Danıştay · 6. Daire

Danıştay 6. Daire 2022/646 E. 2025/6023 K.

Mahkeme
Danıştay
Daire
6. Daire
Esas No
2022/646
Karar No
2025/6023
Karar Tarihi

T.C. D A N I Ş T A Y ALTINCI DAİRE Esas No : 2022/646 Karar No : 2025/6023

TEMYİZ EDEN (DAVACI) : ... Mimarlar Odası Başkanlığı (Ankara Şubesi) VEKİLİ : Av. ...

KARŞI TARAF (DAVALILAR) : 1- ... Belediye Başkanlığı- ... VEKİLİ : Av. ...

2- ... Büyükşehir Belediye Başkanlığı VEKİLİ : Av. ...

İSTEMİN KONUSU : ... Bölge İdare Mahkemesi .... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.

YARGILAMA SÜRECİ : Dava konusu istem: Ankara ili, Kahramankazan ilçesi, ... mahallesi, ... ada, ... parsel sayılı taşınmaz ve çevresini kapsayan alanda, Kahramankazan Belediye Meclisinin ... tarih ve ... sayılı kararı ve Ankara Büyükşehir Belediye Meclisinin ... tarih ve ... sayılı kararıyla onaylanan 1/1000 ölçekli uygulama imar planının ve aynı büyükşehir belediye meclisi kararıyla onaylanan 1/5000 ölçekli nazım imar planının iptali istenilmiştir. İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: .... İdare Mahkemesince verilen ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararda; dosyada yer alan bilgi ve belgeler ile bilirkişi raporunun birlikte değerlendirilmesinden, dava konusu imar planlarının üst ölçekli planlara uygun olduğu, imar planları ile bölgeye gece nüfusu eklenilmediği, küçük sanayi alanı ve ticaret alanı kullanımlarının bölgede oluşturacağı gündüz nüfusuna ilişkin olarak ise ibadet alanı, park alanı, sosyal kültürel tesis alanı ve imar yollarının tanımlandığı, bu durumun imar mevzuatına, şehircilik ilkelerine, planlama esaslarına uygun olduğu, ayrıca, davaya konu planlama alanının çevresinin sanayi alanı ve depolama alanı gibi kullanımlara ayrılmış olduğu dikkate alındığında dava konusu işlem ile öngörülen kullanımlar sayesinde bölgedeki meri planlar ile uyumun sağlandığı, imar mevzuatı gereği davaya konu işlemde ilgili kurum ve kuruluşlardan uygun görüş alındığı ve alanın mera statüsünün kaldırılmadan parselasyon planlarının onaylanmayacağının hüküm altına alındığı anlaşıldığından, dava konusu imar planlarının şehircilik ilkelerine, planlama esaslarına, imar mevzuatına ve kamu yararına uygun olduğu sonucuna ulaşılmıştır. Belirtilen gerekçelerle dava konusu işlem hukuka uygun bulunarak davanın reddine karar verilmiştir. Bölge İdare Mahkemesi İdari Dava Dairesi kararının özeti: ... Bölge İdare Mahkemesi .... İdari Dava Dairesince; istinaf başvurusuna konu .... İdare Mahkemesi kararının hukuka ve usule uygun olduğu ve istinaf dilekçelerinde ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği gerekçesiyle 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun 45. maddesinin 3. fıkrası uyarınca istinaf başvurusunun; söz konusu alanın, bu imar planlarının onayından önce mera alanı niteliğinde olduğu, Ankara Valiliği'nin ...tarihli, E.... sayılı oluruyla, mera tahsis amacının değiştirilmesine karar verildiği anlaşıldığından, statüsü gereği tarımsal sulama alanı niteliğinde olmadığı açık olan bölgeye yönelik yapılan imar planlarında, üst ölçekli plana aykırılıktan söz edilemeyeceği öte yandan, dosyada bulunan plan paftalarının incelenmesinden, dava konusu alanın, 1/25.000 ölçekli nazım imar planında, "üniversite alanı" olarak belirlenmiş kısmının, uyuşmazlık konusu imar planları ile "park alanı" olarak gösterildiği anlaşıldığından, bu yönüyle de anılan planların üst ölçekli plana aykırılığından bahsedilebilmesi mümkün görülmediği açıklamasının eklenmesi suretiyle reddine karar verilmiştir.

TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Temyize konu kararın usul ve hukuka aykırı olduğu iddiasıyla bozulması gerektiği ileri sürülmektedir.

SAVUNMALARIN ÖZETİ : Kahramankazan Belediye Başkanlığı tarafından, temyiz edilen kararda bozma nedenlerinden hiçbirisi bulunmadığından, usul ve kanuna uygun olan kararın onanması gerektiği savunulmaktadır. Ankara Büyükşehir Belediye Başkanlığı tarafından, savunma verilmemiştir.

DANIŞTAY TETKİK HAKİMİ ...'IN DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin kabulü ile temyize konu Bölge İdare Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmesi gerektiği düşünülmektedir.

TÜRK MİLLETİ ADINA Karar veren Danıştay Altıncı Dairesince, Tetkik Hakiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:

İNCELEME VE GEREKÇE: MADDİ OLAY : Ankara Büyükşehir Belediye Meclisinin ... tarih ve ... sayılı kararı ile onaylanan 1/25.000 ölçekli 2023 Başkent Ankara Nazım İmar Planında davaya konu planlama alanı için tarımsal sulama alanı ve üniversite alanı kullanımının öngörüldüğü, daha sonra Ankara Büyükşehir Belediye Meclisinin ... tarih ve ... sayılı kararıyla 1/100.000 ölçekli 2038 Yılı Ankara Çevre Düzeni Planının onaylandığı, söz konusu planda davaya konu planlama alanı için sanayi alanı kullanımının getirildiği görülmektedir. Sonrasında anılan taşınmaz ve çevresinde ilk kez davaya konu Kahramankazan Belediye Meclisinin ... tarih ve ... sayılı kararı ve Ankara Büyükşehir Belediye Meclisinin ... tarih ve ... sayılı kararıyla kabul edilen 1/1000 ölçekli uygulama ve 1/5000 ölçekli nazım imar planlarının onaylandığı, anılan planlar ile; 95.938 m² büyüklüğündeki alanın (E:1.00 Yençok:serbest) yapılaşma koşuluna sahip küçük sanayi sitesi, 4533 m² büyüklüğündeki alanın (E:1.00 yençok:serbest yapılaşma koşullarında) ticaret alanı, 4469 m² büyüklüğündeki alanın (E:1.75 yençok:serbest yapılaşma koşullarında) ibadet alanı (cami), 4142 m² büyüklüğündeki alanın (E:1.00 yençok:serbest yapılaşma koşullarında) sosyal ve kültürel tesis alanı, 101.534 m² büyüklüğündeki alanın park alanı olarak önerildiği, 41.894 m² büyüklüğündeki alanın da yol alanı olarak planlandığı, toplam planlama alanının 252.510 m² olarak belirlendiği, planlama sürecinde ilgili kurum ve kuruluşlardan görüş alındığı, Kahramankazan Belediye Meclisinin ... tarih ve ... sayılı kararıyla kabul edilen 1/1000 ölçekli uygulama imar planının "Mera kapsamından çıkmadan parselasyon planı onaylanamaz" plan notu ilavesi ile 1/5000 ölçekli nazım imar planıyla birlikte Ankara Büyükşehir Belediye Meclisinin ... tarih ve ... sayılı kararıyla tadilen onaylandığı, davacı oda tarafından, anılan nazım ve uygulama imar planlarının üst ölçekli 1/25.000 ölçekli nazım imar planı kararlarına aykırı olduğu ileri sürülerek iptali istemiyle bakılan davanın açıldığı anlaşılmaktadır.

