Danıştay · 4. Daire
Danıştay 4. Daire 2024/1800 E. 2025/3748 K.
- Mahkeme
- Danıştay
- Daire
- 4. Daire
- Esas No
- 2024/1800
- Karar No
- 2025/3748
- Karar Tarihi
T.C. D A N I Ş T A Y DÖRDÜNCÜ DAİRE Esas No : 2024/1800 Karar No : 2025/3748
TEMYİZ EDEN (DAVACI) : ... Yönetim ve Ticaret Anonim Şirketi VEKİLİ : Av....
KARŞI TARAF (DAVALI) :...Bakanlığı VEKİLİ : Av. ...
İSTEMİN KONUSU: ... Bölge İdare Mahkemesi .... İdare Dava Dairesinin... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ: Dava konusu istem:İstanbul İli, Sarıyer İlçesi, ... Mahallesinde bulunan... ada, ... parsel sayılı 66.460 m2 yüzölçümlü mülkiyeti Hazineye ait, üzerinde Kültür ve Tabiat Varlıkları Yüksek Kurulu tarafından korunması gerekli taşınmaz kültür varlığı olarak tescil edilmiş olan "Ayazağa Kasrı, Çinili Köşk (Av Köşkü) ve Süvari Alayı Köşkü" bulunan ve 5225 sayılı Kültür Yatırımları ve Girişimlerini Teşvik Kanunu ile Kültür Yatırım ve Girişimlerine Taşınmaz Kullandırılması Hakkında Yönetmelik kapsamında "Kültür Merkezi" gerçekleştirilmek üzere davacı şirket adına 12.06.2009 tarihinde kullandırma yoluyla tahsis edilerek yine şirket lehine 09.05.2011 tarihinde bağımsız ve sürekli nitelikli üst hakkı tesis edilerek tapuya tescil edilen taşınmaza ilişkin olarak, davacı şirket tarafından 5225 sayılı Kanun ile Kültür Yatırım ve Girişimlerine Taşınmaz Kullandırılması Hakkında Yönetmelik hükümlerine ve kullandırma sözleşmesi ile üst hakkında ilişkin resmi senetten doğan yükümlülüklere önemli ölçüde aykırı davranılarak faaliyetlerde bulunulduğunun tespit edildiği ve ilgili mevzuatı uyarınca tespit edilen aykırılıkların giderilerek Kültür Girişimi Belgesi alınması için verilen süre içerisinde de gereğinin yapılmadığından bahisle 5225 sayılı Kanun hükümleri ile Kültür Yatırım ve Girişimlerine Taşınmaz Kullandırılması Hakkında Yönetmelik'in 16. maddesinin 1.fıkrası uyarınca kullandırma sözleşmesinin feshine, son yıl kullanım bedeli kadar tazminat alınmasına ve 2.748.043,86-TL tutarındaki teminat mektubunun Hazineye irat kaydedilmesine ilişkin ... tarih ve E... sayılı işlemin iptali istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: İdare Mahkemesince verilen kararda; Mahkemece yaptırılan keşif ve bilirkişi incelemesi neticesinde hazırlanan bilirkişi raporu ile dosyada yer alan bilgi ve belgelerin birlikte değerlendirilmesinden, İstanbul İli, Sarıyer İlçesi, ... Mahallesinde bulunan ... ada, ... parsel sayılı mülkiyeti Hazineye ait, üzerinde Kültür ve Tabiat Varlıkları Yüksek Kurulu tarafından korunması gerekli taşınmaz kültür varlığı olarak tescil edilmiş olan "Ayazağa Kasrı, Çinili Köşk (Av Köşkü) ve Süvari Alayı Köşkü" bulunan ve 5225 sayılı Kültür Yatırımları ve Girişimlerini Teşvik Kanunu ile Kültür Yatırım ve Girişimlerine Taşınmaz Kullandırılması Hakkında Yönetmelik kapsamında "Kültür Merkezi" gerçekleştirilmek üzere kullandırma sözleşmesi ile davacı şirket adına tahsis edilen taşınmazda, A blokta bulunan giriş +5 katlı ve cam giydirmeli yapı ile güneyindeki yapının üç katı ile bağlantılı olan kısımların davacı tarafından ... Üniversitesi'ne kiraya verildiği ve mevcut durumda anılan Üniversite tarafından kullanıldığı, üniversite kullanım alanının 15.500 m² olduğu, ayrıca ... Üniversitesi olarak kullanılan A bloğun güneyinde