Danıştay · 4. Daire
Danıştay 4. Daire 2025/5826 E. 2025/6947 K.
- Mahkeme
- Danıştay
- Daire
- 4. Daire
- Esas No
- 2025/5826
- Karar No
- 2025/6947
- Karar Tarihi
T.C. D A N I Ş T A Y DÖRDÜNCÜ DAİRE Esas No : 2025/5826 Karar No : 2025/6947
TEMYİZ EDEN (DAVACI) : ... VEKİLİ : Av. ...
KARŞI TARAF (DAVALI) : ... Büyükşehir Belediye Başkanlığı VEKİLİ : Av. ...
İSTEMİN KONUSU : ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdare Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ : Dava konusu istem: İstanbul ili, Sarıyer ilçesi ... Mahallesi, ... ada, ... parsel sayılı taşınmazda bulunan yapıda imara aykırı yapı yapıldığının 2960 sayılı Boğaziçi Kanunu uyarınca düzenlenen ... tarihli ... sayılı ve 1 numaralı yapı tatil tutanağı ile tespit edildiğinden bahisle, 3194 sayılı İmar Kanunu'nun 42. maddesi uyarınca davacıya toplam 734.533,86.-TL idari para cezası verilmesine ilişkin İstanbul Büyükşehir Belediye Encümeni'nin ... tarih ve ... sayılı kararının iptali istenilmiştir. İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... İdare Mahkemesince verilen ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararda; davacı tarafından her ne kadar dava konusu işlemin usulüne uygun olarak tebliğ edilmediği, adresinde bulunamadığı için tebligatın mahalle muhtarına bırakıldığı ancak muhtara bırakıldığına ilişkin bir bildirimin kapsına yapıştırılmadığı için dava konusu idari para cezası kararından haberinin olmadığı ileri sürülmüş ise de; dosya kapsamında yer alan belgelerin incelenmesinden; davacı adına imar para cezası uygulanmasına ilişkin dava konusu ... tarih ...sayılı encümen kararının, İstanbul Belediye Başkanlığı Boğaziçi İmar Şube Müdürlüğünün ...tarihli, ... sayılı yazısı ekinde 7201 sayılı Tebligat Kanunu'nun 21/2. maddesi uyarınca davacının Mernis adresine, (tebliğ adresinde kimsenin bulunmaması sebebiyle mahalle muhtarına bırakılması ve buna ilişkin ihbarnamenin kapıya yapıştırılması suretiyle) 14.06.2023 tarihinde tebliğ edildiği, söz konusu adresin aynı zamanda 14.03.2024 havale tarihli dava dilekçesinde belirtilen adres olduğu dikkate alındığında 14.06.2023 tarihli tebligatın usulüne uygun olduğu sonucuna varılmış olup, buna göre, dava konusu işlemin tebliğ tarihi olan 14.06.2023 tarihinde dava açma süresinin işlemeye başladığı, devam eden süreçte davacı tarafından 2577 sayılı Kanun'un 11. maddesi kapsamında yapılan herhangi bir başvurunun bulunmadığı, sonuç olarak işlemeye devam eden 60 günlük dava açma süresinin son gününün (13.08.2024 tarihi olduğu, ancak ilgili tarihin adli tatile denk gelmesi nedeniyle ara vermenin sona erdiği günü izleyen tarihten itibaren yedi gün ilave edilmek suretiyle 07/09/2024 Cumartesi gününe rastlaması nedeniyle ilk iş günü olan) 09.09.2024 günü olduğu sonucuna varılmıştır. Belirtilen gerekçelerle davanın süre yönünden reddine karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: İdare Dava Dairesince; istinaf başvurusuna konu İdare Mahkemesi kararının usul ve hukuka uygun olduğu ve davacı tarafından ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği belirtilerek 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45. maddesinin 3. fıkrası uyarınca istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : İhbarnamenin davacıya Kanun'da belirtilen usulüne uygun olarak tebliğ edilmediği, öğrenme tarihi üzerine açılan davanın süresinde kabul edilmesi gerektiği ileri sürülmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmuştur.
