Danıştay · 5. Daire
Danıştay 5. Daire 2020/442 E. 2023/16385 K.
- Mahkeme
- Danıştay
- Daire
- 5. Daire
- Esas No
- 2020/442
- Karar No
- 2023/16385
T.C. D A N I Ş T A Y BEŞİNCİ DAİRE Esas No : 2020/442 Karar No : 2023/16385 Temyiz İsteminde Bulunan (Davalı) : ... Bakanlığı / ANKARA Vekili : Av.... Karşı Taraf (Davacı) : ... Vekili : Av. ... İstemin Özeti : Davacının, 667 sayılı Kanun Hükmünde Kararname'nin 4. maddesinin 1. fıkrası uyarınca kamu görevinden çıkarılmasına ilişkin ... tarih ve ... sayılı işlemin iptaline karar verilmesi istemiyle açılan davada, dava konusu işlemin iptali yönünde verilen ... İdare Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararına karşı yapılan istinaf başvurusunun reddine ilişkin ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdare Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir. Temyiz İsteminde Bulunan Davalı idarenin İddialarının Özeti: Davacının 667 sayılı Kanun Hükmünde Kararname'de öngörülen usul çerçevesinde kamu görevinden çıkarılmasına ilişkin işlemde hukuka aykırılık bulunmadığı, genel bütçeli idarelerin mahkeme ve icra harçlarından muaf olması sebebiyle aleyhlerine hüküm kurulmasında hukuka uygunluk bulunmadığı, dava konusu işlemin iptaline ilişkin İdare Mahkemesi kararına yapılan istinaf başvurusunun reddine dair Bölge İdare Mahkemesi kararının bozulması edilmektedir. Davacının Savunmasının Özeti : Temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmaktadır. Danıştay Tetkik Hakimi : ... Düşüncesi : Dava konusu işlemin sebep unsuru yönünden hukuki denetiminin yapılabilmesi; bu değerlendirmeyi haklı kılan maddi sebeplerin yargılama esnasında davalı idarece ortaya konulmasına ve izah edilmesine bağlıdır. Bu konudaki yükümlülük şüphesiz öncelikle dava konusu işlemi tesis eden davalı idareye aittir. Bununla birlikte idari yargı mercilerince 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 20.maddesinde öngörülen resen araştırma ilkesi uyarınca uyuşmazlığın çözümü için her türlü inceleme ve araştırmanın yapılması da mümkün hatta olayın niteliğine göre gereklidir. Dava dosyasının incelenmesinden; davalı idarece, davacının 667 sayılı Kanun Hükmünde Kararname'nin 4. maddesi uyarınca kamu görevinden çıkarılmasına ilişkin işlemin gerekçesi olarak davacının terör örgütlerine veya Milli Güvenlik Kurulunca Devletin milli güvenliğine karşı faaliyette bulunduğuna karar verilen yapı, oluşum veya gruplara iltisakı yahut bunlarla irtibatı olduğu yönündeki 05/12/2000 tarihli MİT Müsteşarlığından intikal eden güvenlik soruşturması sonucu gösterilmiş ise de; bu değerlendirmenin dayanaklarına ilişkin mahkemece bu yönde bir araştırma yapılmayarak salt bu değerlendirme üzerinden bir karar verildiği görülmüştür. Bu nedenle, öncelikle; davalı idarece dava dosyasına sunulan davacı hakkında terör örgütlerine veya Milli Güvenlik Kurulunca Devletin milli güvenliğine karşı faaliyette bulunduğuna karar verilen yapı, oluşum veya gruplara iltisakı yahut irtibatı olduğu yönünde değerlendirme yapılmasına dayanak teşkil eden tespitlerin değerlendirilmesi, gerek görülmesi halinde yeniden sorulması, öte yandan 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 20. maddesi uyarınca uyuşmazlığın çözümü için; "Emniyet Genel Müdürlüğü Kaçakçılık ve Organize Suçlarla Mücadele Daire Başkanlığı ile Emniyet Genel Müdürlüğü Terörle Mücadele Daire Başkanlığından; PKK ve DHKP/C soruşturmaları kapsamında var ise davacının adının geçtiği ifade tutanaklarının istenilmesine, Hazine ve Maliye Bakanlığı Mali Suçları Araştırma Kurulundan (MASAK); davacının PKK ve DHKP/C terör örgütleri ile ilişkili gerçek veya tüzel kişilere para transferinin olup olmadığının sorularak, var ise ilgili belge ve raporların istenilmesine, İçişleri Bakanlığı Sivil Toplumla İlişkiler Genel Müdürlüğünden; davacının PKK ve DHKP/C terör örgütlerine ait olduğu gerekçesiyle kapatılan dernek ya da sendika, federasyon, konfederasyonlarda yönetim, denetim, genel kurul üyelik, aidat bilgisi olup olmadığının sorularak, var ise ilgili belge ve raporların istenilmesine, Vakıflar Genel Müdürlüğünden; davacının PKK ve DHKP/C terör örgütlerine ait olduğu gerekçesiyle kapatılan vakıflarda üyeliği ya da mütevelli heyeti üyeliği olup olmadığının sorularak, var ise ilgili belge ve raporların istenilmesine," yönelik yapılacak ara kararı neticesinde davalı idare ile yukarıda anılan kurum ve kuruluşlarca gönderilecek bilgi ve belgeler davacıya tebliğ edilerek karşı beyanlarının da alınmasından sonra davacının terör örgütlerine veya Milli Güvenlik Kurulunca Devletin milli güvenliğine karşı faaliyette bulunduğuna karar verilen yapı, oluşum veya gruplara iltisakı yahut irtibatının bulunup bulunmadığının değerlendirilmesi gerekmektedir. Kuşkusuz yukarıda anılan değerlendirme yapılırken davacı hakkında ceza soruşturması veya kovuşturması var ise (kesinleşmiş takipsizlik ya da beraat kararı ile sonuçlanmış olsa dahi) bu soruşturma veya kovuşturmadaki tespitlerin de irtibat ve iltisak noktasında göz önüne alınması gerekmektedir. Bu itibarla, belirtilen hususlarda araştırma yapılmaksızın, eksik incelemeyle dava konusu işlemin iptali yönünde verilen İdare Mahkemesi kararına karşı yapılan istinaf başvurusunun reddi yolundaki Bölge İdare Mahkemesi kararında hukuki isabet bulunmadığından bozulması gerektiği düşünülmektedir. TÜRK MİLLETİ ADINA Karar veren Danıştay Beşinci Dairesince, Tetkik Hakiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü: Bölge idare mahkemesi idare dava daireleri tarafından verilen kararların temyiz yolu ile incelenerek bozulabilmeleri, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun 49. maddesinde belirtilen nedenlerden birinin bulunması halinde mümkündür. Temyize konu Bölge İdare Mahkemesi kararı ve dayandığı gerekçe hukuk ve usule uygun olup, bozulmasını gerektirecek bir sebep bulunmadığından, temyiz isteminin reddi ile anılan kararın ONANMASINA, temyiz giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun 50. maddesi uyarınca, bu onama kararının taraflara tebliğini ve bir örneğinin de belirtilen İdare Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın kararı veren ilk derece Mahkemesine gönderilmesine, 16/11/2023 tarihinde oybirliğiyle kesin olarak karar verildi.