Danıştay · 5. Daire

Danıştay 5. Daire 2020/6162 E. 2023/14436 K.

Mahkeme
Danıştay
Daire
5. Daire
Esas No
2020/6162
Karar No
2023/14436
Karar Tarihi

T.C. D A N I Ş T A Y BEŞİNCİ DAİRE Esas No : 2020/6162 Karar No : 2023/14436 Temyiz İsteminde Bulunan (Davacı): ... Vekili : Av. ... Karşı Taraf (Davalı) : ... Bakanlığı / ANKARA Vekili : Av. ... İstemin Özeti : Davacı tarafından, 7145 sayılı Kanun'un 26. maddesiyle 375 sayılı KHK'ya eklenen geçici 35/B maddesi uyarınca kamu görevinden çıkarılmasına ilişkin Milli Savunma Bakanlığı'nın ... tarih ve ... sayılı işleminin iptali ile uğradığı zararın tazminine karar verilmesi istemiyle açılan davanın reddi yolunda verilen ... İdare Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararına karşı yapılan istinaf başvurusunun reddine ilişkin ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdare Dava Dairesinin... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir. Temyiz İsteminde Bulunan Davacının İddialarının Özeti: Hakkında yürütülen ceza soruşturmasında örgüt ile ilgili tüm bildiklerini anlatarak etkin pişmanlıkta bulunduğu, 2012 yılından sonra süreç içerisinde mevcut yapı ile herhangi bir bağlantısı kalmadığı, Bank Asya’da hesabının bulunmadığı, FETÖ/PDY ile irtibatlı olduğu ifade edilen sendikalara, kurumlara ve kuruluşlara üye olmadığı, temyize konu kararın hukuka aykırı olduğu belirtilerek Bölge İdare Mahkemesi kararının bozulması gerektiği iddia edilmektedir. Davalı İdarenin Savunmasının Özeti: Dava konusu işlemde hukuka aykırılık bulunmadığı belirtilerek temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmaktadır. Danıştay Tetkik Hakimi :... Düşüncesi : İdare Dava Dairesi kararının gerekçe eklenmek suretiyle onanması gerektiği düşünülmektedir. TÜRK MİLLETİ ADINA Karar veren Danıştay Beşinci Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra, gereği görüşüldü: Bölge idare mahkemesi idare dava daireleri tarafından verilen kararların temyiz yolu ile incelenerek bozulabilmeleri, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde belirtilen nedenlerden birinin varlığı halinde mümkün olup, davacı tarafından ileri sürülen hususlar bunlardan hiçbirisine uymamaktadır. Bununla birlikte, davacı hakkında yürütülen ceza yargılaması neticesinde, ... Ağır Ceza Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararıyla, davacının silahlı terör örgütüne üye olma suçundan 1 yıl 6 ay 22 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına ve 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun (CMK) 231. maddesinin 5. fıkrası uyarınca davacı hakkında kurulan hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verildiği, anılan kararda yer alan; " FETÖ/PDY Silahlı Terör Örgütü'nün askeri mahrem yapılanmasında görev alan mahrem imamlarca kullanıldığı tespit edilen ve HTS kaydı alınan sabit/ ankesörlü telefon hattından yapılan incelemede sanığın kullanımındaki ... numaralı GSM hattının farklı tarihlerde ardışık/periyodik arandığı tespit edilmiştir, Sanık gerek soruşturma aşamasında gerekse kovuşturma aşamasında mahkememizde yaptığı ikrar içeren savunmasında özetle örgüt ile ilk temasının orta okul yıllarında başladığını, ders çalışmak amacıyla örgüt evlerine gittiğini, 1996 yılında İstanbul Heybeliada Deniz Harp Okulunu kazandığını, bu süreçte de örgüt ile irtibatının devam ettiğini ve hafta sonları örgüt toplantılarına katıldığını, kendisine telkin edilen gizlilik kurallarına riayet ettiğini (ima yoluyla namaz vb.), askeri okuldaki öğrenciler ile ilgili kişisel bilgilerin örgüt toplantılarında konuşulduğunu, 30 Ağustos 2004 tarihinde Deniz Harp okulundan mezun olduğunu ifade ettiği, sanığın görevde bulunduğu süreler ve görev yaptığı yerlerde mahrem imamlar arasında devredildiğini, yapıdan kopmaya çalıştığını ancak mahrem abisinin kendisine sabit kontörlü hatlar aracılığıyla ulaştığını, bir takım olaydan bahisle tehdit içerikli konuşmalar yaptığını ancak olayları idrak edebilecek yaşa gelmesi ve 17/25 Aralık olaylarının gelişmesi sebebiyle örgüt ile bağını kopardığını ifade etmiştir..." tespitleri ile bakılmakta olan dava dosyasında yer alan davacı hakkındaki diğer tespitler bir arada değerlendirildiğinde, etkin pişmanlıktan faydalanan davacının, FETÖ/PDY ile iltisak ve irtibatının kendi samimi ikrarı ile ortaya konulduğu anlaşılmaktadır. Temyize konu Bölge İdare Mahkemesi kararı ve dayandığı gerekçe hukuk ve usule uygun olup, bozulmasını gerektirecek bir sebep bulunmadığından, temyiz isteminin reddi ile anılan kararın yukarıda belirtilen gerekçenin eklenmesi suretiyle ONANMASINA, temyiz giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 50. maddesi uyarınca, bu onama kararının taraflara tebliğini ve bir örneğinin de belirtilen İdare Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın kararı veren ilk derece Mahkemesine gönderilmesine, 24/10/2023 tarihinde oybirliğiyle kesin olarak karar verildi.

Atıf: Danıştay 5. Daire, E. 2020/6162, K. 2023/14436, T. 24.10.2023, www.arakarar.com/karar/danistay-5-daire-2020-6162-e-2023-14436-k-d1923cf634f6