Danıştay · 4. Daire
Danıştay 4. Daire 2023/12771 E. 2025/3818 K.
- Mahkeme
- Danıştay
- Daire
- 4. Daire
- Esas No
- 2023/12771
- Karar No
- 2025/3818
- Karar Tarihi
T.C. D A N I Ş T A Y DÖRDÜNCÜ DAİRE Esas No : 2023/12771 Karar No : 2025/3818
TEMYİZ EDEN (DAVALI) :... Müdürlüğü VEKİLİ : Av....
KARŞI TARAF (DAVACI) :... Yapı Kooperatifi VEKİLİ : Av....
İSTEMİN KONUSU: ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdare Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ: Dava konusu istem: Davacı tarafından, Ankara ili, Gölbaşı ilçesi, ... (...) Mahallesinde bulunan ... ada ... parselde yer alan 71.657,76 m² taşınmazının 3083 sayılı Kanun kapsamında arazi toplulaştırılması yapılarak toplulaştırma sonrası 70.157,00 m² lik ... ada ... parsel sayılı olarak planlanmasına dair işlemin ve toplulaştırma işlemine karşı ileri sürülen 05/03/2020 tarihli itirazının reddine dair ... tarih ve E-... sayılı işlemin iptali istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... İdare Mahkemesince verilen ... tarih ve E:..., K... sayılı kararda; mahallinde yaptırılan keşif ve bilirkişi incelemesi sonucu düzenlenen rapor ile dosyadaki bilgi ve belgelerin birlikte değerlendirilmesinden, dava konusu toplulaştırma işlemi ile yüzölçümü olarak davacı zararına bir tahsis yapılmamış ise de davacının 125062 blokta kalan ağaç, ev gibi ekonomik varlıklarının başkasına tahsis edilen parselde bırakıldığı, mevcuttaki ağaç ve ev gibi sabit tesislerin ekonomik varlıklarını koruma amacına uygun olarak küçük miktarda Maliye Hazinesi hissesi ile desteklenerek müşterek parsel oluşturulmak suretiyle eski maliklerine tahsisi mümkün iken bunun yapılmadığı görüldüğünden, dava konusu işlemlerde hukuka uyarlık görülmediği sonucuna varılmıştır. Belirtilen gerekçelerle dava konusu işlemin iptaline karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: İdare Dava Dairesince; istinaf başvurusuna konu İdare Mahkemesi kararının usul ve hukuka uygun olduğu ve davalı tarafından ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği belirtilerek 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45. maddesinin 3. fıkrası uyarınca istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Davalı idare tarafından, taşınmazın 2011 tarihindeki uydu resimlerinden üzerinde herhangi bir sabit tesisin bulunmadığının anlaşıldığı, .../... parselin batı sınırı ile sınırlı olmayıp, .../...-...-... parsellere kadar gelmekte olduğu iddia edilse de 2013 yılı ortofoto görüntüsünden, anılan parselin batısındaki yolla sınırlı olduğunun anlaşıldığı, yolun karşı kıyısında kalan haritada sarı ile gösterilen alanın tescil harici alan olduğu ve köy yolu ile bağlantıyı sağlayan bir yol olup Devlete ait olduğu, 06/02/2011 yılında zeminde hiçbir yapı yokken toplulaştırmanın başladığı 2012 yılında yapılaşmanın da başladığı, taşınmazın DOP kesintisi yaklaşık %2 oranında yapıldığı üzerindeki yapıların korunabilmesi amacıyla 2.469,00 metrekare Hazine taşınmazı ile hisselendirilmiş olduğu, böylece malikin o Hazine arazisinin kendisine satışını talep edebileceği, Hazine taşınmazı ile destekleme yapılarak sabit tesislerin büyük oranda korunduğu, anılan dava konusu parselden iki ayrı parselin oluşturulmasının mümkün olmadığı, bir an için kadastro alanının sınırları yolun karşısına kadar uzanmış olsaydı bile yine de büyük olan alanda arazi toplulaştırmasının mevzuata uygun olacağı, olayın taşınmazın Devlete ait yerlerin vatandaşlar tarafından sahiplenilmesi durumunun bir örneği olduğu, Google Earth fotoğrafından da görüldüğü üzere 06/02/2011 tarihli uçuşta zeminde bir şey yokken toplulaştırmanın başladığı 2012 yılında yapı yapımına başlandığı, yapılan idare işleminin hukuka uygun olduğu ancak mevzuata aykırı olarak verilen temyize konu mahkeme kararının bozulması gerektiği ileri sürülmektedir. KARŞI TARAFIN SAVUNMASI: Temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmuştur.
