Danıştay · 3. Daire

Danıştay 3. Daire 2025/4736 E. 2026/645 K.

Mahkeme
Danıştay
Daire
3. Daire
Esas No
2025/4736
Karar No
2026/645
Karar Tarihi

T.C. D A N I Ş T A Y ÜÇÜNCÜ DAİRE Esas No : 2025/4736 Karar No : 2026/645

TEMYİZ EDEN (DAVACI) : ... VEKİLLERİ : Av. ..., Av. ...

KARŞI TARAF (DAVALI) : ... Vergi Dairesi Müdürlüğü/... VEKİLLERİ : Av...., Av. ...

İSTEMİN KONUSU: ... Vergi Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararına yöneltilen istinaf başvurusuna ilişkin ... Bölge İdare Mahkemesi ... Vergi Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.

YARGILAMA SÜRECİ: Dava konusu istem: Davacının, muhasebecilik hizmeti sunduğu ... Galvano Metal Kaplama Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi'nin gerçek bir mal teslimi ve hizmet ifasına dayanmayan fatura düzenleme eyleminden kaynaklanan vergi kaybından 213 sayılı Vergi Usul Kanunu'nun mükerrer 227. maddesi uyarınca müştereken ve müteselsilen sorumlu tutulduğu rapora istinaden adına müteselsil sorumlu sıfatıyla düzenlenen ödeme emirlerine konu alacağın ödenmediğinden bahisle söz konusu alacağın tahsili amacıyla banka hesaplarına uygulanan haczin kaldırılması istemine ilişkindir.

İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: Asıl borçlu şirket adına düzenlenen ihbarnamelerin usulüne uygun biçimde tebliğ edilmediği sonucuna ulaşıldığından, ortada tahakkuk ederek tahsil edilebilir aşamaya gelmiş bir kamu alacağının varlığından söz edilemeyeceği gerekçesiyle dava konusu haciz kaldırılmıştır.

Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: Dava konusu haczin hukuka uygun olup olmadığının denetiminde ancak dayanağını oluşturan ödeme emirlerinin usulüne uygun biçimde tebliğ edilip edilmediğine ilişkin inceleme yapılabileceği dikkate alındığında, davacı adına müteselsil sorumlu sıfatıyla düzenlenen ödeme emirlerinin usulüne uygun biçimde tebliğ edildiği ancak davacı tarafından ödeme yapılmadığı anlaşıldığından uygulanan hacizde hukuka aykırılık görülmediği gerekçesiyle istinaf başvurusu kabul edilerek Vergi Mahkemesi kararı kaldırıldıktan sonra dava reddedilmiştir.

TEMYİZ EDENİN İDDİALARI: Dava konusu haczin dayanağı olan ödeme emirlerinin usulüne uygun biçimde tebliğ edilmediği, takibe konu alacağın tahakkuk edip etmediğine dair inceleme yapılabileceği ileri sürülerek kararın bozulması istenilmektedir.

KARŞI TARAFIN SAVUNMASI: Savunma verilmemiştir.

DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ...'İN DÜŞÜNCESİ: Temyiz isteminin kabulü gerektiği düşünülmektedir.

TÜRK MİLLETİ ADINA Karar veren Danıştay Üçüncü Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra, dosya tekemmül ettiğinden yürütmenin durdurulması istemi hakkında ayrıca bir karar verilmeksizin işin gereği görüşüldü: İNCELEME VE GEREKÇE: MADDİ OLAY : Serbest muhasebeci mali müşavir olan davacının beyanname ve bildirimlerini verdiği ... Metal Kaplama Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi'nin sahte fatura düzenlediğinden bahisle sözü edilen eylemden kaynaklanan vergi kaybından müştereken ve müteselsilen sorumlu tutularak 213 sayılı Vergi Usul Kanunu'nun mükerrer 227. maddesi uyarınca adına düzenlenen ödeme emirlerinin tebliği üzerine borcun ödenmediğinden bahisle dava konusu haczin uygulandığı anlaşılmıştır. İLGİLİ MEVZUAT: 213 sayılı Vergi Usul Kanunu'nun mükerrer 227. maddesinde; Maliye Bakanlığının, vergi beyannamelerinin 3568 sayılı Kanun'a göre yetki almış serbest muhasebeci, serbest muhasebeci mali müşavir veya yeminli mali müşavirler tarafından da imzalanması mecburiyetini getirmeye, bu mecburiyeti beyanname çeşitleri, mükellef grupları ve faaliyet konuları itibarıyla ayrı ayrı uygulatmaya, bu uygulamalara ilişkin usul ve esasları belirlemeye yetkili olduğu belirtilmiş, aynı maddede beyannameyi imzalayan veya tasdik raporunu düzenleyen meslek mensuplarının, imzaladıkları beyannamelerde veya düzenledikleri tasdik raporlarında yer alan bilgilerin defter kayıtlarına ve bu kayıtların dayanağını teşkil eden belgelere uygun olmamasından dolayı ortaya çıkan vergi ziyaına bağlı olarak salınacak vergi, ceza ve gecikme faizlerinden mükellefle birlikte müştereken ve müteselsilen sorumlu tutulacağı kurala bağlanmıştır.

HUKUKİ DEĞERLENDİRME: Ödeme emrinin tebliğine karşın dava açılmaması kamu alacağının takibine muhatap olan ilgililerin maddi hukuk bakımından doğrudan borçlu olarak kabul edilmesi sonucunu doğurmaz. Buna göre, meslek mensupları hakkında borçlu sıfatıyla işlem yapılmasını gerektiren yukarıda sözü edilen yasal düzenlemede aranan koşulların gerçekleşip gerçekleşmediği hususunun tahsilatın bir aşaması olan haciz aşamasında değerlendirilmesine engel bulunmamaktadır. Bu durumda, sözü edilen yasal düzenleme uyarınca meslek mensubu olan davacının imzaladığı beyannamelerde yer alan bilgilerin defter kayıtlarına ve bu kayıtların dayanağını oluşturan belgelere uygun olmamasından dolayı ziyaa uğratılmış bir vergi bulunması halinde sorumlu olacağı dikkate alındığında, bu yönde bir saptama bulunmaksızın ziyaa uğratılan vergiden müştereken ve müteselsilen sorumlu tutulması mümkün olmadığından davanın yazılı gerekçeyle reddine dair Vergi Dava Dairesi kararının bozulması gerekmiştir.

KARAR SONUCU : Açıklanan nedenlerle; 1.Temyiz isteminin kabulüne, 2.Temyize konu Vergi Dava Dairesi kararının BOZULMASINA, 16/02/2026 tarihinde oyçokluğuyla kesin olarak karar verildi.

(X)-KARŞI OY : Temyiz dilekçesinde ileri sürülen iddialar bozulması istenen Vergi Dava Dairesi kararının dayandığı hukuksal nedenler ve gerekçe karşısında istemin kabulünü gerektirecek nitelikte bulunmadığından, temyiz isteminin reddi gerektiği oyuyla Daire kararına katılmıyoruz.

Atıf: Danıştay 3. Daire, E. 2025/4736, K. 2026/645, T. 16.02.2026, www.arakarar.com/karar/danistay-3-daire-2025-4736-e-2026-645-k-d85c19445618