Danıştay · 4. Daire

Danıştay 4. Daire 2025/1610 E. 2025/3651 K.

Mahkeme
Danıştay
Daire
4. Daire
Esas No
2025/1610
Karar No
2025/3651
Karar Tarihi

T.C. D A N I Ş T A Y DÖRDÜNCÜ DAİRE Esas No : 2025/1610 Karar No : 2025/3651

TEMYİZ EDENLER : 1- (DAVALI)... Bakanlığı VEKİLİ : Hukuk Müşaviri ... 2- MÜDAHİL (DAVALI YANINDA) ... Madencilik İnşaat Sanayi ve Ticaret Anonim Şirketi VEKİLİ : Av. ...

KARŞI TARAF (DAVACILAR) : 1- ... Belediye Başkanlığı 2- ... 3- ... ... 15- ... 16- ...

VEKİLİ : Av. ...

İSTEMİN KONUSU : ... İdare Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.

YARGILAMA SÜRECİ : Dava konusu istem: Uşak ili, Sivaslı ilçesi, Pınarbaşı Beldesi sınırları içerisinde müdahil tarafından yapılması planlanan "RN:... (ER:...) Kalker Ocağı ve Kırma-Eleme Tesisi" projesi ile ilgili olarak Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı Çevresel Etki Değerlendirmesi, İzin ve Denetim Genel Müdürlüğünce verilen ... tarih ve ... sayılı "Çevresel Etki Değerlendirmesi (ÇED) Olumlu Kararı"nın iptali istenilmiştir. İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: İdare Mahkemesince verilen kararda; dosyada bulunan bilgi ve belgeler, bilirkişi raporu ve ilgili mevzuat hükümleri birlikte değerlendirildiğinde, uyuşmazlık konusu projeye ilişkin olarak hazırlanan ÇED raporunda alanın jeolojik ve hidrojeolojik özelliklerinin saha gerçeklerine uygun olarak haritalanmasına rağmen hidrojeolojik değerlendirmelerin eksik ve yanlış olduğu, projenin olası çevresel etkilerinin ve alınması gereken önlemlerin yeterince belirtilmediği, söz konusu kalker ocağı ve kırma eleme tesisinin mansap kesiminde yöre halkı tarafından kullanılan yeraltı suyu rezervlerinin bulunduğu, projenin su rezervuarlarına zarar verme potansiyeli sebebiyle kamu yararına olmadığı, buna bağlı olarak ÇED Raporunun jeoloji mühendisliği açısından yeterli görülmediği, model girdisi olarak kullanılan kütlesel emisyon debilerinin eksik hesaplanmış olması sebebiyle de Sanayi Kaynaklı Hava Kirliliğinin Kontrolü Yönetmeliği açısından uygun bulunmadığı, Nihai ÇED Raporu ve uzman raporunun, sahadaki jeolojik-jeoteknik risklere bağlı olarak yapılmış bir kinematik şev stabilite analizini içermediği, bu durumun da yürütülecek açık ocak madenciliği için şev duraysızlığı riski oluşturduğu, dolayısıyla Nihai ÇED Raporunun maden mühendisliği açısından da uygun bulunmadığı, kesilecek ağaçların orman ekosistemine olası etkilerinin göz ardı edilmesi, orman yangınlarıyla mücadelede etkin bir planlama söz konusu olmaması ve rehabilitasyon içerisinde dikilecek ağaç unsurunun sahanın gerçeklikleriyle örtüşmemesi nedenleriyle proje faaliyetinin orman ve orman eko sistemi üzerinde olumsuz etkilerinin olacağı, öte yandan, Nihai ÇED raporunda, proje alanı ve çevresinin fauna tür listesinin tam olarak çıkarılmadığı, raporda verilen önlemlerin tür popülasyonlarını korumak için yeterli olmadığı, ÇED raporunun fauna ve hayvan ekolojisi açısından yeterli olmadığı, ayrıca önerilen toz kontrol önlemlerinin yetersiz olduğu ve tarımsal sürdürülebilirliği korumak için yeterli bir tedbir olmadığı, bu haliyle, proje sahasındaki madencilik faaliyetlerinden kaynaklanacak toz emisyonlarının, tarım arazilerine ulaşarak bitkisel verimliliği düşüreceği, fotosentez ve polenleşme süreçlerini olumsuz etkileyeceği, bununla birlikte, madencilik faaliyetlerinin bölgedeki karstik akifer yapısını bozarak yeraltı sularının yenilenmesini engelleme potansiyelinin bulunduğu, proje sahasında yer alan ve bölgeye özgü olan tarımsal çeşitlilik ve endemik bitkilerin, madencilik faaliyetlerinin yol açabileceği habitat kaybından etkilenme riski taşıdığı, bu durumun, bölgedeki ekosistem sağlığını olumsuz etkileyerek biyolojik çeşitlilik kaybına yol açabileceği anlaşıldığından, dava konusu "ÇED Olumlu" kararında hukuka uyarlık bulunmadığı sonucuna varılmıştır. Belirtilen gerekçelerle dava konusu işlemin iptaline karar verilmiştir.