ve arkasında kalan ve tescilli yapı olan Süvari Köşkü’nün de ... Üniversitesi Rektörlük Binası olarak kullanılmakta olduğu, Süvari Köşkü’nün batısında iki parçalı olarak yer alan B1 ve B2 blokların bodrum katlarının otopark olarak kullanıldığı, üst katlarının ise çeşitli firmalar tarafından ticari ofis olarak kullanılmakta olduğu, yine D bloğun da özel bir şirket tarafından ticari ofis olarak kullanılmakta olduğu, taşınmaz kültür varlığı olarak tescilli Çinili Köşk’ün önünde yaklaşık 106 metre uzunluğunda tarihi havuzun bir kısmının yakın zamana kadar toprakla doldurulmuş olduğu, diğer kısmının ise buz pateni pisti olarak kullanıldığı, bugün itibarı ile tarihi havuzdaki dolgunun kaldırılmış olduğu, buz pisti olarak kullanılmadığı ve 106 metre uzunluğunda tek parça olduğu görülmekle birlikte havuzun kenarlarının özgün yapısına uygun olmayan çimento bazlı betonla sıvandığının görüldüğü, bu nedenle havuzun ilgili Kültür Varlıklarını Koruma Bölge Kurulu kararları doğrultusunda projelendirilerek özgün haline dönüştürülmesi gerektiği, davacı şirkete yapılan tahsise esas kullandırma sözleşmesinde, gerçekleştirilecek tesisin ana kullanım amacının önüne geçmemek üzere kullanıcılara hizmet veren yeme-içme tesisleri ile tesiste yürütülen faaliyetler ile ilişkili satışın yapılabileceği satış birimleri, spor, eğlence ve dinlenme imkânı veren işletmelerin bulunabileceği ve bu mekanların büyüklüğünün toplam 15.000 m²’yi geçemeyeceği belirtilmiş olmasına rağmen, kültürel amaçlı olmayan ünitelerin toplam yüzölçümünün ... Üniversitesi kullanımı hariç olmak üzere (ticari ofisler de dahil olmak üzere) 27.524 m² olduğu, yine kültürel amaçlı olmayan ve ... Üniversitesi olarak kullanılan alanın yüzölçümünün 15.500 m² olduğu, diğer tescilli yapı olan Çinili Köşkün davacı şirket tarafından toplantı salonu olarak kullanıldığı, Süvari Köşkü'nün ... Üniversitesi Rektörlük Binası olarak kullanılması ve Çinili Köşk'ün de davacı şirket tarafından toplantı salonu olarak kullanılmasının, bu tescilli yapılarda kültürel mirasının sürdürülebilirliğini ve toplumun ulaşılabilirliğini engellediği, bunun sağlanmasını temin edecek gerekli düzenlemelerin de yapılmadığı, kullanımların niteliği itibariyle 5225 sayılı Kültürel Yatırımları ve Girişimlerini Teşvik Kanunu, Kültür Yatırımlarının ve Girişimlerine Taşınmaz Kullandırması Hakkında Yönetmelik ve Kültür Yatırımlarının ve Girişimlerinin Belgelendirilmesine ve Niteliklerine İlişkin Yönetmelik hükümleri ile taşınmazın davacıya tahsis edilmesine ilişkin 12.06.2009 tarihli Kullandırma Sözleşmesi ve tapuya tescil edilen 09.05.2011 tarihli üst hakkının temel amacına aykırı olduğu, diğer taraftan 1/1000 ölçekli Maslak ve Çevresi Uygulama İmar Planında dava konusu olan 2 ada, 38 parsel numaralı taşınmazın ‘kültürel tesis alanı’ olarak belirlendiği ve bu alanlarda yer alabilecek tesisler dikkate alındığında, yukarıda ayrıntıları verilen üniversite kullanımı ve ticari ofis kullanımlarının yürürlükteki imar planına da aykırılık teşkil ettiği, söz konusu aykırılıkların davacı tarafından giderilmesi için verilen 6 aylık sürede de giderilmediği, dava konusu işlemde hukuka aykırılık bulunmadığı sonucuna varılmıştır. Belirtilen gerekçelerle davanın reddine karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: İdare Dava Dairesince; istinaf başvurusuna konu İdare Mahkemesi kararının usul ve hukuka uygun olduğu ve davacı tarafından ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği belirtilerek 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45. maddesinin 3. fıkrası uyarınca istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI: Davacı tarafından, dava konusu işlemin dayanağı niteliğindeki ... tarih ve ... sayılı İstanbul III Numaralı Kültür Varlıklarını Koruma Bölge Kurulu kararının ... Bölge İdare Mahkemesi ....İdare Dava Dairesinin... tarih ve E:..., K:... sayılı kararıyla iptal edildiği, temyize konu kararın gerekçesiz olduğu, Mahkemece hükme esas alınan bilirkişi raporunun hükme esas alınabilir nitelikte olmadığı, raporu hazırlayan bilirkişilerin uzmanlık alanları itibarıyla yetersiz ileri oldukları, dosyaya sunulan uzman görüşlerinin Mahkemece dikkate alınmadığı, dava konusu işlemin yetkili kişi tarafından tesis edilmediği, 5225 sayılı Kültürel Yatırımları ve Girişimlerini Teşvik Kanununun 12. maddesinde sayılan fesih nedenlerinin gerçekleşmediği, mevcut imar durumuna göre inceleme yapılamayacağı, kullandırma sözleşmesinin 2011 yılında fikir projesi ile tadil edilmiş olduğu, 2014 tarihli yapı kullanma izninin davalı idare tarafından da onaylandığı, dava konusu işlemin hukuken geri alma niteliğinde olduğu, Danıştay İçtihatlarına göre 60 gün içinde tesis edilmesi gerektiği, tahsis ilanında ticaret için alan ayrıldığının belirtilediği, kültürel alanlar yanında ticari alanlara da yer verildiği, bu tahsis ilanına güvenilerek projenin üstlenildiği, tahsis sözleşmesindeki 15.000 m2'lik sınırın izin verilen inşaat alanının %25'i üzerinden hesaplandığı, 2011 yılında idareye sunulan fikir projesi ile bu alanın 170.000 m2 ye çıkarıldığı dolayısıyla 15.000 m2 lik sınırın ortadan kalktığı, fikir projesinin kapasite yanında fonksiyon değişikliği de içerdiği, bu fikir projesine göre çizilen avan projenin hem davalı idare, hem Belediye hem de İstanbul Kültür Varlıklarını Koruma Bölge Kurulu tarafından uygun bulunduğu, ofis bloklarının söz konusu avan projede yer aldığı, avan projenin onayının ardından yeni bir kültür yatırımı belgesinin düzenlendiği, 2014 yılında 2011 tarihli projede değişiklik ihtiyacının doğduğu, 2014 tarihli tadilat projesindeki tüm değişiklik önerilerinin İstanbul Kültür Varlıklarını Koruma Bölge Kurulu uzmanlarınca hazırlanan raporda uygun görüldüğü, anılan Kurulun hem 2014 tarihli değişiklik önerisini uygun gördüğü hem de iskan verilmesinde sakınca bulunmadığını Belediyeye bildirdiği, yapı kullanma izin belgesinin davalı idare tarafından da imzalandığı, idarenin 2014 tarihli projeyi, eğitim ve ofis alanları ile satış yerlerini kabul ettiği, dava konusu işlemin ölçülülük ilkesine aykırı olduğu, tesisteki kültürel olmayan alanların kültürel alanların önüne geçmesinin söz konusu olmadığı, tesisteki ünitelerin keşif sırasında tek tek tespit edilmediği bunun yerine 15/01/2019 tarihli ruhsatlara bakılarak tespit yapıldığı, 30/01/2012 tarihli kültür yatırımı belgesine esas olan plan ve projenin fikir projesi ile içinde ofis-satış ünitesi-eğitim alanı olan avan proje olduğu, üniversitenin kültürel olmayan alan olarak kabul edilemeyeceği, 27.524 m² lik kültürel olmayan alan hesabının da