Danıştay · 5. Daire

Danıştay 5. Daire 2022/15196 E. 2025/14949 K.

Mahkeme
Danıştay
Daire
5. Daire
Esas No
2022/15196
Karar No
2025/14949
Karar Tarihi

T.C. D A N I Ş T A Y BEŞİNCİ DAİRE Esas No : 2022/15196 Karar No : 2025/14949

Temyiz İsteminde Bulunan (Davacı):... Vekili : Av. ...

Karşı Taraf (Davalı) : ... Bakanlığı / ANKARA Vekili : Av. ...

İstemin Özeti : Davacı tarafından, 375 sayılı Kanun Hükmünde Kararname'nin Geçici 35. maddesinin B fıkrası uyarınca kamu görevinden çıkarılmasına ilişkin Milli Savunma Bakanlığının... tarih ve ...sayılı işleminin iptali ile bu işlem nedeniyle yoksun kaldığı parasal haklarının yasal faiziyle birlikte ödenmesine karar verilmesi istemiyle açılan davanın reddi yolunda verilen ... İdare Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararına karşı yapılan istinaf başvurusunun reddine ilişkin ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdare Dava Dairesinin... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.

Temyiz İsteminde Bulunan Davacının İddialarının Özeti: FETÖ/PDY ile irtibatının bulunmadığı, işlendiği zaman kanunun suç saymadığı bir fiilden dolayı kimseye ceza verilemeyeceği, işlem tarihinde hakkında kesinleşmiş bir mahkeme kararının bulunmadığı, iltisak ve irtibat kavramlarının öngörülebilir olmadığı ve hükme esas alınamayacağı, yerel mahkemece eksik inceleme suretiyle karar verildiği, istinaf başvurusunun gerekçesiz bir şekilde reddedildiği ve savunma hakkı tanınmadan kamu görevinden çıkarılarak Anayasal güvence altına alına temel hak ve hürriyetlerinin ihlal edildiği iddia edilmektedir.

Davalı İdarenin Savunmasının Özeti: Temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmaktadır.

Danıştay Tetkik Hakimi : ... Düşüncesi : İdare Dava Dairesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.

TÜRK MİLLETİ ADINA Karar veren Danıştay Beşinci Dairesince, Tetkik Hakiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:

