Danıştay · 5. Daire
Danıştay 5. Daire 2020/6501 E. 2023/15597 K.
- Mahkeme
- Danıştay
- Daire
- 5. Daire
- Esas No
- 2020/6501
- Karar No
- 2023/15597
T.C. D A N I Ş T A Y BEŞİNCİ DAİRE Esas No : 2020/6501 Karar No : 2023/15597 Temyiz İsteminde Bulunan (Davacı): ... Vekili : Av. ... Karşı Taraf (Davalı) : ... Bakanlığı / ANKARA Vekili : Av. ... İstemin Özeti : Deniz Kuvvetleri Komutanlığında astsubay olarak görev yapan davacının, 375 sayılı Kanun Hükmünde Kararname'nin Geçici 35/B maddesi uyarınca kamu görevinden çıkarılmasına ilişkin Milli Savunma Bakanlığı'nın ... tarih ve ... sayılı işleminin iptaline karar verilmesi istemiyle açılan davanın reddi yolunda verilen ... İdare Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararına karşı yapılan istinaf başvurusunun reddine ilişkin ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdare Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir. Temyiz İsteminde Bulunan Davacının İddialarının Özeti: Temyize konu kararın hukuka aykırı olduğu, FETÖ/PDY terör örgütü ile örgütsel anlamda hiçbir bağının bulunmadığı, bu örgütle irtibatlandırılacak herhangi bir faaliyette de bulunmadığı, bu örgüte en küçük maddi yardımda bulunmadığı, ByLock hesabının bulunmadığı, sızıntı dergisi ve zaman gazetesi üyeliğinin bulunmadığı, sosyal medyada herhangi bir ad altında hiçbir dernek ve cemaatin propagandasını yapmadığı, masumiyet karinesinin ihlal edildiği, kasıtla veya taksirle bile anılan örgüt adına herhangi bir fiilinin bulunmadığı, eksik soruşturma ve incelemeye dayalı olarak karar verildiği, ölçülü ve objektif bir değerlendirme yapılmadığı belirtilerek Bölge İdare Mahkemesi kararının bozulması gerektiği iddia edilmektedir. Davalı İdarenin Savunmasının Özeti: Dava konusu işlemde hukuka aykırılık bulunmadığı belirtilerek temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmaktadır. Danıştay Tetkik Hakimi : ... Düşüncesi : İdare Dava Dairesi kararının gerekçe eklenmek suretiyle onanması gerektiği düşünülmektedir. TÜRK MİLLETİ ADINA Karar veren Danıştay Beşinci Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 334. maddesi uyarınca daha önce adli yardım talebi daha önce kabul edilmiş olan davacının, aynı Kanun'un 335. maddesinin 3. fıkrasında yer alan "adli yardım, hükmün kesinleşmesine kadar devam eder." düzenlemesi gereğince temyiz aşamasındaki adli yardım talebi hakkında karar verilmesine yer olmadığına karar verilerek gereği görüşüldü: Bölge idare mahkemesi idare dava daireleri tarafından verilen kararların temyiz yolu ile incelenerek bozulabilmeleri, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde belirtilen nedenlerden birinin varlığı halinde mümkün olup, davacı tarafından ileri sürülen hususlar bunlardan hiçbirisine uymamaktadır. Bununla birlikte, davacı hakkında yürütülen ceza yargılaması neticesinde, ... Ağır Ceza Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararıyla, davacının silahlı terör örgütüne üye olma suçundan 1 yıl 8 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun (CMK) 231. maddesinin 5. fıkrası uyarınca davacı hakkında kurulan hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına ilişkin kararda yer alan davacıya ait; "... SANIK (DAVACI) MAHKEMEMİZDEKİ SAVUNMASINDA: 'Ben emniyette açıkça etkin pişmanlık beyanlarımda bu yapıya ne şekilde bulaştığımı anlattım. O beyanlarım ve iradem geçerlidir. Ben Erzincan Kemah'ta dünyaya geldim ilk, ortaokulu Erzincan'da tamamladım. Liseyi İzmir'de babamın İzmir'e işçi olarak gelmesi nedeniyle tamamladım. Körfez Dersanesine gitmemle bu yapıyla olan bağlantım başladı. O dönem bu yapıyı cemaat olarak biliyordum. Dersaneden evlere ders çalışmak için yönlendirildik. Ben kendim zaten babamın maddi durumu iyi olmadığı için bir an evvel geçimimizi teminen bir işe girmem gerekiyordu bu nedenle astsubaylık sınavlarına girmeyi düşündüm. Örgütün bir yönlendirmesi olmamıştır. Ancak karşı da çıkmadılar. Ben 2008 yılında Deniz Kuvvetlerinin açtığı astsubaylık sınavına girdim ve kazandım. 