Danıştay · 4. Daire
Danıştay 4. Daire 2025/2619 E. 2025/3538 K.
- Mahkeme
- Danıştay
- Daire
- 4. Daire
- Esas No
- 2025/2619
- Karar No
- 2025/3538
- Karar Tarihi
T.C. D A N I Ş T A Y DÖRDÜNCÜ DAİRE Esas No : 2025/2619 Karar No : 2025/3538
TEMYİZ EDEN (DAVACILAR) : 1- ... 2- ... ... 8- ... 9-... VEKİLİ : Av. ...
KARŞI TARAF (DAVALI) : ... Bakanlığı VEKİLİ : Av. ...
MÜDAHİLLER (DAVALI YANINDA) : 1- ... Enerji Yatırımları Anonim Şirketi VEKİLİ : Av. ... 2- ... Enerji Anonim Şirketi VEKİLİ : Av. ...
İSTEMİN KONUSU :...İdare Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ : Dava konusu istem: Şanlıurfa ili, Viranşehir ilçesi, ... Mahallesi, ... ada, ...-... parsel sayılı taşınmazlarda, ... Enerji Yatırımları A.Ş. tarafından kurulması planlanan "G4- Viranşehir-7- GES (65 MWM/65 MWp/50 MWe-90 ha alanda)" projesi hakkında tesis edilen ... tarihli, ... sayılı "Çevresel Etki Değerlendirmesi Olumlu" kararının iptali istenilmektedir. İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: İdare Mahkemesince verilen kararda; davanın reddi yolunda verilen İdare Mahkemesi kararının, Danıştay Dördüncü Dairesinin 12/06/2024 tarih ve E:2024/2014, K:2024/3952 sayılı kararıyla, yeniden keşif ve bilirkişi incelemesi yaptırılması ve bunun sonucunda düzenlenecek raporun incelenmesi suretiyle karar verilmesi gerektiği gerekçesiyle bozulması üzerine, bozma kararına uyularak, Mahkeme tarafından, bozma kararında belirtilen hususlar da dikkate alınmak suretiyle mahallinde yapılan keşif ve bilirkişi heyeti incelemesi sonucunda düzenlenen rapor çerçevesinde yapılan değerlendirme neticesinde, ''...dava konusu ÇED olumlu kararına konu Şanlıurfa ili, Viranşehir ilçesi, ... Mahallesi, ... ada, ...-... nolu parsellerde, 65 MWp/65 MWm/50 MWe kurulu gücünde ve 90 ha’lık alanda planlanan “G4-VİRANŞEHİR-7 (65 MWp/65MWm/50MWe-90ha) GES” projesinin halihazırda... ada, ...-... sayılı parsellerin ifrazı sonucu tapu siciline tescil edilen 897.039,14 m² alana sahip (yaklaşık 90 Ha.’lık alan) Şanlıurfa ili, Viranşehir ilçesi, ... Mahallesi, ... no'lu parsel içerisinde kaldığı; projenin inşaat aşamasındaki gürültü, patlatma, taş savrulması, titreşim, toz ve benzeri madencilik faktörlerinin ÇED Raporu ile beraber değerlendirilmesinden, davaya konu sahada patlatma yapılmayacağı, dolayısıyla taş savrulma durumunun söz konusu olmadığı ve patlatmaya bağlı titreşimin de olmayacağı görülmekle, madencilik etkileri açısından projenin 3213 sayılı Maden Kanunu ve Maden İşletme Yönetmeliği hükümlerine aykırı olmadığı; insanoğlunun gittikçe enerjiye olan bağımlılığı ve ihtiyacı, ülkemizin stratejik konumu ve dışa bağımlı enerji ihtiyacının giderilmesinde katkı sunacak olan projenin ve işletmenin kurulduğu alanın durumu da dikkate alındığında biyo-ekolojik olarak önemli bir risk barındırmadığı, yarar-zarar dengesi açısından yararının çok daha fazla olduğu; söz konusu proje faaliyetinin gerek inşa aşamasında gerek işletme aşamasında yerüstü (dere, çay, gölet, pınar vb.) ve gerekse yeraltı (kuyu, gömülü kanal, boru, galeri vb.) su kaynaklarının kirlenmesi açısından ve çevresel etkiler açısından bir risk oluşturmadığı; ÇED Raporundaki tespit ve önlemler göz önüne alındığında mera alanı üzerinde projenin yürütülmesi açından herhangi bir sakınca bulunmadığı; GES Projesi inşası sırasında topografyanın tesviyesi ile kazı ve dolguların yapılması ve ayrıca birçok plastik ve inşaat atığı ortaya