Danıştay · 4. Daire
Danıştay 4. Daire 2024/929 E. 2024/4733 K.
- Mahkeme
- Danıştay
- Daire
- 4. Daire
- Esas No
- 2024/929
- Karar No
- 2024/4733
T.C. D A N I Ş T A Y DÖRDÜNCÜ DAİRE Esas No : 2024/929 Karar No : 2024/4733 TEMYİZ EDEN (DAVACILAR) : 1- ... 2- ... VEKİLİ : Av. ... KARŞI TARAF (DAVALI) : ... Belediye Başkanlığı VEKİLİ : Av. ... İSTEMİN KONUSU : ... İdare Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir. YARGILAMA SÜRECİ : Dava konusu istem: Amasya ili, Merzifon İlçesi, ... Mahallesinde bulunan ve usûlüne uygun bir şekilde ruhsatlandırılmadığı iddia edilen go kart pistinde gerçekleşen kazadan dolayı yaralanan davacı ...'ın uğradığı ileri sürülen maddi zarara karşılık 30.000,00 TL, manevi zarara karşılık 35.000,00 TL, ...'ın eşi davacı ...'ın uğradığı ileri sürülen manevi zarara karşılık 5.000,00 TL olmak üzere toplam 70.000,00 TL'nin dava tarihinden itibaren işletilecek yasal faizi ile birlikte davalı Merzifon Belediye Başkanlığı tarafından ödenmesi istemiyle açılmıştır. İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: İdare Mahkemesince Danıştay bozma kararına uyularak verilen kararda; İşyeri Açma ve Çalışma Ruhsatlarına İlişkin Yönetmelik'te umuma açık istirahat ve eğlence yerlerinin ruhsat verilmeden önce mevzuatta belirtilen hususlar bakımından inceleneceği, Yönetmelik'te tanımlanmamış bir işyerine, benzer işyerlerine yönelik hükümlerin uygulanacağının kural altına alındığı, mevzuatta açık bir şekilde düzenlenmemiş ise de, en az benzer işyerlerinde olduğu gibi ciddi bir denetime tabi tutulması gereken go kart pistinin faaliyet göstermesine olanak sağlanırken makul bir araştırma ve inceleme yapılması idarenin temel sorumluluğu olduğu, polis tarafından harici olarak hazırlanan tutanak ve işyerindeki bir aracın muayenesinden ibaret olan işlemlerin, olağan bir denetimden uzak olduğu, olaya özgü olarak yeterli özenin gösterilmediği dikkate alındığında, dikkatli ve özenli bir inceleme yapılmadan işyeri açma ve çalışma ruhsatı verildiği anlaşılmaktadır. Bu durumda, yaşanan olayda idarenin hizmet kusurunun olduğu sonucuna varıldığı, olayın yaşandığı go kart pisti ile ilgili işyeri açma ve çalıştırma ruhsatı verilmesine ilişkin başvuru kapsamında, yalnızca, asayiş yönünden bir sakıncasının bulunmadığı yönünde polis memurlarınca düzenlenen bir tutanağın, söz konusu pistte bulunan aracın gözle ve elle yapılan muayenesinden sonra güvenilir olduğu yönünde bir makine mühendisince düzenlenen tutanağın bulunduğu, dava dosyası içerisinde bulunan bilgi ve belgeler ile davalı idarenin beyanlarından, go kart pistine 13/05/2008 tarihinde işyeri açma ve çalışma ruhsatının verilmesinin ardından, hiçbir kontrol ve denetimin yapılmadığı, yaşanan olayda olduğu gibi can ve mal güvenliği açısından önemli tehlikelere yol açabilecek nitelikte bir işletme olan go kart pisti ile ilgili olarak işyeri açma ve çalışma ruhsatı verilmesinde, asayiş ile ilgili polis memurlarınca düzenlenen tutanağın ve pistte bulunan yalnızca bir aracın muayenesinin yapılmasına ilişkin yetersiz nitelikteki tespitin yeterli görüldüğü, işyeri açma ve çalışma ruhsatının verilmesinin sonrasında ise, davalı idarece go kart pistinde hiçbir denetimin gerçekleştirilmediği anlaşıldığından, ...'ın yaralanmasına ilişkin olayda davalı idarenin hizmet kusurunun bulunduğu ve olay nedeniyle oluşan zararların tazmini gerektiği, ancak incelenen olay krokisine göre davacının go kart araçlarının bulunduğu yol ile yazıhane arasındaki beton açık alanda yolun hemen önünde oturduğu anda olayın gerçekleştiğinin görüldüğü, davacıya çarpan kişi ve işyeri sahibi hakkında herhangi bir şikayette bulunulmadığı ve tazminat davası açılmadığı, olayın gerçekleşmesinde bulunduğu yer itibarıyla davacının, davacının o bölgeye oturmasına müsade eden işyeri sahibinin ve davacıya çarpan kişinin de kusurlu olduğu, bu duruma göre işyeri sahibinin %20, davacıya çarpan kişinin %20 ve davacının %10 oranın da kusurlu olduğu, denetim görevini yerine getirmeyen idarenin ise %50 oranında kusurlu olduğu, davacı ...'