Danıştay · 5. Daire

Danıştay 5. Daire 2021/11528 E. 2023/20843 K.

Mahkeme
Danıştay
Daire
5. Daire
Esas No
2021/11528
Karar No
2023/20843

T.C. D A N I Ş T A Y BEŞİNCİ DAİRE Esas No : 2021/11528 Karar No : 2023/20843 Temyiz İsteminde Bulunan (Davacı): ... Vekili : Av. ... Karşı Taraf (Davalı) : ... Bakanlığı Vekili : Av. ... İstemin Özeti : Davacı tarafından, 375 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamenin Geçici 35. maddenin (B) fıkrası uyarınca kamu görevinden çıkarılmasına ilişkin .. tarih ve ... sayılı İçişleri Bakanlığı işleminin iptali ile işlem nedeniyle yoksun kaldığı parasal haklarının yasal faiziyle birlikte ödenmesine karar verilmesi istemiyle açılan davanın reddi yolunda verilen ... İdare Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararına karşı yapılan istinaf başvurusunun reddine ilişkin ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdare Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir. Temyiz İsteminde Bulunan Davacının İddialarının Özeti: 657 Sayılı Devlet Memurları Kanunu'nun 48/A-5 maddesinde memurluğa engel suçlardan “mahkûm” olmama şartının arandığı, işlem tarihi itibariyle kesinleşmiş bir mahkumiyet kararının bulunmadığı, hakkında Hükmün Açıklanmasının Geri Bırakılmasına karar verildiği, aynı eylemlere dayalı olarak iki ayrı kararın ortaya çıktığı, hiçbir kişiselleştirme ve gerekçelendirme yapılmadan kamu görevinden çıkarıldığı, dava konusu işlemin hukuka aykırı olduğu iddia edilmektedir. Davalı İdarenin Savunmasının Özeti: Bölge İdare Mahkemesi kararında usul ve esas bakımından hukuka aykırılık bulunmadığı belirtilerek temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmaktadır. Danıştay Tetkik Hakimi : ... Düşüncesi : İdare Dava Dairesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir. TÜRK MİLLETİ ADINA Karar veren Danıştay Beşinci Dairesince, Tetkik Hakiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü: Bölge idare mahkemesi idare dava daireleri tarafından verilen kararların temyiz yolu ile incelenerek bozulabilmeleri, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun 49. maddesinde belirtilen nedenlerden birinin bulunması halinde mümkün olup, davacı tarafından ileri sürülen hususlar bunlardan hiçbirine uymamaktadır. Diğer yandan, her ne kadar İdare Mahkemesi kararında davacının etkin pişmanlıkta bulunduğu, FETÖ/PDY silahlı terör örgütüne üye olma suçunu işlediği sabit görülerek hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verildiği belirtilmiş ise de; masumiyet karinesi ilkesi gereği hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının, ilgilisi lehine veya aleyhine bir sonuç doğurmayacağı açık olmakla birlikte, ceza mahkemesi kararından bağımsız olarak, ceza yargılaması sırasında elde edilen delillerin, ilgililerin FETÖ/PDY silahlı terör örgütü ile iltisak veya irtibat düzeyinde bir ilişkisinin olup olmadığının belirlenmesi noktasında ayrıca değerlendirilmesi gerektiği açıktır. Bu itibarla, davacı hakkında yürütülen ceza yargılamasında, ... Ağır Ceza Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararında; "...Sanıkların ardışık arama kayıtlarının bulunduğu, her iki sanığın da kollukça alınan ifadelerinde, askeri okulda FETÖ/PDY terör örgütü mahrem yapılanması içerisinde sabit hatlardan/ankesörlü telefonlardan mahrem imamların araması üzerine görüşmeye gittiklerini beyan ettikleri, sanıklar hakkında tanık beyanlarının bulunduğu, sanıkların, ayrıntılı şekilde FETÖ/PDY terör örgütü içerisinde bulundukları dönemlere ait beyanlarının olduğu, tanık beyanlarının bu durumu desteklediği ve sanıkların da tanık beyanlarının doğru olduğunu belirttikleri... sanık ...'ın ise örgüt içerisinde kod isminin bulunmadığını beyan ettiğinin anlaşıldığı, sanıkların savunmalarında etkin pişmanlıktan yaralanmak istediklerini belirttiği ve teşhis işlemlerinde bulundukları..." tespitleri yapılarak davacının FETÖ/PDY silahlı terör örgütü üyeliği suçundan mahkumiyetine karar verildiği ve TCK'nın "etkin pişmanlık" hükümleri kapsamında ceza indirimi yapılarak hükmün açıklanmasının geri bırakıldığı, etkin pişmanlıktan faydalanan davacının iltisak ve irtibat düzeyindeki ilişkisinin kendi samimi ikrarı ile ortaya konulduğu anlaşılmaktadır. Temyize konu Bölge İdare Mahkemesi kararı ve dayandığı gerekçe hukuk ve usule uygun olup, bozulmasını gerektirecek bir sebep bulunmadığından, temyiz isteminin reddi ile anılan kararın yukarıda belirtilen gerekçenin eklenmesi suretiyle ONANMASINA, temyiz giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına, adli yardım talebinin daha önce kabul edilmiş olması nedeniyle temyiz aşamasında tahsil edilmeyen yargılama giderinin tahsili için Mahkemesince müzekkere yazılmasına, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun 50. maddesi uyarınca, bu onama kararının taraflara tebliğini ve bir örneğinin de belirtilen İdare Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın kararı veren ilk derece Mahkemesine gönderilmesine, 28/12/2023 tarihinde oybirliğiyle kesin olarak karar verildi.

Atıf: Danıştay 5. Daire, E. 2021/11528, K. 2023/20843, www.arakarar.com/karar/danistay-5-daire-2021-11528-e-2023-20843-k-47a4f24bc5cc