Danıştay · 5. Daire

Danıştay 5. Daire 2021/8819 E. 2024/750 K.

Mahkeme
Danıştay
Daire
5. Daire
Esas No
2021/8819
Karar No
2024/750

T.C. D A N I Ş T A Y BEŞİNCİ DAİRE Esas No : 2021/8819 Karar No : 2024/750 Temyiz İsteminde Bulunan (Davacı): ... Vekili : Av. ... Karşı Taraf (Davalı) : ... Bakanlığı / ANKARA Vekili : Av. ... İstemin Özeti : Davacı tarafından, 7145 sayılı Kanunun 26. maddesiyle 375 sayılı KHK'ya ekli Geçici 35/B-6 maddesi gereğince kamu görevinden çıkarılmasına ilişkin ... tarih ve ... sayılı işlemin iptali ile işlem nedeniyle mahrum kaldığı parasal haklarının yasal faiziyle birlikte ödenmesine karar verilmesi istemiyle açılan davanın reddi yolunda verilen ... İdare Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararına karşı yapılan istinaf başvurusunun reddine ilişkin ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdare Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir. Temyiz İsteminde Bulunan Davacının İddialarının Özeti: FETÖ/PDY terör örgütü ile irtibatı veya iltisakının bulunmadığı, kamu görevinden çıkarılmasına ilişkin işlemin ölçülü olmadığı, dava konusu işlemde aleyhine somut hiçbir delil ve gerekçenin gösterilmediği, Anayasa ve uluslararası sözleşmelerle güvence altına alınan temel hak ve hürriyetlerin ihlal edildiği, savunma hakkı kullandırılmaksızın işlem tesis edildiği, soruşturmacı atanmadığı, 17/25 Aralık öncesi ekonomik durumu sebebiyle yapı içerisinde bulunduğu sonrasında hemen ayrıldığı, örgüt üyesi olduğu yönünde somut delil bulunmadığı, adil yargılanma hakkının ihlal edildiği, OHAL döneminde sadece OHAL'in gerektirdiği ölçüde ve OHAL'e neden olan konularla ve OHAL süresiyle sınırlı geçici tedbirlerin alınabileceği, OHAL KHK'larının Resmi Gazetede yayımlandıkları gün TBMM'nin onayına sunulması ve en geç 30 gün içerisinde görüşülüp karara bağlanmasının zorunlu olduğu, bu usule uyulmadığı için dava konusu işlemin dayanaksız kaldığı, dava konusu işlemin yetki, şekil, sebep, konu ve maksat unsurları yönünden hukuka aykırı olduğu iddia edilmektedir. Davalı İdarenin Savunmasının Özeti: Temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmaktadır. Danıştay Tetkik Hakimi : ... Düşüncesi : İdare Dava Dairesi kararının gerekçe eklenmesi suretiyle onanması gerektiği düşünülmektedir. TÜRK MİLLETİ ADINA Karar veren Danıştay Beşinci Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 334. maddesi uyarınca adli yardım talebi daha önce kabul edilmiş olan davacının, aynı Kanun'un 335. maddesinin 3. fıkrasında yer alan ''adli yardım hükmün kesinleşmesine kadar devam eder'' düzenlemesi gereğince temyiz aşamasındaki adli yardım talebi hakkında karar verilmesine yer olmadığına karar verilerek gereği görüşüldü: Dava dosyasında yer alan belgeler ve UYAP kayıtlarının incelenmesinden; hükümlü olarak cezaevinde bulunan davacının 07/06/2022 tarihinde tahliye edildiği, bu nedenle halihazırda kısıtlılık halinin bulunmadığı anlaşılmaktadır. Bölge idare mahkemesi idare dava daireleri tarafından verilen kararların temyiz yolu ile incelenerek bozulabilmeleri, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun 49. maddesinde belirtilen nedenlerden birinin bulunması halinde mümkün olup, davacı tarafından ileri sürülen hususlar bunlardan hiçbirine uymamaktadır. Bununla birlikte; davacı hakkında yürütülen ceza yargılaması neticesinde verilen ... Ağır Ceza Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararında yer alan: "Sanığın İzmit İlçe Jandarma Komutanlığında Uzman Jandarma olarak görev yaptığı ve ..., ..., .., ... ve ... numaralı sabit hat telefonunun HTS kaydı incelendiğinde; sanığın kullandığını beyan ettiği ... numaralı GSM hattından yapılan aranmalardan 13 aramanın kendisi gibi askeri personel olan A.A., K.Y., İ.