TETKİK HÂKİMİ: ... DÜŞÜNCESİ : Dava konusu taşınmazın bulunduğu alanın tarla vasıflı olsa da fiilen rekreasyon alanı olarak kullanılmaya başlanıldığı, tarım alanlarında inşa edilecek yapıların ancak tarımsal amaçlı ve idarenin izniyle yapılmasının mümkün olduğu bu haliyle zaten amacın muvazaalı işlemlerle tarım arazilerinin konut vb. imar alanına dönüştürülmesinin alt yapısının hazırlandığı, bu gibi fiili durumları korumanın ileride oluşabilecek daha büyük hukuki ihlallere geçit vermek anlamına geleceği kamu malı niteliğinde her bir vatandaşın hak sahibi olduğu kamu yararı amacı dışında kullanılması mümkün olmaması gereken Hazine arazilerinin, haksız yere işgalinin yasal zemine oturtulabilmesi amacıyla devlete ait taşınmazın kullanılmasının hukuka uygun olmadığından işgale konu yapıların ve sabit tesislerin Maliye Hazinesi taşınmazı ve kamunun kullanımına ait yol iptal edilerek desteklenmesi yönünde hukuka aykırı ve mesnetsiz bilirkişi raporuna dayanılarak verilen temyize konu kararın bozulması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA Karar veren Danıştay Dördüncü Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
İNCELEME VE GEREKÇE : Bölge idare mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
KARAR SONUCU: Açıklanan nedenlerle; 1.Temyiz isteminin reddine, 2.Temyize konu ... Bölge İdare Mahkemesi .... İdare Dava Dairesinin...tarih ve E:..., K...sayılı kararının Üye ...'in karşı oyu ve oyçokluğuyla ONANMASINA, 3.Temyiz giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına, 4.2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 50. maddesi uyarınca, kararın taraflara tebliğini ve bir örneğinin de İdare Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın İdare Mahkemesine gönderilmesine, 17/06/2025 tarihinde kesin olarak karar verildi.
(X) KARŞI OY : Davacı Kooperatif tarafından 2007 yılında satın alınan dava konusu parselde yapılan özel parselasyon sonucu 700 m² 'lik, 77 hobi bahçesi oluşturulduğu, 2008-2009 yıllarında 3042 sayılı Kadastro Kanununun 22/2-a maddesi kapsamında yenileme uygulaması sonrasında 71.657,76 m² yüzölçümünde .../... ada parsel numarası ile Kooperatif adına tescil edildiği, 2018 yılında arazi toplulaştırmasıyla kamu yatırım payı kesintisi yapılarak 70.159,89 m²'si Kooperatife, 2.469,34 m²'si Maliye Hazinesine ait olmak üzere toplam 72.626,23 m² yüzölçümünde .../... ada parsel numarası ile taşınmaz aynı yerinde korunarak parsel dışına taşan Maliye Hazinesi taşınmazını işgal eden bazı sabit tesislerin korunabilmesi maksadıyla Maliye Hazinesi ile hisseli olarak tahsisinin yapıldığı, ve ... ada ... parsel oluşturulduğu anlaşılmaktadır. İdare Mahkemesi tarafından 13/08/2020 tarihli kararı ile keşif ve bilirkişi incelemesi yaptırılarak düzenlenen 04/12/2020 tarihli bilirkişi raporunda; yeni .../... parselin batısındaki yol ile sınırlı olduğu iddiasına ilişkin olarak, toplulaştırma öncesi (.../... sayılı) parsele