Danıştay · 5. Daire
Danıştay 5. Daire 2025/10337 E. 2025/9300 K.
- Mahkeme
- Danıştay
- Daire
- 5. Daire
- Esas No
- 2025/10337
- Karar No
- 2025/9300
- Karar Tarihi
T.C. D A N I Ş T A Y BEŞİNCİ DAİRE Esas No : 2025/10337 Karar No : 2025/9300
Temyiz İsteminde Bulunan (Davacı): ... Vekili : Av. ...
Karşı Taraf (Davalı) : ... Bakanlığı / ANKARA Vekili : Av. ...
İstemin Özeti : 701 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamenin eki listede ismine yer verilmek suretiyle kamu görevinden çıkarılan davacı tarafından, göreve iade talebiyle OHAL İşlemleri İnceleme Komisyonuna yaptığı başvurunun reddine ilişkin ...tarih ve... sayılı işlemin iptali ile bu işlem nedeniyle yoksun kaldığı özlük haklarının iadesine, parasal haklarının yasal faiziyle birlikte ödenmesine karar verilmesi istemiyle açılan davanın reddi yolunda verilen ... İdare Mahkemesinin... tarih ve E:..., K:... sayılı kararına karşı yapılan istinaf başvurusunun reddine ilişkin ... Bölge İdare Mahkemesi ...İdare Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
Temyiz İsteminde Bulunan Davacının İddialarının Özeti: İstinaf isteminin gerekçesiz olarak reddedildiği, hiçbir hukuki araştırma yapılmadan eksik inceleme ve hatalı değerlendirmeyle hüküm kurulduğu, gerekçeli karar hakkının ihlal edildiği, OHAL kanun hükmünde kararnamesi ile kamu görevinden çıkarılmasının hukuka aykırı olduğu, ilgili kanun hükmünde kararnamenin TBMM tarafından süresinde onaylanmadığı, Bakanlar Kurulunca yetkisinde olmayan bir işlemin tesis edildiği, kamu hizmetinden çıkarma usul ve esaslarına uyulmadığı, disiplin soruşturması yapılmadığı, savunma hakkı tanınmadığı, tesis edilen işlemin idari işlemin unsurları yönünden sakat nitelik taşıdığı, mahkeme kararına gerekçe olarak gösterilen delillerin yasa dışı delil niteliği taşıdığı, istihbari verilerin hukuki delil niteliğinin bulunmadığı, ... kod adlı gizli tanıktan elde edilen SD kart içeriği verilerin aleyhine değerlendirilemeyeceği, somut delillendirme ve değerlendirme yapılmadığı, suç ve cezaların kanunla düzenlenebileceği ve geçmişe yürütülemeyeceği, hakkında beraat kararı verildiği ve kesinleştiği, adil yargılanma hakkına riayet edilmediği, Anayasa'da ve uluslararası sözleşmelerde güvence altına alınan temel hak ve özgürlüklerin ihlal edildiği belirtilerek Bölge İdare Mahkemesi kararının bozulması gerektiği iddia edilmektedir.
Davalı İdarenin Savunmasının Özeti: Temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmaktadır.
Danıştay Tetkik Hakimi : ... Düşüncesi : İdare Dava Dairesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA Karar veren Danıştay Beşinci Dairesince, Tetkik Hakiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 334. maddesi uyarınca adli yardım talebi daha önce kabul edilmiş olan davacının, aynı Kanun'un 335. maddesinin 3. fıkrasında yer alan "adli yardım, hükmün kesinleşmesine kadar devam eder." düzenlemesi gereğince temyiz aşamasındaki adli yardım talebi hakkında karar verilmesine yer olmadığına karar verilerek, dosyanın tekemmül ettiği anlaşıldığından yürütmenin durdurulması istemi hakkında ayrıca bir karar verilmeksizin gereği görüşüldü:
Bölge idare mahkemesi idare dava daireleri tarafından verilen kararların temyiz yolu ile incelenerek bozulabilmeleri, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun 49. maddesinde belirtilen nedenlerden birinin bulunması halinde mümkün olup, davacı tarafından ileri sürülen hususlar bunlardan hiçbirisine uymamaktadır. Davacı hakkında yürütülen ceza yargılaması neticesinde, ...Ağır Ceza Mahkemesi'nin ...tarih E:... K:... sayılı kararında yer alan "...Tanık F.Y.'