Danıştay · 4. Daire
Danıştay 4. Daire 2023/7485 E. 2023/6711 K.
- Mahkeme
- Danıştay
- Daire
- 4. Daire
- Esas No
- 2023/7485
- Karar No
- 2023/6711
T.C. D A N I Ş T A Y DÖRDÜNCÜ DAİRE Esas No : 2023/7485 Karar No : 2023/6711 TEMYİZ EDEN (DAVALI) : ... İl Özel İdaresi VEKİLİ : Av. ... KARŞI TARAF (DAVACI) : ... VEKİLİ : Av. ... İSTEMİN KONUSU : ... İdare Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir. YARGILAMA SÜRECİ : Dava konusu istem: Davacı tarafından, Kırşehir ili, ... Köyü, ... ada ... parsel sayılı taşınmaz üzerinde bulunan iş yerine ait ''içkili taverna-müzikli lokanta'' faaliyet konulu ... tarih ve ... sayılı iş yeri açma ve çalışma ruhsatı ile 11/05/2011 tarihli iş yeri açma ve çalışma ruhsatının iptal edilerek iş yerinin kapatılmasına ilişkin Kırşehir İl Özel İdaresi Ruhsat ve Denetim Müdürlüğünün ... tarih ve ... sayılı işleminin uygulanmasına yönelik 01/09/2015 tarihli tutanağın iptali istenilmiştir. İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: Danıştay bozma kararı üzerine ... İdare Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararıyla bozma kararına uyularak; davaya konu işyeri açma ve çalışma ruhsatlarının düzenlenmesinde kapatılan Toklumen Belediyesi Meclisince karara bağlanmış bir içkili yer bölgesi kararı ve krokisine dava dosyasında rastlanmadığı ancak ilgili Yönetmeliğin 29. maddesi gereğince yetkili idarelerin içkili yer bölgesi belirlememiş olmasının içkili yer ruhsatı verilmesi yönündeki başvuruların tümüyle reddine dayanak oluşturmayacağı, başvuruların bireysel olarak yönetmelikteki usule göre değerlendirilmesi gerektiği buna göre; ruhsat alındığı tarihte ve sonrasında idarece içkili yer bölgesi belirlenmemiş olmasının ruhsat iptaline gerekçe oluşturmayacağı, nitekim dava dosyasında bir örneği bulunan ve Kırşehir İl Merkez Jandarma Karakol Komutanlığınca düzenlenen 18/12/2003 tarihli tutanakta, söz konusu işyeri sahibinin aranan kişilerden olmadığı, genel sağlık, genel ahlak, genel güvenlik ve asayişin korunması açısından uygun yerde ve konumda olduğu, genel kolluğun kontrol ve denetimini zorlaştıracak bir yerde bulunmadığından içkili lokanta açılıp işletmesinde bir sakınca olmadığının belirtildiği, yapı ruhsatı ve yapı kullanma izni açısından; söz konusu alanın, 6360 sayılı Kanun kapsamında Toklumen Belediyesinin kapatılması ile Kırşehir İl Özel İdaresinin yetki ve sorumluluk alanına girdiği, 3194 sayılı İmar Kanunu’nun “Yapı ruhsatiyesi” başlığı altında düzenlenen 21. maddesi uyarınca, Kanunda belirtilen istisnalar dışında bütün yapılar için yapı ruhsatı alınmasının zorunlu olduğu, taşınmazın İmar Kanunu’nun 27. maddesinde belirtilen yapı ruhsatı aranmayacak yapılardan olmadığından, yapı kullanma izni alınmasının gerekli olduğu ancak, Kırşehir Valiliği Tapu İl Müdürlüğünce dava dosyasına sunulan 16/12/2019 tarihli yazıdan, ... ada ... parselin 3402 sayılı Kanunun 22/a maddesi gereğince yenileme işlemi görerek ... ada ... parsel numarasını aldığı, tapuda “arsa” vasfı ile tescilli olduğu, ... ada ... parselin de aynı işlemle ... ada ... parsel numarasını alarak tescil edildiği ve 18/03/2004 tarihinde cins değişikliği işlemi ile arsa vasfında iken “...” olarak tescil edildiği, ... ada ... parsele ilişkin olarak, taşınmaz mülkiyeti ... adına kayıtlı iken Toklumen Belediyesince ... tarih ve ... belge numarası ile “Yapı Kullanma İzni” belgesi düzenlendiği, Tapuda 18/03/2004 tarihinde yapılan cins değişikliği işleminin de ... ada ... parsel (yeni ... ada ... parsel) no.lu taşınmaza bu yapı kullanma izni alınması sonrasında gerçekleştiğinin anlaşıldığı, bu durumda; "Yapı Kullanma İzni Bulunmaması"na ilişkin iddianın ve bu sebeple işyeri açma ve çalışma ruhsatının iptalinin hukuki dayanağı bulunmadığı, Kıyı Mevzuatı