillere dayandığı anlaşıldığından, davacı tarafından yürütülen kamu görevinin doğrudan ülkenin güvenliği ve asayişin sağlanmasına yönelik niteliği ve önemi ile FETÖ/PDY terör örgütünün faaliyetleri göz önünde bulundurularak, davacının kamu görevinden çıkarılmasına ilişkin dava konusu işlemde hukuka aykırılık bulunmadığı sonucuna varılmıştır. Belirtilen gerekçelerle davanın reddine karar verilmiştir. Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdare Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararıyla; istinaf başvurusuna konu İdare Mahkemesi kararının hukuka ve usule uygun olduğu ve dilekçede ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını gerektirecek nitelikte görülmediği belirtilerek 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45. maddesinin 3. fıkrası uyarınca istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.

TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Davacı tarafından; OHAL KHK’ları ile sadece durumun gerektirdiği ölçüde OHAL’in neden olduğu konularla ve OHAL süresiyle sınırlı geçici tedbirler alınabileceği, tarafına somut bir gerekçe bildirilmeden ve savunma hakkı tanınmadan kamu görevinden çıkarıldığı, Milli Güvenlik Kurulunca herhangi bir yapı, oluşum veya grup hakkında Devletin milli güvenliğine karşı faaliyette bulunduğuna dair karar verilemeyeceği, dava konusu işlem ile adil yargılanma hakkı, masumiyet karinesi, gerekçeli karar hakkı, hukuk devleti ilkesi, eşitlik ilkesi, yaşama hakkı, savunma hakkı, çalışma hürriyeti gibi temel hak ve hürriyetlerinin ihlal edildiği ileri sürülmektedir.

KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Davalı idare tarafından; savunma verilmemiştir.

DANIŞTAY TETKİK HAKİMİ ...'İN DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin kabulü ile usul ve yasaya uygun olan İdare Dava Dairesi kararının bozulması gerektiği düşünülmektedir.

TÜRK MİLLETİ ADINA Karar veren Danıştay Beşinci Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:

İNCELEME VE GEREKÇE: MADDİ OLAY ve İLGİLİ MEVZUAT: Türkiye'de 15 Temmuz 2016 gecesi, kendilerini “Yurtta Sulh Konseyi” olarak isimlendiren bir grup Türk Silahlı Kuvvetleri (TSK) mensubu tarafından, demokratik biçimde halk tarafından göreve getirilen Türkiye Büyük Millet Meclisini (TBMM), Türkiye Cumhuriyeti Hükûmetini ve Cumhurbaşkanı'nı devirmek ve anayasal düzeni ortadan kaldırmak amacıyla darbe teşebbüsünde bulunulmuş, bu teşebbüs Türk Milleti tarafından akamete uğratılmıştır. Anayasa'nın olay tarihinde yürürlükte bulunan 118. maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca Milli Güvenlik Kurulu (MGK) tarafından 20/07/2016 tarihli toplantıda yapılan değerlendirmede, darbe teşebbüsünün TSK içindeki Fetullahçı Terör Örgütü (FETÖ) mensupları tarafından başlatıldığı, bu örgütün kuruluş aşamasından itibaren etkisi altına aldığı eğitim kuruluşları, sivil toplum kuruluşları, medya kuruluşları, ticari kuruluşlar ve kamu görevlileri aracılığıyla Milleti ve Devleti kontrol altında tutmayı amaçladığı belirtilmiştir. MGK'nın anılan toplantısında "demokrasinin, hukuk devleti ilkesinin, vatandaşların hak ve özgürlüklerinin korunmasına yönelik tedbirlerin etkin bir şekilde uygulanabilmesi amacıyla" Hükûmete olağanüstü hâl ilan edilmesi tavsiyesinde bulunulması hususu kararlaştırılmıştır. Cumhurbaşkanı başkanlığında toplanan Bakanlar Kurulu 20/07/2016 tarihinde, ülke genelinde 21/07/2016 Perşembe günü saat 01.00'den itibaren geçerli olmak üzere doksan gün süreyle olağanüstü hâl ilan edilmesine karar vermiştir. Anılan karar 21/07/2016 tarih ve 29777 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe girmiş ve aynı gün TBMM tarafından onaylanmıştır. 667 sayılı Olağanüstü Hal Kapsamında Bazı Tedbirler Alınması Hakkında Kanun Hükmünde Kararname'nin "Kamu personeline ilişkin tedbirler" başlıklı 1. maddesinde, "(1)Terör örgütlerine veya Milli Güvenlik Kurulunca Devletin milli güvenliğine karşı faaliyette bulunduğuna karar verilen yapı, oluşum veya gruplara üyeliği, mensubiyeti veya (Anayasa Mahkemesinin 26/10/2022 tarih ve E:2018/82, K:2022/126 sayılı kararıyla, 7088 sayılı Olağanüstü Hal Kapsamında Bazı Tedbirler Alınması Hakkında Kanun Hükmünde Kararname'nin Kabul Edilmesine Dair Kanun'un 1. maddesinin 1. fıkrasının birinci cümlesinde yer alan "... üyeliği, mensubiyeti veya ..." ibaresinin iptaline karar verilmiştir.) iltisakı yahut bunlarla irtibatı olan ve ekli (1) sayılı listede yer alan kişiler kamu görevinden başka hiçbir işleme gerek kalmaksızın çıkarılmıştır. Bu kişilere ayrıca herhangi bir tebligat yapılmaz. Haklarında ayrıca özel kanun hükümlerine göre işlem tesis edilir." kuralına yer verilmiştir. Davalı idare bünyesinde astsubay olarak görev yapmakta iken, 667 sayılı Olağanüstü Hal Kapsamında Alınan Tedbirlere İlişkin Kanun Hükmünde Kararname'nin 4. maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca kamu görevinden çıkarılmıştır. Bunun üzerine, anılan işlemin iptaline karar verilmesi istemiyle temyizen incelenen dava açılmıştır. Diğer yandan, davacı hakkında silahlı terör örgütüne üye olmamakla birlikte bilerek ve isteyerek yardım etme suçundan yapılan yargılama sonucunda, ... Ağır Ceza Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararıyla beraat karar verildiği ve bu kararın kesinleştiği anlaşılmıştır.