2 yıl Kocaeli Karamürsel'de yatılı astsubaylık eğitimi aldım. Karamürsel'deki eğitim sırasında telefon taşımamız yasak olduğu için Karamürselde örgüt benimle irtibat kuramadı ancak ara tatillerde İzmir'e geldiğimde cep telefonumdan örgüt mensupları tarafından aranıp taciz ediliyordum. İzmir'e geldiğim dönemlerde görüştüğüm mahrem imamların isimlerini emniyette söylemiştim. Örgüt tarafından bana farklı bir isim verilmemiştir ancak K. bana ayrıca dedemin verdiği isim olup ailem bana K. diye hitap eder. Dolayısıyla K. şeklinde bir kod ismim yoktur bu beyanım emniyette yanlış anlaşılmış, 2010 yılında Gölcük'teki TCG Kemal Reis Gemisine Astsubay olarak göreve başladım yine telefonla mahrem imamlar tarafından aranıyordum. Gölcük ve İzmit'te mahrem imamlarla gösterdikleri evde Astsubay B.G. ile görüşmelere gidiyorduk. 2015 yılında Foça Deniz Üs Komutanlığı TCG'ye tayinen geldim öncesinde bir süre Narlıdere Güney Deniz Saha K.lığında görev yapmıştım. İzmir'de de birkaç kez örgüt mensupları tarafından arandım. Bir kez Karşıyaka'da bir kafede görüştük, birkez de Egekent'te mahrem imamın evinde görüştük. Örgüt imamı himmet para istedi ancak vermedim kavgamızın sebebi budur. En son 2015 yılı Mayıs-Haziran ayında bu yapının mensuplarıyla görüştüm daha sonra bir daha görüşmedim. .... Ben bu yapıya bulaştığım için üzgün ve pişmanım öncelikle beraatime aksi kanaat halinde HAGB dahil lehime olacak hususların uygulanmasını talep ederim.' şeklinde savunmada bulunmuştur. .... Sanık (davacı) Çetin BOZDEMİR hakkındaki delillerin bütün olarak değerlendirilmesinde; Sanık (davacı) Çetin BOZDEMİR'in suç tarihi ve öncesinde TCG Bartın Komutanlığında Astsubay olarak görev yaptığı, KHK ile TSK'dan ihraç edildiği, sanığın (davacının) kullanmış olduğu ... ve ... numaralı GSM hatları üzerinden ..., ..., ..., ..., ..., ..., ... ve ... numaralı toplam 8 adet sabit telefon hatlarından 2012, 2013, 2014 ve 2015 yılları içerisinde 39 kez arandığının ve bu aramalardan bazılarının kendisi gibi askeri personel olan B.G., V.K.Ö., O.D., A.K. ve E.T. ile ardışık olduğunun tespit edildiği, etkin pişmanlık kapsamında beyanda bulunan tanık B.G.'nin beyanına göre sanık (davacı) ile tanık B.G.'nin aynı asker mahrem imama bağlı olarak örgüt içerisinde faaliyette bulundukları, aynı evde kalıp asker mahrem imamın kontrolü altında örgütsel eğitim aldıklarının anlaşıldığı, sanığın (davacının) yakalandıktan sonra savunmasında etkin pişmanlık kapsamında beyanlarda bulunduğu, sanığın (davacının) Askeri okula girmesi hususunda örgüt tarafından yönlendirildiği, mesleğine başladıktan sonra asker mahrem imam ile irtibat kurduğu, İzmir iline tayin olduktan sonra da başka bir asker mahrem imam ile irtibat kurarak örgütsel sohbet ve faaliyetlerine devam ettiği, asker mahrem imam tarafından sabit hatlardan arandığı hususları ile tüm dosya kapsamının bütün olarak değerlendirilmesinde sanığın (davacının) üzerine atılı FETÖ-PDY silahlı terör örgütüne üye olma suçunun gerek kendisinin ikrar ve etkin pişmanlık içeren beyanları, gerekse dosya içerisinde mevcut HTS kayıtları ve diğer belge ve tutanaklardan ve yukarıda belirtilen delillerden sabit olduğu anlaşıldığından mahkememizce cezalandırılmasına karar vermek gerekmiş, ancak sanığın (davacının) etkin pişmanlık beyanlarında verdiği bilgilerin önem ve değeri, etkin pişmanlığın zamanı ve bu konuda alınan rapor dikkate alınarak adalet ve nesafete uygun olarak TCK'nın 221/4.maddesinin 2. cümlesi gereğince etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanma koşulları oluştuğundan cezasından takdiren 3/4 oranında indirim yapılmıştır. ..." tespitleri ile bakılmakta olan dava dosyasında yer alan davacı hakkındaki diğer tespitler bir arada değerlendirildiğinde, davacının FETÖ/PDY silahlı terör örgütü ile iltisak ve irtibatının bulunduğu sonucuna varılmıştır. Temyize konu Bölge İdare Mahkemesi kararı ve dayandığı gerekçe hukuk ve usule uygun olup, bozulmasını gerektirecek bir sebep bulunmadığından, temyiz isteminin reddi ile anılan kararın yukarıda belirtilen gerekçenin eklenmesi suretiyle ONANMASINA, temyiz giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına, adli yardım talebinin daha önce kabul edilmiş olması nedeniyle temyiz aşamasında tahsil edilmeyen yargılama giderinin tahsili için Mahkemesince müzekkere yazılmasına, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 50. maddesi uyarınca, bu onama kararının taraflara tebliğini ve bir örneğinin de belirtilen İdare Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın kararı veren ilk derece Mahkemesine gönderilmesine, 08/11/2023 tarihinde oybirliğiyle kesin olarak karar verildi.