Danıştay · 5. Daire

Danıştay 5. Daire 2020/5248 E. 2025/11832 K.

Mahkeme
Danıştay
Daire
5. Daire
Esas No
2020/5248
Karar No
2025/11832
Karar Tarihi

T.C. D A N I Ş T A Y BEŞİNCİ DAİRE Esas No : 2020/5248 Karar No : 2025/11832

Temyiz İsteminde Bulunan (Davacı): ... Vekili : Av. ...

Karşı Taraf (Davalı) : ... Bakanlığı / ANKARA Vekili : Av. ...

İstemin Özeti : Davacı tarafından, 667 sayılı Olağanüstü Hal Kapsamında Alınan Tedbirlere İlişkin Kanun Hükmünde Kararname'nin 4. maddesinin 1. fıkrasının (a) bendi uyarınca kamu görevinden çıkarılmasına ilişkin Milli Savunma Bakanlığının ... tarih ve ... sayılı işleminin iptaline karar verilmesi istemiyle açılan davanın reddi yolunda verilen ... İdare Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararına karşı yapılan istinaf başvurusunun reddine ilişkin ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdare Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.

Temyiz İsteminde Bulunan Davacının İddialarının Özeti: Kamu hizmetinden çıkarma usul ve esaslarının Anayasa ve kanunla belirlendiği, bu usul ve esaslara uyulmadan dava konusu işlemin tesis edildiği, hakkında kesinleşmiş bir mahkumiyet kararının bulunmadığı, bir idari işlemde bulunması gereken yetki, şekil, konu, sebep, maksat, unsurları yönünden tesis edilen işlemin hukuka aykırı olduğu iddia edilmektedir.

Davalı İdarenin Savunmasının Özeti: Temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmaktadır.

Danıştay Tetkik Hakimi : ... Düşüncesi : İdare Dava Dairesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.

