Danıştay · 5. Daire
Danıştay 5. Daire 2022/12018 E. 2025/8271 K.
- Mahkeme
- Danıştay
- Daire
- 5. Daire
- Esas No
- 2022/12018
- Karar No
- 2025/8271
- Karar Tarihi
T.C. D A N I Ş T A Y BEŞİNCİ DAİRE Esas No : 2022/12018 Karar No : 2025/8271
Temyiz İsteminde Bulunan (Davacı): ... Vekili : Av. ...
Karşı Taraf (Davalı): ... Bakanlığı / ... Vekilleri : Hukuk Müşaviri ..., Hukuk Müşaviri Vekili...
İstemin Özeti : 672 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamenin eki listede ismine yer verilmek suretiyle kamu görevinden çıkarılan davacı tarafından, göreve iade talebiyle OHAL İşlemleri İnceleme Komisyonuna yaptığı başvurunun reddine ilişkin ... tarih ve .../... sayılı işlemin iptaline karar verilmesi istemiyle açılan davanın reddi yolunda verilen... İdare Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:...sayılı kararına karşı yapılan istinaf başvurusunun reddine ilişkin ... Bölge İdare Mahkemesi .... İdare Dava Dairesinin... tarih ve E:... K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
Temyiz İsteminde Bulunan Davacının İddialarının Özeti: Temyize konu kararın yasa ve usule aykırı olduğu, hakkında yürütülen ceza yargılaması neticesinde ceza verilmesine yer olmadığına karar verildiği, samimi beyanlarının aleyhine değerlendirildiği, FETÖ/PDY terör örgütü ile iltisak ve irtibatı bulunduğunu gösteren hiçbir somut delilin bulunmadığı, dava konusu işlem ile suç ve cezaların geriye yürümezliği ilkesinin ihlal edildiği belirtilerek Bölge İdare Mahkemesi kararının bozulması gerektiği iddia edilmektedir.
Davalı İdarenin Savunmasının Özeti: Temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmaktadır.
Danıştay Tetkik Hakimi: ... Düşüncesi: İdare Dava Dairesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA Karar veren Danıştay Beşinci Dairesince, Tetkik Hakiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü: Bölge idare mahkemesi idare dava daireleri tarafından verilen kararların temyiz yolu ile incelenerek bozulabilmeleri, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun 49. maddesinde belirtilen nedenlerden birinin bulunması halinde mümkün olup, davacı tarafından ileri sürülen hususlar bunlardan hiçbirisine uymamaktadır. Öte yandan, davacı hakkında yürütülen ceza yargılaması neticesinde, ... Ağır Ceza Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararı ile davacının üzerine atılı FETÖ/PDY silahlı terör örgütüne üye olma suçunu işlediğinin sabit olmaması nedeniyle Ceza Muhakemeleri Kanunu'nun 223/2-(e) maddesi uyarınca beraat kararı verildiği ve anılan kararın 29/03/2024 tarihinde kesinleştiği görülmüştür. Bununla birlikte, olağanüstü hal kanun hükmünde kararnamesi uyarınca bir kamu görevlisi hakkında terör örgütüne üyelik ve mensubiyeti olmasa da bu terör örgütü ile iltisaklı ve irtibatlı olması nedeniyle kamu görevinden çıkarılmasına yönelik olağanüstü idari tedbirin uygulanabilmesi karşısında, anılan kamu görevlisi hakkında silahlı terör örgütüne üye olma suçundan açılan ceza davasında beraat kararı verilmiş olmasının, ilgili hakkında tesis edilen kamu görevinden çıkarma işleminin hukuka uygunluğu yönünden ayrıca bir değerlendirme yapılmasına engel olmayacağı açıktır. Bu kapsamda, dava dosyasında yer alan davacı hakkındaki tespitler değerlendirildiğinde davacının FETÖ/PDY silahlı terör örgütü ile iltisak ve irtibatının bulunduğu sonucuna varılmıştır. Bununla beraber, davacı hakkında yürütülen ceza yargılaması neticesinde verilen .... Ağır Ceza Mahkemesinin... tarih ve E:..., K:... sayılı beraat kararında yer alan; " tanık H.B beyanında;... ...'ı tanırım. Kendisi röntgen doktorudur, ben de röntgen teknisyeni olduğum için bu kapsamda kendisini uzun süredir tanırım. Yapıya 17/25 Aralık sürecinden önce sohbetlere gidip gelme olduğunu biliyorum. Benim memurlar ünitesi sorumlusu olarak örgüt içinde görevim bulunmaktaydı...", tanık S.Ş beyanında; ... " ...ı tanırım. 2012 yılında yapı kapsamında yapılan sohbetlerde bir arada olduğmuz zamanlar oldu, aynı derneğe üyeydik. Sohbetlerde bir araya gelirdik. Tanıştıktan sonra iyi arkadaş olduk, zaman zaman arkadaşlık kapsamında görüştük. 2013 yılında aynı sohbet grubuna gidiyordu. S.S. bizim sohbetimizi yapardı. O olmadığı zaman S.S. sohbetleri verirdi. 17/25 Aralık sürecinden sonra bu sohbetler bir kaç ay daha devam etti. Sohbetlere gelen arkadaşlarla fikir birliği yaptık ve gitmemeye başladık. Daha sonra T.Ç.'un zorlaması ile 4-5 defa S. S.'nun düzenlemiş olduğu sohbetlere katıldık. Bahsetmiş olduğum dönem 2014 yılı Mart - Nisan ayından sonradır. Üye olduğumuz dernek KHK ile değil genel kurul kararı ile kapatıldı. Kapatılma süreci nedeniyle de dernekte bir kaç defa daha görüşmelerimiz olmuştur, Sohbetler sadece hadis okuma yönündeydi. 17/25 Aralık sürecinden sonra ortamımız hadis okuyup Kur'an okuyup ortamdan ayrılıyorduk. Doktor mütevellisi sohbetlere düzenli katılan ve yapıyı içine sindiren kişilere denilmektedir. Etkin pişmanlık kapsamında beyanda bulunmuştum, yargılama sırasında tahliye oldum. Ben kendimi mütevelli olarak görüyorum, böyle değerlendiriyorum.." şeklinde beyanda bulunduğu tespitleri dava dosyasında yer alan diğer tespitler ile birlikte değerlendirildiğinde, davacının FETÖ/PDY silahlı terör örgütü ile iltisak ve irtibatının bulunduğu sonucuna varılmıştır. Temyize konu Bölge İdare Mahkemesi kararı ve dayandığı gerekçe hukuk ve usule uygun olup, bozulmasını gerektirecek bir sebep bulunmadığından, temyiz isteminin reddi ile anılan kararın yukarıda belirtilen gerekçenin eklenmesi suretiyle ONANMASINA, temyiz giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 50. maddesi uyarınca, bu onama kararının taraflara tebliğini ve bir örneğinin de belirtilen İdare Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın kararı veren ilk derece Mahkemesine gönderilmesine, 27/06/2025 tarihinde oybirliğiyle kesin olarak karar verildi.