Danıştay · 5. Daire

Danıştay 5. Daire 2020/5754 E. 2023/17584 K.

Mahkeme
Danıştay
Daire
5. Daire
Esas No
2020/5754
Karar No
2023/17584

T.C. D A N I Ş T A Y BEŞİNCİ DAİRE Esas No : 2020/5754 Karar No : 2023/17584 Temyiz İsteminde Bulunan (Davacı) : ... Vekili : Av. ... Karşı Taraf (Davalı) : ... Bakanlığı / ANKARA Vekili : Av. ... İstemin Özeti : 675 sayılı Kanun Hükmünde Kararname eki listesinde ismine yer verilmek suretiyle kamu görevinden çıkarılan davacı tarafından, göreve iade talebiyle OHAL İşlemleri İnceleme Komisyonuna yaptığı başvurunun reddine ilişkin ... tarih ve ... (Bölge İdare Mahkemesi kararında sehven ... olarak yazılmıştır.) sayılı işlemin iptaline karar verilmesi istemiyle açılan davanın reddi yolunda verilen ...İdare Mahkemesinin... tarih ve E:..., K:... sayılı kararına karşı yapılan istinaf başvurusunun reddine ilişkin ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdare Dava Dairesinin ...tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir. Temyiz İsteminde Bulunan Davacının İddialarının Özeti: Bölge İdare Mahkemesince gerekçesiz bir şekilde istinaf isteminin reddine karar verildiği, adil yargılanma hakkının ihlal edildiği, hakkındaki mahkumiyet kararının kesinleşmediği, Bank Asya'ya talimatla para yatırmadığı, ceza yargılamasında aleyhine ifade veren gizli tanık beyanlarının gerçeği yansıtmadığı, kanunsuz suç ve ceza olmaz ilkesinin ihlal edildiği, Anayasa'nın 129/2. maddesine aykırı olarak savunma hakkı tanınmadığı, KHK eki listede ismine yer verilmek suretiyle somut hiçbir delil gösterilmeden terör örgütü üyesi olmakla suçlandığı, masumiyet karinesinin ihlal edildiği iddia edilmektedir. Davalı İdarenin Savunmasının Özeti: Bölge İdare Mahkemesi kararında usul ve esas bakımından hukuka aykırılık bulunmadığı belirtilerek temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmaktadır. Danıştay Tetkik Hakimi : ... Düşüncesi : Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan İdare Dava Dairesi kararının gerekçe eklenmek suretiyle onanması gerektiği düşünülmektedir. TÜRK MİLLETİ ADINA Karar veren Danıştay Beşinci Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü: Bölge idare mahkemesi idare dava daireleri tarafından verilen kararların temyiz yolu ile incelenerek bozulabilmeleri, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde belirtilen nedenlerden birinin varlığı halinde mümkün olup, davacı tarafından ileri sürülen hususlar bunlardan hiçbirine uymamaktadır. Öte yandan, her ne kadar İdare Mahkemesi kararında, ...Ağır Ceza Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararı ile davacının silahlı terör örgütüne üye olma suçunu işlediği sabit görülerek hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verildiği belirtilmiş ise de; UYAP kayıtlarının incelenmesinden, anılan mahkeme kararının Yargıtay ...Ceza Dairesinin ... tarih, E:..., K:... sayılı kararı ile bozulduğu, bozma üzerine yeniden yapılan yargılama sonucunda ...Ağır Ceza Mahkemesinin ...tarih ve E:..., K:... sayılı kararıyla davacının "örgüte bilerek ve isteyerek yardım etme" suçundan mahkumiyetine karar verildiği ve Dairemizin karar verdiği tarih itibarıyla UYAP ortamında yapılan inceleme sonucunda anılan mahkumiyet kararının kesinleşmediği görülmüştür. Diğer yandan,... Ağır Ceza Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararında yer alan; "...Bozma sonrası yapılan yargılamada mahkememizce aldırılan bilirkişi raporunun incelenmesinde, sanığın Bank Asya hesabında 2013 Aralık döneminde ve öncesinde hiç bakiye bulunmuyorken 2014 Ocak döneminde bakiyesinin 10.000,00 TL'ye yükseltildiği, bu bakiyenin 4 ay boyunca korunduğu, 2014 mayıs döneminde 20.000,00 TL'ye yükseltildiği, bu bakiyenin 4 ay boyunca korunduğu, 2014 Eylül döneminde 45.668,00 TL'ye yükseltildiği bu bakiyenin de uzunca bir süre korunduğu görülmüştür. Tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde; sanığın münhasıran örgüt üyeleri tarafından kullanılan gizli haberleşme programı olan Bylock kaydının bulunmaması, sanığın Bank Asya hesap hareketlerinin irtibat ve iltisak boyutunu aşar nitelikte sanığın örgüt ile organik bağ içerisine girdiği, örgüt hiyerarşisine dahil olduğu hususlarında mahkumiyete yeter nitelikte kesin ve somut bir delil olarak kabul edilmediği ancak FETÖ/PDY silahlı terör örgütüne üye olamamakla birlikte örgüte bilerek ve isteyerek yardım etme suçu yönünden yapılan incelemede sanığın Bank Asya hesap hareketlerinin incelenmesinde sanığın 2013 Aralık ayında ve öncesinde hesabında para bulunmuyorken örgüt elebaşının birinci talimatıyla uyumlu olacak şekilde 2014 Ocak döneminde bakiyesinin 10.000,00 TL'ye yükseltildiği, bu bakiyenin 4 ay boyunca korunduğu, talimat dönemi içerisinde bakiye artmaya devam ederek 2014 mayıs döneminde 20.000,00 TL'ye yükseltildiği, bu bakiyenin de 4 ay boyunca korunduğu, örgüt elebaşının ikinci talimatıyla uyumlu olacak şekilde 2014 Eylül döneminde 45.668,00 TL'ye yükseltildiği bu bakiyenin de uzunca bir süre korunmasıyla yapılan işlemlerin rutin bankacılık işlemleri kapsamında olmayıp, bankanın aktifine destek mahiyetinde olmasının sabit olması..." tespiti, bakılmakta olan dava dosyasında yer alan diğer tespitler ile birlikte değerlendirildiğinde davacının, FETÖ/PDY silahlı terör örgütü ile iltisak ve irtibatının bulunduğu sonucuna varılmıştır. Temyize konu Bölge İdare Mahkemesi kararı ve dayandığı gerekçe hukuk ve usule uygun olup, bozulmasını gerektirecek bir sebep bulunmadığından, temyiz isteminin reddi ile anılan kararın yukarıda belirtilen gerekçenin eklenmesi suretiyle ONANMASINA, temyiz giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 50. maddesi uyarınca, bu onama kararının taraflara tebliğini ve bir örneğinin de belirtilen İdare Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın kararı veren ilk derece Mahkemesine gönderilmesine, 28/11/2023 tarihinde, oybirliğiyle kesin olarak karar verildi.

Atıf: Danıştay 5. Daire, E. 2020/5754, K. 2023/17584, www.arakarar.com/karar/danistay-5-daire-2020-5754-e-2023-17584-k-0e9b17933201