TÜRK MİLLETİ ADINA Karar veren Danıştay Beşinci Dairesince, Tetkik Hakiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 334. maddesi uyarınca adli yardım talebi daha önce kabul edilmiş olan davacının, aynı Kanun'un 335. maddesinin 3. fıkrasında yer alan "adli yardım, hükmün kesinleşmesine kadar devam eder." düzenlemesi gereğince temyiz aşamasındaki adli yardım talebi hakkında karar verilmesine yer olmadığına karar verilerek gereği görüşüldü: Bölge idare mahkemesi idare dava daireleri tarafından verilen kararların temyiz yolu ile incelenerek bozulabilmeleri, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde belirtilen nedenlerden birinin bulunması halinde mümkün olup, davalı idare tarafından ileri sürülen hususlar bunlardan hiçbirine uymamaktadır. Öte yandan, davacının, ceza yargılaması sonucunda ... Ağır Ceza Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararı ile silahlı terör örgütüne üye olma suçundan müebbet hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verildiği, anılan karara karşı yapılan temyiz başvurusunun Yargıtay ... Ceza Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararı ile davacının temyiz isteminin esastan reddi ile hükmün onanmasına karar verildiği ve davacı hakkındaki mahkumiyet kararının kesinleştiği anlaşılmıştır. Bununla birlikte, Yargıtay ... Ceza Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararıyla onanmak suretiyle kesinleşen, ... Ağır Ceza Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararında yer alan; "Sanığın olay gecesi ... Mekanize Piyade Tugayı ... Mekanize Piyade Tabur Komutanlığı'nda havan takım bölük komutanı olarak üsteğmen rütbesinde görev yaptığı, saat 22:45 sıralarında bölük nöbetçi Uzman Çavuşu N.E.'nin sanığı telefondan arayarak “alarm verildiğini, acil garajlar bölgesinde toplanıldığını, birliğe gelmesinin gerektiğini” söylediği, akabinde Yüzbaşı S.K.'nin sanığın telefonuna “alarm, kışlada toplanıyoruz” şeklinde mesaj attığı, sanığın kışlaya intikal ettiğinde kışla içerisinde bir koşuşturma, garajlar bölgesinde ise bir hareketlilik olduğunu gördüğü, garajlar bölgesinde herkesin içtimaya toplandıktan sonra bütün birliklerin yol üstünde toplandığı, görev yaptığı taburun bir bölüğü Kağızman' da üs bölgesinde olduğundan eksik kaldıkları, daha sonra Binbaşı M.İ.'nin KOKTOD planında yapılan planlamaya göre görevlendirmeler yapmasıyla sanığa da “... Binbaşı ile birlikte sen de git” dediği, C.S.Ü.'nün beyanından anlaşılacağı üzere; C.S.Ü.'ye “binbaşı S.A.'nın kendisi ile birlikte benim emir komutamda emniyet müdürlüğünün emniyetini almamız emrini verdi” dediği, C.S.Ü.'nün de “ben emniyet müdürlüğünün emniyetini almayacağım oraya gitmeyeceğim, emniyet müdürlüğünün emniyetini alırsam namlular nereyi gösterecek?” diye sorduğu, sanığın da cevaben “bilmiyorum” diye cevap verdiği, sanığın A.C.'ye “ben S.B. ile öndeki ... araçta olacağım, bizi takip edin, çevik kuvvet yerleşkesine gidiyoruz” diye emir verdiği, F.E.'ye'ye kendi bölüğünden olmayan tam teçhizatlı 8 rütbesiz askeri göstererek, “bunlarla senin aracınla çevik kuvvet bölgesine gideceksin” şeklinde emir verdiği, ...'e görev yerinin çevik kuvvet şube müdürlüğü civarı olduğunu yönünde emir verdiği, ...'a ise bir manga asker ve içerisinde bin adet G3 mermisi bulunan mühimmat sandığını verdiği, akabinde sanığın S.A. ile Çevik Kuvvet Yerleşkesi'ne gitmek üzere Land araç ve 4 Zırhlı araçla (GZPT) saat: 00:30 sıralarında hareket ettikleri, çavuş ...'un beyanından anlaşılacağı üzere kışladan çıkarken sanığın sanık S.A.'ya “komutanım biz şimdi istediğimiz her şeye el koyabilir miyiz” diye gülerek sorduğu, S.A.'nın da cevaben “Keşke şimdi önümüze bir Ferrari çıksa” dediği, çevik kuvvet müdürlüğüne vardıklarında çevik kuvvet müdürlüğüne çıkan kavşakların GZPT'ler ile kapatıldığı, sanık F.E.'nin sanığı arayarak askerlere mühimmat verip vermeyeceğini sorduğu, sanığın cevaben "askerlere mühimmat verme sadece sende mühimmat olsun, vatandaşlardan tepki gösteren olursa, terör saldırısı olduğunu, bu nedenle güvenlik önlemi aldığınızı söyleyin, vatandaşlarla tartışmaya girmeyin" dediği, bir süre sonra ... araca binerek S.A. ile beraber GZPT'lerin durumlarını kontrol ederek dolaştıkları, F.E.'nin beyanından anlaşılacağı üzere; Land aracın F.E.'nin yanına gittiğinde kamyondan inen bir vatandaşın