açısından yapılan değerlendirmeye göre de: dava dosyasına sunulan bilgi ve belgeler ile Mahkemece yaptırılan bilirkişi incelemesi sonucu düzenlenen raporun incelenmesinden; söz konusu ... ada ... parsel ve ... ada ... parsel nolu taşınmazlar üzerindeki yapıların kıyı kenar çizgisinin baraj yönü tarafında değil kara yönü tarafında kaldığı, Kıyı Kanunu’nun Uygulanmasına Dair Yönetmeliğin 4. maddesi ile düzenlenen “sahil şeridi” tanımında getirilen; “sun’i ve baraj göllerinde, Yönetmeliğin sahil şeridi ile ilgili hükümleri uygulanmaz” hükmü karşısında, Hirfanlı Barajı baraj gölü kıyısında bulunan uyuşmazlık konusu taşınmazların bulunduğu alanın, kıyı kenar çizgisinden itibaren kara yönünde sahil şeridi uygulamasına tabi tutularak, söz konusu yapıların kıyı kenar çizgisinden itibaren en az 50 m'lik mesafede olmasını gerekli ve zorunlu kılan bir hususun bulunmadığı gözönüne alındığında, kıyı kenar çizgisi bakımından da, dava konusu işyerine ilişkin ruhsatın iptalini gerektirecek bir hukuka aykırınlığın bulunmadığı sonucuna varılmış olup, bu durumda, dosyadaki bilgi ve belgeler incelendiğinde, yukarıda belirtilen hususların, davalı idarenin ruhsat iptaline dayanak oluşturmayacağı anlaşıldığından, dava konusu işlemde hukuka uygunluk bulunmadığı sonucuna varılmıştır. Belirtilen gerekçelerle dava konusu işlemin iptaline karar verilmiştir. TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Davalı İl Özel İdaresi tarafından, davacıya verilen süreye rağmen kanunen sunulması zorunlu olan evrakları sunmadığından hukuka uygun olarak iş yeri çalışma ruhsatının iptal edildiği, iş yerinin içkili yer bölgesi içerisinde yer almadığı, DSİ tarafından belirlenen kıyı kenar çizgisinin de içerisinde kalan işletmede toplum sağlığı, olası su baskınları ve diğer zararlar dikkate alınmaksızın kapatılan Belediyece ruhsat verildiği, bu nedenle somut şartların ortadan kalkması veya usulsüz verildiğinin anlaşılması halinde hukuka uygun olmayan ruhsatın her zaman iptal edilebileceği açık olduğından haksız açılan davanın reddi gerektiği iddiasıyla temyize konu kararın bozulması gerektiği ileri sürülmektedir. KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmuştur. TETKİK HÂKİMİ : ... DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir. TÜRK MİLLETİ ADINA Karar veren Danıştay Dördüncü Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra, dosya tekemmül ettiğinden yürütmenin durdurulması istemi hakkında ayrıca bir karar verilmeksizin işin gereği görüşüldü: İNCELEME VE GEREKÇE : Mahkeme kararlarının Danıştay tarafından bozulması halinde, Mahkemelerce bozmaya ilişkin kararlar üzerine yeniden verilen kararlara karşı yapılan temyiz başvuruları, bozma kararındaki esaslara uyulup uyulmadığı yönünden incelenebilecektir. Temyiz istemine konu kararın Danıştay İkinci Dairesi Başkanlığının 17/03/2022 gün ve E:2021/18188, K:2022/1336 sayılı bozma kararındaki esaslar doğrultusunda verildiği anlaşıldığından, temyiz konusu karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. KARAR SONUCU: Açıklanan nedenlerle; 1. Temyiz isteminin reddine, 2. Temyize konu ... İdare Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının ONANMASINA, 3. Temyiz giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına, 4. Kullanılmayan ... TL yürütmenin durdurulması harcının istemi halinde (davacıya/davalı idareye) iadesine, 5. Dosyanın anılan İdare Mahkemesine gönderilmesine, 6. 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun (Geçici 8. maddesi uyarınca uygulanmasına devam edilen) 54. maddesinin 1. fıkrası uyarınca bu kararın tebliğ tarihini izleyen günden itibaren onbeş (15) gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 04/12/2023 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.