Danıştay · 5. Daire

Danıştay 5. Daire 2022/11854 E. 2025/1059 K.

Mahkeme
Danıştay
Daire
5. Daire
Esas No
2022/11854
Karar No
2025/1059
Karar Tarihi

T.C. D A N I Ş T A Y BEŞİNCİ DAİRE Esas No : 2022/11854 Karar No : 2025/1059

Temyiz İsteminde Bulunan (Davacı): ...

Karşı Taraf (Davalı) : ... Bakanlığı / ANKARA Vekili : Av. ...

İstemin Özeti : 672 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamenin eki listede ismine yer verilmek suretiyle kamu görevinden çıkarılan davacı tarafından, göreve iade talebiyle OHAL İşlemleri İnceleme Komisyonuna yaptığı başvurunun reddine ilişkin ...tarih ve...sayılı işlemin iptaline karar verilmesi istemiyle açılan davanın reddi yolunda verilen ... İdare Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:...sayılı kararına karşı yapılan istinaf başvurusunun reddine ilişkin ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdare Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.

Temyiz İsteminde Bulunan Davacının İddialarının Özeti: Hakkında yürütülen adli soruşturma neticesinde kovuşturmaya yer olmadığına karar verildiği, FETÖ/PDY silahlı terör örgütü ile iltisaklı ve irtibatlı olduğu yönündeki iddiaların herhangi bir somut delile dayanmadığı, hakkında detaylı bir araştırma yapılmadan bu sonuca varıldığı, sendika üyeliğinin bulunduğu Aktif Eğitim Sendikasına üye olduğu dönemlerde legal olarak kurulmuş bir örgütlenme olduğu, başlarda tamamen sendikal örgütlenmenin kişilere sağladığı sosyal, ekonomik hak ve çıkarlarını korumak amacıyla hareket etmesini beklediği ve bu şekilde haklarını korumak gayesiyle üye olduğu, sendikanın aslında böyle olmadığını, tamamen farklı emellerle kurulmuş olduğunu zamanla anlamaya başladığını, akabinde darbe teşebbüsünden önce FETÖ/PYD terör örgütünün, bir çok konuda tabiri caizse devlete cephe alarak zıt söylemlerde bulunmasından rahatsızlık duyarak sendikadan çıkışını 20/06/2016 tarihinde yaptığı, sendikal hakkını kullanmak amacıyla girdiği ve zamanla işin böyle olmadığını anlayıp bağını kopardığı bu kuruluşla iltisak ve irtibatının bulunduğundan bahisle değerlendirme yapılmasının doğru olmadığı, çocuğunun kapatılan özel eğitim kurumlarında kaydının bulunmasının ise o dönemlerde çocuğunun sınavlarda başarı göstermesi ve buna binaen burs kazanmasından kaynaklandığı, söz konusu okulun evlerine yakın olması ve kazanılan burs sonrası okul ücretinin diğer özel eğitim kurumlarına nazaran daha makul fiyata gelmesi nedeniyle çocuğunun daha iyi bir öğrenim göreceği düşüncesiyle bu okula kayıt yaptırdıklarını, Yargıtay tarafından yakın zamanda verilen kararlarda "çocuğunu örgütle iltisaklı okula göndermesinin örgütsel faaliyet olarak değerlendirilemeyeceği" şeklindeki değerlendirmenin mevcut olduğu, sırf çocuğunun, kapatılan özel eğitim kurumlarında eğitim almış olmasının aleyhine iddia edilen iltisak ve irtibat kavramını somut anlamda karşılamadığı, çocuğunun eğitimine destek sağlamak amacıyla o dönemde legal olarak faaliyet gösteren bir kurumdan deneme kitapçıkları almış olması nedeniyle Cihan Medya A.Ş.'ye ödeme bilgisinin bulunduğu, bu ödeme bilgisinin iltisak ve irtibat için somut anlamda yeterli olmadığı belirtilerek Bölge İdare Mahkemesi kararının bozulması gerektiği iddia edilmektedir.

Davalı İdarenin Savunmasının Özeti: Dava konusu işlemde hukuka aykırılık bulunmadığı belirtilerek temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmaktadır.

Danıştay Tetkik Hakimi : ... Düşüncesi : İdare Dava Dairesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.

