Danıştay · 4. Daire
Danıştay 4. Daire 2024/2597 E. 2024/5787 K.
- Mahkeme
- Danıştay
- Daire
- 4. Daire
- Esas No
- 2024/2597
- Karar No
- 2024/5787
T.C. D A N I Ş T A Y DÖRDÜNCÜ DAİRE Esas No : 2024/2597 Karar No : 2024/5787 TEMYİZ EDEN (DAVACI) : ... VEKİLİ : Av. ... KARŞI TARAF (DAVALI) : ... Bakanlığı VEKİLİ : Av. ... İSTEMİN KONUSU : ... Bölge İdare Mahkemesi... İdare Dava Dairesinin ...tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir. TETKİK HÂKİMİ : ... DÜŞÜNCESİ : Davanın 2577 sayılı Kanunun 46. maddesinde belirtilen temyize açık uyuşmazlıklardan olmadığı anlaşıldığından, temyiz isteminin incelenmeksizin reddine karar verilmesi gerektiği düşünülmektedir. TÜRK MİLLETİ ADINA Karar veren Danıştay Dördüncü Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü: İNCELEME VE GEREKÇE : 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun "Temyiz" başlıklı 46. maddesinde; "Danıştay dava dairelerinin nihai kararları ile bölge idare mahkemelerinin aşağıda sayılan davalar hakkında verdikleri kararlar, başka kanunlarda aksine hüküm bulunsa dahi Danıştayda, kararın tebliğinden itibaren otuz gün içinde temyiz edilebilir: a) Düzenleyici işlemlere karşı açılan iptal davaları. b) Konusu yüz bin Türk lirasını aşan vergi davaları, tam yargı davaları ve idari işlemler hakkında açılan davalar. c) Belli bir meslekten, kamu görevinden veya öğrencilik statüsünden çıkarılma sonucunu doğuran işlemlere karşı açılan iptal davaları. d) Belli bir ticari faaliyetin icrasını süresiz veya otuz gün yahut daha uzun süreyle engelleyen işlemlere karşı açılan iptal davaları. e) Müşterek kararnameyle yapılan atama, naklen atama ve görevden alma işlemleri ile daire başkanı ve daha üst düzey kamu görevlilerinin atama, naklen atama ve görevden alma işlemleri hakkında açılan iptal davaları. f) İmar planları, parselasyon işlemlerinden kaynaklanan davalar. g) Tabiat Varlıklarını Koruma Merkez Komisyonu ve Kültür Varlıklarını Koruma Yüksek Kurulunca itiraz üzerine verilen kararlar ile 18/11/1983 tarihli ve 2960 sayılı Boğaziçi Kanununun uygulanmasından doğan davalar. h) Maden, taşocakları, orman, jeotermal kaynaklar ve doğal mineralli sular ile ilgili mevzuatın uygulanmasına ilişkin işlemlere karşı açılan davalar. ı) Ülke çapında uygulanan öğrenim ya da bir meslek veya sanatın icrası veyahut kamu hizmetine giriş amacıyla yapılan sınavlar hakkında açılan davalar. i) Liman, kruvaziyer limanı, yat limanı, marina, iskele, rıhtım, akaryakıt ve sıvılaştırılmış petrol gazı boru hattı gibi kıyı tesislerine işletme izni verilmesine ilişkin mevzuatın uygulanmasından doğan davalar. j) 8/6/1994 tarihli ve 3996 sayılı Bazı Yatırım ve Hizmetlerin Yap-İşlet-Devret Modeli Çerçevesinde Yaptırılması Hakkında Kanunun uygulanmasından ve 16/7/1997 tarihli ve 4283 sayılı Yap-İşlet Modeli ile Elektrik Enerjisi Üretim Tesislerinin Kurulması ve İşletilmesi ile Enerji Satışının Düzenlenmesi Hakkında Kanunun uygulanmasından doğan davalar. k) 6/6/1985 tarihli ve 3218 sayılı Serbest Bölgeler Kanununun uygulanmasından doğan davalar. l) 3/7/2005 tarihli ve 5403 sayılı Toprak Koruma ve Arazi Kullanımı Kanununun uygulanmasından doğan davalar. m) Düzenleyici ve denetleyici kurullar tarafından görevli oldukları piyasa veya sektörle ilgili olarak alınan kararlara karşı açılan davalar." düzenlemesine, "Yargılamanın yenilenmesi usulü" başlıklı 55. maddesinde de; "...5. Bu madde ile 53 üncü madde hükümleri saklı kalmak kaydıyla, yargılamanın yenilenmesinde