çıkması neticesi varit olmakla birlikte, projenin ÇED Raporunda belirtilen önlemlerin ve taahhütlerin yerine getirilmesi ve inşaat sırasında ilgili mevzuatların uygulanmasıyla su kaynaklarına, eko sisteme ve çevreye olumsuz etkisi minimum düzeyde olacağı görüldüğünden hidrolojik/hidrojeolojik açısından projenin yürütülmesinde herhangi bir sakınca bulunmadığı; projenin gerçekleştirileceği alandaki bitki örtüsünün floristik açıdan özellik arz etmediği, projenin öngörüldüğü şekilde faaliyete geçmesi halinde yöredeki bitki çeşitliliği ve bitki yaşam alanları (habitat) açısından sorun teşkil etmeyeceği; davaya konu arazide tesis edilen işletmenin, yürürlükteki yönetmelik maddelerinde belirtilen şartları Elektrik Mühendisliği açısından sağladığı; ÇED Raporunda proje faaliyetlerinin karasal fauna türleri üzerinde oluşabilecek etkenler hakkında yeterli değerlendirme yapıldığı ve önlem belirlendiği, belirlenen önlemlerin proje faaliyetleri kapsamında uygulandığı takdirde (ÇED raporu pdf 500. Sayfa 6.6.Yaban Hayvanları ve Fauna Türleri Üzerine Olabilecek Etkiler ve Alınması Gereken Koruma Tedbirleri) alanda yaşayan fauna türlerinin proje faaliyetlerinden minimum düzeyde etkileneceği görüldüğünden ÇED raporunun fauna açısından uygun olduğu görülmekle, zikredilen sebeplerle; nihai ÇED Raporunda alınan önlemlerin teknik ve bilimsel olarak yeterliliği sağladığı, ÇED Raporundaki tespit ve önlemler göz önüne alındığında mera alanı üzerinde projenin yürütülmesi açından herhangi bir sakınca görülmediği; projenin, G4-Viranşehir-5 ve G4-Viranşehir-8 GES projeleri ile birlikte kümülatif değerlendirmesi yapıldığında proje kapsamında planlanan diğer 2 YEKA GES Projelerinin inşaat ve kurulum işlemleri sırasıyla yapılacağı için kümülatif etki oluşmayacağı, söz konusu olan GES’ten herhangi bir sıvı atık oluşmadığından proje alanında ve diğer proje alanlarında “kümülatif” olarak yerüstü veya yeraltı su kaynaklarına çevresel açıdan herhangi bir olumsuz sonucu olmayacağı; öte yandan, bölgede aynı amaçlı başka işletmeler nedeniyle büyük bir arazinin güneş enerjisi panelleri ile donatıldığı da dikkate alındığında ve kümülatif olarak bütün işletmelerin bölge üzerinde bazı olası olumsuzlukları irdelendiğinde, panellerin üzerini kaplayan cam ve alüminyum muhafazalar nedeniyle tüm arazi üzerinde önemli derecede yansıma ve kamaşma meydana geleceği, parlama ve kamaşma etkisinin şiddeti temelde yılın dönemine ve santralin coğrafi konumuna göre değişmekle birlikte etki önemi potansiyel alıcı noktalar (etki alanındaki yerleşimler, ulaşım yolları, havalimanları, vb.) gibi değişkenlere bağlı olacağından, fotovoltaik paneller güneş ışığını soğurduğu için PV tipi sistemlerde parlama ve kamaşma etkisinin diğer güneş enerjisi teknolojilerinin kullanıldığı sistemlere göre daha düşük olacağı anlaşılmakla; bu itibarla, projenin inşaat aşamasındaki emisyon, gürültü gibi çevresel faktörler, tarımsal faaliyetler, doğal kaynaklar, mera mevcut durumuyla ilgili kurum ve kuruluşların yazılarında olumsuz görüş olmaması, enerji üretim koşulları, çevresinde veya yakınında yerleşim yerinin olmaması ve yukarıda ayrıntısı aktarılan diğer hususlar da dikkate alındığında, dava konusu proje hakkında ÇED Yönetmeliği'nin 14'üncü maddesi gereğince Bakanlıkça tesis edilen... tarih ve ... sayılı "Çevresel Etki Değerlendirmesi Olumlu" kararında hukuka ve kamu yararına aykırılık bulunmadığı sonucuna