TETKİK HÂKİMİ : ... DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin kabulü ile temyize konu kararın bozulması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA Karar veren Danıştay Dördüncü Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
İNCELEME VE GEREKÇE : 7201 sayılı Tebligat Kanunu'nun Tebligatın Yapılması başlıklı 1. maddesinde Kazaî merciler, 10/12/2003 tarihli ve 5018 sayılı Kamu Malî Yönetimi ve Kontrol Kanununa ekli (I) sayılı cetvelde yer alan genel bütçe kapsamındaki kamu idareleri, (II) sayılı cetvelde yer alan özel bütçeli idareler, (III) sayılı cetvelde yer alan düzenleyici ve denetleyici kurumlar, (IV) sayılı cetvelde yer alan sosyal güvenlik kurumları ile vakıf yükseköğretim kurumları, il özel idareleri, belediyeler, köy hükmî şahsiyetleri, barolar ve noterler tarafından yapılacak elektronik ortam da dâhil tüm tebligat, bu Kanun hükümlerine göre Posta ve Telgraf Teşkilatı Genel Müdürlüğü veya memur vasıtasıyla yapılır. Tebligatın memur vasıtasiyle yapılması başlıklı 2. maddesinde, Diğer kanunlarda özel hüküm bulunması halinde veya tehirinde zarar umulan işlerde veya aynı yerde bulunan 1 inci maddede yazılı daire ve müesseseler arasında veya bu daire ve müesseselerde bulunan şahıslara yapılacak tebligat, kendi memurları veya mahalli mülkiye amirinin emriyle zabıta vasıtasıyla yaptırılır; 21. maddesinin 1. fıkrasında ise; kendisine tebligat yapılacak kimse veya yukarıdaki maddeler mucibince tebligat yapılabilecek kimselerden hiçbiri gösterilen adreste bulunmaz veya tebellüğden imtina ederse, tebliğ memuru tebliğ olunacak evrakı, o yerin muhtar veya ihtiyar heyeti azasından birine veyahut zabıta amir veya memurlarına imza mukabilinde teslim eder ve tesellüm edenin adresini ihtiva eden ihbarnameyi gösterilen adresteki binanın kapısına yapıştırmakla beraber, adreste bulunmama halinde tebliğ olunacak şahsa keyfiyetin haber verilmesini de mümkün oldukça en yakın komşularından birine, varsa yönetici veya kapıcıya da bildirilir. İhbarnamenin kapıya yapıştırıldığı tarih, tebliğ tarihi sayılır, hükümlerine yer verilmiştir. Dosyanın incelenmesinden, idari para cezasına ilişkin dava konusu ... tarih ve ... sayılı encümen kararının, davacının ...Mahallesi ... Sokak No:... B.çekmece/İSTANBUL adresine tebliğ edilmek üzere belediye idare ve zabıta personeli tarafından götürüldüğü, 14/06/2023 tarihli Tebellüğ İlmuhaberinde; davacının adreste hazır bulunmadığı yazılıp ilgili idare personelince evrakın imzalandığı, aynı tarihli İhbarnamede ise; adreste tebligatı kabul edecek kimsenin bulunmaması sebebiyle söz konusu evrakın Tebligat Kanununun 21. maddesine istinaden, adına ... Mahallesi Muhtarlığına teslim edildiği, ihbarnamenin kapıya asıldığı hususlarının yazılı olduğu, (ekinde kapıya asılmış ihbarname fotoğrafı bulunduğu) ihbarnamenin altına davalı idare personelinin ve Alkent 2000 Mahallesi Muhtarının imza ve mührünün bulunduğu görülmekle birlikte; tebliğ olunacak şahsa keyfiyetin haber verilmesinin, en yakın komşularından birine, varsa yönetici veya kapıcıya da bildirilmesine ilişkin bir ifadenin bulunmadığı anlaşılmaktadır. Uyuşmazlıkta, dava konusu idari para cezası işleminin yukarıda aktarılan Tebligat Kanunu'nun 21. maddesi hükmüne uygun olarak davacıya tebliğ edilmediğinin anlaşıldığı, bu durumda, öğrenme tarihi üzerine açılan davanın süresinde olduğu sonucuna ulaşılmaktadır. Bu durumda, uyuşmazlığın esasının incelenmesi suretiyle bir karar verilmesi gerekirken, davanın süre aşımı yönünden reddine dair karara karşı yapılan istinaf başvurusunun reddine dair temyize konu Bölge İdare Mahkemesi İdare Dava Dairesi kararında hukuki isabet bulunmamaktadır.
