Danıştay · 5. Daire

Danıştay 5. Daire 2020/2475 E. 2023/15594 K.

Mahkeme
Danıştay
Daire
5. Daire
Esas No
2020/2475
Karar No
2023/15594
Karar Tarihi

T.C. D A N I Ş T A Y BEŞİNCİ DAİRE Esas No : 2020/2475 Karar No : 2023/15594 Temyiz İsteminde Bulunan (Davacı): ... Vekili : Av. ... Karşı Taraf (Davalı) : ... Bakanlığı / ANKARA Vekili : Av. ... İstemin Özeti : Kırklareli İl Jandarma Komutanlığında astsubay olarak görev yapan davacının, 375 sayılı Kanun Hükmünde Kararname'nin Geçici 35/B-6. maddesi uyarınca kamu görevinden çıkarılmasına ilişkin İçişleri Bakanlığı'nın ... tarih ve ... sayılı işleminin iptaline karar verilmesi istemiyle açılan davanın reddi yolunda verilen ... İdare Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararına karşı yapılan istinaf başvurusunun gerekçeli olarak reddine ilişkin ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdare Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir. Temyiz İsteminde Bulunan Davacının İddialarının Özeti: Temyize konu kararın usul ve yasaya aykırı olduğu, Anayasa'nın 15. maddesi uyarınca OHAL döneminde sadece OHAL'in gerektirdiği ölçüde ve OHAL süresiyle sınırlı geçici tedbirler alınabileceği, 375 sayılı Kanun Hükmünde Kararname'nin Resmi Gazetede yayımlandığı gün TBMM'nin onayına sunulması ve en geç 30 gün içerisinde görüşülüp karara bağlanmasının zorunlu olduğu, ilgili Kanun Hükmünde Kararname'nin TBMM onayına sunulduktan sonra 30 gün içerisinde onaylanmadığı, dolayısıyla yok hükmünde olduğu, bu sebeple dava konusu işlemin dayanaksız kaldığı, hakkında somut delil ortaya konulmadan kamu görevinden çıkarıldığı, savunmasının alınmadığı, hakkında soruşturma yürütülmediği, dava konusu işlem ile Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi'nde güvence altına alınan adil yargılanma hakkının, savunma hakkının, gerekçeli karar hakkının, özel hayata ve aile hayatına saygı hakkının, çalışma hakkının, emeklilik hakkının, mülkiyet hakkının, kanunsuz suç ve ceza olmaz ilkesinin, suç ve cezaların geçmişe yürümezliği ilkesinin, masumiyet karinesinin, işkence ve kötü muamele yasağının ihlal edildiği belirtilerek Bölge İdare Mahkemesi kararının bozulması gerektiği iddia edilmektedir. Davalı İdarenin Savunmasının Özeti: Dava konusu işlemde hukuka aykırılık bulunmadığı belirtilerek temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmaktadır. Danıştay Tetkik Hakimi : ... Düşüncesi : İdare Dava Dairesi kararının gerekçe eklenmek suretiyle onanması gerektiği düşünülmektedir. TÜRK MİLLETİ ADINA Karar veren Danıştay Beşinci Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü: Bölge idare mahkemesi idare dava daireleri tarafından verilen kararların temyiz yolu ile incelenerek bozulabilmeleri, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde belirtilen nedenlerden birinin varlığı halinde mümkün olup, davacı tarafından ileri sürülen hususlar bunlardan hiçbirisine uymamaktadır. Bununla birlikte, davacı hakkında yürütülen ceza yargılaması neticesinde, ... Ağır Ceza Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararıyla, davacının silahlı terör örgütüne üye olma suçundan verilen cezanın etkin pişmanlık kapsamında beyanda bulunması nedeniyle ceza indirimi yapılarak 1 yıl 13 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ilişkin kararda yer alan davacıya ait; "...Askeri personel olan sanığın (davacının) ankesörlü telefonlardan ardışık olarak arandığının tespit edilmesi üzerine soruşturma işlemlerine başlandığı ve yürütülen soruşturma sonunda Adıyaman Cumhuriyet Başsavcılığı'nın ... tarih ve ... Esas sayılı iddianamesi ile sanık (davacı) ...'ın FETÖ/PDY silahlı terör örgütüne üye olma suçunu işleğinden bahisle cezalandırılması istemi ile eldeki kamu davası açıldığı anlaşılmıştır. Adıyaman Emniyet Müdürlüğü'nün, iletişimin tespiti kararı verilen kontörlü sabit hatlarla iletişim kuran ve TSK bünyesinde görev yapan askeri personellere yönelik yürütülen ardışık arama soruşturmasına ilişkin hazırlanan 26/03/2018 tarihli iletişimin tespitine dair analiz ve araştırma raporunda; iletişimin tespitine karar verilen büfe telefonlarının HTS kayıtları incelendiğinde sanık (davacı) ...'ın kullanımında bulunan ... numaralı GSM hattıyla ardışık olan veya olmayan şekilde toplam 26 kez iletişim kurulduğu, bu iletişimlerden şüphe durumuna göre 2 tanesinin 1. derece şüpheli olduğu, 4 tanesinin de 6. derece şüpheli olduğu, bu kapsamda 21.01.2013, 12.04.2013, 15.09.2013, 14.09.2013, 04.03.2013 ve 12.04.2014 tarihlerinde sanığa (davacıya) ait GSM hattının aranmasından birkaç dakika önce veya sonra, haklarında aynı örgüte üye olma suçundan adli işlem yapılan askeri ve sivil personeller A.T., Ö.