Danıştay · 5. Daire

Danıştay 5. Daire 2022/1447 E. 2025/8222 K.

Mahkeme
Danıştay
Daire
5. Daire
Esas No
2022/1447
Karar No
2025/8222
Karar Tarihi

T.C. D A N I Ş T A Y BEŞİNCİ DAİRE Esas No : 2022/1447 Karar No : 2025/8222

Temyiz İsteminde Bulunan (Davacı): ...

Karşı Taraf (Davalı): ... Bakanlığı / ... Vekili : Av. ...

İstemin Özeti : 695 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamenin eki listede ismine yer verilmek suretiyle kamu görevinden çıkarılan davacı tarafından, göreve iade talebiyle OHAL İşlemleri İnceleme Komisyonuna yaptığı başvurunun reddine ilişkin ... tarih ve ... sayılı işlemin iptaline karar verilmesi istemiyle açılan davanın reddi yolunda verilen ... İdare Mahkemesinin ... tarih ve E:... K:... sayılı kararına karşı yapılan istinaf başvurusunun reddine ilişkin ... Bölge İdare Mahkemesi .... İdare Dava Dairesinin ...tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.

Temyiz İsteminde Bulunan Davacının İddialarının Özeti: FETÖ/PDY'nin ilk olarak 26 Mayıs 2016 tarihli MGK kararında terör örgütü olarak kabul edildiği, bu tarihten önceki faaliyetlerden sorumlu tutulamayacağı, OHAL döneminde sadece OHAL'in gerektirdiği ölçüde ve OHAL'e neden olan konularla ve OHAL süresiyle sınırlı geçici tedbirlerin alınabileceği, kamu görevinden çıkarma işleminin ölçülü bir tedbir olmadığı, FETÖ/PDY ile iltisak ve irtibat noktasında dikkate alınan kriterlerin kendisinde bulunmadığı, savunma hakkı tanınmadan tesis edilen kamu görevinden çıkarılmasına ilişkin işlemin hukuka aykırı olduğu, Bank Asya'nın yasal olarak kurulan ve faaliyet gösteren bir kurum olduğu, gerçekleştirildiği tarihte yasal olan bankacılık faaliyetlerinin suç teşkil etmediği, örgüt liderinin talimatıyla bir işlem gerçekleştirmediği, Devlete olan sadakat yükümlülüğünü ihlal etmediği, gerekçeli karar hakkının, masumiyet karinesinin ve suç ve cezaların kanuniliği ilkesinin ihlal edildiği belirtilerek Bölge İdare Mahkemesi kararının bozulması gerektiği iddia edilmektedir.

Davalı İdarenin Savunmasının Özeti: Temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmaktadır.

Danıştay Tetkik Hakimi:... Düşüncesi: İdare Dava Dairesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.

TÜRK MİLLETİ ADINA Karar veren Danıştay Beşinci Dairesince, Tetkik Hakiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü: Bölge idare mahkemesi idare dava daireleri tarafından verilen kararların temyiz yolu ile incelenerek bozulabilmeleri, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde belirtilen nedenlerden birinin bulunması halinde mümkündür. Temyize konu Bölge İdare Mahkemesi kararı ve dayandığı gerekçe hukuk ve usule uygun olup, bozulmasını gerektirecek bir sebep bulunmadığından, temyiz isteminin reddi ile anılan kararın ONANMASINA, temyiz giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına, adli yardım istemi kabul edildiğinden temyiz aşamasında tahsil edilmeyen yargılama giderlerinin, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 339. maddesinin 1. fıkrası uyarınca davacıdan tahsili için Mahkemesince ilgili merciine müzekkere yazılmasına, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 50. maddesi uyarınca, bu onama kararının taraflara tebliğini ve bir örneğinin de belirtilen İdare Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın kararı veren ilk derece Mahkemesine gönderilmesine, 26/06/2025 tarihinde esasta oybirliği, gerekçede oyçokluğuyla kesin olarak karar verildi.

GEREKÇEDE KARŞI OY : 695 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamenin eki listede ismine yer verilmek suretiyle kamu görevinden çıkarılan davacı tarafından, göreve iade talebiyle OHAL İşlemleri İnceleme Komisyonuna yaptığı başvurunun reddine ilişkin ... tarih ve... sayılı işlemin iptaline karar verilmesi istemiyle açılan davanın reddi yolunda verilen ... İdare Mahkemesinin...tarih ve E:... K... sayılı kararına karşı yapılan istinaf başvurusunun reddine ilişkin ... Bölge İdare Mahkemesi .... İdare Dava Dairesini... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir. Dosyanın incelenmesinden; davacı beyanları ve dosyada yer alan bilgi ve belgelere göre, davacının Bank Asya hesabının 08/07/1997 tarihinde açıldığı, Bankanın TMSF'ye devrinden önceki dönemde 31/12/2013 tarih itibarıyla bakiyenin 15.371,00 TL olduğu, Ocak 2014'ten Mayıs 2014'e kadar bakiyenin sabit kaldığı, Mayıs 2014 ve Ağustos 2014 arası bakiyenin düştüğü, Ekim 2014'ten itibaren bakiyenin artarak devam ettiği, Haziran 2015 döneminde bakiyenin 30.000,00 TL civarında olduğu, Bank Asya'ya örgüt talimatıyla para yatırdığına ilişkin bir tespitin bulunmadığı, bankanın TMSF'ye devrinden sonraki tarihlerde de bankadaki mevduatını tutmaya devam ettiği, bu nedenle örgüt liderinin talimatıyla uyumlu olarak davacının banka hesabında oransal bir artış olmadığı anlaşıldığından söz konusu hesap hareketlerinin davacı aleyhine bir durum olarak değerlendirilmesi mümkün değildir. Bu itibarla, söz konusu Bank Asya hesap hareketlerinin davacı aleyhine bir durum olarak değerlendirilmesi mümkün olmamakla birlikte, dava dosyasında yer alan diğer tespitler değerlendirildiğinde ise, davacının FETÖ/PDY silahlı terör örgütü ile iltisak ve irtibatının bulunduğu sonucuna varıldığından, temyize konu Bölge İdare Mahkemesi kararının yukarıda belirtilen gerekçenin eklenmesi suretiyle onanmasına karar verilmesi gerektiği görüşüyle çoğunluk kararına gerekçe yönünden katılmıyoruz.

Atıf: Danıştay 5. Daire, E. 2022/1447, K. 2025/8222, T. 31.12.2013, www.arakarar.com/karar/danistay-5-daire-2022-1447-e-2025-8222-k-6ffb8e9e79db