Danıştay · 5. Daire

Danıştay 5. Daire 2021/11762 E. 2024/15235 K.

Mahkeme
Danıştay
Daire
5. Daire
Esas No
2021/11762
Karar No
2024/15235
Karar Tarihi

T.C. D A N I Ş T A Y BEŞİNCİ DAİRE Esas No : 2021/11762 Karar No : 2024/15235

Temyiz İsteminde Bulunan (Davacı): ...

Karşı Taraf (Davalı) : ... Bakanlığı / ANKARA Vekili : Av. ...

İstemin Özeti : 672 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamenin eki listede ismine yer verilmek suretiyle kamu görevinden çıkarılan davacı tarafından, göreve iade talebiyle OHAL İşlemleri İnceleme Komisyonuna yaptığı başvurunun reddine ilişkin ... tarih ve ... sayılı işlemin iptaline karar verilmesi istemiyle açılan davanın reddi yolunda verilen ... İdare Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararına karşı yapılan istinaf başvurusunun reddine ilişkin ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdare Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.

Temyiz İsteminde Bulunan Davacının İddialarının Özeti: Terör örgütü ile irtibatlı ve iltisaklı olduğundan bahisle KHK ile kamu görevinden çıkarılmasına dair işlemin hukuka aykırı olduğu, yasaya uygun olarak kurulan sendikaya üye olduğu, bunun da herhangi bir yaptırıma dayanak olmaması gerektiği, sendikaya üye olmasının örgütlenme kapsamında ve koruması altında olduğu, bankaya para yatırmasının ve bu yatırımdan kar elde etmesinin mülkiyet hakkı kapsamında olduğu, yasal olarak faaliyette bulunan bankaya para yatırma eyleminin aleyhine delil olarak kullanılamayacağı, terör örgütüne üye olma suçundan beraatına karar verildiği, Devlete sadakat yükümlülüğüne aykırı hareket ettiğini gösteren somut delil olmadığı, kanunsuz suç ve ceza olmaz ilkesinin ihlal edildiği ileri sürülmektedir.

Davalı İdarenin Savunmasının Özeti: Temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmaktadır.

Danıştay Tetkik Hakimi : ... Düşüncesi : İdare Dava Dairesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.

TÜRK MİLLETİ ADINA Karar veren Danıştay Beşinci Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 334. maddesi uyarınca daha önce adli yardım talebi kabul edilmiş olan davacının, aynı Kanun'un 335. maddesinin 3. fıkrasında yer alan "adli yardım, hükmün kesinleşmesine kadar devam eder." düzenlemesi gereğince temyiz aşamasındaki adli yardım talebi hakkında karar verilmesine yer olmadığına karar verilerek gereği görüşüldü: Bölge idare mahkemesi idare dava daireleri tarafından verilen kararların temyiz yolu ile incelenerek bozulabilmeleri, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde belirtilen nedenlerden birinin bulunması halinde mümkündür. Temyize konu Bölge İdare Mahkemesi kararı ve dayandığı gerekçe hukuk ve usule uygun olup, bozulmasını gerektirecek bir sebep bulunmadığından, temyiz isteminin reddi ile anılan kararın ONANMASINA, temyiz giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına, adli yardım talebinin daha önce kabul edilmiş olması nedeniyle temyiz aşamasında tahsil edilmeyen yargılama giderinin tahsili için Mahkemesince müzekkere yazılmasına, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 50. maddesi uyarınca, bu onama kararının taraflara tebliğini ve bir örneğinin de belirtilen İdare Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın kararı veren ilk derece Mahkemesine gönderilmesine, 14/10/2024 tarihinde esasta oybirliğiyle, gerekçede oyçokluğuyla kesin olarak karar verildi.