Ö., M.B., S.B., S.E. ve C.A.'nın arandığı tespit edilmiştir. ...Sanık (davacı) aşamalarda alınan ifadesinde özetle; Emniyette etkin pişmanlık kapsamında beyanda bulunduğunu, 2002 yılında örgütle tanıştığını, örgüte ait yurtta kaldığını, askeri göreve başladıktın sonra örgüt üyesi tarafından sabit hattan arandığını, 2015 yılına kadar bahsi geçen örgüt üyesi ile irtibatının devam ettiğini beyan ederek etkin pişmanlık kapsamında beyanda bulunmuştur. ...sanığın (davacının) örgüt ile üniversite (2002) yıllarından başlayan örgütsel amaçlı iletişimin ve irtibatının bulunması, sanığı (davacıyı) örgütün abilerinin bu yıllardan itibaren sanığı (davacıyı) takip etmesi ve yetiştirmesi, sanığın (davacının) askeri okulu kazanması ve kazandıktan sonra da örgütle irtibatının kesilmediği, 17-25 Aralık olaylarından sonra da sanığın (davacının) örgüt içerisinde yer alması, sanıkla (davacıyla) mahrem imam olmaları itibarıyla N.K. ve M.G. adlı örgüt mensuplarının ilgilendiği hususları nazara alındığında sanığın (davacının) örgütle yoğunluk ve süreklilik teşkil eden bir irtibatının bulunduğu hususu mahkememizce değerlendirilmiştir. Sonuç olarak dosyada bulunan ikrar içeren sanık (davacı) savunmaları, arama ve el koyma tutanağı, sanıktan (davacıdan) el konulan dijital materyaller üzerinde yapılan inceleme sonunda düzenlenen bilirkişi raporları, teşhis kapsamındaki beyanlar, ardışık arama kapsamındaki rapor, sanığın (davacının) beyanlarının derecelendirilmesine ilişkin rapor, MASAK raporu ve tüm dosya kapsamına göre; Sanık (davacı) ...'ın FETÖ/PDY silahlı terör örgütü ile 2002 yılında tanıştığı ve örgüte ait yurtta kalmaya başladığı ve bu tarihten itibaren örgütle bağlantısının devam ettiği, TSK içerisindeki görevine atanmadan önce ve atandıktan sonra örgüt tarafından takibinin yapıldığı ve örgütle irtibatlı olduğu, bu irtibatını azami derecede gizliliğe riayet ederek ifa ettiği, her ne kadar sanık (davacı) emniyet ifadesinde aralıklı olarak örgütle bağını kopardığını ve irtibatının belli süreler kesildiğini beyan etmişse de bu anlatımında olayın oluşunu anlatırken hayatın olağan akışına aykırılığın bariz şekilde görüldüğü, keza örgütle geniş zaman aralığında irtibatlı olduğu halde örgütün sohbet toplantılarına hiçbir zaman katılmadığını beyan etmesi gerçeğe aykırı ve suçtan kurtulmaya yönelik beyanlar olduğunun mahkememizce değerlendirildiği, bu şekilde sanığın (davacının) esasında örgütle irtibatını kısmi düzeyde anlatmış ve bazı hususlarda ayrıntılı beyanlarda bulunmaktan kaçındığı ve ya gerçeğe aykırı beyanda bulunduğu anlaşılmış, ancak sadece anlattığı kısımları itibariyle dahi örgüte bağlılığının ziyadesiyle bulunduğunun görüldüğü, hatta bu itibarla örgüt içi evlilik kapsamında girişimlerinin bulunduğu, esasen sanığın (davacının) örgütün mahrem askeri yapılanması içerisinde ankesörlü hatlardan aranmasının dahi örgüt içerisindeki gizliliğe riayet ettiğinin, sadakatinin ve örgüt hiyerarşisine girdiğinin göstergesi olduğu, sanığın (davacının) TSK mensubu kamu görevlisi olması itibarıyla Devlete en çok sadakat göstermesi gereken konumda bulunduğu halde iradesini örgütün iradesine terk ettiği ve örgüt talimatları ile hareket ettiği ve bu haliyle örgüt hiyerarşisine dahil olduğu, örgüt ile organik bağ kurarak örgüt üyesi vasfını kazandığı, bu itibarla üzerine atılı FETÖ/PDY silahlı terör örgütüne üye olmak suçundan cezalandırılması gerektiği kanaatine varılmıştır." tespitleri, bakılmakta olan dava dosyasında yer alan diğer tespitler ile birlikte değerlendirildiğinde, davacının, FETÖ/PDY silahlı terör örgütü ile iltisak ve irtibatının bulunduğu sonucuna varılmıştır. Temyize konu Bölge İdare Mahkemesi kararı ve dayandığı gerekçe hukuk ve usule uygun olup, bozulmasını gerektirecek bir sebep bulunmadığından, temyiz isteminin reddi ile anılan kararın yukarıda belirtilen gerekçenin eklenmesi suretiyle ONANMASINA, temyiz giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun 50. maddesi uyarınca, bu onama kararının taraflara tebliğini ve bir örneğinin de belirtilen İdare Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın kararı veren ilk derece Mahkemesine gönderilmesine, 08/11/2023 tarihinde oybirliğiyle kesin olarak karar verildi.

Atıf: Danıştay 5. Daire, E. 2020/2475, K. 2023/15594, T. 12.04.2014, www.arakarar.com/karar/danistay-5-daire-2020-2475-e-2023-15594-k-34943e769b85