varılmıştır.'' gerekçeleriyle davanın reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENLERİN İDDİALARI : Projenin bitki çeşitliliğine büyük zarar vereceği, hayvanlar için önem arz eden otlak alanın yok olacağı, flora/fauna yönünden değerlendirmelerin yetersiz olduğu, panellerde kullanılan kristal silikonunun içindeki tetra klorürün çok zehirli olduğu, bu hususlar değerlendirilmeyerek üstün körü bir değerlendirme ile hukuka açıkça aykırı tespitler yapıldığı, hayvanların tek su kaynağı olan dereye yol veya geçiş sağlanmadığı, ortaya çıkacak zararlar düşünüldüğünde, kamu yararına aykırı düşecek bu proje için ÇED Olumlu kararı verilmesinin hukuka aykırı olduğu, hatalı tespitler içeren ve hükme elverişli olmayan bilirkişi raporunun hükme esas alınmasının hukuka aykırı olduğu belirtilerek, temyize konu kararın bozulması gerektiği ileri sürülmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMALARI : 1-Davalı tarafından; davacıların temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmuştur. 2-Davalı yanında müdahiller tarafından; savunma verilmemiştir.
TETKİK HÂKİMİ : ... DÜŞÜNCESİ : Davaya konu projeye bitişik ve yakın konumda, projenin etki alanında olan, ''YEKA GES-4 ERZİN-VİRANŞEHİR'' projesine ait diğer Güneş Enerji Santrallerine ilişkin verilen ÇED Olumlu kararlarının iptali istemi ile açılmış davalar olup olmadığı hususu davalı idareden ara kararı ile sorularak, gelecek cevap incelendikten sonra, temyiz isteminin esası hakkında karar verilmesi gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA Karar veren Danıştay Dördüncü Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
İNCELEME VE GEREKÇE : İdare ve vergi mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
KARAR SONUCU : Açıklanan nedenlerle; 1. Temyiz isteminin reddine, 2. Temyize konu ... İdare Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:...sayılı kararının, üyeler ... ve ...'ın karşı oyları ve oyçokluğuyla ONANMASINA, 3. Temyiz giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına, 4. Dosyanın anılan İdare Mahkemesine gönderilmesine, 5. 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 20/A-2-(i) maddesi uyarınca, kesin olarak, 02/06/2025 tarihinde karar verildi.
(X) KARŞI OY :
Çevresel etki değerlendirmesi ile gerçekleştirilmesi planlanan projelerin çevreye olabilecek olumlu ya da olumsuz etkilerinin belirlendiği, olumsuz yöndeki etkilerin önlenmesi ya da çevreye zarar vermeyecek ölçüde en aza indirilmesi için alınacak önlemlerin irdelendiği, seçilen yer ile teknoloji alternatiflerinin belirlenerek değerlendirildiği, ayrıca projelerin uygulanmasının izlendiği ve kontrolünde sürdürülecek çalışmaların belirlendiği bir süreç öngörülmüş olup, projenin gerçekleştirileceği yer ile alternatif alanlar belirlenerek projenin hizmet amacı, önem ve gerekliliği kapsamında; yerin ve etki alanının çevresel özellikleri, çevresel etkiler ve alınacak önlemlerin tartışılması, faaliyet yerinin belirlenmesinde ise, faaliyetin büyüklüğü, amacı, ulaşım, iklim, toprağın ve çevrenin özellikleri, olası etkiler ve etkilerin azami giderilme olanakları gibi unsurların etkili olması, bu bağlamda, sürdürülebilir kalkınma ve sürdürülebilir çevre dengesinin sağlanması hedeflenmekte, ÇED sürecinde verilen kararların iptali istemiyle açılacak davalarda, ÇED kararlarının bir bütün olarak çevresel etkilerinin irdelenmesi gerekmektedir. Dava dosyasının ve yargılamanın önceki aşamasının incelenmesinden; davanın reddine ilişkin ...