TEMYİZ EDENLERİN İDDİALARI : 1-) Davalı idare tarafından; Nihai ÇED Raporu incelendiğinde uyuşmazlık konusu ÇED Olumlu kararı verilmesinin dayanağı olan tüm iş ve işlemlerin mevzuata uygun olduğunun anlaşılacağı, projede kontrollü şartlarda çalışılacağı taahhüt edildiği için kütlesel emisyon debilerinin kontrollü koşullarda hesaplandığı, proje kapsamında Hidrojeolojik Değerlendirme Raporu hazırlatıldığı, bölgedeki yeraltı ve yerüstü suyu durumlarının detaylı olarak incelendiği, bu konuda alınacağı belirtilen önlemlerin ve verilen taahhütlerin yeterli olduğu, sahanın florası ile ilgili olarak yapılan incelemelerde endemik, nesli tehlikede, koruma altına alınması gereken bir bitki türüne rastlanmadığı, kaldı ki, Tarım ve Orman Bakanlığı Doğa Koruma ve Milli Parklar Genel Müdürlüğü ve Uşak Valiliği İl Tarım Müdürlüğünce, Flora- Fauna Raporununun kendi mevzuatları kapsamında ayrıntılı olarak incelendiği ve projeye ilişkin olumlu görüş verildiği, Nihai ÇED raporunda ağaç kesim işleminin ilgili kurumun uygun görüşü doğrultusunda gerçekleştirileceğinin ve kurumun istemesi halinde kesilecek ağaç sayısının 5 katı kadar (38.095 adet) ağaç dikileceğinin belirtildiği, alandaki şev duraylılığının sağlanabilmesi için alınacak önlemlerin de yeterli olduğu, öte yandan, dava kapsamında düzenlenen ve hükme esas alınan bilirkişi kök ve ek raporlarının eksik incelemeye dayandığı iddialarıyla temyiz isteminin kabulü ile Mahkeme kararının bozulması gerektiği ileri sürülmektedir.

2-) Davalı idare yanında müdahil tarafından; kurum ve kuruluşların olumlu görüşleri üzerine alınan dava konusu ÇED Olumlu kararında hukuka aykırılık bulunmadığı, eksik ve hatalı değerlendirme sonucu düzenlenen bilirkişi kök ve ek raporuna istinaden verilen iptal kararının usul ve yasaya aykırı olduğu, bu konuda dava dışı düzenlenen Uzman Görüşü Raporunda, dava konusu proje ile ilgili olarak önerilere uyulması ve taahhütlerin yerine getirilmesi halinde bir olumsuzluk meydana gelmeyeceği ve projenin mevcut haliyle yeterli olduğu sonucuna varıldığı, dolayısıyla söz konusu raporların birbiriyle çeliştiği belirtilerek, Mahkeme kararının bozulması gerektiği ileri sürülmektedir.

KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Cevap verilmemiştir.

TETKİK HÂKİMİ : ... DÜŞÜNCESİ : Temyiz istemlerinin reddi ile usul ve yasaya uygun olan İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.

TÜRK MİLLETİ ADINA Karar veren Danıştay Dördüncü Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:

İNCELEME VE GEREKÇE : İdare ve vergi mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçelerde ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

KARAR SONUCU : Açıklanan nedenlerle; 1. Temyiz istemlerinin reddine, 2. Temyize konu ... İdare Mahkemesinin... tarih ve E:..., K:...sayılı kararının ONANMASINA, 3. Temyiz giderlerinin istemde bulunanlar üzerinde bırakılmasına, 4. Dosyanın anılan İdare Mahkemesine gönderilmesine, 5. 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 20/A-2-(i) maddesi uyarınca, kesin olarak, 11/06/2025 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Atıf: Danıştay 4. Daire, E. 2025/1610, K. 2025/3651, T. 11.06.2025, www.arakarar.com/karar/danistay-4-daire-2025-1610-e-2025-3651-k-2bb4af31caf5