(X) KARŞI OY : 672 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamenin eki listede ismine yer verilmek suretiyle kamu görevinden çıkarılan davacı tarafından, göreve iade talebiyle OHAL İşlemleri İnceleme Komisyonuna yaptığı başvurunun reddine ilişkin ... tarih ve ... sayılı işlemin iptaline karar verilmesi istemiyle açılan davanın reddi yolunda verilen ... İdare Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararına karşı yapılan istinaf başvurusunun reddine ilişkin ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdare Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir. Dosyanın incelenmesinden; davacı beyanları ve dosyada yer alan bilgi ve belgelere göre, davacının Bank Asya hesabının 19/02/2009 tarihinde açıldığı, Bankanın TMSF'ye devrinden sonraki tarihlerde , fatura ödemeleri ve havale işlemleri için kullanmaya devam ettiği, bu nedenle örgüt liderinin talimatıyla uyumlu olarak davacının banka hesabında oransal bir artış olmadığı, davacının Bank Asya hesabını açılış tarihinden itibaren hesabın rutin bankacılık işlemleri ile aktif olarak kullanıldığ ve Bank Asya'ya örgüt talimatıyla para yatırdığına ilişkin bir tespitin bulunmadığı anlaşıldığından söz konusu hesap hareketlerinin davacı aleyhine bir durum olarak değerlendirilmesi mümkün değildir. Bununla birlikte davacı hakkında silahlı terör örgütüne (FETÖ/PDY) üye olma suçundan açılan kamu davasında ... Ağır Ceza Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararında, "... Sanığın Bankasya da ... tarihinde açılan ... müşteri numarası ile hesabının olduğu anlaşılmıştır. Her ne kadar sanığın Bankasya da hesabı var ve iddianamede de belirtildiği üzere 2014 yılının Şubat ayında hesaba para girişi var ise de; bankasya kayıtlarının incelenmesinde hesabın rutin bankacılık işlemlerine ilişkin olduğu, 2013 yılının Temmuz ayında hesapta 47.662 TL bulunduğu ve devam eden iki aylık süreçte de hesapta para artışının saptandığı hesapta katılım hesabı açılarak paranın rutin bankacılık işlemleri kapsamında işletildiği, aynı zamanda hesabın fatura tahsilatları için de düzenli olarak kullanıldığı ve bu hususun dosya içinde bulunan ekstre raporundan da anlaşıldığı, talimat tarihinden sonra 16.01.2014 tarihinde vadeli mevduat hesabı açılmış ise de bu hesabın 30.01.2014 tarihinde kapatıldığı, talimat döneminden sonra hesaba giren ve çıkan paranın benzer miktarda olduğu, hesaba yatırılan paraların bankayı kurtarma amacını destekler nitelikte uzun süre hesapta tutulmadığı ve sürekli olarak sanığın eşi olan ...'un hesapları ile para aktarımları olduğu bu hususların Gelir Uzmanı ...'dan aldırılan bilirkişi raporu ile de saptandığı anlaşılmakla hesabın talimat döneminden önce de kullanılmış olması, her ne kadar hesaba para girişi olmuş ise de bu para girişlerinin bankayı kurtarmaya yönelik olduğunun saptanamadığı, hesaptaki paraların kısa süreler hesapta tutulduğu ve sonrasında farklı işlemler sonucunda hesaptan çıkışının yapıldığı, sanığın bu hesabı açılış tarihinden itibaren kullandığı aynı zamanda bankasyanın TMSF'ye devredildiği Mayıs 2015 tarihinden sonra da hesabı fatura ödemeleri ve havale işlemleri için kullanmaya devam ettiği bu kullanım dışında talimat doğrultusunda hareket ettiğine ilişkin hesap hareketlerinin bulunmadığı anlaşılmıştır. Sanığın ... hesabının FETÖ/PDY liderinin talimat dönemeninde bankaya destek niteliğinde hareket görmediği, rutin bankacılık hareketleri kapsamında kullanıma devam edildiği Y.16.C.D nin kararları dikkate alınarak sanığın konum ve kişisel özellikleri de nazara alındığında sempati ve iltisak boyutunu aşan, örgüt üyesi olduğunu ispat etmeye yeterli örgütsel faaliyetler kapsamında değerlendirilemeyecektir. Sanığın ... bankasya nedeniyle silahlı terör örgütüne üye olma veya silahlı terör örgütünün hiyerarşik yapısına dahil olmamakla birlikte, örgüte bilerek ve isteyerek yardım etme suçundan mahkumiyeti için herhangi bir delile rastlanmadığı ve şüpheden sanık yararlanır ilkesi gereği sanığın üzerine atılı suçundan mahkumiyeti için gerekli hertürlü şüpheden uzak, kesin ve inandırıcı delil elde edilemediğinden sanığın beraatine karar vermek gerekmiştir....." gerekçesiyle beraatine hükmedildiği, hükme karşı yapılan istinaf isteminin reddi karar verilerek dosyanın temyiz incelemesinde olduğu görülmüştür. Bu itibarla, söz konusu Bank Asya hesap hareketlerinin davacı aleyhine bir durum olarak değerlendirilmesi mümkün olmamakla birlikte, dava dosyasında yer alan diğer tespitler değerlendirildiğinde ise, davacının FETÖ/PDY silahlı terör örgütü ile iltisak ve irtibatının bulunduğu sonucuna varıldığından, temyize konu Bölge İdare Mahkemesi kararının yukarıda belirtilen gerekçenin eklenmesi suretiyle onanmasına karar verilmesi gerektiği görüşüyle çoğunluk kararına gerekçe yönünden katılmıyorum.

Atıf: Danıştay 5. Daire, E. 2021/11762, K. 2024/15235, T. 14.10.2024, www.arakarar.com/karar/danistay-5-daire-2021-11762-e-2024-15235-k-29867438b2bf