İdare Mahkemesinin ...tarih ve E:..., K:... sayılı kararının, Dairemizin 12/06/2024 tarih ve E:2024/2014, K:2024/3952 sayılı kararı ile ''Şanlıurfa ili, Viranşehir ilçesini de kapsayan alanda toplam 700 MWe gücündeki bağlantı kapasitesinin tahsisi için 12 (oniki) adet güneş enerjisi santralinin kurulması amacıyla Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı tarafından 29/04/2022 tarih ve 31824 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan Güneş Enerjisine Dayalı Yenilenebilir Enerji Kaynak Alanları ve Bağlantı Kapasitelerinin Tahsisine İlişkin Yarışma İlanı ile "YEKA GES-4 ERZİN-VİRANŞEHİR" yarışmalarının yapıldığı, söz konusu yarışmadan her biri 65 MWp/65MWm/50MWe kurulu gücünde, 90 ha'lık alanda yapımı planlanan "VİRANŞEHİR-5, VİRANŞEHİR-7 ve VİRANŞEHİR-8" kısımlarının, Kalyon Enerji Yatırımları Anonim Şirketi uhdesinde kalarak YEKA (Yenilenebilir Enerji Kaynağı) Kullanım Hakkı Sözleşmelerinin imzalandığı, Enerji Piyasası Düzenleme Kurumu tarafından söz konusu projeler için önlisanların verildiği, söz konusu alanlarda gerekli yatırım sürecinin başlatılabilmesi amacıyla ÇED başvuru dosyasının hazırlanarak davalı idareye sunulduğu, Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı ÇED İzin ve Denetim Genel Müdürlüğü tarafından... tarih ve ... sayılı kararıyla dava konusu "G4-VİRANŞEHİR-7-GES (65 MWm/65 MWp/50 MWe-90 ha alanda)" projesi için "Çevresel Etki Değerlendirmesi Olumlu" kararının verildiği, yin... tarih ve ... sayılı kararla "G4-VİRANŞEHİR-8 (65 MWp/ 65MWm/ 50MWe-90ha) GES" projesi için, ... tarih ve ... sayılı kararla da "G4-VİRANŞEHİR-5-GES (65 MWm/65 MWp/50 MWe - 90 ha alanda)" projesi için "Çevresel Etki Değerlendirmesi Olumlu" kararlarının verildiği, bu projelerin birbirlerine yakın yada bitişik mesafede olmaları nedeniyle dava konusu projenin etki alanı olarak belirlendiği, bunun dışında görülmekte olan davada, davalı idare yanında diğer müdahil ... Enerji A.Ş tarafından yapılması planlanan G4-VİRANŞEHİR-2 GÜNEŞ ENERJİ SANTRALİ (62,5 MWm/50 MWe,ALAN: 90 Hektar) projesi için, G4-VİRANŞEHİR-6 GÜNEŞ ENERJİ SANTRALİ (62,5 MWm/50 MWe,ALAN: 90 Hektar) projesi için ve G4-VİRANŞEHİR-10 GÜNEŞ ENERJİ SANTRALİ (KURULU GÜÇ: 62,5 MWm/50 MWe, ALAN: 100 HEKTAR) ÇED Olumlu Kararlarının verildiği, yine ayrıca Şanlıurfa Viranşehir YEKA projesiyle kurulması planlanan 12 adet güneş enerji santralinden; G4 VİRANŞEHİR 1 - GES (64,99MWm/50 MWe) (89,49 Ha ), G4-VİRANŞEHİR-3-GES (65 MWm/65 MWp/50 MWe-90 ha alanda), G4-VİRANŞEHİR-4-GES (90 ha-65 MWm / 50 MWe) ve G4-VİRANŞEHİR-9-GES ( 90 ha-65 MWm/50 MWe) projeleri için de ÇED Olumlu Kararlarının verilerek, Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığının e-ÇED duyurular ekranında ilan edildiği görüldüğü, temyize konu Mahkeme Kararına dayanak alınan ve karar metninde de yer verilen Bilirkişi Raporunda; projenin bulunduğu alanın, Adıyaman-Şanlıurfa-Diyarbakır Planlama Bölgesi 1/100.000 Ölçekli Çevre Düzeni Planında, Arazi Kullanımları olarak “Çayır-Mera” sınırları içerisinde yer aldığı, tapu olarak da “Mera” vasfında bulunduğu, en yakın mera alanının proje alanı çevresinde yer aldığı, en yakın tarım alanının 330 m kuzeybatıda ve 700 m doğuda yer aldığı, 4342 sayılı Mera Kanunu çerçevesinde alanının bulunması durumunda, 14. madde çerçevesinde gerekli izinlerin alınacağının taahhüt edildiğinin