Danıştay · 5. Daire
Danıştay 5. Daire 2021/8856 E. 2023/8421 K.
- Mahkeme
- Danıştay
- Daire
- 5. Daire
- Esas No
- 2021/8856
- Karar No
- 2023/8421
T.C. D A N I Ş T A Y BEŞİNCİ DAİRE Esas No : 2021/8856 Karar No : 2023/8421 Temyiz İsteminde Bulunan (Davacı): … Karşı Taraf (Davalı) : … Başkanlığı/… Vekili :I.Hukuk Müşaviri … İstemin Özeti : 672 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamenin eki listede ismine yer verilmek suretiyle kamu görevinden çıkarılan davacı tarafından, göreve iade talebiyle OHAL İşlemleri İnceleme Komisyonuna yaptığı başvurunun reddine ilişkin … tarih ve … sayılı işlemin iptali ve işlem nedeniyle yoksun kalındığı iddia edilen parasal haklarının yasal faiziyle birlikte ödenmesine ve özlük haklarının iadesine karar verilmesi istemiyle açılan davanın reddi yolunda verilen ... İdare Mahkemesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararına karşı yapılan istinaf başvurusunun reddine ilişkin … Bölge İdare Mahkemesi …. İdare Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir. Temyiz İsteminde Bulunan Davacının İddialarının Özeti: Devletin izin verdiği derneğe üye olmasının suç oluşturmayacağı, tanık beyanlarının duyuma dayalı olduğu, Anayasada düzenlenen haklarının ihlal edildiği, yasal bir şekilde görevini sürdüren bankaya yatırılan paranın suç teşkil etmediği, örgüt liderinin talimatı üzerine Bank Asya hesabına para yatırmadığı, yasal olarak faaliyet gösteren basın yayın kuruluşlarına yapılan ödemenin suç olmadığı, Cihan Medya Dağıtım A.Ş.'ye yapılan ödemenin gazete abone bedeli olduğu, Devletin izin verdiği bir özel okula çocuğunu göndermenin suç olmadığı, 2010 yılında babasının vefatı üzerine Avusturya'dan aldığı emekli maaşının annesinin almaya başladığı, maaşı annesi kendisine verdikçe Euro cinsinden katılım hesabı açtığı, bankanın TMSF'ye devrinden sonra da işlemlerine devam ettiği, gazete ve dergi aboneliğin bulunmadığı, dini ve insani duygularla Kimse Yok Mu Derneği'ne yaptığı bağışın işlem gerekçesi olamayacağı, kapatılan şirkete yapılan ödemenin çocuğunun üniversite eğitimi görürken kaldığı yurda yapılan ödemeler olduğu iddia edilmektedir. Davalı İdarenin Savunmasının Özeti: Temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmaktadır. Danıştay Tetkik Hakimi : … Düşüncesi : İdare Dava Dairesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir. TÜRK MİLLETİ ADINA Karar veren Danıştay Beşinci Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 334. maddesi uyarınca adli yardım talebi daha önce kabul edilmiş olan davacının, aynı Kanun'un 335. maddesinin 3. fıkrasında yer alan "adli yardım, hükmün kesinleşmesine kadar devam eder." düzenlemesi gereğince temyiz aşamasındaki adli yardım talebi hakkında karar verilmesine yer olmadığına karar verilerek gereği görüşüldü; Bölge idare mahkemesi idare dava daireleri tarafından verilen kararların temyiz yolu ile incelenerek bozulabilmeleri, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun 49. maddesinde belirtilen nedenlerden birinin bulunması halinde mümkün olup, davacı tarafından ileri sürülen hususlar bunlardan hiçbirisine uymamaktadır. Diğer yandan, dava dosyasının ve UYAP kayıtlarının incelenmesinden; davacı hakkında, Silahlı Terör Örgütüne Üye olma suçundan yürütülen ceza yargılaması sonucunda verilen, ... Ağır Ceza Mahkemesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararıyla Silahlı Terör Örgütüne Üye Olmamakla Birlikte Örgüte Bilerek ve İsteyerek Yardım Etme suçından 1 yıl 13 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ilişkin kararın Yargıtay ... Ceza Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararında yer alan; "... sanığın, mahkeme kabulünde yer alan ve dosya kapsamına yansıyan deliller itibariyle örgütün finansal kaynağı olarak kabul edilen Bank Asyadaki hesap hareketlerinin incelenmesinden, sanığın örgüt liderinin çağrı dönemlerinden önce de hesabında para yatırma ve katılım hesabı açma işlemlerinin bulunduğu, bankanın TMSF'ye devrinden sonra da bankadaki bakiyesini devam ettirdiği, katılım hesabı açtığı ve yeni para girişlerinin olduğu dikkate alındığında, para yatırma işlemlerinin örgüt liderinin talimatı ile olmayıp, rutin olarak değerlendirildiği, sanığın dernek üyeliği, kimse yok mu derneğine yaptığı bağışların ve Cihan Dağıtım abone açıklaması ile kredi kartından yaptığı ödemelerin konum ve kişisel özellikleri de