HUKUKİ DEĞERLENDİRME: 667 sayılı KHK'nın 4. maddesi uyarınca uyarınca terör örgütlerine veya MGK'ca Devletin millî güvenliğine karşı faaliyette bulunduğuna karar verilen yapı, oluşum veya gruplara iltisakı yahut bunlarla irtibatı olduğu değerlendirilen kamu görevlilerinin, başka hiçbir işleme gerek kalmaksızın bu KHK eki listelerle kamu görevinden çıkarılmaları, adli suç veya disiplin suçu işlenmesi karşılığında uygulanan yaptırımlardan farklı olarak terör örgütleri ile millî güvenliğe karşı faaliyette bulunduğu kabul edilen yapıların kamu kurum ve kuruluşlarındaki varlığını ortadan kaldırmayı amaçlayan “olağanüstü tedbir" niteliğindedir. AİHM "demokratik bir devletin, memurlarından Anayasal prensiplere sadakat göstermesini isteme hakkı bulunduğunu" belirtmektedir (Sidabras ve Džiautas/Litvanya, B. No: 55480/00 ve 59330/00, 27/07/2004, § 52; Volkmer/Almanya (k.k.), B. No: 39799/98, 22/11/2001; Petersen/Almanya, B. No: 39793/98, 22/11/2001). AİHM'e göre "kamu çalışanlarının devlete sadık kalmaları genel yararı korumakla ve güvence altına almakla yükümlü devlet otoriteleri ile çalışmalarının doğasında bulunan bir şarttır." (Sidabras ve Džiautas/Litvanya, B. No: 55480/00 ve 59330/00, 27/07/2004, § 57; Žičkus/Litvanya, B. No: 26652/02, 07/04/2009, § 28). Terör örgütleri ile millî güvenliğe karşı faaliyette bulunduğu kabul edilen yapılara iltisak veya bunlarla irtibat, kamu görevlilerinin devlete sadakat yükümlülüğünü yitirildiğini ortaya koyan ve bahse konu olağanüstü tedbirin uygulanmasını gerektiren hâllerdir. Anayasa Mahkemesi anılan kararında iltisaklı kavramını ''kavuşan, bitişen, birleşen'', irtibatlı kavramını ise ''bağlantılı'' olarak tanımlamıştır. Bu kavramlar ile kişilerin cezai sorumluluğunu gerektiren örgüte üyelik ve mensubiyet kavramlarına nazaran terör örgütleri ile daha az yoğun ve atipik bir bağlantının vurgulandığı açıktır. Bu kapsamda kişilerin terör örgütleri ile irtibat ve iltisaklarının ortaya konulabilmesi için, örgütün amaçlarının gerçekleştirilmesi ya da örgütten yarar sağlamak maksadıyla gerek örgütten gelen talimatlar doğrultusunda gerekse inisiyatif alarak bulundukları hal ve hareketler neticesinde örgüte veya kendilerine yarar sağladıkları ya da örgüt ile amaç birliği veya sosyal birliktelik görünümü içinde oldukları yönünde kanaat oluşması yeterli olacaktır. Dava konusu işlemin gerekçesinde; davacının, Bank Asya'da 21/05/2009 tarihinde açılmış hesabının bulunduğu belirtilmiştir. FETÖ lideri tarafından talimatın verildiği 25/12/2013 tarihinden, Bank Asya'nın TMSF'ye devredildiği 29/05/2015 tarihine kadar, örgüt liderinin emri doğrultusunda mali olarak zor duruma düşen Banka'nın parasal yönden iyi durumda olduğunu göstermek amacıyla örgüt mensuplarınca, gerek birkısım malvarlıkları elden çıkarılarak, gerekse başka finans kuruluşlarından