belirtildiği, Raporda; "Çevresel Açıdan Tespitler" başlığı altında, Nihai ÇED Raporunda yer verilen, projenin iş akım prosedüründe yer alan; saha hazırlık işlemleri, konstrüksiyon montajı, panel montajı, elektrik bağlantılarının yapılması, sisteme bağlantı ve işletmeye geçiş aşamalarının emisyon, gürültü ve tozuma yönünden etkilerinin irdelendiği "Toprak/Tarımsal Gözlem ve İncelemeler" başlığı altında, Nihai ÇED Raporunda yer alan bir takım hususların aktarımı yapılarak, çevrede bulunan derelerin fiziksel ve kimyasal zarar görmesinin çok zayıf bir ihtimal olduğunun düşünüldüğü, GES ile çevreye herhangi bir kirletici atık bırakılmayacağından, derelerin zarar görmeyeceği kanaatine varıldığı, 3573 sayılı Kanunun 20. maddesine göre, projenin zeytincilik faaliyetlerine zarar vermeyeceği değerlendirmesinin yapıldığı, "Alanın Flora ve Vejetasyon Açısından Değerlendirmesi" ve "Alanın Fauna Açısından Değerlendirilmesi" başlığında; floristik türler ve fauna türleri bakımından yeterli değerlendirme yapıldığı, belirlenen önlemlerin harfiyen uygulanması halinde alanın floristik açıdan minimum yönde etkileneceği sonucuna varıldığının belirtildiği, "Alanın Elektrik Açısından Değerlendirilmesi" başlığında Güneş Enerji Santrallerinin ana ekipmanlarından, kurulacak yerin özelliklerinden, Güneş Tarlası Kurulumu için izlenmesi gereken adımlardan ve genel olarak GES'lerin etkilerinden bahsedilmiş, mevcut durumda yapılması düşünülen GES proje sahası civarında ve yakınında yapı ve yerleşim yerlerinin bulunmaması nedeniyle bu etkinin minimum olacağının değerlendirildiği, ancak kurulması planlanan Güneş Enerji Santrali projesinin büyüklüğü dikkate alındığında, varolan yüksek düzeyde arazi kullanım etkisinin, proje arazisinin mera vasfından kaynaklı olarak, mera alanının kaybının çevredeki kırsal yerleşmelerde devam eden hayvancılık faaliyetlerinin otlama alanına olacak etkilerinin, yaratacağı habitat kaybının etkilerinin, santralin çalışma şeklinden (parlama, yansıma, kamaşma, elektronik atıklar, panellerin içerdiği kimyasal ürünler vs) kaynaklı olarak, var olan su kaynaklarına, yerel ekosisteme olabilecek etkilerinin, biyolojik çeşitlilik üzerindeki etkisinin, projenin planlanan süresi de dikkate alınmak suretiyle bilimsel olarak irdelenmediği, projenin; bitki ve hayvanların yaşam alanları üzerindeki uzun vadeli etkilerinden, alanın faaliyet dönemi sonunda rehabilite edilmesine ilişkin işlemlerin, Güneş Enerji Santralinin işletme aşamasında çevreyi etkileyebilecek olası sorunlardan ve bu sorunlara ilişkin Nihai ÇED Raporunda yer alan önlemlerin konu edilmediği görüldüğü, zira 90 hektar alanda, 162.500 adet (400 Watt) panel kurularak işletilmesi planlanan dava konusu G4-VİRANŞEHİR-7-GES (65 MWm/65 MWp/50 MWe) projesine ilişkin Nihai ÇED Raporu; sadece projenin kendi büyüklüğü ve bu büyüklüğün çevresel etkileri bakımından dahi daha detaylı bir biçimde incelenmesi gerekmekte, bunun yanında projeden kaynaklı çevresel risk ve etkilerin; mevcut, planlanan veya proje ile doğrudan ilgisi olabilecek diğer faaliyetlerle birlikte belirlenmesi gerektiğinden, Viranşehir'de yapılması planlanan birbirine bitişik ve yakın konumda, projenin etki alanında olan diğer "YEKA GES-4 ERZİN-VİRANŞEHİR" projesine ait Güneş Enerji Santrallerinin işletme aşamasındaki kümülatif etkilerinin de değerlendirilmesinin gerektiği, bilirkişi raporunun bu haliyle hükme esas alınabilecek nitelik ve