ın soruşturma aşamasında Trabzon Cumhuriyet Başsavcılığında tanık sıfatıyla alınan beyanlarının sanık ile ilgili kısımlarında;"Yukarıdaki kimlik ve adres bilgileri doğrudur ve bana aittir. Bana ayrıntılı şekilde okumuş olduğunuz 12/12/2016 tarihli şüpheli ifademdeki Trabzon ili dönemindeki ile ilgili kısım ile aynı tarihli ... ile ilgili teşhisler doğrudur katılıyorum. Ben 2010-2014 yılları arasında Trabzon ilinde görev yapmıştım. 2014 yılı Haziran veya Temmuz ayında Trabzon dan tayinim Erzuruma çıkmıştı. ..., ..., N.G., M.K. ve benim bulunduğum sohbet grubu haftada bir çalışma durumuna göre bir araya gelir, ... kod A.I.'ın sohbet abiliği yaptığı sohbetlere katılırdık. Ya bizden birinin evinde yada ... kod ...'ın evinde sohbet yapılırdı. Bu sohbet toplantıları 2010-2014 yılları arasında oldu. ... da bu sohbetlere katıldı. Ben 2014 yılı Haziran veya Temmuz ayında Trabzon dan fiilen ayrılana kadar ... da bu toplantılara katıldı. Bana o dönem A.I. ... kodismini vermişti, ...na herhangi bir kod ismi verildiğini hatırlamıyorum. Sohbetler dini içerikliydi, onun haricinde sohbet toplantılarıda bazı amir ve müdürler hakkında bilgi isterlerdi. Özel olarak bir gündem veya talimat söz konusu olduğunu hatırlamıyorum. M.K. toplantılara katılmadığı için tarihini hatırlamadığım bir dönemde Tonya ya tayinini çıkarmışlardı. 2014 yılı Mart ayında benim telefonuma Bylock programını A.I.'ın istemi üzerine yükledim. 2010 yılı ile 2013 yılı Eylül ayı arasında ben, ..., N.G. ve A.A aynı evde kaldık. Bu ev bekar eviydi bu yapıya ait bir ev değildi. ... sohbet sohbet toplantılarına gelmezdi. Daha önce savunmamda belirttiğim gibi ... kod A.I. bizim kalmış olduğumuz ev için bir cep telefonu ve içerisinde bir hat vermişti. Bu hat ve telefonu vermesinin amacı onunla iletişime geçebilmemiz ve toplantıların sohbetlerin ne zaman yapılacağını belirlemek içindi. Evde kullanılan bu telefonun numarasını hatırlamıyorum. Bu hattın faturası yoktu kontörlü hattı. Bu hattın kimin adına kayıtlı olduğunu bilmiyorum. Bu hattı evde kalan tüm arkadaşlarla birlikte kullandık. Sadece A.A. kullanmadı, ... haricindeki herkes A.I. ile bu telefonla irtibata geçmiştir. Tek kullanma amacımız A.I. ile sohbet ve yer tayinini belirlemektir. Bu hattı ençok ben kullandım. Her ne kadar önceki savunmamda bu telefonu ...nun şubeye götürdüğünü belirtmiş isemde böyle bir şey hatırlamıyorum. Bu telefonda bylock programı yüklü değildi. Zira yüklenmesinin imkanı yoktu çünkü bu telefon tuşlu telefondu. Markasını tam hatırlamamakla birlikte ... olabilir. Bu telefonu bylock programı benim telefonuma yüklenene kadar kullandık. 2014 yılı mart ayında benim telefonuma bylock yükleyince bu telefonu A.I. a geri göndermiş olabiliriz. Benim telefonuma bylock yüklendiğini ve kullandığımı ... biliyordu. Benim telefonuma yüklenince onlar bizim telefonumuza yüklenmesine gerek yok dediler. ... "himmet parası" veriyordu. Benim gördüğüm bildiğim 2010-2014 yılları arasındaydı. ...'ın da 2014 yılı Haziran yada Temmuz ayında tayini çıkmıştı. Siirt yada Bitlise gittiğini hatırlıyorum. 2013 yılı Eylül ayında ben evlenip ayrı bir eve çıkmıştım. Diğer arkadaşlarım aynı evde kalmaya devam ettiler. Evden çıkmama rağmen sohbetlere birlikte devam etmiştik. Tayinlerimiz çıktıktan sonra ... ile görüşmedim. ...'nun 2014 Haziran ayından sonra tayini çıktıktan sonra hiç görüşmedik bu yapıyla bağlantısını devam ettirip ettirmediğini bilmiyorum. ...'nun Kom şubede çalışırken A.I. a bilgi sızdırıp sızdırmadığını bilmiyorum. Böyle şeylerde birbirimize sormazdık. Komserlik sınavı sorularının örgüt mensuplarına verilmesi konusunda A.I. ile bir tartışmamız olmuştu, ... da tepkisini ortaya koşmuştu. Bu tartışmanın hangi yıl yaşandığını hatırlamıyorum. Bildiğim kadarıyla ... Bylock programı kullanmadı. Bize o dönem Bankasyaya para yatırın denmişti. ...nun para yatırıp yatırmadığını bilmiyorum. ... hakkındaki bütün bildiklerim bundan ibarettir." şeklinde beyanlarda bulunmuştur. Tanık N.G.'