ilişkin ... Kadastro Mahkemesinde görülen .../... Esas numaralı davada, dosyaya sunulan bilirkişi raporunda Kooperatifin arazisinin batı sınırının kullanılmayan yol olduğunun ortofoto harita görüntüleriyle desteklendiği, .../... kadastral parsele ait kadastro sınırlarının .../... parselin batı sınırı ile sınırlı olmayıp .../... parseli tamamen diğer ... ve ... parselleri kısmen içine aldığının belirlendiği belirtilerek, yeni ... ada ...parsel numarası ile Hazineyle müşterek olarak davacıya verilen parsele ilişkin davaya konu arazi toplulaştırma işleminin toplulaştırma amaç ve ilkelerine uygun olarak yapıldığı, ancak, parselin batı sınırındaki yolun kullanılmayan yol olduğu, yolun solunda 125062 blokta kalan davacının alanının da 125063 blokta Maliye Hazinesi ile beraber tahsis edildiği (Bilirkişi raporu-sayfa 13), dava konusu parsel içerisinde yer alan yolun toplulaştırma yol planlamasına mecburen katılmasından dolayı dava konusu parsel içindeki yolun, TİGH yol planlanmasına mecburen katılmasından dolayı davacıya ait müstakil mülkiyetin, müşterek mülkiyet haline dönüştürüldüğü belirtilerek, davacının 125062 blokta kalan ağaç, ev vb. sabit tesislerinin başkasına tahsis edilen parselde bırakıldığı, ancak yeni tahsis edilen 125063/8 parselin derinliğinin 1.242 metre civarında olduğundan küçük oranlı kaydırma ile kalan 67.415,82 m² hisse büyüklüğünde müstakil parsel oluşturularak, mevcuttaki ağaç ve ev gibi sabit tesislerin korunması amacıyla 125062 blokta kalan 2.741,07 metrekare (.../... ... ... parseller üzerinde kalan) yüzölçümünde parsel oluşturularak davacı Yapı Kooperatifine tahsisinin mümkün olduğu (sayfa 14), böylece mevcut ağaç ve ev gibi ekonomik varlıkların başka parsellerde kalabilecek durumu ortaya çıkması halinde küçük miktarda Maliye Hazinesi hissesi ile desteklenerek müşterek parsel oluşturulabileceği yönünde verilen görüş üzerine dava konusu toplulaştırmanın iptaline karar verilmiş ise de, Hazine taşınmazlarının toplulaştırma amacıyla kullanılabilmesi için tarımsal verimliliğin artırılması amacına yönelik ve kamu yararının zorunlu kıldığı bir durum olması gerekirken somut olayda dava konusu taşınmazdan geçen yolun zaten kullanılmadığı iddia edilerek Hazine taşınmazına tecavüzlü olan taşınmazlardaki davacıya ait ağaç, ev vb. sabit tesislerin dava konusu .../... parsel sayılı taşınmaza dahil edilecek Hazine ile müşterek parsel haline getirildiği ve tecavüzün desteklendiği ayrıca köy yolu ile bağlantıyı sağlayan Devlete ait yolun kesilerek dava konusu parsele katılmasına neden olunduğu, dolayısıyla toplulaştırma ilanından sonra Hazineye ait taşınmaz üzerine kendi sınırları dışına çıkılarak yapılan sabit tesislerin korunmasının, toplulaştırma amacına ve hukuka uygun olmadığı anlaşılmıştır. Anılan nedenlerle davalı idarenin temyiz talebi kabul edilerek temyize konu kararın bozulması gerektiği düşüncesiyle Dairemiz onama kararına katılmıyorum.