yeterlilikte olmadığı sonucuna varıldığı, uyuşmazlığın tereddüte mahal vermeyecek şekilde çözümlenebilmesi amacıyla, yukarıda belirtilen eksiklerin giderilerek, tarafların tüm iddia ve savunmaları, proje alanı ve projenin büyüklüğü dikkate alınarak, projenin tüm çevresel etkilerinin ve bu etkilerin en aza indirilmesi için alınması gereken önlemlerin Nihai ÇED Raporunda yeterli şekilde değerlendirilip değerlendirilmediğinin, bu doğrultuda verilen taahhütlerin ve alınan önlemlerin teknik ve bilimsel açıdan yeterli olup olmadığının tespit edilmesi amacıyla üniversitelerin ilgili bölümlerinden seçilecek yeni bir bilirkişi heyetiyle mahallinde yeniden keşif ve bilirkişi incelemesi yaptırılması ve bunun sonucunda düzenlenecek raporun incelenmesi suretiyle karar verilmesi gerektiği sonucuna ulaşıldığı'' gerekçeleriyle bozulmasına karar verildiği görülmektedir. Uyuşmazlıkta, yukarıda belirtilen bozma kararı üzerine, Mahkeme tarafından bozmaya uyularak, yeniden yapılan keşif ve bilirkişi incelemesi sonrasında düzenlenen ve temyize konu hükme esas alınan bilirkişi heyeti raporu incelendiğinde ise; raporun ''Sonuç ve Kanaat'' başlıklı bölümünde, dava dosyasında bulunan Nihai ÇED Raporunda alınan önlemlerin, teknik ve bilimsel olarak yeterliliği sağladığı, ÇED Raporundaki tespit ve önlemler göz önüne alındığında mera alanı üzerinde projenin yürütülmesi açından herhangi bir sakınca görülmediği, kümülatif etki değerlendirmesinin yapıldığı ve söz konusu G4-Viranşehir-5 ve G4-Viranşehir-8 GES projeleri ile birlikte kümülatif değerlendirmesi yapıldığında, proje kapsamında planlanan diğer 2 YEKA GES Projelerinin inşaat ve kurulum işlemleri sırasıyla yapılacağı için kümülatif etki oluşmayacağı, söz konusu olan GES’ ten herhangi bir sıvı atık oluşmadığından proje alanında ve diğer proje alanlarında “kümülatif” olarak yerüstü veya yeraltı su kaynaklarına çevresel açıdan herhangi bir olumsuz sonucu olmayacağı, bölgede aynı amaçlı başka işletmeler nedeniyle, büyük bir arazinin güneş enerjisi panelleri ile donatıldığı gözlemlendiği, kümülatif olarak bütün işletmelerin bölge üzerinde bazı olası olumsuzluklarının irdelenmesi gerektiği, panellerin üzerini kaplayan cam ve alüminyum muhafazalar nedeni ile tüm arazi üzerinde önemli derecede yansıma ve kamaşma meydana geleceği, parlama ve kamaşma etkisinin şiddeti, temelde yılın dönemine ve santralin coğrafi konumuna göre değişmekle birlikte etki önemi potansiyel alıcı noktalar (etki alanındaki yerleşimler, ulaşım yolları, havalimanları, vb.) gibi değişkenlere bağlı olacağı, fotovoltaik paneller güneş ışığını soğurduğu için PV tipi sistemlerde parlama ve kamaşma etkisi, diğer güneş enerjisi teknolojilerinin kullanıldığı sistemlere göre daha düşük olacağı, bununla birlikte, olası yansıma ve parlama etkisine karşı, yansıma riski oluşan noktalar belirlenmeli ve işletmenin ilk yılında görsel izlemeler ve yakın civardaki yerleşimlerden gelebilecek şikayetlere göre gerekli noktalarda bitkisel ya da yapay görüntü perdeleri uygulanması gerektiği, 29.11.2024 tarihindeki keşif esnasında yapılan inceleme, tespit ve değerlendirmeler sonucunda, ayrıca T.C. Danıştay Dördüncü Dairenin E:2024/2014, K:2024/3952 sayılı kararı göz önünde bulundurulduğunda; projenin, inşaat aşamasındaki emisyon, gürültü gibi çevresel faktörler, tarımsal faaliyetler, doğal kaynaklar, mera mevcut durumu ilgili kurum ve kuruluşların yazılarında olumsuz