Ş., A.S., Y.T. isimli şahıslar ile, ayrıca 2 aranmasının da sivil olan M.K. ve A.A. isimli şahıslar ile ardışık olduğu tespit edilmesi üzerine soruşturma başlatılmış ve hakkında benzer suç ve eylemler nedeni ile soruşturma yürütülen M.K. ve İ.Ş.'in sanığın örgüt içerisindeki konumu ve örgüt ile bağına dair beyanların bulunması üzerine mahkememize kamu davası açılmış olup tanık M.K. mahkememiz huzurunda alınan beyanında sanık hakkında: "sorutşurma aşamasında sanıkla ilgili etkin pişmanlık kapsamında ifade vermiştim, bu ifadelerim doğrudur, ben 2005 -2007 yılları arasında Kocaeli'de iki yıllık bir bölümde öğrenci idim, şu an huzurda bulunan sanık ise Kocaeli'de dört yıllık bir fakülte okuyordu, 2005-2007 yılları arasında sanık ile tanışıklığım vardır, bir dönem kendisi ile aynı evde kaldık, sanık ile aynı evde kaldığımız ev o dönem terör örgütü olarak bilmediğimiz cemaat eviydi, sanığı tanıdığım iki yıllık süre içerisinde sanığın diğer kaldığı evler de cemaat evleriydi, 2007 yılında sanıkta bende uzmanlığı kazandık, 2007-2008 yılları arasında birlikte eğitim gördük, 2008'den sonra telefonla irtibatımız oldu, kaldığımız dönem içerisinde bu evlerde herhangi bir faaliyet görmedim, zaten örgüt olduğunu bilseydim bu evlerde kalmazdım, uzman jandarma sınavını kazanıp okula kaydımızı yaptırdıktan sonra ...'la görüşmemiz olmuştu, bu sürede Körfez bölgesinde kalan mühendislik bölümü okuyan emin isimli şahıs iki defa benimle ve ...'la görüşmeye geldi, bu görüşmelerde okulun nasıl gittiğini, sıkıntımız olup olmadığını sordu, cemaat evlerinde kaldığımız süre içerisinde ...'de bu evlerde kalıyordu, 2008 yılından sonra sanığın cemaatle bağlantısı olduğuna dair herhangi bir bilgim yoktur" şeklinde beyanda bulunarak sanığın örgüt ile olan bağı ve örgüt içerisindeki konumu hakkında bilgi verdiği, tanık İ.Ş. mahkememiz huzurunda alınan beyanında sanık hakkında: "soruşturma aşamasındaki vermiş olduğum beyanlarım ve teşhisim doğrudur, 2011 yılında ... isimli örgüt içerisinde benimle ilgilenen şahıs beni ...'ın evine yerleştirdi, ben ...'ı daha önce Hakkari ilinde beraber çalışmamız nedeniyle de tanıyordum, ancak Hakkari ilinde herhangi bir cemaat bağlantısını bilmiyordum, iki yıl boyunca ... ile aynı evde kaldım, bu süre içerisinde samet isimli şahısla görüşmelere devam ettik, aylık veya bazen iki ayda bir toplanırdık, bu görüşmelere ...'da katılırdı, fethullah gülen kitapları okunurdu, dini sohbetler yapılırdı, samet benden de sanıktan da himmet adı altında para talep etti, ancak ben himmet vermedim, sanığın da himmet verdiğini görmedim, zaman zaman sohbetlere ismini bilmediğim ancak doktor olduğunu hatırladığım bir şahısta gelirdi, 2013'den sonra ... evlendiği için evini ayırdı bende astsubaylık okulunu kazandığım için ankara iline taşındım, bu tarihten sonra aramızda herhangi bir görüşme olmamıştır, bu tarihten sonra sanığın cemaatle bağlantısı olduğuna dair herhangi bir bilgim yoktur, aramızda herhangi bir husumet yoktur, evden ayrılma sürecinde aramızda herhangi bir küslük kırgınlık yoktu, misafirhanede ben kaldım, sanığın bu süreçte misafirhanede kaldığını bilmiyorum, ev ...'