Danıştay · 5. Daire

Danıştay 5. Daire 2021/7661 E. 2024/17654 K.

Mahkeme
Danıştay
Daire
5. Daire
Esas No
2021/7661
Karar No
2024/17654
Karar Tarihi

T.C. D A N I Ş T A Y BEŞİNCİ DAİRE Esas No : 2021/7661 Karar No : 2024/17654 Temyiz İsteminde Bulunan (Davacı) : ... Karşı Taraf (Davalı): ... Bakanlığı / ... Vekili : Av. ... İstemin Özeti : Davacının, 375 sayılı Kanun Hükmünde Kararname'ye eklenen geçici 35. maddenin (B) fıkrası uyarınca kamu görevinden çıkarılmasına ilişkin Milli Savunma Bakanlığının ... tarih ve ... sayılı işleminin iptali ile bu işlem nedeniyle yoksun kaldığı parasal haklarının yasal faiziyle birlikte ödenmesine karar verilmesi istemiyle açılan davanın reddi yolunda verilen ... İdare Mahkemesinin... tarih ve E:..., K:... sayılı kararına karşı yapılan istinaf başvurusunun reddine ilişkin ... Bölge İdare Mahkemesi... İdare Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir. Temyiz İsteminde Bulunan Davacının İddialarının Özeti: Mahkumiyetine ilişkin ceza mahkemesi kararının henüz kesinleşmediği, masumiyet karinesinin ihlal edildiği, Anayasa'nın 129. maddesine aykırı olarak savunma hakkının kısıtlandığı, idarelere tanınan takdir yetkisinin sınırsız olmadığı, kamu görevinden çıkarılmayı gerektirir somut nedenlerin açık ve şüpheye yer vermeyecek şekilde ortaya konulması gerektiği, örgütle iltisakını veya irtibatını gösteren somut hiçbir delil bulunmadığı, hukuk devleti ilkesinin ihlal edildiği iddia edilmektedir. Davalı İdarenin Savunmasının Özeti: Bölge İdare Mahkemesi kararında hukuka aykırılık bulunmadığı belirtilerek temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmaktadır. Danıştay Tetkik Hakimi: ... Düşüncesi: Temyiz isteminin reddi ile İdare Dava Dairesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir. TÜRK MİLLETİ ADINA Karar veren Danıştay Beşinci Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 334. maddesi uyarınca adli yardım talebi daha önce kabul edilmiş olan davacının, aynı Kanun'un 335. maddesinin 3. fıkrasında yer alan "adli yardım, hükmün kesinleşmesine kadar devam eder." düzenlemesi gereğince temyiz aşamasındaki adli yardım talebi hakkında karar verilmesine yer olmadığına karar verilerek gereği görüşüldü: Bölge idare mahkemesi idare dava daireleri tarafından verilen kararların temyiz yolu ile incelenerek bozulabilmeleri, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde belirtilen nedenlerden birinin varlığı halinde mümkün olup, davacı tarafından ileri sürülen hususlar bunlardan hiçbirine uymamaktadır. Bununla birlikte, davacı hakkında yürütülen ceza yargılaması neticesinde verilen ... Ağır Ceza Mahkemesinin... tarih ve E:..., K:... sayılı kararında yer alan '...Dosyada mevcut HTS Tespit ve Analiz Tutanağı ile Ankesör/Büfe Analiz Raporu ve Sorgu Raporu (ATAÇ raporları)'na göre sanığın kullandığı beyanı ile de sabit olan ... ve ... numaralı GSM hatlarının, 07.07.2012 tarihinde H.S. isimli askeri personel ile, 19.12.2012 tarihinde S.Y. isimli askeri personel ile, 26.07.2013 tarihinde V.K.Ö., U.Ö., M.K. ve V.Y. ile, 07.08.2015 tarihinde M.K. isimli askeri personel ile, 07.08.2015 tarihinde Z.S. isimli askeri personel ile, 11.10.2015 tarihinde T.Ş. isimli askeri personel ile, 12.10.2015 tarihinde T.Ş. isimli askeri personel ile, 22.02.2016 tarihinde U.A.U. isimli askeri personel ile ardışık olarak arandığının tespit edildiği, Ayrıca sanığın FETÖ/PDY mahrem imamlarınca takibini yaptıkları askeri öğrenci/personel ile irtibat kurmak için kullanıldığı tespit edilen Kocaeli ve İzmir illerinde bulunan sabit/ankesörlü hatlardan çok kez tekil olarak arandığının tespit edildiği, Sanıkla ardışık olarak arandığı tespit edilen V.K.Ö., U.Ö., U.A.U., M.K., Z.S.'ın etkin pişmanlık hükümlerinden faydalandıkları ve örgütle irtibatlı olduklarını beyan ettikleri, bu kişilerin yargılama dosyalarında alınan beyanlarında FETÖ/PDY silahlı terör örgütü mahrem imamlarının kendilerini ankesörlü/sabit hatlardan aradığını beyan ettikleri, Sanığın Kocaeli ilinde görev yaptığı dönemde Kocaeli ilinden, İzmir ilinde görev yaptığı dönemde İzmir ilinden arandığı, sanıkla ardışık olarak arandığı tespit olunan V.K.