İLGİLİ MEVZUAT: 3194 sayılı İmar Kanununun "Tanımlar" başlıklı 5.maddesinde, "nazım imar planı; (Değişik:29/11/2018-7153/10 md.) varsa bölge planlarının mekâna ilişkin genel ilkelerine ve varsa çevre düzeni planlarına uygun olarak halihazır haritalar üzerine, yine varsa kadastral durumu işlenmiş olarak çizilen ve arazi parçalarının; genel kullanış biçimlerini, yerleşme alanlarının gelişme yön ve büyüklüklerini, nüfus yoğunlukları ve eşiklerini, ulaşım sistemlerini göstermek ve uygulama imar planlarının hazırlanmasına esas olmak üzere düzenlenen, plan hükümleri ve raporuyla beraber bütün olan plan olarak, uygulama imar planı ise; tasdikli halihazır haritalar üzerine varsa kadastral durumu işlenmiş olarak nazım imar planı esaslarına göre çizilen ve çeşitli bölgelerin yapı adalarını, bunların yoğunluk ve düzenini, yolları ve uygulama için gerekli imar uygulama programlarına esas olacak uygulama etaplarını ve diğer bilgileri ayrıntıları ile gösteren plan olarak tanımlanmıştır. 3194 sayılı İmar Yasasının 6. maddesinde; mekânsal planların, kapsadıkları alan ve amaçları açısından Mekânsal Strateji Planlarına uygun olarak; “Çevre Düzeni Planları” ve “İmar Planları” kademelerinden oluştuğu, imar planlarının ise nazım imar planı ve uygulama imar planı olarak ve her planın bir üst kademedeki plana uygun olarak hazırlanacağı, mekânsal strateji planlarında; kalkınma planı ile varsa bölge planları, bölgesel gelişme stratejileri ve diğer strateji belgelerinde ortaya konulan hedeflerin dikkate alınacağı,büyükşehirlerde 1/25.000 ölçekli nazım imar planının yapılmış olmasının, gerekli görülen bölgelerde 1/5.000 ölçekli nazım imar planlarının yapılmasına engel teşkil etmeyeceği, kurala bağlanmıştır. Mekansal Planlar Yapım Yönetmeliğinin "Tanımlar" başlıklı 4.maddesinin 1.fıkrasının (i) bendinde, "Nazım imar planı: Mevcut ise çevre düzeni planının genel ilke, hedef ve kararlarına uygun olarak, arazi parçalarının genel kullanış biçimlerini, başlıca bölge tiplerini, bölgelerin gelecekteki nüfus yoğunluklarını, çeşitli kentsel ve kırsal yerleşme alanlarının gelişme yön ve büyüklükleri ile ilkelerini, kentsel, sosyal ve teknik altyapı alanlarını, ulaşım sistemlerini göstermek ve uygulama imar planlarının hazırlanmasına esas olmak üzere, varsa kadastral durumu işlenmiş olarak 1/5.000 ölçekte, büyükşehir belediyelerinde 1/5000 ile 1/25.000 arasındaki her ölçekte, onaylı halihazır haritalar üzerine, plan notları ve ayrıntılı raporuyla bir bütün olarak hazırlanan planı, (k) bendinde ise; "Uygulama imar planı: Nazım imar planı ilke ve esaslarına uygun olarak yörenin koşulları ve planlama alanının genel özellikleri, yapının kullanım amacı ve ihtiyacı, erişilebilirlik, sürdürülebilirlik ve çevreye etkisi dikkate alınarak; yapılaşmaya ilişkin yapı adaları, kullanımları, yapı nizamı, bina yüksekliği, taban alanı katsayısı, kat alanı kat sayısı veya emsal, yapı yaklaşma mesafesi, ön cephe hattı, ifraz hattı, kademe hattı, ada ayrım çizgisi, taşıt, yaya ve bisiklet yolları, ulaşım ilişkileri, parkları, meydanları, kentsel, sosyal ve teknik altyapı alanlarını, gerektiğinde; parsel büyüklükleri, parsel cephesi ve derinliği, arka cephe hattı, yol kotu ve bu kotun altındaki kat adedi, bağımsız bölüm sayısı gibi yapılaşma ve uygulamaya ilişkin kararları, uygulama için gerekli imar uygulama programlarına esas olacak uygulama etaplarını ve diğer bilgileri ayrıntıları ile gösteren ve varsa kadastral durumu işlenmiş olarak 1/1000 ölçekte onaylı halihazır haritalar üzerinde, plan notları ve ayrıntılı raporuyla bir bütün olarak hazırlanan plan" olarak tanımlanmıştır.

