Danıştay · 5. Daire
Danıştay 5. Daire 2022/11220 E. 2025/12042 K.
- Mahkeme
- Danıştay
- Daire
- 5. Daire
- Esas No
- 2022/11220
- Karar No
- 2025/12042
- Karar Tarihi
T.C. D A N I Ş T A Y BEŞİNCİ DAİRE Esas No : 2022/11220 Karar No : 2025/12042
Temyiz İsteminde Bulunan (Davacı): ...
Karşı Taraf (Davalı) : ... Bakanlığı / ANKARA Vekili : Av. ...
İstemin Özeti : 679 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamenin eki listede ismine yer verilmek suretiyle kamu görevinden çıkarılan davacı tarafından, göreve iade talebiyle OHAL İşlemleri İnceleme Komisyonuna yaptığı başvurunun reddine ilişkin ... tarih ve ... sayılı işlemin iptali ile yoksun kaldığı maddi kayıplarının ödenmesine karar verilmesi istemiyle açılan davanın reddi yolunda verilen ... İdare Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararına karşı yapılan istinaf başvurusunun reddine ilişkin ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdare Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
Temyiz İsteminde Bulunan Davacının İddialarının Özeti: FETÖ/PDY ile bir irtibatının bulunmadığı, kamu görevinden çıkarılmasını meşru kılacak hiçbir sebebin olmadığı, Anayasa'ya sadakat yükümlülüğünü ihlal ettiğine dair herhangi bir somut delil ortaya konulmadığı, savunma hakkının kullandırılmadığı, suçluluğu hükmen sabit oluncaya kadar kimsenin suçlu sayılamayacağı, Anayasa ve Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesinde güvence altına alınan temel hak ve hürriyetlerden adil yargılanma hakkının, suç ve cezaların kanuniliği ilkesinin, masumiyet karinesinin ihlal edildiği, hakkında FETÖ silahlı terör örgütüne üye olma suçundan beraat kararı verildiği, Bankasya hesabındaki para hareketinin araç satışı ile ilgili olduğu, örgüt kodlamasının delil olarak kabul edilemeyeceği, hakkındaki tanık ifadelerinin doğru olmadığı iddia edilmektedir.
Davalı İdarenin Savunmasının Özeti: Temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmaktadır.
Danıştay Tetkik Hakimi : ... Düşüncesi : İdare Dava Dairesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA Karar veren Danıştay Beşinci Dairesince, Tetkik Hakiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü: Bölge idare mahkemesi idare dava daireleri tarafından verilen kararların temyiz yolu ile incelenerek bozulabilmeleri, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde belirtilen nedenlerden birinin bulunması halinde mümkün olup, davacı tarafından ileri sürülen hususlar bunlardan hiçbirisine uymamaktadır. Öte yandan, davacı hakkında yürütülen ceza yargılaması neticesinde, ... Ağır Ceza Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararı ile davacının üzerine atılı FETÖ/PDY silahlı terör örgütüne üye olma suçunu işlediğinin sabit olmaması nedeniyle Ceza Muhakemeleri Kanunu'nun 223/2-(e) maddesi uyarınca beraat kararı verildiği ve anılan kararın 25/03/2024 tarihinde kesinleştiği görülmüştür. Bununla birlikte, olağanüstü hal kanun hükmünde kararnamesi uyarınca bir kamu görevlisi hakkında terör örgütüne üyelik ve mensubiyeti olmasa da bu terör örgütü ile iltisaklı ve irtibatlı olması nedeniyle kamu görevinden çıkarılmasına yönelik olağanüstü idari tedbirin uygulanabilmesi karşısında, anılan kamu görevlisi hakkında silahlı terör örgütüne üye olma suçundan açılan ceza davasında beraat kararı verilmiş olmasının, ilgili hakkında tesis edilen kamu görevinden çıkarma işleminin hukuka uygunluğu yönünden ayrıca bir değerlendirme yapılmasına engel olmayacağı açıktır. Bununla birlikte davacı hakkında yürütülen ceza yargılaması neticesinde ... Ağır Ceza Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararında davacı ile birlikte sohbetlere katıldığı yönünde T.K. isimli tanık beyanı, bakılmakta olan dava dosyasında yer alan diğer tespitler ile birlikte değerlendirildiğinde, davacının FETÖ/PDY silahlı terör örgütü ile iltisak ve irtibatının bulunduğu sonucuna varılmıştır. Temyize konu Bölge İdare Mahkemesi kararı ve dayandığı gerekçe hukuk ve usule uygun olup, bozulmasını gerektirecek bir sebep bulunmadığından, temyiz isteminin reddi ile anılan kararın yukarıdaki gerekçenin eklenmesi suretiyle ONANMASINA, temyiz giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 50. maddesi uyarınca, bu onama kararının taraflara tebliğini ve bir örneğinin de belirtilen İdare Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın kararı veren ilk derece Mahkemesine gönderilmesine, 10/11/2025 tarihinde esasta oybirliği, gerekçede oyçokluğuyla kesin olarak karar verildi.