kapatılan yoldan geçmek istemesi üzerine ...'nin vatandaşa "üsteğmen ... ile görüşmesi gerektiğini" söylediği, ...'nin sanık ile konuştuğu, sanığın izin vermediği, sanığın cep telefonundan internete bağlanmak suretiyle haberle baktığında, F-16'ların Ankara üzerinde uçtuğunu, Boğaz Köprüsünün askerler tarafından trafiğe kapatıldığını öğrendiği, vatandaşların toplanmaya başladığını gördüğü, kalabalık halk grubunun üzerilerine yürümeye başladığı, vatandaşların “kışlanıza dönün bu olay bir darbe girişimi” dedikleri, camilerden selalar okunmaya başladığı, anonslar yapılmaya başlandığı, saat 02:45 civarı kışlaya dönmek üzere yola çıktıkları, sanığın eşi adına kayıtlı ancak sanığın kullandığı hattın 5 ayrı tarihte 8 kez tek olarak arandığı anlaşılmakla sanığın örgütün iletişim metotlarından olan "ankesörlü/sabit hatlardan aranma" gizli iletişim sistemine dahil olduğu, ... Cumhuriyet Başsavcılığı'nca hakkında soruşturma yürütülen M.K.'nın sanığı teşhis ederek vermiş olduğu beyanlardan anlaşılacağı üzere; sanığın Edirne ilinde M.K. isimli askeri mahrem imamın nezaretinde örgütsel sohbetlere katılmış olduğu, örgüte himmet adı altında yardımda bulunduğu anlaşılması, her ne kadar sanık olay sırasında darbe girişiminden haberdar olmadığını savunmuş ise de, olay gecesi kışladan çıkarken sanığın S.A.'ya “komutanım biz şimdi istediğimiz her şeye el koyabilir miyiz” diye sorduğu, S.A.'nın da “Keşke şimdi önümüze bir Ferrari çıksa” şeklinde cevap vermiş olması, saat 00:30 civarı rutinde görevleri bulunmayan çevik kuvvet müdürlüğü önüne içerisinde bulunduğu Land tipi araç ile gelerek darbe teşebbüsünün icrasına yönelik olarak askeri araçlar ile çevik kuvvet müdürlüğüne çıkan dört kavşağın trafiğe kapatıp sivil araç ve yayaların geçişine engel olunması yönünde emir vermiş olması, darbe girişimine tepki gösteren vatandaşlarla karşı karşıya gelmesine ve ellerinde Türk bayrağı olan vatandaşların "kışlanıza dönün bu olay bir darbe girişimi" şeklindeki sloganlarını duymasına, İnternet üzerinden darbe teşebbüsüne ilişkin haberleri okumasına, ceride defterinden anlaşılacağı üzere belediye hoparlöründen saat 01:02 de Türk Silahlı Kuvvetleri'nin yönetime el koyduğuna ilişkin sıkıyönetim ilanı anonsu yapılmasına rağmen eylemlerini sonlandırmayarak vatandaşların karşısında durması, geri dönüş iradesini saat 02:45 civarında gösterebilmesi ve sanığın eylemini gerçekleştirdiği yer ve zaman ile sahip olduğu iletişim imkanları (HTS kayıtları incelendiğinde sanık, olay gecesi saat 00:59 da babası M.Ö. ile görüşmüştüğü, babası sanığa televizyondaki gelişmelerden bahsetmiştir.) nazara alındığında olayın gerçek mahiyetini bilmemesinin mümkün olmaması, bilgi düzeyi, gördüğü eğitim, yaşı, rütbesi, görevleri, içinde bulunduğu sosyal ve kültürel çevre koşulları ve mesleki tecrübesi gibi kriterler çerçevesinde yapılan ex ante değerlendirme itibariyle verilen emirlerin hizmete müteallik olup olmadığını bilebilecek ve sorgulayabilecek durumda olması, mevcut irade ve bilgisini, eylemin haksızlığını algılama, davranışlarını bu algılama doğrultusunda yönlendirme ve böylece haksızlığı tercih etmeme bakımından kendisinden beklenebilen tercih ve tutum noktasında kullanmadığına..." ilişkin tespitler ile birlikte değerlendirildiğinde, davacının FETÖ/PDY silahlı terör örgütü ile iltisak ve irtibatının bulunduğu sonucuna varılmıştır. Temyize konu Bölge İdare Mahkemesi kararı ve dayandığı gerekçe hukuk ve usule uygun olup, bozulmasını gerektirecek bir sebep bulunmadığından, temyiz isteminin reddi ile anılan kararın yukarıda belirtilen gerekçenin eklenmesi suretiyle ONANMASINA, temyiz giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına, adli yardım talebinin daha önce kabul edilmiş olması nedeniyle temyiz aşamasında tahsil edilmeyen yargılama giderinin tahsili için Mahkemesince müzekkere yazılmasına, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 50. maddesi uyarınca, bu onama kararının taraflara tebliğini ve bir örneğinin de belirtilen İdare Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın kararı veren ilk derece Mahkemesine gönderilmesine, 05/11/2025 tarihinde oybirliğiyle kesin olarak karar verildi.

Atıf: Danıştay 5. Daire, E. 2020/5248, K. 2025/11832, T. 05.11.2025, www.arakarar.com/karar/danistay-5-daire-2020-5248-e-2025-11832-k-08f3fa849ce1