HUKUKİ DEĞERLENDİRME: İmar planlarının yargısal denetimi sırasında şehircilik ilkeleri, planlama esasları ve kamu yararı kriterleri kapsamında imar planının bütünlüğü, genel yapısı, kapsadığı alanın nitelikleri ve çevrenin korunması gibi olguların gözetilmesi zorunludur. Kentsel planlamanın en temel unsurlarından birisi olan imar planların kademeli birlikteliği ilkesine göre, alt ölçekli planların üst ölçekli planlarda belirlenen planlama ana ilkelerine, stratejilerine ve kararlarına uyumlu olması zorunludur. Bu doğrultuda, 1/1000 ölçekli uygulama imar planlarının öncelikle uygun olması gereken üst ölçekli plan kademeli olarak 1/5000 ölçekli nazım imar planıdır. Söz konusu planlar da, bulunması halinde daha üst ölçekli 1/25.000 ölçekli nazım imar planına ve 1/100.000 ölçekli çevre düzeni planına uygunluk göstermelidir. Kentsel planlamanın en temel unsurlarından birisini, birbirini yönlendiren ve denetleyen farklı ölçeklerdeki planlar arasındaki "kademeli birliktelik ilkesi" oluşturur. Mekansal planlar bu ilke çerçevesinde farklı soyutluk düzeylerinde hazırlanırlar. Herhangi bir ölçekteki planın üst ölçeğinden anlaşılması gereken, anılan planı yönlendiren mekansal kararların yer aldığı, ölçek olarak daha büyük ve bu nedenle de daha soyut düzeyde hazırlanmış plan türlerinin anlaşılması gerekir. İlkesel olarak her ölçekteki plan, hiyerarşide bir üst ölçekteki plan tarafından yönlendirilmeli ve ona uyumu doğrultusunda denetlenmelidir. Bir planın incelenmesi ve denetlenmesinde referans alınan, plan hiyerarşisinin bir üst ölçeğindeki plan olup, bu şekilde kademeli uyumla bir üst ölçeğindeki planla denetlenmesi ve sonuçta tüm planlar arasında bir uyum ve birlikteliğin sağlanması söz konusu olacaktır. "Plan kademelerinin üst basamaklarında yer alan imar planları, alt basamaklara göre daha soyut, daha genel ve daha kapsamlı olan ve ana ilkelerin, stratejilerin ve bunların biçimlendirdiği ana planlama kararlarının vurgulandığı belgelerdir. Bu nedenle üst ölçeklerde çok genel çizgileriyle belirlenen farklı arazi kullanımlarının konum ve büyüklüklerinin bir alt ölçeğe aynen aktarılması yeterli ve anlamlı değildir. Diğer bir deyişle, aynı bir bölge için, alt ölçekli planlarda, üst ölçekte belirlenen kullanımlardan daha fazlasına yer vermek kaçınılmazdır. Sorun, bu farklılaşmanın sınırlarının belirlenmesinde göz önünde tutulması gereken temel ölçütün ne olması gerektiğidir. Bu ölçüt ise, üst ölçekte belirlenen arazi kullanımının hakim arazi kullanımı olarak alt ölçeklere aktarılması biçiminde özetlenebilir. Diğer bir anlatımla, aynı bölge için üst ölçekte öngörülen arazi kullanımı alt ölçeklerde de -yine aynı bölge için- hakim kullanım türü olacak, ancak alt ölçeğin gerektirdiği farklı kullanım türlerine de yer verilecektir." (İmar Planlarının Kademelenmesi ve Farklı Ölçeklerdeki Planlar Arasındaki İlişki Prof. Dr. Melih Ersoy) Temyizen incelenen dosyada, davacı tarafından planlama alanının üst ölçekli 1/25.000 ölçekli nazım imar planında tarımsal sulama alanı ve üniversite alanı kullanımında kaldığından bahisle anılan bölgeye küçük sanayi sitesi alanı, ticaret alanı, sosyal kültürel tesis alanı, ibadet alanı, park alanı ve yol işlevi getiren davaya konu 1/5000 ölçekli nazım ve 1/1000 ölçekli uygulama imar planlarının planların kademeli birlikteliği ilkesine