hatalı olduğu, bunun 15.779 m² sinin tamamen kültürel alan olduğu, köşklerin ve havuz kullanımının mevzuata uygun olduğu, havuzun projesi olmadığı, çinili köşkün toplantı salonu olarak kullanılmasının sözleşmenin ihlali olarak kabul edilemeyeceği, buranın müze gibi halka açılmasının tahsis sözleşmesinde öngörülmediği, mevcut imar planının 2015 tarihli olduğu oysa 2014 yılında yapı kullanma izninin alınmış olduğu, kazanılmış hakkın ihlal edildiği ileri sürülmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Kullandırma Sözleşmesinin iptaline ilişkin sebeplerin her birinin 5225 sayılı Kültür Yatırımları ve Girişimlerini Teşvik Kanunu, Kültür Yatırımlarının ve Girişimlerinin Belgelendirilmesine ve Niteliklerine İlişkin Yönetmelik ve Kültür Yatırım ve Girişimlerine Taşınmaz Kullandırılması Hakkında Yönetmelik hükümleri uyarınca ayrı ayrı sözleşmenin feshini gerektiren aykırılıklar olduğu, dava konusu işlemin hukuka uygun olduğu, idarece, davacının verdiği taahhütnameye güvenilerek davacıya izin verildiği, ancak davacının taahhütlerini yerine getirmediği, davacının, aykırı uygulamaların Bakanlığın uygun görüşü ve izni ile yapıldığına ilişkin iddialarının gerçeği yansıtmadığı, idarelerince alışveriş merkezi, ticaret merkezi ya da özel üniversite kullanımına izin ya da onayın hiçbir tarihte verilmediği, bilirkişi incelemesi ve keşiften önce davacının bilirkişi bilgilerine vakıf olmasına rağmen bilirkişilerin yeterli uzmanlığı bulunmadığına dair mahkemeye itiraz da bulunmadığı, yapı kullanma izin belgesinin kültür girişimi belgesine esas evrak olmadığı, ilgili mevzuat hükümlerine aykırı kullanımlara hak sağlamayacağı, kültür girişimi belgesine konu edilebilecek tesis ünitelerinin tamamını içeren işyeri açma ve çalışma ruhsatı/ruhsatlarının idareye sunulmadığı, dava konusu taşınmazın, üzerinde tarihi yapılar bulunan, askeri güvenlik şerhli, tescilli, özel nitelikte bir hazine taşınmazı olduğu, bu taşınmazın davacıya ticari kazanç elde edilmesi amacıyla değil kültürel faaliyetlerin desteklenmesi amacıyla tahsis edildiği, davacı şirket hakkında son 5 yılda idarece birçok kez idari yaptırım karar tutanağı düzenlendiği ve para cezası verildiği, ayrıca aykırılıkları gidermesi için de uyarıda bulunulduğu savunulmuştur.
TETKİK HÂKİMİ: ... DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Bölge İdare Mahkemesi İdare Dava Dairesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA Karar veren Danıştay Dördüncü Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 17. maddesinin ikinci fıkrası uyarınca duruşma istemi yerinde görülmeyerek işin gereği görüşüldü:
İNCELEME VE GEREKÇE : İdare ve vergi mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
KARAR SONUCU: Açıklanan nedenlerle; 1.Temyiz isteminin reddine, 2.Temyize konu ... Bölge İdare Mahkemesi .... İdare Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının Başkan ... ile Üye ...'in karşı oyu ve oyçokluğuyla ONANMASINA, 3.Temyiz giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına, 4.2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 50. maddesi uyarınca, kararın taraflara tebliğini ve bir örneğinin de İdare Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın İdare Mahkemesine gönderilmesine, 16/06/2025 tarihinde kesin olarak karar verildi.
