Danıştay · 3. Daire

Danıştay 3. Daire 2024/2396 E. 2024/5526 K.

Mahkeme
Danıştay
Daire
3. Daire
Esas No
2024/2396
Karar No
2024/5526
Karar Tarihi

T.C. D A N I Ş T A Y ÜÇÜNCÜ DAİRE Esas No : 2024/2396 Karar No : 2024/5526 TEMYİZ EDENLER : 1-(DAVACI) ... Petrol Limited Şirketi VEKİLİ: Av. ... 2-(DAVALI) ... Vergi Dairesi Müdürlüğü/... VEKİLİ: Av. ...

İSTEMİN KONUSU : ... Vergi Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararına yöneltilen istinaf başvurularına ilişkin ... Bölge İdare Mahkemesi... Vergi Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:...sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.

YARGILAMA SÜRECİ : Dava konusu istem: Davacı adına, alımlarının bir kısmını sahte faturalarla belgelendirdiği ve ortaklarına karşılıksız para kullandırarak transfer fiyatlandırması suretiyle örtülü kazanç dağıtımında bulunduğu yolundaki saptamaları içeren vergi tekniği raporunun done alındığı vergi inceleme raporlarına dayanılarak 2019 yılı için re'sen salınan bir kat vergi ziyaı cezalı kurumlar vergisi, aynı yılın Ocak-Mart, Nisan-Haziran ve Temmuz-Eylül dönemleri için re'sen salınan bir kat vergi ziyaı cezalı geçici vergi, Nisan ila Aralık dönemleri için re'sen salınan bir kat vergi ziyaı cezalı katma değer vergisi ile 213 sayılı Vergi Usul Kanunu'nun mükerrer 355. ve 353. maddesinin 1. bendi gereğince kesilen özel usulsüzlük cezalarının kaldırılması istemine ilişkindir. İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: Davacının faturalarının kayıtlarına aldığı ... Akaryakıt İstasyon Malzemeleri İnşaat Makine Ticaret Pazarlama Limited Şirketi ile ... Makine Aksamları Elektrik Elektronik İthalat İhracat ve Pazarlama Limited Şirketi hakkındaki saptamaların, düzenledikleri faturaların gerçek bir emtia teslimi veya hizmet ifasına dayanmadığını gösterdiğinden tarhiyatın bu kısmının hukuka uygun olduğu, ortaklara dağıtılan bir örtülü kazançtan söz edilebilmesi için öncelikle ortaklara şirket işlemleri haricinde tahsis edilerek kullandırılan bir paranın mevcut olması ve bu paranın da karşılıksız ya da emsallerine nazaran düşük faizle verildiğinin kanıtlanması gerektiği, kasada bulunan nakit paranın ortaklara ödünç olarak verildiği yolunda herhangi bir somut tespit bulunmadığı dikkate alındığında, varsayıma dayalı şekilde yapılan değerlendirme sonucunda kurum kazancının ortaklara örtülü olarak dağıtılması koşulunun oluştuğundan ve kurum ortaklarına finansman hizmeti verildiğinden söz edilemeyeceğinden tarhiyatın bu kısmının hukuka uygun düşmediği, usulüne uygun olarak tebliğ edilen yazıyla ilgili yıla ait envanter defteri istenildiği halde herhangi bir mücbir sebep olmaksızın incelemeye ibraz edilmediğinden 213 sayılı Kanun'un mükerrer 355. maddesi uyarınca kesilen özel usulsüzlük cezasında hukuka aykırılık bulunmadığı, aynı Kanun'un 353. maddesi uyarınca kesilen özel usulsüzlük cezasında ise hukuka uyarlık görülmediği gerekçesiyle tarhiyat azaltılmış, 213 sayılı Kanun'un mükerrer 355. maddesi uyarınca kesilen özel usulsüzlük cezası yönünden dava reddedilmiş, aynı Kanun'un 353. maddesi uyarınca kesilen özel usulsüzlük cezası ise kaldırılmıştır. Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: İstinaf başvurularının, usul ve hukuka uygun olduğu sonucuna varılan Vergi Mahkemesi kararının kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği gerekçesiyle 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45. maddesinin 3. fıkrası uyarınca reddine karar verilmiştir.

TEMYİZ EDENLERİN İDDİALARI: Davacı tarafından, somut bir tespit olmaksızın varsayıma dayalı olarak tarhiyat yapıldığı, ihbarnamelerde vergi ve cezaların dayanağının gösterilmediği ileri sürülerek kararın aleyhe olan hüküm fıkrasının bozulması istenilmektedir. Davalı idare tarafından, davacı şirketin ortağına verdiği finansman hizmeti nedeniyle fatura düzenlemediği hususu hakkında düzenlenen vergi inceleme raporu ile sabit olduğundan yapılan tarhiyatta ve kesilen özel usulsüzlük cezasında hukuka aykırılık bulunmadığı ileri sürülerek kararın aleyhe olan hüküm fıkrasının bozulması istenilmektedir.

TARAFLARIN SAVUNMALARI : Taraflarca savunma verilmemiştir.

DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ ...'UN DÜŞÜNCESİ : Temyiz istemlerinin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Bölge İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.

TÜRK MİLLETİ ADINA Karar veren Danıştay Üçüncü Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:

HUKUKİ DEĞERLENDİRME: Bölge idare mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçelerde ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

KARAR SONUCU: Açıklanan nedenlerle; 1. Temyiz istemlerinin reddine, 2. Temyize konu Vergi Dava Dairesi kararının ONANMASINA, 3. Davacıdan 492 sayılı Harçlar Kanunu'na bağlı (3) sayılı Tarife uyarınca nispi harç alınmasına, 4. 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 50. maddesi uyarınca, kararın taraflara tebliğini ve bir örneğinin de ilgili Vergi Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın kararı veren ilk derece mahkemesine gönderilmesine, 24/10/2024 tarihinde oyçokluğuyla kesin olarak karar verildi.

(X)-KARŞI OY : Davacı şirket hakkında düzenlenen vergi inceleme raporunda yer verilen tespitlerden, davacı şirketin günlük ihtiyacını aşan tutarda kasasında bulundurduğu paranın ortaklara kullandırılarak transfer fiyatlandırması yoluyla örtülü kazanç dağıtımı yaptığı ve verilen finans hizmeti karşılığında emsal faiz fark tutarı üzerinden fatura düzenlenmediği anlaşıldığından, Vergi Dava Dairesinin kararının, tarhiyatın, değinilen kısmına ilişkin hüküm fıkrasının bozulması gerektiği oyuyla Daire kararına katılmıyoruz.

Atıf: Danıştay 3. Daire, E. 2024/2396, K. 2024/5526, T. 24.10.2024, www.arakarar.com/karar/danistay-3-daire-2024-2396-e-2024-5526-k-4898e08d9bd7