TÜRK MİLLETİ ADINA Karar veren Danıştay Beşinci Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 334. maddesi uyarınca daha önce adli yardım talebi kabul edilmiş olan davacının, aynı Kanun'un 335. maddesinin 3. fıkrasında yer alan "adli yardım, hükmün kesinleşmesine kadar devam eder." düzenlemesi gereğince temyiz aşamasındaki adli yardım talebi hakkında karar verilmesine yer olmadığına karar verilerek gereği görüşüldü:

Bölge idare mahkemesi idare dava daireleri tarafından verilen kararların temyiz yolu ile incelenerek bozulabilmeleri, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun 49. maddesinde belirtilen nedenlerden birinin bulunması halinde mümkündür. Temyize konu Bölge İdare Mahkemesi kararı ve dayandığı gerekçe hukuk ve usule uygun olup, bozulmasını gerektirecek bir sebep bulunmadığından, temyiz isteminin reddi ile anılan kararın ONANMASINA, temyiz giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına, adli yardım talebinin daha önce kabul edilmiş olması nedeniyle temyiz aşamasında tahsil edilmeyen yargılama giderlerinin tahsili için Mahkemesince müzekkere yazılmasına, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun 50. maddesi uyarınca, bu onama kararının taraflara tebliğini ve bir örneğinin de belirtilen İdare Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın kararı veren ilk derece Mahkemesine gönderilmesine, 10/02/2025 tarihinde oyçokluğuyla kesin olarak karar verildi.