aykırı olduğu ileri sürülerek iptali istenilmiştir. Uyuşmazlıkta, dava konusu planlama kararının üst ölçeği ve yönlendiricisi konumunda bulunan 1/25.000 ölçekli Başkent Ankara Nazım İmar Planında planlama bölgesinin tarımsal sulama alanı ve üniversite alanı olarak belirlendiği, anılan planda bu bölgede kentsel çalışma alanları ve bu alana hitap edecek sosyal donatı alanları öngörülmediği bu nedenle, üst ölçekli planın öngörüsüne ve yönlendirmesine aykırı olarak parçacıl bir şekilde alt ölçekli planda küçük sanayi sitesi, ticaret alanı şeklinde kentsel çalışma alanları ile ibadet alanı, sosyal kültürel tesis, park ve yol şeklinde sosyal donatı ve teknik altyapı kullanımları getirildiği, bu haliyle uyuşmazlığa konu imar planlarının kademeli birliktelik ilkesine uygun olmadığı sonucuna varılmıştır. Her ne kadar söz konusu alanın bu imar planlarının onayından önce mera alanı vasfının Ankara Valiliğinin... tarihli, E... sayılı işlemiyle mera tahsis amacının değiştirilmesine karar verildiği görülmüş ise de, alanın tahsis amacındaki değişikliğin üst ölçekli plandaki tarımsal sulama alanı işlevini değiştirmediği, 1/25.000 ölçekli nazım imar planında herhangi bir değişiklik yapıldığına ilişkin dava dosyasında bilgi ve belge bulunmadığı gibi davalı idarece de bu yönde bir beyanda bulunulmadığı görüldüğünden dava konusu nazım ve uygulama imar planlarının 1/25.000 ölçekli nazım imar planına uyumlu olduğundan söz edilemeyeceği açıktır. Diğer taraftan, dava konusu planlama alanının 1/25.000 ölçekli nazım imar planında "üniversite alanı" olarak belirlenmiş kısmının, uyuşmazlık konusu imar planları ile "park alanı" olarak gösterildiği ve uyumsuzluk bulunmadığı belirtilmekte ise de, yüksek öğretim alanı (üniversite alanı)nın eğitim alanı niteliğinde noktasal bir karar olduğu halde park alanlarının kentsel dinlenme alanı niteliğinde açık ve yeşil alanlar içerisinde yer aldığı görüldüğünden birbirinin yerine ikame edilebilecek kullanımlar olmadığı ve uyumsuzluk bulunduğu sabittir. Ayrıca dava konusu imar planları ile getirilen park alanının 101.534 m² büyüklüğe sahip olduğu görüldüğünden bu büyüklükteki bir park alanının 1/25.000 ölçekli nazım imar planında gösterilmemesinde de planların kademeli birliktelik ilkesi yönünden uyarlık görülmemektedir. Bu durumda, üst ölçekli plan kararlarına aykırı olarak onaylanan dava konusu 1/5000 ölçekli nazım ve 1/1000 ölçekli uygulama imar planlarında planlama esaslarına ve imar mevzuatına uyarlık bulunmadığından davanın reddi yolundaki İdare Mahkemesi kararına karşı yapılan istinaf başvurusunun reddine dair temyize konu kararda isabet görülmemiştir.

KARAR SONUCU: Açıklanan nedenlerle; 1. 2577 sayılı Kanunun 49. maddesine uygun bulunan davacının temyiz isteminin kabulüne, 2. Davanın yukarıda özetlenen gerekçeyle reddine ilişkin Mahkeme kararına yönelik olarak yapılan istinaf başvurusunun açıklamalı reddi yolundaki temyize konu ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının BOZULMASINA, 3. Yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın .. Bölge İdare Mahkemesi .... İdari Dava Dairesine gönderilmesine, 24/11/2025 tarihinde kesin olarak oybirliğiyle karar verildi.

Atıf: Danıştay 6. Daire, E. 2022/646, K. 2025/6023, T. 24.11.2025, www.arakarar.com/karar/danistay-6-daire-2022-646-e-2025-6023-k-2776346b1818