Ö., U.Ö., U.A.U., M.K., Z.S.'ın örgütle irtibatlı oldukları ve örgüt mahrem imamlarınca ankesörlü hatlardan arandıkları hususunun etkin pişmanlık beyanları ile sabit olduğu, sanığın astsubay olduğu dönemde astsubay olan askeri personeller ile subaylığa geçiş yaptıktan sonra ise subay rütbesindeki askeri personeller ile ardışık olarak arandığı, sanığın kendisi ile aynı rütbede bulunan askeri personeller ile FETÖ/PDY mahrem imamlarınca takibini yaptıkları askeri öğrenci/personel ile irtibat kurmak için kullanıldığı tespit edilen sabit/ankesörlü hatlardan çok sayıda ardışık olarak aranmasının ve çok sayıda tekil olarak aranmasının hayatın olağan akışına aykırı olduğu, tesadüf ile açıklanamayacağı, aramalarda görüşmelerin kısa süreli olduğu ve tanık M.T.'nın beyanları bir bütün halinde değerlendirildiğinde, söz konusu ardışık ve tekil aramaların Yargıtay .... Ceza Dairesi'nin ... tarih ve ... Esas, ... karar sayılı ilamındaki kriterleri karşılaması da gözetilerek sanığın aleyhine FETÖ/PDY silahlı terör örgütüne üye olmak suçu yönünden delil vasfına haiz olduğu ve bu aramaların sanıktan sorumlu mahrem imam/imamlar tarafından yapıldığı kanaatine ulaşılmıştır. Tanık M.T.'nın mahkememizce alınan beyanında, kendisinden sorumlu ... isimli mahrem imamın kendisini sanıkla tanıştırdığını, sanıkla birlikte 2012-2014 yılları arasında ... isimli abinin evinde görüştüklerini, bu görüşmelerde Kuran ve risale okunduğunu, örgüt elebaşısına ait videoların izlendiğini beyan ettiği, M.T.'nın kolluk ifadesinde özetle, 2011 yılında nişanlandıktan sonra grubunun ve mahrem abisinin değiştiğini, sanıkla aynı grupta aynı mahrem abi ile görüşmeye başladığını, bu mahrem abinin kendilerine Kuran okuduğunu, örgüt elebaşına ait kitapları okuduğunu, CD'leri izlettiğini, sanığın 2014 yılı Mart ayı gibi subaylık sınavlarına başvurarak subay olduğunu ve gruptan ayrıldığını beyan ettiği ve sanığı fotoğrafından teşhis ettiği, Tanığın beyanlarının aşamalarda değişmediği ve birbiri ile uyumlu olduğu, tanığın sanığa iftira atmasını gerektirir dosyaya yansıyan bir husumetin bulunmadığı anlaşılmakla tanığın beyanlarının itibar edilir beyanlar olduğuna kanaat getirildiği, Tüm bu hususların birlikte değerlendirilmesi neticesinde; Sanık ...'ın FETÖ/PDY silahlı terör örgütünün askeri mahrem yapılanmasında "öğrenci" konumunda bulunduğu, kendisinden sorumlu mahrem imamları ile sohbet adı altında örgütsel görüşmeler gerçekleştirdiği, anksesör ve sabit hatlardan mahrem imamları tarafından sohbet ve örgüt organizasyonlarından haberdar edilmek üzere arandığı, bir mahrem imamdan başka bir mahrem imama devredildiği (birden fazla mahrem imam ile irtibatlandırıldığı), kendisi gibi askeri personel olan kişiler ile grup yapıldığı, himmet adı altında örgüte maddi destekte bulunduğu...' tespitleri, dava dosyasında yer alan diğer tespitler ile birlikte değerlendirildiğinde, davacının FETÖ/PDY ile iltisak ve irtibatının bulunduğu sonucuna varılmıştır. Temyize konu Bölge İdare Mahkemesi kararı ve dayandığı gerekçe hukuk ve usule uygun olup, bozulmasını gerektirecek bir sebep bulunmadığından, temyiz isteminin reddi ile anılan kararın yukarıda belirtilen gerekçenin eklenmesi suretiyle ONANMASINA, temyiz giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına, adli yardım talebinin daha önce kabul edilmiş olması nedeniyle temyiz aşamasında tahsil edilmeyen yargılama giderlerinin tahsili için Mahkemesince müzekkere yazılmasına, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 50. maddesi uyarınca, bu onama kararının taraflara tebliğini ve bir örneğinin de belirtilen İdare Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın kararı veren ilk derece Mahkemesine gönderilmesine, 12/11/2024 tarihinde, oybirliğiyle kesin olarak karar verildi.

Atıf: Danıştay 5. Daire, E. 2021/7661, K. 2024/17654, T. 12.11.2024, www.arakarar.com/karar/danistay-5-daire-2021-7661-e-2024-17654-k-f72cfddaf0c7