ün mahkememizce alınan beyanlarında;"Ben sanığı 2002-2006 yılı arasında polis kolejinde, 2006-2010 yılları arasında polis akademisinde eğitim görememiz dolayısıyla ve 2010-2014 yılları arasında Trabzon'da görev yapmış olmamız dolayısıyla tanırım. Farklı birimlerde görev yaptık. Sanığın öğrencilik döneminde bu yapıyla irtibatı bulunup bulunmadığı konusunda bir bilgim yok. Ancak ben kendisini 2010 yılında yapılan adı geçen cemaate müzahir sohbetlerde gördüm. Ben 2014 yılına girmeden bu yapıyla olan irtibatımı kestim. Sanıkla bu tarihte kadar sohbetlere geliyordu ancak sonrasında irtibatını devam ettirip ettirmediği konusunda bir bilgim yoktur. Bizlere sohbet veren sivil şahıslar vardı. En son A. I. isimli şahıs ilgileniyordu. Çoğunlukla A.I. isimli şahsın ikametinde yapılırdı. Yine grubumuzdaki polisler arasında A.I. ve ondan önceki mahrem sorumlulara vekalet eden konumunda kimse yoktu. Yine sohbet veren kimse konumunda kimse yoktu. Ben kod adı kullanmadım. Diğer arkadaşların da kullanıp kullanmadığını bilmiyorum. Yine ben katıldığım toplantılarda bylock ve benzeri programlardan bahsettiğine tanık olmadım. Yine tarafıma böyle bir program yüklemeye çalışmadı. Diğer arkadaşlara da yükleyip yüklemediği konusunda bir bilgim yoktur. Benden himmet talep edildi ben vermedim. Sanığın himmet verip vermediği konusunda bir bilgim yok. Ben 17/25 aralık sürecinden önce bu yapıyla irtibatımı kestim. Kesme sebebim de KPSS sorularının bu yapı tarafından çalınmadığına yönelik A.I.'a sorduğum soruya olumlu cevap vermesidir.Lüzumuna binaen tanıktan soruldu: Ben ... ile 2010-2014 arası aynı evde kaldım. Bu ev bekar eviydi. Ayrıca A.I.'ın verdiği bir telefondan haberdarım. Ancak bu telefon bende hiçbir zaman bulunmadı. ...'nda da bulunmadığını biliyorum." şeklinde beyanlarda bulunmuştur. Hakkında atılı suçtan soruşturma yürütülen M.K.'ın soruşturma aşamasında şüpheli sıfatıyla alınan beyanlarının sanık ile ilgili kısımlarında;"...2010 yılında buradan mezun olrak Trabzon merkezde komiser yardımcısı olarak göreve başladım. Burada tek kişi bekar evi tuttum. Ara sıra annem babam gelir kalırdı. 2010 mezunu devrem olan arkdaşlarım N.G., F.Y.,... ve A.A. ayrı eve çıkmışlardı. Bende ara sıra arkadaşlarımın kaldığı eve giderdim... Genelde yukardaı behsettiğim evde toplanırdık. Bir kaç kere de A.I.'ın evinde toplandık. A. I.'nın bizden başka kimlerden sorumlu olduğunu bilmiyorum. Toplantılarda hükümet aleyhine konuşmalar yapıldıktan sonra toplantılara gitmemeye başladım..." şeklinde beyanlarda bulunmuştur..." tespitleri bakılmakta olan dava dosyasında yer alan diğer tespitler ile birlikte değerlendirildiğinde, davacının FETÖ/PDY silahlı terör örgütü ile iltisak ve irtibatının bulunduğu sonucuna varılmıştır. Temyize konu Bölge İdare Mahkemesi kararı ve dayandığı gerekçe hukuk ve usule uygun olup, bozulmasını gerektirecek bir sebep bulunmadığından, temyiz isteminin reddi ile anılan kararın yukarıda belirtilen gerekçenin eklenmesi suretiyle ONANMASINA, temyiz giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına, adli yardım talebinin daha önce kabul edilmiş olması nedeniyle temyiz aşamasında tahsil edilmeyen yargılama giderinin tahsili için Mahkemesince müzekkere yazılmasına, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 50. maddesi uyarınca, bu onama kararının taraflara tebliğini ve bir örneğinin de belirtilen İdare Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın kararı veren ilk derece Mahkemesine gönderilmesine, 18/09/2025 tarihinde oybirliğiyle kesin olarak karar verildi.