KARŞI OY (GEREKÇE YÖNÜNDEN) : 679 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamenin eki listede ismine yer verilmek suretiyle kamu görevinden çıkarılan davacı tarafından, göreve iade talebiyle OHAL İşlemleri İnceleme Komisyonuna yaptığı başvurunun reddine ilişkin ... tarih ve ... sayılı işlemin iptali ile yoksun kaldığı maddi kayıplarının ödenmesine karar verilmesi istemiyle açılan davanın reddi yolunda verilen ... İdare Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararına karşı yapılan istinaf başvurusunun reddine ilişkin ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdare Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir. Dosyanın incelenmesinden; dosyaya sunulan bilgi ve belgeler incelendiğinde, davacının FETÖ/PDY ile irtibat ve iltisaka esas alınan Bank Asya hesabına ilişkin olarak, anılan hesabın 25/04/2007 tarihinde açıldığı, anılan hesaba 18/07/2014 tarihinde 20.000,00-TL yatırdığı görülmüş ise de, 21/07/2014 tarihinde 18.000,00-TL'sinin çekildiği, davacının aracını sattığı parayı cuma günü olması hasebiyle bankaya yatırdığı, pazartesi çekip yeni araç için ilgilisine verdiği yönündeki savunması ile banka hesap hareketleri tarihleri ve dosyada bulunan Malatya 1. Noter Onaylı 21/07/2014 tarihli araç satış sözlemesi ile uyumlu olduğu, nitekim davacı hakkında yürütülen ceza yargılaması neticesinde ... Ağır Ceza Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kesinleşen beraat kararında da "...hesap hareketleri incelendiğinde 2014 yılı temmuz ayına kadar bakiyenin 100 TL'nin altında seyrettiği, talimat dönemi olan 2014/1 ayda olağan dışı bir hareketlilik katılım hesabı açma nakit girişi vb. bir durum olmadığı, yine diğer talimat dönemleri olan 2014/9 ve 2015/2 aylarda öncekinin dışında açıklanamayacak nakit girişi katılım hesabı açılışı vb. bir durum olmadığı, bakiyenin aynı şekilde 2016 Temmuz ayına kadar 100 TL'nin altındaki sabit meblağlarla seyrettiği, 18 Temmuz 2014 tarihinde sanık tarafından hesaba 20.000 TL yatırıldığı ve 21 Temmuz 2014 tarihinde 18.000 TL çekildiği geri kalan kısmın ise peyder pey hesaptan eksildiği, sanığın aracını sattığı parayı cuma günü olması hasabiyle bankaya yatırdığı pazartesi çekip yeni araç için ilgilisine verdiği savunmasının banka hesap hareketleri sunulan belgeler ve tarihlerle uyumlu olduğu, bu haliyle örgüt mensupları, sempatizanları yayın organları üzerinden yapılan çağrı ve talimatlarla uyumlu bir hareket bulunmadığı..." tespitlerine yer verildiği görülmüştür. Bu itibarla, davacının Bank Asya'daki hesabına para yatırmış olmasının aleyhine delil olarak değerlendirilmesi mümkün olmamakla birlikte, davacı hakkındaki diğer tespitlerin irtibat ve iltisak için yeterli olacağı gerekçesiyle çoğunluk kararının bu kısmına gerekçe yönünden katılmıyorum.