KARAR SONUCU : Açıklanan nedenlerle; 1. Temyiz isteminin kabulüne, 2. Temyize konu ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdare Dava Dairesinin... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının Üye ...'nin gerekçe yönünden karşı oyu ve oyçokluğu ile, esas yönünden oybirliğiyle BOZULMASINA, 3. Yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın İdare Dava Dairesine gönderilmesine, 24/12/2025 tarihinde kesin olarak karar verildi.
(X) KARŞI OY : 7201 sayılı Tebligat Kanunu'nun Tebligatın Yapılması başlıklı 1. maddesinde (Değişik: 11/1/2011-6099/1 md.) Kazaî merciler, 10/12/2003 tarihli ve 5018 sayılı Kamu Malî Yönetimi ve Kontrol Kanununa ekli (I) sayılı cetvelde yer alan genel bütçe kapsamındaki kamu idareleri, (II) sayılı cetvelde yer alan özel bütçeli idareler, (III) sayılı cetvelde yer alan düzenleyici ve denetleyici kurumlar, (IV) sayılı cetvelde yer alan sosyal güvenlik kurumları ile vakıf yükseköğretim kurumları, il özel idareleri, belediyeler, köy hükmî şahsiyetleri, barolar ve noterler tarafından yapılacak elektronik ortam da dâhil tüm tebligat, bu Kanun hükümlerine göre Posta ve Telgraf Teşkilatı Genel Müdürlüğü veya memur vasıtasıyla yapılır. Tebligatın memur vasıtasiyle yapılması başlıklı 2. maddesinde, Diğer kanunlarda özel hüküm bulunması halinde veya tehirinde zarar umulan işlerde veya aynı yerde bulunan 1 inci maddede yazılı daire ve müesseseler arasında veya bu daire ve müesseselerde bulunan şahıslara yapılacak tebligat, kendi memurları veya mahalli mülkiye amirinin emriyle zabıta vasıtasıyla yaptırılır. Dosyanın incelenmesinden, dava konusu işlemin davacıya tebliğine ilişkin 14/06/2023 tarihli ihbarname ve Tebellüğ İlmuhaberi evrakının, Zabıta ve memur imzası ve davacının adreste bulunamadığı kaydı ile, 7201 sayılı Kanunun 21. maddesine istinaden Mahalle Muhtarlığına bırakıldığı, ihbarname ekindeki fotoğraftan, ihbarnamenin davacının konutunun kapısına yapıştırıldığı anlaşılmaktadır. Uyuşmazlıkta, 3194 sayılı İmar Kanunu'nun 42. maddesi uyarınca davacıya para cezası verilmesine ilişkin encümen kararının tebliğinin, yukarıda Kanun hükmüne yer verilen 'tehirinde zarar umulan işlerden' sayılamayacağı, bunun haricinde, davalı idare tarafından, hangi yasal gerekçeye dayanarak tebligatın memur eliyle yapılması yoluna gidildiğine ilişkin, dosyada herhangi bir bilgi ve belge sunulmadığı anlaşılmaktadır. Bu durumda, 3194 sayılı İmar Kanunu'nun 42. maddesi uyarınca davacıya para cezası verilmesine ilişkin encümen kararının tebliğinin, yukarıda yer verilen 7201 sayılı Kanun'un 2. maddesi hükmü uyarınca, Posta ve Telgraf Teşkilatı Genel Müdürlüğü vasıtasıyla yapılması gerektiğinden, usulüne uygun olarak yapılmayan tebligat sonrasında davacının öğrenme tarihinden itibaren açılan davanın süresinde olduğu kabul edilerek uyuşmazlığın esasının incelenmesi suretiyle bir karar verilmesi gerekirken, davanın süre aşımı yönünden reddine dair karara karşı yapılan istinaf başvurusunun reddine dair temyize konu Bölge İdare Mahkemesi İdare Dava Dairesi kararında hukuki isabet bulunmadığı görüşüyle, temyiz isteminin kabulü ile temyize konu kararın belirttiğim gerekçeyle bozulması gerektiği oyuyla, Dairemiz kararına gerekçe yönünden katılmıyorum.