kredi çekilerek tasarruf ve kâr amacı gözetilmeksizin, kendileri, eşleri, reşit olmayan çocukları ve bazen de anne-babaları adına para yatırılmış, katılım hesapları açılmış, döviz ve altın alım-satımı gibi işlemler yapılmıştır. Davacı tarafından Bank Asya ile ilgili olarak; annesinin Umre'de vefat ettiği ve mezarının Medine'de olduğu, hem Umre hem de annesinin mezar ziyareti dolayısıyla yurt dışına çıkacağından Bank Asya'da 2009 yılında hesap açtırdığı, ancak 2010 yılında komando kursu çıktığı ve izin alamadığı için Umre'ye gidemediği, sonrasında hesabını kullanmaya devam ettiği, 2014 yılı öncesi ve sonrasındaki hesap hareketliliğinin araç alım satımı yapmasına ilişkin olduğu ileri sürülmüştür. Davacı hakkında yürütülen ceza yargılaması neticesinde verilen ve kesinleşen ... Ağır Ceza Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı beraat kararında; "...Sanığın örgüte ait finans kurumuna talimatla para yatırdığının iddia edilmiş olması karşısında, banka kayıtları üzerinde bilirkişi incelemesi yaptırılmış, alınan bilirkişi raporuna göre, sanığın 28 adet hesabının bulunduğu, hesapların tamamının 21.05.2009 ve 09.02.2015 tarihi aralığında açılmış olduğu, bu hesaplardan 23 adet hesabın (TL; ALTIN, EURO) çeşitli tarihlerde kapatılmış olduğu, 2 adet vadesiz mevduat hesabının (TL) ve 2 adet Kredi hesabının ve 1 adet Gayri Nakti Kredi hesabının ( Teminat Mektubu v.s) aktif olduğu, 2013 Aralık ayında başlayan hesaplarında, 2014 Ocak ekstre dökümünde 22/01/2014 tarihinde 30.000,00 TL ve 15.000,00 TL ile katılım hesabı açıldığı, 24.01.2014 tarihinde katılım hesaplarının kapatılarak ve 10.000,00 TL bakiye artışı sağlanarak 55.000,00 TL ile yeni katılım hesabı açtığı, 13.02.2014 tarihinde 4.995,00 TL 19.02.2014 tarihinde 406,24 TL kart borcu ödemesi ve 3.000,00 TL EFT yaptığı ve hesap bakiyesinin Şubat ayında 47.002,03 TL olduğu, 04.03.2014 tarihinde 29.500,00 TL hesaptan para çekildiği, bakiyenin 17.502,32 TL'ye düşdüğü, tekrar 38.500,00 TL'lik nakit artışı ile hesap bakiyesi 56.000,00 TL olduğu ve 41 günlük katılım hesabı açıldığı, 31.03.2014 ve 15.04.2014 tarihi aralığında 10.192,00TL hesapta eksilme olduğu ve bakiyenin bu dönemde 45.001,00TL olduğu, 09.05.2014 ve 15.05.2014 tarihinde kredi kartı ödemesi ve EFT işlemleri sonucu hesapta 2.500,00 TL düşüş olduğu ve hesap bakiyesinin 42.525,09 TL olduğu, 2014 Haziran ve Temmuz aylarında rutin bankacılık işlemleri yapıtığı ve bakiyenin Haziran ayında 38.400,31 TL, Temmuz ayında ise 37.009,54 TL olduğu görülmüş, 05/08/2014 tarihinde İ.D. adına hesaptan 36.800,00 TL EFT yapıldığı ve hesap bakiyesinin Ağustos 2014 tarihinde 200,96 TL'ye düştüğü, aylık ekstre de görüntülenmeyen ancak hesap dökümlerinde görülen işlemlerinde de 23.01.2015 tarihinde 30.000,00 TL hesap artışı sağlandığı ve 35 günlük katılım hesabı açtığı