görüş olmaması, enerji üretim koşulları, çevresinde veya yakınında yerleşim yerinin olmaması vb. tüm konular detaylı irdelendiği, mevzuat hükümlerini sağladığı, dava konusu “ÇED Olumlu Belgesi” kararının mevzuata uygun olduğu tespitlerinde bulunulduğu anlaşılmaktadır. Her ne kadar temyize konu Mahkeme kararında, bilirkişi heyeti raporundaki tespitlere atıf yapılarak, projenin inşaat aşamasındaki emisyon, gürültü gibi çevresel faktörler, tarımsal faaliyetler, doğal kaynaklar, mera mevcut durumuyla ilgili kurum ve kuruluşların yazılarında olumsuz görüş olmaması, enerji üretim koşulları, çevresinde veya yakınında yerleşim yerinin olmaması ve yukarıda ayrıntısı aktarılan diğer hususlar da dikkate alındığında, dava konusu proje hakkında ÇED Yönetmeliği'nin 14'üncü maddesi gereğince Bakanlıkça tesis edilen ... tarih ve ... sayılı "Çevresel Etki Değerlendirmesi Olumlu" kararında hukuka ve kamu yararına aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş ise de; söz konusu karara dayanak alınan bilirkişi heyeti raporu incelendiğinde açıkça görülebileceği üzere, projenin kümülatif etkilerinin değerlendirmesinin Dairemizin 12/06/2024 tarih ve E:2024/2014, K:2024/3952 sayılı bozma kararında belirtilen hususlar çerçevesinde yapılmadığı, söz konusu bozma kararımızda, Güneş Enerji Santralinin işletme aşamasında çevreyi etkileyebilecek olası sorunlardan ve bu sorunlara ilişkin Nihai ÇED Raporunda yer alan önlemlerin konu edilmediği görüldüğü, 90 hektar alanda, 162.500 adet (400 Watt) panel kurularak işletilmesi planlanan dava konusu G4-VİRANŞEHİR-7-GES (65 MWm/65 MWp/50 MWe) projesine ilişkin Nihai ÇED Raporu; sadece projenin kendi büyüklüğü ve bu büyüklüğün çevresel etkileri bakımından dahi daha detaylı bir biçimde incelenmesi gerektiği, bunun yanında projeden kaynaklı çevresel risk ve etkilerin; mevcut, planlanan veya proje ile doğrudan ilgisi olabilecek diğer faaliyetlerle birlikte belirlenmesi gerektiği, Viranşehir'de yapılması planlanan birbirine bitişik ve yakın konumda, projenin etki alanında olan diğer "YEKA GES-4 ERZİN-VİRANŞEHİR" projesine ait Güneş Enerji Santrallerinin işletme aşamasındaki kümülatif etkilerinin de değerlendirilmesinin gerektiği gerekçelerine yer verildiği halde; bilirkişi heyeti raporundaki ''...kümülatif etki değerlendirmesinin yapıldığı ve söz konusu G4-Viranşehir-5 ve G4-Viranşehir-8 GES projeleri ile birlikte kümülatif değerlendirmesi yapıldığında, proje kapsamında planlanan diğer 2 YEKA GES Projelerinin inşaat ve kurulum işlemleri sırasıyla yapılacağı için kümülatif etki oluşmayacağı, söz konusu olan GES’ ten herhangi bir sıvı atık oluşmadığından proje alanında ve diğer proje alanlarında “kümülatif” olarak yerüstü veya yeraltı su kaynaklarına çevresel açıdan herhangi bir olumsuz sonucu olmayacağı...'' şeklindeki tespitler incelendiğinde, karara dayanak alınan bilirkişi heyeti raporunda kümülatif etki değerlendirmesi yapılırken sadece G4-Viranşehir-5 ve G4-Viranşehir-8 GES projeleri ile birlikte kümülatif değerlendirmesi yapıldığı, Viranşehir'de yapılması planlanan birbirine bitişik ve yakın konumda, projenin etki alanında olan diğer "YEKA GES-4 ERZİN-VİRANŞEHİR" projesine ait Güneş Enerji Santrallerinin kümülatif etki değerlendirmesinde dikkate alınmadığı, yine kümülatif etkilerin, işletme aşamasını da kapsar biçimde yapılması gerektiği halde, sadece projenin inşaat ve kurulum aşamalarını kapsar şekilde