nazara alındığında sempati ve iltisak boyutunu aşan ve örgüte yardım etme kastıyla hareket ettiğini gösteren faaliyetler kapsamında değerlendirilemeyeceği gözetilerek, örgüte yardım suçundan mahkumiyetini gerektirir her türlü şüpheden uzak delil bulunmayan sanığın atılı suçtan beraati yerine delillerin değerlendirilmesinde düşülen yanılgı sonucu yazılı şekilde mahkumiyetine karar verilmesinin hukuka aykırı olduğu.." gerekçesiyle mahkumiyet kararının bozulmasına karar verildiği ve yargılamanın derdest olduğu görülmüştür. Bununla birlikte bakılan davanın silahlı terör örgütüne üye olma suçuna ilişkin olmadığı ve devam eden ceza yargılamasının "iltisak/irtibat" ilişkisinin tespitine engel teşkil etmediği gibi; anılan ceza Mahkemesi kararında yer verilen; "...Tanık O.H.T beyanında: "Ben bu konuda muhakkike ifade vermiştim ancak muhakkik soru cevap şeklinde ifademizi aldığı için bana sorulan sorulara cevap verdim. Biz aynı kuran kursunda görev yapıyoruz hatırladığım kadarıyla üç yıl beraber çalıştık. Beraber çalıştığımız süre zarfında FETÖ/PDY terör örgütüne yardım topladığını veya yardım verdiğini görmedim. Örgüte eleman kazandırmaya çalıştığına şahit olmadım. Toplantılara sohbetlere katıldığına da şahit olmadım. Kendi aramızda konuştuğumuzda 17/25 Aralık sürecinden önce sohbetlere birkaç kez gittiğini söylemişti. Aynı şekilde örgütün söylemlerini dile getirdiğini de duymadım. Sadece Bank Asyadan kredi kartı kullandığını biliyorum. Önceki ifademde eşinin sohbet düzenlediğine dair kısmı ise soru üzerine söylemiştim. Orada dediğim gibi eşinin de sohbet düzenlediğini duydum fakat ne zaman nerede düzenlendiğini ve mahiyetini bilmiyorum. Bilgim ve görgüm bundan ibarettir" şeklinde beyanda bulunmuştur. Tanık M. A. Y. beyanında: "Ben mekke kuran kursunda öğreticiyim hatırladığım kadarıyla iki yıl beraber çalıştık. Örgüte yardım verdiğini veya yardım topladığını görmedim duymadım. Örgüte eleman kazandırmaya çalıştığına şahit olmadım. Örgütün propagandasını yaptığına da görmedim. Bank Asya'nın kredi kartını kullanıyordu. 17/25 Aralık sürecinden önce çocuklarının bu yapı ile bağlantılı okullarda okuduğunu biliyorum. Bu yapıya ait yurtlar ve kurumların daha iyi eğitim verdiği için gönderdiğini bana söylemişti. Bilgim ve görgüm bundan ibarettir" şeklinde beyanda bulunmuştur. Tanık A. G. beyanında: "Ben bu konuda daha önce muhakkike ifade vermiştim. Bu ifademi aynen tekrar ederim. ...'ın örgüte yardım topladığını veya kendisinin himmet adı altında yardım verdiğini görmedim duymadım. Kuran kursunda kalan çocukları FETÖ(ye kazandırmak için herhangi bir şeyine şahit olmadım. Örgütün söylemlerini dile getirdiğini propagandasını yaptığını görmedim duymadım. Ben yaklaşık bir yıl onunla beraber çalıştım. İlk geldiğinde kim kimdir diye arkadaşları tanımak amacıyla soruşturduğumda bana ... ve eşinin Fetullah Gülen ile bağlantılı olduğunu söylediler. Eşi eşimi sohbete çağırmış ancak eşim kabul etmemiş bende ilişkisini kesmesini istedim. ...'ın eşinin yaptığı sohbetin nerede yapıldığını ve mahiyetini bilmiyorum gitmediği için eşimde bilmiyor. 15 Temmuzdan sonra çocukları ile birlikte miting alanına gittiğini biliyorum ancak bunun takiye için yapıp yapmadığını bilemem. Bilgim ve görgüm bundan ibarettir" şeklinde beyanda bulunmuştur..." tespitleri dava dosyasında yer alan davacı hakkındaki diğer tespitler değerlendirildiğinde davacının FETÖ/PDY ile iltisak ve irtibatının bulunduğu sonucuna varılmıştır. Temyize konu Bölge İdare Mahkemesi kararı ve dayandığı gerekçe hukuk ve usule uygun olup, bozulmasını gerektirecek bir sebep bulunmadığından, temyiz isteminin reddi ile anılan kararın yukarıda belirtilen gerekçenin eklenmesi suretiyle ONANMASINA, temyiz giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına, adli yardım talebinin kabul edilmiş olması nedeniyle temyiz aşamasında tahsil edilmeyen yargılama giderlerinin, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 339. maddesinin 1. fıkrası uyarınca davacıdan tahsili için Mahkemesince ilgili merciine müzekkere yazılmasına, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun 50. maddesi uyarınca, bu onama kararının taraflara tebliğini ve bir örneğinin de belirtilen İdare Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın kararı veren ilk derece Mahkemesine gönderilmesine, 12/06/2023 tarihinde oybirliğiyle kesin olarak karar verildi.