ın yaşanan olay nedeniyle iş gücü kaybı oranının tespiti amacıyla Adli Tıp Kurumunun 29/11/2010 tarihli raporunda ...'ın %14 oranında meslekte kazanma gücünü kaybettiği, bu maluliyet oranının sürekli olduğu, iyileşme süresinin olay tarihinden itibaren 9 ay kadar uzayabileceği, bu süre zarfında %100 malul sayılması gerektiği yönünde tespitlere yer verilmesi nedeniyle davacı ...'ın iş gücü kaybı oranı göz önünde bulundurularak, olay nedeniyle uğradığı maddi zararların hesaplanması amacıyla dosya üzerinden yaptırılan bilirkişi incelemesi sonucunda düzenlenen 07/02/2012 tarihli raporda davacı ...'ın ev hanımı olduğu dikkate alınarak asgari ücrete göre, kaza tarihinden itibaren 9 ay süre ile %100 maluliyetine, sonrasında ise %14 maluliyetine göre yapıldığı belirtilerek, davacı ...'ın maruz kaldığı gelir kaybının 40.819,51 TL olarak hesaplandığı, davacı ...'ın uğradığı olduğu maddi zararın kusur oranına göre 20.409,75 TL'lik kısmının davalı idarece tazmini gerektiği, davacıların manevi tazminat talepleri yönünden ise manevi tazminat patrimuanda meydana gelen bir eksilmeyi karşılamaya yönelik bir tazmin aracı olmayıp, manevi tatmin aracı olduğu, davacıların manevi varlıklarında, yaşanan olaydan dolayı üzüntü ve elem meydana geldiği, davacı ...'ın % 14 oranında iş gücü kaybına uğradığı ve bu maluliyet oranının sürekli olduğu, tedavi sürecinin çok uzun süre aldığı, eşi ...'ın ise yaşanan kazaya şahit olduğu, uzun süren tedavi sürecinde eşi ...'ın ihtiyaçlarını karşıladığı ve manevi açıdan yıprandığı anlaşıldığından kusur durumu da dikkate alınarak, davacının manevi tazminat isteminin 10.000,00 TL'sinin, davacının eşi için ise 2.500,00 TL manevi tazminatın, davalı idarece ödenmesi gerektiği gerekçesiyle, davacı ... için talep edilen 30.000,00 TL maddi tazminatın 20.409,75 TL'lik kısmının kabulüne, 35.000,00 TL manevi tazminatın 10.000,00 TL'lik kısmının kabulüne, fazlaya ilişkin kısımlar yönünden davanın reddine; davacı ... için talep edilen 5.000,00 TL manevi tazminatın 2.500,00 TL'lik kısmının kabulüne, fazlaya ilişkin kısım yönünden davanın reddine, karar verilen maddi ve manevi tazminat miktarı toplamı olan 32.909,75 TL'nin davanın açıldığı 23/12/2008 tarihinden itibaren işletilecek yasal faiziyle birlikte davalı idarece davacılara ödenmesine karar verilmiştir. TEMYİZ EDENİN İDDİALARI: Bedensel zararlardan müşterek ve müteselsil sorumluluğun esas olduğu, davalı idarenin kusursuz sorumluluk ilkeleri kapsamında ayrıca sorumlu olduğu, tazminat istemleri yönünden tam kabul kararı verilmesi gerektiği ileri sürülmektedir. KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Cevap verilmemiştir. TETKİK HÂKİMİ : ... DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir. TÜRK MİLLETİ ADINA Karar veren Danıştay Dördüncü Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü: İNCELEME VE GEREKÇE : İdare ve vergi mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. KARAR SONUCU : Açıklanan nedenlerle; 1. Temyiz isteminin reddine, 2. Temyize konu ... İdare Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının ONANMASINA, 3. Temyiz giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına, 4. Dosyanın anılan İdare Mahkemesine gönderilmesine, 5. 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun (Geçici 8. maddesi uyarınca uygulanmasına devam edilen) 54. maddesinin 1. fıkrası uyarınca bu kararın tebliğ tarihini izleyen günden itibaren onbeş (15) gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 16/09/2024 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.