yapıldığı, oysa ki projenin bitişiğinde ve yakınında yer alan diğer GES projelerinin büyüklükleri dikkate alındığında, çevresel etkilerin asıl olarak işletme aşamasında ortaya çıkacağının açık olduğu, yine bilirkişi heyeti raporunda kümülatif etkilerin sadece yerüstü veya yeraltı su kaynaklarına etkilerle sınırlı olarak değerlendirildiği, büyük alanları kaplayan ve yan yana yapılacak olan projelerin, büyüklükleri ve konumları sebebiyle, başta parlama, yansıma, elektronik atıklar, kimyasal ürünler ve proje alanında oluşabilecek klimatik etkileri yanında diğer çevresel etkileri yönünden, kümülatif etkilerinin gerekli ve yeterli şekilde incelemelerinin yapılmadığı anlaşılmaktadır. Ayrıca, yine bilirkişi raporunun sonuç kısmında, bölgede aynı amaçlı başka işletmeler nedeniyle, büyük bir arazinin güneş enerjisi panelleri ile donatıldığı, kümülatif olarak bütün işletmelerin bölge üzerinde bazı olası olumsuzluklarının irdelenmesi gerektiği, panellerin üzerini kaplayan cam ve alüminyum muhafazalar nedeni ile tüm arazi üzerinde önemli derecede yansıma ve kamaşma meydana geleceği, parlama ve kamaşma etkisinin şiddeti, temelde yılın dönemine ve santralin coğrafi konumuna göre değişmekle birlikte etki önemi potansiyel alıcı noktalar (etki alanındaki yerleşimler, ulaşım yolları, havalimanları, vb.) gibi değişkenlere bağlı olacağı, fotovoltaik paneller güneş ışığını soğurduğu için PV tipi sistemlerde parlama ve kamaşma etkisi, diğer güneş enerjisi teknolojilerinin kullanıldığı sistemlere göre daha düşük olacağı, bununla birlikte, olası yansıma ve parlama etkisine karşı, yansıma riski oluşan noktaların belirlenmesi ve işletmenin ilk yılında görsel izlemeler ve yakın civardaki yerleşimlerden gelebilecek şikayetlere göre gerekli noktalarda bitkisel ya da yapay görüntü perdeleri uygulanması gerektiği şeklinde, projenin işletme aşamasına ilişkin olan ve ÇED Olumlu kararının mevzuata uygun olduğu nihai değerlendirmesi ile çelişir mahiyette, tavsiye niteliğinde tespitlere yer verildiği görülmekle birlikte, işletme aşamasına dair bu hususlara ilişkin Nihai ÇED Raporunda yer verilen tespit ve önlemlerin çevresel etkileri yönünden yeterli olup olmadığı hususunda her hangi bir değerlendirme yapılmamış olduğu görülmektedir. Bu itibarla; uyuşmazlığın tereddüte mahal vermeyecek şekilde çözümlenebilmesi amacıyla, yukarıda belirtilen eksiklerin ve çelişkilerin giderilerek, tarafların tüm iddia ve savunmaları, proje alanı ve projenin büyüklüğü dikkate alınarak, projenin tüm çevresel etkilerinin ve bu etkilerin en aza indirilmesi için alınması gereken önlemlerin Nihai ÇED Raporunda yeterli şekilde değerlendirilip değerlendirilmediğinin, bu doğrultuda verilen taahhütlerin ve alınan önlemlerin teknik ve bilimsel açıdan yeterli olup olmadığının tespit edilmesi amacıyla, mevcut bilirkişi heyetinden ek rapor alınması ve bunun sonucunda düzenlenecek raporun incelenmesi suretiyle karar verilmesi gerektiği sonucuna ulaşılmıştır. Bu nedenle, karara dayanak alınabilecek nitelikte bulunmayan, Dairemizin 12/06/2024 tarih ve E:2024/2014, K:2024/3952 sayılı kararındaki bozma gerekçelerini karşılamayan, eksik ve çelişkili bilirkişi heyeti raporu esas alınarak verilen davanın reddine ilişkin temyize konu İdare Mahkemesi kararında hukuki isabet bulunmadığından, temyiz isteminin kabulü ve temyize konu İdare Mahkemesi kararının bozulması gerektiği oyu ile çoğunluk kararına katılmıyoruz.