Danıştay · 4. Daire
Danıştay 4. Daire 2023/12643 E. 2023/6699 K.
- Mahkeme
- Danıştay
- Daire
- 4. Daire
- Esas No
- 2023/12643
- Karar No
- 2023/6699
T.C. D A N I Ş T A Y DÖRDÜNCÜ DAİRE Esas No : 2023/12643 Karar No : 2023/6699 TEMYİZ EDENLER : I- DAVACI: ... VEKİLİ : Av. ... II- MÜDAHİL (DAVACI YANINDA): ... Odası VEKİLİ : Av. ... KARŞI TARAF : I- DAVALILAR: 1- ... Bakanlığı VEKİLİ : Av. ... 2- ... Bakanlığı VEKİLİ : Av. ... 3- ... Büyükşehir Belediye Başkanlığı VEKİLİ : Av. ... II- MÜDAHİL (DAVALILAR YANINDA): ... VEKİLİ : Av. ... İSTEMİN KONUSU : ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdare Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir. YARGILAMA SÜRECİ : Dava konusu istem: İstanbul İli, Üsküdar İlçesi, ... Mahallesinde, “ahşap iki köşk” vasıflı, özel mülkiyete ait, ...-... pafta, ... ada, ... parselde yer alan, Gayrimenkul Eski Eserler ve Anıtlar Yüksek Kurulunun ... tarih ve ... sayılı kararı ile tespit ve ilan edilen, Boğaziçi Doğal ve Tarihi Sit Alanında bulunan, aynı Kurulun ... tarih ve ... sayılı kararı ile sınırları belirlenip 1/5000 ve 1/1000 ölçekli koruma amaçlı imar planları onaylanan Öngörünüm Bölgesinde kalan, İstanbul 6 Numaralı Kültür Varlıklarını Koruma Bölge Kurulu'nun ... tarih ve ... sayılı kararı ile korunması gerekli kültür varlığı olarak tescillenip kalıntı rölövesi düzeltmelerle onaylanan, ... tarih ve ... sayılı kararıyla restitüsyon projeleri düzeltmelerle onaylanan C ve D yapılarından, "C" yapısı olarak adlandırılan yapının; Restitüsyon Projesinin onayına ilişkin İstanbul 6 Numaralı Kültür Varlıkları Koruma Bölge Kurulunun ... gün ... sayılı Kararı ile Rekontrüksiyon Projesinin onayına ilişkin İstanbul 6 Numaralı Kültür Varlıkları Koruma Bölge Kurulunun ... tarih ... sayılı kararının ve ilgili yapıya ilişkin Boğaziçi İmar Müdürlüğü'nce verilen ... gün ... sayılı yapı ruhsatının iptali istenilmiştir. İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... İdare Mahkemesince verilen ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararda; yaptırılan keşif ve bilirkişi incelemesi neticesinde hazırlanan rapor ve dosyada yer alan bilgi ve belgelerin incelenmesinden; uyuşmazlığa konu yapının farklı dönemlerde farklı büyüklüklerde, birbirine bitişik, parçacıl eklenti mahiyetinde olduğu, 1889 yılında çıkan yangın sonrası uyuşmazlığa konu yapının bulunduğu alanda yol genişletme ve arsaların sınırlarının değiştirilmesi ile yeniden ahşap yapı inşasına izin verilmesine dair dosyada mevcut belgelerden, yapının 1889 yılında meydana gelen yangında tamamen yok olduğu hususuna kanaat edinildiği, ayrıca temel kalıntı rölövesine dair tespitlerde, yapının 34,64 metre uzunluğunda olduğu, yapının kademeli plan şemasına sahip olduğu, yine kalıntı rölövelerden tespit edildiği üzere yapının yola değin uzandığı gibi rölöve dahilinde yapıya ilişkin eski fotoğraflarda yer alan mutfak bacasına ait kalıntıların da yapının geçmişte var olan haline dair güçlü emareler edindirdiği, ayrıca bilirkişilerce de tespiti yapıldığı üzere 1926'da yayımlanan "Mor Salkımlı Ev" romanında yer alan fotoğrafların değerlendirilmesi neticesinde, yapı duvarında gelişigüzel pencere düzeninin mevcudiyeti, sonradan örülmüş ve yeri orantısız kemer detayının varlığı, yapının küçültülerek ve alçaltılarak yapılmış son dönem hali olduğu hususunu netleştirdiği, yine dosyada mevcut ...'in arşivinden alınan, yapının 1889 öncesi üç kademeli ve ahşap olduğuna dair fotoğrafın itibar edilebilir mahiyette olduğu, son olarak dosyada mevcut Yıldız Teknik Üniversitesinden alınan raporda, yapı önünde fotoğraf çektiren kişilerin boyu üzerinden yapılan değerlendirme neticesinde yapının yüksekliğine ulaşılmasına dair hesaplamanın da kabul edilebilir nitelikte olduğu, dolayısıyla yukarıda yer verilen tespitlerden hareketle 2863 sayılı Kanunda belirtilen usul kapsamında Kurulca verilen proje onaylarına ilişkin kararların yasal ve yerinde olduğu, yine inşasına girişilen yapının en ve boy ile yerleşim taban alanı ve yerine ilişkin sınırlamalar açısından, yapının geçmişte mevcut boyutlarını aşan bir ruhsatlandırma veya proje onayının olmadığı bu durumda; 2014 yılında yapılan arkeolojik kazı neticesinde elde edilen bulgular ile arşivlerden edinilen fotoğraf, kayıt ve belgeler üzerinden yapılan değerlendirme neticesinde davalı idarelerce tanzim edilen işbu davaya konu restitüsyon, rekonstrüksiyon proje onaylarına dair kararların ve verilen yapı ruhsatının hukuka ve mevzuata uygun olduğu sonucuna varılmıştır. Belirtilen gerekçelerle davanın reddine karar verilmiştir. Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: Bölge İdare Mahkemesince; istinaf başvurusuna konu İdare Mahkemesi kararının usul ve hukuka uygun olduğu ve davacı tarafından ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği belirtilerek 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45. maddesinin 3. fıkrası uyarınca istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir. TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Davacı tarafından; İptale konu yaptıkları proje uygunluk kararlarının yasal dayanağı, kurul dosyasındaki 123 det belge ve kayıtlar üzerinden hüküm kurulması gerektiği, kurulun tetkik etmediği fotoğraflar ve belgelerin yargılamanın konusu olmadığı, yürütmenin durdurulması kararı kaldırılarak, inşası sağlanan mevcut yapıdan farklı formda ve cephe özelliğinde, dava konusu alanda olmayan iki adet fotokopi fotoğraf üzerinden verilen kararın hukuksuz olduğu, Mahkeme kararına karşı yapılan istinaf başvurusunu reddeden Bölge İdare Mahkemesi, İdare Dava Dairesi kararının bozulması gerektiği ileri sürülmektedir. Davacı yanında müdahil tarafından; ilk derece Mahkemesince yapılan inceleme sırasında, davacı yanın itirazlarının dikkate alınmadığı, taşınmaza ilişkin Koruma Bölge Kurulu dosyasında yer alan bilgi ve belgelerin incelenmeksizin karar verildiği, ... Asliye Hukuk Mahkemesinin E:... sayılı dosyasında alınan bilirkişi raporu ile çelişkili olduğu, kararın bozulması gerektiği ileri sürülmektedir. KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmuştur. TETKİK HÂKİMİ : ... DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Bölge İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir. TÜRK MİLLETİ ADINA Karar veren Danıştay Dördüncü Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü: İNCELEME VE GEREKÇE : Bölge idare mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. KARAR SONUCU: Açıklanan nedenlerle; 1. Temyiz isteminin reddine, 2. Temyize konu ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdare Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının ONANMASINA, 3. Temyiz giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına, 4. 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 50. maddesi uyarınca, kararın taraflara tebliğini ve bir örneğinin de İdare Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın İdare Mahkemesine gönderilmesine, 30/11/2023 tarihinde oyçokluğuyla kesin olarak karar verildi. (X) KARŞI OY : İstanbul İli, Üsküdar İlçesi, ... Mahallesinde, “ahşap iki köşk” vasıflı, özel mülkiyete ait, ...-... pafta, ... ada, ... parselde yer alan yapılardan "C" yapısı olarak adlandırılan yapının; Restitüsyon Projesinin onayına ilişkin İstanbul 6 Numaralı Kültür Varlıkları Koruma Bölge Kurulunun ... gün ... sayılı Kararı ile Rekontrüksiyon Projesinin onayına ilişkin İstanbul 6 Numaralı Kültür Varlıkları Koruma Bölge Kurulunun ... tarih ... sayılı kararının ve ilgili yapıya ilişkin Boğaziçi İmar Müdürlüğü'nce verilen ... gün ... sayılı yapı ruhsatının iptali istemiyle, yapının komşuluğunda ikamet eden Gürsel Kablan Aslan tarafından açılan davada; TMMOB Mimarlar Odasının, açılmış işbu davaya, davacı yanında müdahil olarak katılma isteminde bulunduğu, İdare Mahkemesince istemin kabul edilerek, TMMOB Mimarlar Odasının, davacı yanında müdahil mevkine alındığı görülmektedir. 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun 31. maddesinin yollamada bulunduğu 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 66. maddesinde; üçüncü kişinin, davayı kazanmasında hukuki yararı bulunan taraf yanında ve ona yardımcı olmak amacıyla, tahkikat sona erinceye kadar, fer’î müdahil olarak davada yer alabileceği hükmüne yer verilmiştir. Dava dosyasının ve müdahale dilekçesinin incelenmesinden; müdahale isteminde bulunan TMMOB Mimarlar Odasının davacı tarafla menfaat birlikteliğinin varlığı iddiasıyla katılma dilekçesi verilmiş ise de bakılan davaya müdahil olmak yerine aynı gerekçelerle ayrı dava açma olanağının bulunduğu görülmekte olup, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 66. maddesinde öngörülen koşulların oluşmadığı anlaşıldığından, 2577 sayılı Kanunun 31. maddesi ile atıf yapılan Hukuk Muhakemeleri Kanununun 66. maddesinde müdahale istemi için öngörülen "hak ve menfatlerinin davanın neticesine bağlı olma" koşulunun gerçekleşmediği, dava açabilecekken, müdahale isteminde bulunması üzerine, davacı yanında müdahil konumuna alınan Odanın, müdahil mevkiinden çıkartılarak karar verilmesi gerektiğinden, aksi yönde verilen Dairemiz çoğunluk kararına katılmıyoruz.