Danıştay · 4. Daire
Danıştay 4. Daire 2025/2635 E. 2025/3595 K.
- Mahkeme
- Danıştay
- Daire
- 4. Daire
- Esas No
- 2025/2635
- Karar No
- 2025/3595
- Karar Tarihi
T.C. D A N I Ş T A Y DÖRDÜNCÜ DAİRE Esas No : 2025/2635 Karar No : 2025/3595
TEMYİZ EDEN (DAVACILAR) : 1- ... 2- ... ... 8- ... Alışveriş Eğitim İnşaat Tarım ve Petrol Ürünleri Nakliyat Turizm Seyahat Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi VEKİLİ : Av. ...
KARŞI TARAF (DAVALI) :... Bakanlığı VEKİLİ : Av. ...
İSTEMİN KONUSU : ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdare Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:..., Temyiz No:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ : Dava konusu istem: Aydın ili, Efeler ilçesi, ... Mahallesi, ... Mevkii, ... ada, ... ve ... parselde bulunan taşınmazların 3. Derece Arkeolojik Sit Alanı sınırının dışına çıkarılması yönündeki istemin reddine dair Aydın Kültür Varlıklarını Koruma Bölge Kurulunun ... tarih ve ... sayılı işlemin ... ada, ... parsele ilişkin kısmının kısmının iptali istenilmiştir. İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... İdare Mahkemesince verilen ...tarih ve E:..., K:... sayılı kararda; Korunması Gerekli Taşınmaz Kültür Varlıklarının ve Sitlerin Tespit ve Tescili Hakkında Yönetmelik'te "yazılı bilgilere dayanması, sathi (yüzeysel) kalıntılara dayanması veya bilimsel araştırmalara dayanması; çevresel gözlemler ile bilimsel varsayımlar veya topoğrafik açılardan yeterli niteliklere sahip olması" hususlarının arkeolojik sit alanı tespiti bakımından yeterli görüldüğü; yine Yönetmelik'te sathî (yüzeysel) buluntular ile çevresel gözlemlerde elde edilen verilerin (de) sit alanı tespitinde dikkate alınacağının hüküm altına alındığı; sit alanı tespitlerinin 07/02/2022-08/02/2022 tarihlerinde yapıldığı, bu yönüyle ilgili parselinde içinde yer aldığı alanın 3. derece sit alanı olarak tespitinde mevzuata aykırılık bulunmadığı anlaşıldığından, dava konusu işlemde hukuka aykırılık görülmediği; öte yandan, dava konusu işlemin, yüzey gözlemine dayalı olarak tespit edilen buluntuların ve kalıntıların korunması maksadıyla alındığı, dolayısıyla davalı idare tarafından da kurtarma - sondaj - kazı çalışmalarının sonuçlarına göre sit kararlarının ve sınırlarının değiştirilebileceğinin kabul edildiği, bu bakımdan yüzey gözlemlerine göre sahanın kurtarma - sondaj kazıları yapılana kadar muhafazasını ihtiva eden ve uyuşmazlık konusu işleme dayanak teşkil sit alanı belirlemeye dair kararların ileride değişmesi durumunun söz konusu olduğu, bu duruma istinaden davacılar tarafından idareye müracaat edilerek, parselde kurtarma - sondaj kazılarının yapılmasının sağlanması, kazı sonuçlarına göre kazıda bulunan/bulunamayan kalıntılar ve buluntular çerçevesinde özel mülkiyetteki parsel üzerindeki sit kararlarının kaldırılması veya değişmesi durumunun gündeme geleceği, ancak belirtilen hususların bakılan davanın konusu dışında kaldığı, zirâ bu davanın kurtarma - sondaj kazıları öncesi ve arazi topoğrafyası değişmeden yüzey gözlemlerine göre yapılan tespiti içerdiği sonucuna varılmıştır. Belirtilen gerekçelerle davanın reddine karar verilmiştir. Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: İdare Dava Dairesince; istinaf başvurusuna konu İdare Mahkemesi kararının usul ve hukuka uygun olduğu, davacılar tarafından ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği belirtilerek 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45. maddesinin 6. fıkrası uyarınca istinaf başvurusunun reddine kesin olarak karar verilmiş; bu kararın davacılar tarafından temyiz edilmesi üzerine de ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdare Dava Dairesinin... tarih ve E:..., K:.... Temyiz No:... sayılı kararı ile davanın konusunun 2577 sayılı Kanunun 46. maddesinde sayılan konulardan olmadığı, temyizi istenen kararın kesin olduğu belirtilerek temyiz isteminin reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Davacılar tarafından, temyize konu Bölge İdare Mahkemesi kararının kesin olarak verilecek kararlardan olmadığı, dava konusu taşınmazın kültür varlığı niteliğini taşımadığı, yerel mahkeme kararının eksik incelemeye dayandığı, İzmir Bölge İdare Mahkemesinin ise aynı konuda çelişkili kararlarının bulunduğu belirtilerek, temyiz isteminin kabulü ile söz konusu kararın bozulması gerektiği ileri sürülmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmuştur.
TETKİK HÂKİMİ : ... DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Bölge İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA Karar veren Danıştay Dördüncü Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
İNCELEME VE GEREKÇE : Bölge idare mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
KARAR SONUCU : Açıklanan nedenlerle; 1. Temyiz isteminin reddine, 2. Temyize konu ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdare Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... Temyiz No:... sayılı kararının ONANMASINA, 3. Temyiz giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına, 4. 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 50. maddesi uyarınca, kararın taraflara tebliğini ve bir örneğinin de İdare Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın İdare Mahkemesine gönderilmesine, 02/06/2025 tarihinde oybirliğiyle kesin olarak karar verildi.