(X) KARŞI OY : 672 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamenin eki listede ismine yer verilmek suretiyle kamu görevinden çıkarılan davacı tarafından, göreve iade talebiyle OHAL İşlemleri İnceleme Komisyonuna yaptığı başvurunun reddine ilişkin ...tarih ve... sayılı işlemin iptaline karar verilmesi istemiyle açılan davanın reddi yolunda verilen ... İdare Mahkemesinin...tarih ve E:..., K:...sayılı kararına karşı yapılan istinaf başvurusunun reddine ilişkin ... Bölge İdare Mahkemesi ...İdare Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir. 6528 sayılı Kanun'un 9. maddesiyle yapılan değişiklikle 08/02/2007 tarihli ve 5580 sayılı Özel Öğretim Kurumları Kanunu'nun 2. maddesindeki "dershaneleri" ibaresi yürürlükten kaldırılarak, FETÖ/PDY'nin faaliyetleri içinde çok önemli bir yer tuttuğu anlaşılan dershaneler kapatılmıştır. Konuyla ilgili olarak kamuoyunda yaşanan tartışmaların yoğunlaştığı süreçte Aktif Eğitimciler Sendikası 01/03/2012 tarihinde kurulmuştur. (AYM, Ali Şeker, B. No:2016/68962, 20/09/2018, §10). Sendikanın üye sayısındaki değişiklikler incelendiğinde; 10/08/2012 tarih ve 28380 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan istatistiklere göre 402 üyesinin olduğu, 31/03/2013 tarihinde yaklaşık olarak 35.000 üye sayısına ulaştığı halde kendini feshetmek suretiyle kapandığı, 22/11/2013 tarihinde yeniden kurulduğu (AYM, Ali Şeker, §12-14), 04/07/2014 tarih ve 29050 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan istatistiklere göre 23.489 üye sayısına, 08/07/2015 tarih ve 29410 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan istatistiklere göre 23.700 üye sayısına ulaştığı, 04/07/2016 tarih ve 29762 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan istatistiklere göre üye sayısının 18.015'e düştüğü görülmektedir. Sendika, 23/07/2016 tarih ve 29779 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan 667 sayılı Kanun Hükmünde Kararname ile de kapatılmıştır. Anılan Sendikanın, 2012 yılı başlarında FETÖ/PDY'ye ait dersanelerin kapatılması tartışmalarının başladığı dönemde kurulması, 1 yıllık süre içinde 35.000 üyeye ulaşması, feshini müteakip 17/25 Aralık 2013 süreciyle birlikte FETÖ/PDY ile yapılan açık mücadeleye rağmen yeniden kurularak kısa sürede 23.489 üyeye ulaşması; ancak iltisaklı ve irtibatlı bir grup bilincinin varlığı ile izah edilebilir. Nitekim, Yargıtay 16.Ceza Dairesi'nin 20/12/2017 tarihli ve E:2017/1862, K:2017/5796 sayılı kararı ile terör örgütüne ait sendikaya üye olmak fiilinin terör örgütünün amacına hizmet eden yardım suçu kapsamında değerlendirilebileceği vurgulanmıştır. Öte yandan, Aktif Eğitimciler Sendikası yöneticilerinin silahlı terör örgütüne üye olma suçundan 6 ila 13 yıl arasında hapis cezasıyla cezalandırılmaları yönünde ...Ağır Ceza Mahkemesi'nce verilen ...gün ve E:..., K:... sayılı kararın 62. sayfasında; Sendika Genel Başkanının wi-fi üzerinden erişim sağladığı ByLock programı aracılığı ile diğer ByLock programı kullanıcılarına "Sendika isteği güvencedir. Aktif Eğitimciler Sendikası ateşten gömlek değil, çelikten zırhtır." ibarelerinin yer aldığı toplu mesaj gönderdiği anlaşılmaktadır. Tüm bu açıklamalar ışığında, Aktif Eğitimciler Sendikası üyeliğinin istisnai durumlar haricinde FETÖ/PDY silahlı terör örgütüne irtibat veya iltisak noktasında delil olarak değerlendirileceği açıktır. Öte yandan, Aktif Eğitimciler Sendikası'nda, darbe teşebbüsünün gerçekleştiği 15/07/2016 veya Sendika'nın kapatıldığı 23/07/2016 tarihine kadar üyeliğin devam ettirilmesi hususunun FETÖ/PDY ile irtibat ve iltisak noktasında aleyhe bir delil olarak değerlendirilmesi mümkün olmakla birlikte, Sendikanın kapatılmasından önce herhangi bir sebepten dolayı istifa etmek suretiyle sendika üyeliği sonlandıran kişiler yönünden sendika üyeliğinin irtibat ve iltisak noktasında delil olarak kullanılması hakkaniyete uygun düşmeyecektir. Dava dosyasının ve UYAP kayıtlarının incelenmesinden; davalı idarece dava dosyasına sunulan savunma dilekçesi ekinde yer alan "EK3- KAMU GÖREVLİLERİ SENDİKALARI KAMU GÖREVLİSİNİN ÜYELİKTEN ÇEKİLME BİLDİRİMİ FORMU" belgesinde davacının ilgili sendika üyeliğinden 10/06/2016 tarihinde çekildiği anlaşıldığından davacının sendika üyeliğinin FETÖ/PDY terör örgütüyle irtibat ve iltisak kapsamında değerlendirilemeyeceği kanaatine varılmıştır. Davacı hakkında silahlı terör örgütüne üyelik suçundan yürütülen adli soruşturma sonucunda, ... Cumhuriyet Başsavcılığının... tarihli, Soruşturma No:..., Karar No:... sayılı kararı ile kovuşturmaya yer olmadığına karar verildiği ve bu kararın kesinleştiği görülmüştür. Davacının çocuğunun FETÖ/PDY'ye aidiyeti, iltisakı veya irtibatı olduğu gerekçesiyle kapatılan özel eğitim kurumları arasında yer alan bir kurumdaki kaydının ve bu kayıt nedeniyle eğitim kurumuna gerçekleştirilen ödemenin örgütsel saik barındırdığına ilişkin herhangi bir verinin dava dosyasında bulunmadığı görülmüştür. Cihan Medya Dağıtım A.Ş'ye örgüte destek amacıyla para gönderdiğine veya örgütün yayın organlarına abone olduğuna ilişkin herhangi bir delil veya tespitin bulunmaması karşısında söz konusu tespitin de örgütle irtibatına veya iltisakına ilişkin bir durum olarak değerlendirilmesi mümkün olmayacaktır. Bu itibarla, dava dosyasından, davacının FETÖ/PDY silahlı terör örgütü ile iltisak ve irtibatını gösteren herhangi bir bilgi veya belgenin bulunmadığı anlaşıldığından, temyiz isteminin kabulü ile usul ve yasaya aykırı olan istinaf isteminin reddine ilişkin İdare Dava Dairesi kararının bozulması gerektiği oyuyla aksi yöndeki çoğunluk kararına katılmıyoruz.

Atıf: Danıştay 5. Daire, E. 2022/11854, K. 2025/1059, T. 10.02.2025, www.arakarar.com/karar/danistay-5-daire-2022-11854-e-2025-1059-k-3f0ba09459bd