Bölge idare mahkemesi idare dava daireleri tarafından verilen kararların temyiz yolu ile incelenerek bozulabilmeleri, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde belirtilen nedenlerden birinin bulunması halinde mümkün olup, davacı tarafından ileri sürülen hususlar bunlardan hiçbirine uymamaktadır. Bununla birlikte, davacı hakkında yürütülen ceza kovuşturması sonucunda silahlı terör örgütüne üye olma suçundan 6 yıl 3 ay hapis cezasıyla cezalandırılmasına karar verilen ve Yargıtay'da onanarak kesinleşen ... Ağır Ceza Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararında yer alan: " ...Sanık (davacı) savunmasında özetle; 2009 Şubat ayında Balıkesir Astsubay okuluna başladığını, 30 Ağustos 2009 yılında buradan mezun olduğunu, sonrasında sınıf okulu eğitimi için yine Balıkesir Bakım Sınıf okuluna gittiğini, buralarda yatılı olarak eğitim gördüğünü, 2010 yılında Balıkesir Edremit ilçesine, 2015 yılında Van iline, 2018 yılında da Edirne iline tayin olduğunu , hayatının hiç bir döneminde bu yapıyla ilişkisinin olmadığını, tanık M.Ö.'yi 20-25 sene öncesinden aynı mahallede oturmaları sebebiyle tanıdığını ve karşılaştıklarında ayaküstü sohbet ettiği biri olduğunu, uzun yıllardır da kendisiyle görüşmediğini, tanığın kendisi hakkındaki 1996-1997 yıllarında Orta okul döneminde üniversite öğrencilerinin kalmış olduğu Ankara Demetevler'de bulunan yapıya ait bir evde birlikte ders çalıştıkları yönündeki beyanını kabul etmediğini, muhtemelen kendisini başka biriyle karıştırdığını, tanık A.A'ın ifadesinde iddia ettiği gibi 2013 yılında Balıkesir Edremit’te, düzenli olarak ayda bir ... isimli mahrem imamın yapmış olduğu Kuran okuma, namaz kılma, Fethullah Gülenin kitabı okuma ve videolarını izleme gibi faaliyetlerin yapıldığı ve bir sonraki görüşmenin tarihinin ve yerinin ayarlandığı gizli toplantılara katılmadığını, kendi evinde de böyle bir toplantı yapılmadığını, çünkü o dönem bekar olduğunu ve kız arkadaşının sık sık evine gelip kaldığını, bu nedenle evinde herhangi bir örgütsel faaliyet yapılmasının mümkün olmadığını, tanık A.A'la aynı iş yerinde çalıştıklarını ve iş yerindeki bazı meselelerden dolayı aralarında husumet bulunduğunu , o yüzden kendisine iftira attığını, HTS kayıtlarının ise hatalı olduğunu, arama kayıtlarında ismi geçenlerin bir çoğunu tanımadığını, bazılarının iş yerinden arkadaşları olduğunu ancak ve üzerinden çok zaman geçtiği için içeriklerini hatırlamadığını, benzinlik sorumluluğu ve bölük astsubaylığı yaptığını, aramaların bir çoğunun işle alakalı olabileceğini, o dönemde askerlere cep telefonu yasak olduğu için askerler tarafından aranmış olabileceğini, arama kayıtlarındaki bir çok kişi hakkında işlem yapılmadığını, Fetö/pdy silahlı terör örgütü ile irtibatının olmadığını, tüm kazandığı okulları kendi çabası ile kazandığını bylock kullanmadığını, katalog evlilik yapmadığını beyan ederek üzerine atılı suçlamayı reddetmiştir. Tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde; Türkiye genelinde FETÖ/PDY silahlı terör örgütünün yakalanmamak, deşifre olmamak, güvenlik güçlerinin her türlü teknik ve fiziki takibinden kurtulmak, herhangi bir yakalanma durumunda ise diğer terör örgütü mensuplarının tespiti ve deşifresinin önüne geçebilmek maksadıyla "mahrem imamlarının" TSK bünyesindeki gizlenmiş terör örgüt mensuplarıyla ankesörlü veya kontörlü sabit telefonlar aracılığı ile örgütsel buluşma öncesi, buluşma yapılacak yerin ve zamanının belirlenmesi amacıyla irtibat kurduklarının tespit edildiği göz önüne alındığında, dosyadaki mevcut HTS kayıtları analiz raporu ve tanık beyanına göre astsubay olarak görev yapan Sanık Battal Metindoğan'ın da, savunmasının aksine kendisine ait GSM hattından, FETÖ/PDY silahlı terör örgütü tarafından mahrem imam olarak adlandırılan şahıslarla örgütsel amaçlı olarak ankesörlü/kontörlü telefonlarla irtibat kurduğu, düzenli bir biçimde örgütsel toplantılara katıldığı ve örgütsel faaliyetlerini sürdürdüğü, ..." tespitleri, dava dosyasında yer alan diğer tespitler ile birlikte değerlendirildiğinde, davacının FETÖ/PDY ile iltisak ve irtibatının bulunduğu sonucuna varılmıştır. Temyize konu Bölge İdare Mahkemesi kararı ve dayandığı gerekçe hukuk ve usule uygun olup, bozulmasını gerektirecek bir sebep bulunmadığından, temyiz isteminin reddi ile anılan kararın yukarıda belirtilen gerekçenin eklenmesi suretiyle ONANMASINA, temyiz giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına, adli yardım talebinin daha önce kabul edilmiş olması nedeniyle temyiz aşamasında tahsil edilemeyen yargılama giderinin tahsili için mahkemesince müzekkere yazılmasına, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 50. maddesi uyarınca, bu onama kararının taraflara tebliğini ve bir örneğinin de belirtilen İdare Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın kararı veren ilk derece Mahkemesine gönderilmesine, 17/12/2025 tarihinde oybirliğiyle kesin olarak karar verildi.

Atıf: Danıştay 5. Daire, E. 2022/15196, K. 2025/14949, T. 17.12.2025, www.arakarar.com/karar/danistay-5-daire-2022-15196-e-2025-14949-k-322912c8076e