Danıştay · 5. Daire
Danıştay 5. Daire 2020/6785 E. 2023/17326 K.
- Mahkeme
- Danıştay
- Daire
- 5. Daire
- Esas No
- 2020/6785
- Karar No
- 2023/17326
T.C. D A N I Ş T A Y BEŞİNCİ DAİRE Esas No : 2020/6785 Karar No : 2023/17326 Temyiz İsteminde Bulunan (Davacı) : ... adına vesayeten ... Karşı Taraf (Davalı) : ... Bakanlığı / ANKARA Vekili : Av. ... İstemin Özeti : Davacı tarafından, 667 sayılı Olağanüstü Hal Kapsamında Kamu Personeline İlişkin Alınan Tedbirlere Dair Kanun Hükmünde Kararname'nin 4. Maddesinin 1. fıkrasının (a) bendi uyarınca "kamu görevinden çıkarılmasına" dair ... tarihli ... karar nolu Milli Savunma Bakanlığı işleminin iptali istemiyle açılan davanın reddi yolunda verilen ... İdare Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararına karşı yapılan istinaf başvurusunun reddine ilişkin ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdare Dava Dairesinin 23/09/2020 tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir. Temyiz İsteminde Bulunan Davacının İddialarının Özeti: Anayasa'nın 129. maddesine aykırı olarak savunma hakkı tanınmadan, soruşturma yürütülmeden, adil yargılanma hakkı tanınmadan ve mahkemeye erişim hakkı verilmeden kamu görevinden çıkarıldığı, niteliği itibariyle geçici olmayan ve nihai bir sonuç doğuran işlem tesis edildiği, terör örgütü ile ilişkisi olduğuna dair somut hiçbir delil bulunmadığı belirtilerek Bölge İdare Mahkemesi kararının bozulması gerektiği iddia edilmektedir. Davalı İdarenin Savunmasının Özeti: Temyiz isteminin reddinin gerektiği savunulmaktadır. Danıştay Tetkik Hakimi : ... Düşüncesi : İdare Dava Dairesi kararının gerekçe eklenmek suretiyle onanması gerektiği düşünülmektedir. TÜRK MİLLETİ ADINA Karar veren Danıştay Beşinci Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra, ... Sulh Hukuk Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararıyla ...'un davacıya vasi olarak atandığı ve anılan kararın tarafların temyiz etmemesi üzerine 08/11/2022 tarihinde kesinleştiği görüldüğünden, davaya vasi yoluyla devam edilmesine karar verilerek gereği görüşüldü: Bölge idare mahkemesi idare dava daireleri tarafından verilen kararların temyiz yolu ile incelenerek bozulabilmeleri, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde belirtilen nedenlerden birinin varlığı halinde mümkün olup, davacı tarafından ileri sürülen hususlar bunlardan hiçbirisine uymamaktadır. Bununla birlikte, davacı hakkında yürütülen ceza yargılaması neticesinde verilen ve Bölge Adliye Mahkemesi ile Yargıtay incelemesinden geçmek suretiyle kesinleşen ... Ağır Ceza Mahkemesi'nin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararında yer alan; "...15 Temmuz 2016 günü Hozat 51. Motorlu Piyade Tugay Komutanlığı'nda görevli tanık S.'nin telefonla aranarak darbe girişiminin haberini alması üzerine Pertek 1. Motorlu Piyade Tabur Komutanı olarak görev yapan sanığı arayarak söz konusu haberi ilettiği, sanığın haberi alması üzerine müştekiler dönemin Pertek Kaymakam'ı E.K., Pertek Cumhuriyet Savcısı M.A., tanık ve dönemin ilçe Emniyet Müdürü B.A.'yı bizzat arayarak, müşteki Pertek İlçe Jandarma Komutanı Yüzbaşı H.D.'ye ise haber göndererek "çok önemli ve acil bir durum/sokağa çıkma yasağı ile ilgili bir konu" olduğundan bahisle tabur komutanlığına davet ettiği/ettirdiği, öte yandan "komutanım" diye hitap ettiği kişiyle telefonda yapmış olduğu görüşme sonrasında alarm verdirip personeli toplattığı, müştekilerin bir araya gelmesinin ardından toplanma sebebini sormaları üzerine sanığın net bir şekilde durumu ifade etmeyip Tuğgeneral A.Ü.'den haber beklediğini söylediği, bir yandan da yanlarından ayrılarak telefon görüşmeleri yaptığı, müştekilerin ilerleyen saatlerde ülke genelinde meydana gelen darbe girişimi ile ilgili olaylardan haberdar oldukları ve duydukları rahatsızlıktan dolayı bulundukları yerden ayrılmak istedikleri fakat sanığın tabur komutanlığının çıkış kapısının önündeki zırhlı araç ile kapıyı kapattırması ve içeriye giriş çıkışları yasaklatması nedeniyle çıkış yapamadıkları ve sanık tarafından, komutanın ve sokağa çıkma yasağıyla ilgili yazının geleceğinden bahisle tekrar içeriye davet edilmeleri üzerine bir süre daha birlikte kaldıkları, müştekileri tanık O.