ın üzerine tutulmuştu, Samet isimli şahsın yönlendirmesi ile ... evini tutmuştu, daha sonra beni Yılmaz ile tanıştırdılar ve bu eve yerleştirdiler, samet bana ...'ı yönlendirerek ev tutturduğunu söylemişti, ayrıca bu konuyu ...'da bana söyledi" şeklinde beyanda bulunarak sanığın örgüt ile olan bağı ve örgüt içerisindeki konumu hakkında bilgi verdiği, yine tanık A.S. Fotoğraf Teşhis ve Tespit Tutanağı'nda yer alan beyanında sanık hakkında: " Bu şahsı ifademde beni cemaatin öğrenci evine davet eden ve benimle birlikte cemaat evinde kalan ve burada namaz kılma, risale okuma, pırlanta isimli cemaat kitabı okuma gibi faaliyetlere katılan ... isimli şahıstır. Şahsı kesin ve net olarak teşhis ettim. Dedi." şeklinde beyanda bulunarak sanığın örgüt içerisindeki konumu hakkında bilgi verdiği, sanığın Kocaeli ilinde görev yaptığı esnada örgüt üyelerince gizliliğe riayet etme amaçlı sabit hatlardan bir çok kez aranarak örgüt ile sürekli temas halinde olduğu bu hususlar dosya kapsamındaki diğer delillerle birlikte değerlendirildiğinde, aramaların örgütsel gizliliği sağlamaya yönelik olarak ve örgütsel amaçlarla gerçekleştirildiğinde kuşku bulunmadığı, bu şekilde sübutu kabul edilen eylemlerinin sürekliliği, çeşitliliği, belirli bir hiyerarşik disiplin içinde gerçekleşmiş oluşu ve yoğunluk durumu göz önüne alındığında FETÖ/PDY Silahlı Terör Örgütüne üye olma suçunu oluşturduğundan eylemine uyan bu şekilde sanığın FETÖ/PDY Silahlı Terör Örgütünün kuruluş amaçlarını, faaliyet ve eylemlerini benimseyerek gönüllü olarak örgüt hiyerarşisine dahil olmayı tercih ettiği, bu şekilde örgütle organik bağ kurduğu ve örgüt içerisindeki tabir ile ÖĞRENCİ konumunda bulunduğu, sanığın FETÖ PDY Silahlı Terör Örgütünün devletin tüm kurumlarının içine sızarak ele geçirme amacını gerçekleştirme yolunda askeri yapılanma içerisinde yer alan üyelerinde olduğu, bu suretle sanığın üzerine atılı bulunan "silahlı terör örgütüne üye olma" suçunu işlediğinin sabit olduğu sonucuna varılmıştır" tespitleri, bakılmakta olan dava dosyasında yer alan diğer tespitler ile birlikte değerlendirildiğinde, davacının FETÖ/PDY ile iltisak ve irtibatının bulunduğu sonucuna varılmıştır. Temyize konu Bölge İdare Mahkemesi kararı ve dayandığı gerekçe hukuk ve usule uygun olup, bozulmasını gerektirecek bir sebep bulunmadığından, temyiz isteminin reddi ile anılan kararın yukarıda belirtilen gerekçenin eklenmesi suretiyle ONANMASINA, temyiz giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına, adli yardım talebinin daha önce kabul edilmiş olması nedeniyle temyiz aşamasında tahsil edilmeyen yargılama giderinin tahsili için Mahkemesince müzekkere yazılmasına, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun 50. maddesi uyarınca, bu onama kararının taraflara tebliğini ve bir örneğinin de belirtilen İdare Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın kararı veren ilk derece Mahkemesine gönderilmesine, 08/02/2024 tarihinde oybirliğiyle kesin olarak karar verildi.

Atıf: Danıştay 5. Daire, E. 2021/8819, K. 2024/750, www.arakarar.com/karar/danistay-5-daire-2021-8819-e-2024-750-k-d5fcd6131b66