bu Kanunun diğer hükümleri uygulanır. " düzenlemesine yer verilmiştir. HUKUKİ DEĞERLENDİRME: Yukarıda anılan mevzuat hükümlerinin değerlendirilmesinden; 2577 sayılı Kanunun 46. maddesinde yer almayan davalar hakkında idare mahkemelerince verilen kararlara karşı yapılan istinaf başvurusu üzerine bölge idare mahkemelerince verilen kararların kesin olduğu, dolayısıyla, bu kararların temyiz istemine konu edilemeyeceği ve bu kararlara karşı yapılan yargılamanın yenilenmesi istemleri hakkında verilen kararların aynı gerekçe ile temyiz edilemeyeceği sonucuna ulaşılmaktadır. Dosyanın incelenmesinden; davanın, Konya ili, Akşehir ilçesi, Akşehir Gölü sulak alanı koruma sınırları içerisinde korunması ve kontrol altında tutulması gereken sulak alanda davacının sürme işlemi yaptığı iddiasıyla, 2872 sayılı Çevre Kanunun 20. maddesinin (k) bendi uyarınca 80.465,00 TL idari para cezası verilmesine ilişkin Orman ve Su İşleri Bakanlığı Doğa Koruma ve Milli Parklar 8. Bölge Müdürlüğü Konya İl Şube Müdürlüğü'nün ... tarih ve ... sayılı işlemin iptali istemiyle açıldığı, ... İdare Mahkemesinin ... tarihli, E:..., K:... sayılı kararıyla dava konusu işlemin iptali yolunda verilen kararın, istinaf incelemesi neticesinde istinaf başvurusunun kabulüne, başvuruya konu ... İdare Mahkemesi'nin dava konusu işlemin iptaline ilişkin, ... gün ve E:..., K:...sayılı kararının kaldırılması, davanın reddi yönünde kesin olarak verilen ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesi'nin ... gün ve E:..., K: ... sayılı kararının; taşınmazın özel mülkiyete konu tapulu taşınmaz olduğu, Danıştay incelemesinden geçerek kesinleşmiş mahkeme kararlarına aykırı olarak yeni bir karar verildiği gerekçesiyle, 2577 sayılı Kanunun 53/h maddesi gereğince yargılamanın yenilenmesi istemiyle, ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesi'nin ... gün ve E:..., K:...sayılı kararının kaldırılması, davanın reddine karar verilmesi istemiyle yapılan yargılamanın yenilenmesi talebinin reddine ilişkin olarak verilen ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesi'nin ... gün ve E:..., K:... sayılı kararının temyiz edildiği anlaşılmaktadır. Yargılamanın yenilenmesi istemine esas dava konusu uyuşmazlığın 2872 sayılı Çevre Kanunun 20. maddesinin (k) bendi uyarınca tesis edilen idari para cezasına ilişkin olduğu, miktar itibarıyla temyiz edilebilir bir karar niteliğinde olmadığı, miktar itibarıyla temyiz edilemeyecek bir karar için yapılan yargılamanın yenilenmesi istemi neticesinde verilen kararın da temyiz edilemeyeceği anlaşılmıştır. Bu durumda; temyiz istemine konu kararın 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 46. maddesinde tahdidi olarak sayılan davalardan hiçbirine uymadığı, Bölge İdare Mahkemesinin temyiz yolu açık olmayan "kesin" kararlarından olduğu anlaşıldığından, temyiz isteminin incelenmesine yasal olanak bulunmamaktadır. KARAR SONUCU : Açıklanan nedenlerle; 1. Temyiz isteminin İNCELENMEKSİZİN REDDİNE, 2. Bölge İdare Mahkemesince kesin olan karara karşı temyiz yolunun açık olduğunun belirtilmiş olması sebebiyle temyiz aşamasında yatırılan ...TL harç ile artan posta ücretinin istekleri halinde davacılara iadesine, 3. 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 50. maddesi uyarınca, bu kararın taraflara tebliği ve bir örneğinin de İdare Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın İdare Mahkemesine gönderilmesine, 17/10/2024 tarihinde oybirliğiyle kesin olarak karar verildi.