(X) KARŞI OY : Dosyanın incelenmesinden; kültür merkezi gerçekleştirilmek üzere davacıya tahsis edilen taşınmazda, kullandırma sözleşmesinde, resmi senette ve kültür yatırım belgesinde yer almayan ve 5225 sayılı Kanun hükümleri ile Kültür Yatırım ve Girişimlerine Taşınmaz Kullandırılması Hakkında Yönetmelik uyarınca kültür merkezi yatırımı kapsamında değerlendirilmesi mümkün olmayan kullanımların ve yapıların idarece yapılan denetimlerde tespit edilmesi üzerine dava konusu işlemin tesis edildiği, diğer taraftan söz konusu denetimler neticesinde hazırlanan raporlarda idarece uygun görülen ve uygun görülmeyen ünitelerin açıkça belirtildiği, kültür yatırımı belgesinde yer alan ünitelerin yapılmamış olduğuna dair bir tespitin bulunmadığı ve anılan belge kapsamında yer alan ünitelerin uygun görüldüğü, uygun görülmeyen üniteler kapsamında ise üniversite kullanımının, Süvari Alayı Köşkünün, Ayazağa Kasrının, ticari ofis kullanımları ile 14 adet satış ünitesinin belirlendiği, tesiste 2014 yılından bu yana kültürel ve sanatsal faaliyetler yapıldığı anlaşılmaktadır. Öte yandan, idarece hazırlanan denetim raporlarında kültür yatırımı belgesine uygun olmadığı belirtilen üniversite, ticari ofis ve 14 adet satış ünitesinin 2012 tarihli avan projenin eki fikir projesinde yer aldığı, bu projenin gerek davalı idare tarafından gerek Belediye ve İstanbul Kültür Varlıklarını Koruma Bölge Kurulu tarafından uygun bulunduğu, 2014 tarihli tadilat projesinde de söz konusu ünitelerin yer aldığı, 2014 tarihli tadilat projesinin Belediye ve Koruma Kurulu tarafından uygun bulunduğu ve ayrıca Koruma Kurulu tarafından proje kapsamında tamamlanan yapıya iskan verilmesinde sakınca bulunmadığının Belediyeye bildirildiği, Belediye tarafından, yapının Koruma Kurulu tarafından onaylanan tadilat projesine uygun olarak yapıldığı belirlenerek yapı kullanma izninin düzenlendiği, proje kapsamında gerçekleştirilen ve davalı idare tarafından uygun olmadığı belirtilen ünitelerin esasında yetkili idarelerce uygun bulunan avan ve tadilat projesi kapsamında gerçekleştirildiği dolayısıyla projeye bir aykırılığın söz konusu olmadığı hususlarının davacı tarafından ileri sürüldüğü, Mahkemece 2 mimar ve 1 sanat tarihçisinden oluşan bilirkişi heyeti ile yapılan keşif ve bilirkişi incelemesi neticesinde hazırlanan bilirkişi raporu hükme esas alınmak suretiyle davanın reddine karar verildiği görülmektedir. Dosya kapsamında, ihtilaf konusu hususlar göz önüne alındığında, Mahkemece seçilen bilirkişilerin uzmanlık alanına ilaveten İnşaat Mühendisi, Şehir Plancısı ve tescilli yapılar konusunda uzman bir bilirkişinin de katılımıyla yapılacak keşif ve bilirkişi incelemesi neticesinde hazırlanacak bilirkişi raporu hükme esas alınmak suretiyle verilecek Mahkeme kararının tereddüte yer vermeyecek şekilde sonuca ulaşılmasını sağlayacağı açıktır. Diğer taraftan, esasen kültür yatırımı belgesindeki ünitelerin davacı tarafından yapılmış ve faaliyete geçirilmiş olduğu ve bu ünitelerin tesisin büyük kısmını oluşturduğu, tahsis konusu taşınmaz üzerindeki tescilli yapılara halkın kültürel ve sanatsal amaçlarla ulaşım imkânının sağlanmasının da mümkün olduğu ve tesisin 2014 yılınan bu yana faaliyette bulunduğu göz önünde bulundurulduğunda, kullandırma sözleşmesine, resmi senede ve kültür yatırımı belgesine aykırı ünitelerin varlığının yeninden oluşturulacak heyetteki bilirkişilerce de tespiti halinde tesisin davalı idarece uygun görülmeyen üniteler dışındaki kısmı için kültür girişim belgesi düzenlenerek tahsisin devam ettirilmesinin mevzuat ve kamu yararı açısından mümkün ve uygun olup olmadığının da Mahkemece değerlendirilerek yeniden bir karar verilmesi gerekmektedir. Bu durumda, idarece uygun bulunmayan ünitelerin varlığından bahisle, ihtilaf konusu hususların gerektirdiği uzmanlık alanlarından bilirkişilerin bulunmadığı heyet tarafından hazırlanan bilirkişi raporu esas alınmak suretiyle verilen Mahkeme kararına karşı yapılan istinaf isteminin reddi yolundaki temyize konu Bölge İdare Mahkemesi İdare Dava Dairesi kararının yukarıda belirtilen gerekçeyle bozulması gerektiği görüşüyle aksi yöndeki dairemiz kararına katılmıyoruz.