Danıştay · 4. Daire

Danıştay 4. Daire 2023/13691 E. 2024/3303 K.

Mahkeme
Danıştay
Daire
4. Daire
Esas No
2023/13691
Karar No
2024/3303

T.C. D A N I Ş T A Y DÖRDÜNCÜ DAİRE Esas No : 2023/13691 Karar No : 2024/3303 TEMYİZ EDEN (DAVACI) : ... VEKİLİ : Av. ... KARŞI TARAF (DAVALI) : ... Kurumu VEKİLİ : Av. ... İSTEMİN KONUSU : ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdare Dava Dairesinin ... tarih ve E:... , K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir. YARGILAMA SÜRECİ : Dava konusu istem: Avrupa Birliği (AB) Katılım Öncesi Yardım Aracı IPARD II Programı kapsamında hibe desteğinden yararlanmak için başvuran davacının, söz konusu destekten yararlanması yönündeki sözleşmenin imzalanmasından sonra hakkında soruşturma/kovuşturma açıldığından bahisle, sözleşmenin askıya alındığı, ancak yapılan yargılama sonucunda beraat ettiği ileri sürülerek, sözleşmedeki muhtelif poz değişikliklerinin zeyilnameyle kabul edilerek, hibe ödemesinin, ödemenin yapıldığı 09/04/2021 tarihindeki birim fiyatlar üzerinden yapılması ve 5 yıllık izleme sürecinin ise 2017 yılından başlatılması istemiyle yapılan 13/04/2021 tarihli başvurunun zımnen reddine ilişkin işlemin iptali istenilmiştir. İlk Derece Mahkemesi kararının özeti:... İdare Mahkemesince verilen ... tarih ve E:... , K:... sayılı kararda; dava konusu uyuşmazlıkta, davacı ile davalı idare arasında imzalanan IPARD sözleşmesinin 20.maddesi uyarınca, şüpheli dolandırıcılık fiilinden dolayı hakkında suç duyurusunda bulunulan kişinin sözleşmesinin askıya alınacağı, ödemelerin yapılmayacağı, Cumhuriyet Savcısı, takipsizlik kararı verir ve dava açmaz ise askıya alma kararının iptal edileceği ve sözleşmeler ve ödemelerin kaldığı yerden devam edeceği, hakkında dava açılan kişilerin sözleşmelerinin ise feshedileceğinin düzenlendiği, davacıya sözleşmede belirtilen dönemlerde ödeme yapılamamasının nedeninin ise projesini hazırlayan kişi ve kendisi hakkında belirtilen suçlardan dolayı yapılan yargılama olduğu, nitekim proje kapsamında sunulan yapı ruhsatına ilişkin belgelerin sahte olduğunun Ceza Mahkemesi kararıyla sabit görülerek, proje danışmanının hapis cezasıyla cezalandırılmasına karar verildiği, davacının ise suçu işlediğinin sabit olmaması nedeniyle beraatine karar verildiği görüldüğünden, askıya alınan sözleşmenin kaldığı yerden devam ettirilerek, ödemelerin 2017 yılında imzalanan Sözleşme hükümlerine uygun olarak yapıldığı, davacı tarafından da başvuru dilekçesinde, projeye dair işlemler ve yapıların tamamen bitmiş durumda olduğu belirtilerek, ekipman ve yapıların 2017 yılında tamamlandığına işaret edildiği, buna göre sonradan poz değişikliği ve ilave harcamaya ihtiyaç duyulmadığı anlaşıldığından, sözleşmedeki muhtelif poz değişikliklerinin zeyilnameyle kabul edilerek, ödemelerin 2021 yılı birim fiyatları üzerinden yapılması isteminin zımnen reddedilmesine ilişkin işlemin bu kısmında hukuka aykırılık bulunmadığı, Dava konusu işlemin, 5 yıllık izleme sürecinin 2017 yılından başlatılması istemiyle yapılan başvurunun zımnen reddedilmesine yönelik kısmı yönünden de; davacı ile davalı idare arasında imzalanan Sözleşmenin 3.maddesine göre, uygulama sonrası dönemin, son ödemenin yapıldığı tarihte başlayacağı ve bu tarihten itibaren 5 (beş) yıl süreceğinin düzenlendiği, davacı hakkında devam eden yargılama nedeniyle askıya alınan sözleşmeye dair şartlı ve mükellefiyetli destek ödemesinin de yargılamada beraat etmesinden sonra 09/04/2021 tarihinde 871.536,47-TL tümünün yapıldığı anlaşıldığından, uygulama sonrası dönemin de anılan ödemenin yapıldığı 09/04/2021 tarihinden itibaren başlatılmasının Sözleşme hükümlerine uygun olduğu dolayısıyla davacının 5 yıllık izleme sürecinin 2017 yılından başlatılması istemiyle yaptığı başvurunun zımnen reddedilmesine ilişkin dava konusu işlemin bu kısmında da hukuka aykırılık bulunmadığı sonucuna varılmıştır. Belirtilen gerekçelerle davanın reddine karar verilmiştir. Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: Bölge İdare Mahkemesince; istinaf başvurusuna konu İdare Mahkemesi kararının usul ve hukuka uygun olduğu ve davacı tarafından ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği belirtilerek 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45. maddesinin 3. fıkrası uyarınca istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir. TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Davacı tarafından, hakkında suç isnadıyla açılan ceza davasında beraat kararı verildiği, sözleşmedeki muhtelif poz değişikliklerinin zeyilnameyle kabul edilerek, ödemenin yapıldığı tarihteki birim fiyatlar üzerinden ödeme yapılması ve 5 yıllık izleme sürecinin 2017 yılından başlatılmasının hukuka uygun olduğu, destek ödemesinin, yapıldığı tarihteki birim fiyatların baz alınarak yapılması gerektiği, elinde olmayan nedenlerden dolayı sözleşmenin askıya alındığı, uygulama sonrası dönemin de bu bağlamda son ödemenin yapılmasının kararlaştırıldığı tarihten başlaması gerektiği belirtilerek temyiz konusu kararın bozulması gerektiği ileri sürülmektedir. KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Davacının sözleşme hükümlerinden faydalanabilmesi için sunduğu yapı ruhsatının sahteliğinin tespit edilmesi üzerine yapılan soruşturma nedeniyle anılan sözleşmenin 11/01/2018 tarihinde askıya alındığı, davacı hakkında verilen beraat kararı sonrasında ise 17/08/2020 de projenin askı haline son verilip kaldığı yerden devam edilerek davacıya destek miktarının 09/04/2021 tarihinde ödendiği, davacı tarafından, ödeme talep paketinden önce poz değişikliği hakkında herhangi bir zeyilname talebinde bulunulmadığı, icmale itiraz üzerine yerinde yapılan kontrolde inşaat kalemleri hakkında bir değişiklik olmadığından, ödeme tutarının da değiştirilmediği, 2017 poz fiyatları üzerinden hakediş hazırlandığı ve fatura kesildiği, bütün kayıtların 2017 yılına ilişkin olması sebebiyle 2021 yılı birim fiyatlarının baz alınamayacağı, uygulama sonrası dönemin ise sözleşme hükümlerine göre ödemenin tamamlanmasıyla başladığı, sözleşme askı süresinin uygulama sonrası dönemden düşürülmesinin mümkün olmadığı ileri sürülerek davanın reddi gerektiği savunulmuştur. TETKİK HÂKİMİ : ... DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Bölge İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir. TÜRK MİLLETİ ADINA Karar veren Danıştay Dördüncü Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü: İNCELEME VE GEREKÇE : Bölge idare mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. KARAR SONUCU : Açıklanan nedenlerle; 1. Temyiz isteminin reddine, 2. Temyize konu ... Bölge İdare Mahkemesi... İdare Dava Dairesinin ... tarih ve E:... , K:... sayılı kararının ONANMASINA, 3. Temyiz giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına, 4. 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 50. maddesi uyarınca, kararın taraflara tebliğini ve bir örneğinin de İdare Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın İdare Mahkemesine gönderilmesine, 22/05/2024 tarihinde oybirliğiyle kesin olarak karar verildi.

Atıf: Danıştay 4. Daire, E. 2023/13691, K. 2024/3303, www.arakarar.com/karar/danistay-4-daire-2023-13691-e-2024-3303-k-70fd554119ea