Ö.'nin odasına götürerek sözde darbe bildirisini gösterdiği, müştekilerin söz konusu emrin hukuka aykırı olup uygulanmaması gerektiğinden bahisle tekrar ayrılmak istedikleri ancak yine sanık tarafından engellenmeleri üzerine durumu dönemin Tunceli Valisi O.K. ve dönemin Tunceli Jandama Bölge Komutanı tanık Tümgeneral A.Ç.'ye bildirdikleri, O.K. ve A.Ç.'nin sanığa müştekileri serbest bırakmasına yönelik emir vermesine rağmen sanığın tutum ve davranışlarında herhangi bir değişlik olmayıp A.Ç.'nin sıkıyönetim listesinde olmadığı için emir ve talimatlarına uymayacağını, tugaydan haber beklediğini söyleyerek müştekileri bırakmadığı, müştekilerin tekrar ayrılmak için hareket ettiklerinde de sanık Sefer'in kapıyı açmaya engel olduğu ve yine emriyle bir kısım tabur personelinin müştekilere geçit vermedikleri, müştekilerin sanık tarafından tekrar konuta davet edilmelerinin üzerine dışarda bulunan kaymakam korumalarından tanıklar A.K. ve M.K.'nin olaya müdahale etmek istemelerine rağmen kapıda bulunan askerlerin sanığın "buraya kimseyi almayacaksınız" şeklindeki emri üzerine engel oldukları, bunun üzerine tanıklar M. ve A.'nın müşteki ve sanıkların bulunduğu odayı gören bir yerde beklemeye başladıkları, müştekilerin kapıyı açmaya çalışmalarına rağmen sanık tarafından engellendiklerini görmeleri üzerine de tekrar yukarıya çıkmak istedikleri ancak kapıda bulunan askerlerin aldıkları emir nedeniyle yukarıya çıkmalarına izin vermedikleri, bunun üzerine tanıkların tekrar makam odasını görebilmek için geri çekildikleri, sonrasında müşteki M.A.'nın sanığın ve müştekilerin bulunduğu odadan çıkarak aşağı inip kaymakam koruması tanıklar ve tanıklar N.K., İ.B. ile diğer polis memurlarına kaymakam beyi yukarıdan almalarını söylemesi üzerine giriş kapısına yöneldikleri fakat yine askerlerce engellendikleri, bu sırada sanığın müşteki M.A.'yı, orada bulunan personele "tutun" diyerek çıkışını engelleyip tekrar yukarıya çıkarmaya çalıştığı müştekinin de bu duruma karşı çıkmaya çalıştığı sırada sanığın "...bu saatten sonra emir komuta bende" şeklinde bağırdığı, tanıkların arbede esnasında yukarı çıktıklarında sanığın kendilerine "burda bekleyemezsiniz" dediği tanıkların da "Kaymakam beyi almadan hiç bir yere gitmeyeceğiz" şeklinde cevap verdikleri, olayın devamında sanığın harekat merkezine geçerek tekrar telefonla görüşmesi sonrasında bir süre sonra gelip "çıkabilirsiniz" demesi üzerine müşteki ve tanıkların taburdan ayrıldıkları anlaşılmıştır. Ayrıca sanık ...'in, FETÖ'nün askeri yapılanma içerisindeki personelden sorumlu olan sivil şahısların, bu personeller ile irtibat kurma yöntemlerinden biri olan "sabit hat" aracılığıyla Üsküdar'da bulunan ... ve ... isimli Büfelerden farklı tarihlerde arandığı ve görüşmeler yaptığı dosyaya İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından gönderilen ... Karar ve ... Karar sayılı dosyalar (kovuşturmaya yer olmadığına dair verilen kararlar) kapsamından anlaşılmıştır...." tespitleri, bakılmakta olan dava dosyasında yer alan diğer tespitler ile birlikte değerlendirildiğinde, davacının FETÖ/PDY ile iltisak ve irtibatının bulunduğu sonucuna varılmıştır. Temyize konu Bölge İdare Mahkemesi kararı ve dayandığı gerekçe hukuk ve usule uygun olup, bozulmasını gerektirecek bir sebep bulunmadığından, temyiz isteminin reddi ile anılan kararın yukarıda belirtilen gerekçenin eklenmesi suretiyle ONANMASINA, temyiz giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 50. maddesi uyarınca, bu onama kararının taraflara tebliğini ve bir örneğinin de belirtilen İdare Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın kararı veren ilk derece Mahkemesine gönderilmesine, 27/11/2023 tarihinde oybirliğiyle kesin olarak karar verildi.