ancak 26.01.2015 tarihinde bu bakiyenin EFT yapıldığı, yine aylık hesap ekstresinde görüntülenmeyen ancak hesap dökümlerinde yapılan incelemede görünen 30.01.2015 tarihinde 6.500,00 TL ile 31 günlük katılım hesabı açıldığı, tekrar katılım hesabı kapatılarak 4.400,00 TL EFT yapıldığı, 04.02.2015 tarihinde hesaba nakit artışı yapılarak 10.000,00 TL ile katılım hesabı açıldığı, ve 05.02.2015 tarihinde ayrıca 13.000,00 EURO (35.775,87 TL) döviz alımı yapılarak 31 günlük katılım hesabı açıldığı, 06.02.2015 tarihinde 4.900,00 TL nakit artışı ile 31 günlük katılım açıldığı da görülmüş, bu hesapların tamamı birleştirilerek 09.02.2015 tarihinde hesap bakiyesinin 53.000,00 TL'ye yükseldiği ve 31 günlük katılım hesabına dönüştürüldüğü, 10.03.2015 tarihinde hesaptan 49.750,00 TL V. A. adına EFT yapıldığı ve bu tarih itibariyle bankacılık işlemleri kredi kartı borcu ödeme ve rutin bankacılık işlemlerine döndüğü..." yolunda tespitlerde bulunulmuştur. Davacının yukarıda aktarılan beyanları, Bank Asya hesabı ile ilgili olarak ceza yargılamasındaki bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde; davacı tarafından Bank Asya'daki bankacılık işlemlerinin terör örgütü liderinin talimatı doğrultusunda örgütsel amaçla yapıldığına dair somut bir tespitin bulunmadığı anlaşıldığından, Bank Asya hesap hareketlerinin, davacının FETÖ ile irtibat ve iltisakını ortaya koyan bir delil olarak değerlendirilemeyeceği sonucuna varılmıştır. Bu durumda, silahlı terör örgütüne üye olmamakla birlikte bilerek ve isteyerek yardım etme suçundan yürütülen ceza kovuşturması sonucunda davacı hakkında beraat kararı verildiği ve bu kararın kesinleştiği, dava konusu işlemde yer verilen tespitlerin, davacının FETÖ/PDY silahlı terör örgütü ile iltisak veya irtibatını gösterecek yeterlilikte olmadığı hususları birlikte değerlendirildiğinde, dava konusu işlemde hukuka uyarlık; davanın reddi yolundaki İdare Mahkemesi kararına karşı yapılan istinaf başvurusunun reddine ilişkin temyize konu ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdare Dava Dairesi kararında ise hukuki isabet görülmemiştir.

KARAR SONUCU: Açıklanan nedenlerle; 1. 2577 sayılı Kanun’un 49. maddesine uygun bulunan davacının temyiz isteminin kabulüne, 2. Davanın reddine ilişkin İdare Mahkemesi kararına yönelik olarak yapılan istinaf başvurusunun reddi yolundaki temyize konu ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdare Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının yukarıda belirtilen gerekçeyle BOZULMASINA, 3. Yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdare Dava Dairesine gönderilmesine, 23/12/2025 tarihinde oybirliğiyle kesin olarak karar verildi.

Atıf: Danıştay 5. Daire, E. 2022/1604, K. 2025/15356, T. 23.12.2025, www.arakarar.com/karar/danistay-5-daire-2022-1604-e-2025-15356-k-ba8560bfe517