Danıştay · 3. Daire
Danıştay 3. Daire 2023/7748 E. 2025/3481 K.
- Mahkeme
- Danıştay
- Daire
- 3. Daire
- Esas No
- 2023/7748
- Karar No
- 2025/3481
- Karar Tarihi
T.C. D A N I Ş T A Y ÜÇÜNCÜ DAİRE Esas No : 2023/7748 Karar No : 2025/3481
TEMYİZ EDEN (DAVACI) : ... İthalat İhracat Anonim Şirketi VEKİLİ : Av. ...
KARŞI TARAF (DAVALI) : ... Vergi Dairesi Müdürlüğü/...
İSTEMİN KONUSU : ... Vergi Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararına yöneltilen istinaf başvurusuna ilişkin ... Bölge İdare Mahkemesi ... Vergi Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ : Dava konusu istem: Davacı şirketin, ... tarih ve ... nolu kur farkı muhteviyatlı faturaya istinaden geçmiş yıllara ait kur farkını dönemsellik ilkesine uymayarak 2016 yılında fazladan giderleştirildiğinden bahisle adına 2016 yılı için re'sen salınan bir kat vergi ziyaı cezalı kurumlar vergisinin kaldırılması istemine ilişkindir. İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: Vergi hukukunda yer alan tahakkuk ve dönemsellik ilkesi gereği her gelir ve giderin ilgili olduğu dönem hesaplarında yer alması gerektiği, istisnaları olmakla beraber kural olarak vergilendirme döneminin takvim yılı olduğu, geçmiş yıllara ait olan bir giderin güncel dönemde giderleştirilemeyeceği, yasal defterlerin muhasebe ilke ve standartlarına uygun olarak tutulması ve 213 sayılı Vergi Usul Kanunu'nda yer alan değerleme işlemlerinin ilgili yıllarda yapılmış olması gerektiği dikkate alındığında, ilgili yıllarda değerleme işlemlerini yapmayan davacının, dönemsellik ilkesine uymadığı anlaşıldığından dolayısıyla geçmiş yıllara ait kur farkı giderlerini de 2016 yılında fazladan giderleştirdiği ve 2016 yılı kurum kazancını haksız yere eksik hesapladığı sonucuna varıldığından yapılan tarhiyatta hukuka aykırılık görülmediği gerekçesiyle dava reddedilmiştir. Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: İstinaf başvurusunun, usul ve hukuka uygun olduğu sonucuna varılan Vergi Mahkemesi kararının kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği gerekçesiyle 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45. maddesinin 3. fıkrası uyarınca reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Yapılan anlaşmaya göre ... firması tarafından iki taksit halinde 8.000.000 Dolar ödeme yapıldığı, bu meblağ muhasebe tekniği anlamında takip edilebilmek adına gönderen açısından Verilen Sipariş Avansları hesabında, davacı şirket tarafından ise Alınan Sipariş Avansları hesabında takip edildiği, bu tutarın bir güvence bedeli olduğu, sözleşmenin yapıldığı 2011 yılından teslimatın yapıldığı ve kesin hesapların yapılıp karşılıklı faturalaşmanın yapıldığı 2016 yılına kadar olan süreçte güvence bedeli olarak tahsil edilen bu bedel aradaki yılların bir hasılatı niteliğinde olmayıp gelir tablosuna yansıtılmadığı, her dönemin gelir ve giderlerinin ait olduğu dönemle ilişkilendirilmesi ilkesine bağlı kalınarak, hazine lehine hareketle teslimatın yapıldığı son dönemde oluşan kur farkı gideri ait olduğu kaynağın hasılatı ile birlikte gelir tablosuna yansıtıldığından yapılan incelemenin usulsüz olduğu ileri sürülerek kararın bozulması istenilmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Savunma verilmemiştir.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ ...'NİN DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Bölge İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA Karar veren Danıştay Üçüncü Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
HUKUKİ DEĞERLENDİRME: Bölge idare mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
KARAR SONUCU: Açıklanan nedenlerle; 1. Temyiz isteminin reddine, 2. Temyize konu Vergi Dava Dairesi kararının ONANMASINA, 3. Davacıdan 492 sayılı Harçlar Kanunu'na bağlı (3) sayılı Tarife uyarınca nispi harç alınmasına, 4. 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 50. maddesi uyarınca, kararın taraflara tebliğini ve bir örneğinin de ilgili Vergi Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın kararı veren ilk derece mahkemesine gönderilmesine, 25/09/2025 tarihinde oyçokluğuyla kesin olarak karar verildi.
(X)-KARŞI OY : 213 sayılı Vergi Usul Kanunu'nun 283. maddesinde, gelecek bir hesap dönemine ait olarak peşin ödenen giderler ile cari hesap dönemine ait olup da henüz tahsil edilmemiş olan hasılatın, mukayyet değerleri üzerinden aktifleştirilmek suretiyle değerleneceği, zirai işletmelerde henüz idrak edilmemiş olan mahsuller için yapılan giderlerin (Hazırlık işleri giderleri gibi) de bu madde hükmüne göre aktifleştirilerek değerleneceği, 287. maddesinde ise, gelecek hesap dönemlerine ait olarak peşin tahsil olunan hasılat ile cari hesap dönemine ait olup henüz ödenmemiş olan giderlerin mukayyet değerleri üzerinden pasifleştirilmek suretiyle değerlendirilmesi gerekmektedir. Dosyanın incelenmesinden, 07/12/2011 tarihinde ... Anonim Şirketi ile davacı arasında "Düzenleme Şeklinde Gayrimenkul Satış Vaadi ve Arsa Payı Karşılığı İnşaat Yapımı Sözleşmesi" imzalandığı, söz konusu sözleşmenin ilgili maddesinde "... Şirketi'nin davacı adına iki taksitte toplam 8.000.000,00 Dolar avans ödemesi yapacağı ve söz konusu avans ödemesinin müteahhit olan ... Şirketi'nin işi bitirerek davacıya arsa payı karşılığı olarak vereceği bağımsız bölümleri teslim ettiği tarihte kesin ödemeye dönüşeceği ve kesin ödemeye dönüştüğü tarihte davacı tarafından ... Şirketi adına 8.000.000,00 Dolar + KDV tutarında fatura düzenleneceği ve bu faturanın katma değer vergisini yine davacıya ayrıca ödeyeceği" hüküm altına alındığı, 12.139.200,00 TL fark tutara ilişkin ... Şirketi'nin davacı adına 01/12/2016 tarihinde kur farkı muhteviyatlı fatura olarak düzenlediği, söz konusu faturanın davacı tarafından 01/12/2016 tarihinde 656-Kambiyo Zararları hesabının borcunda 10.287.457,63 TL olmak üzere giderleştirildiği ve katma değer vergisi tutarının ise 191-İndirilecek KDV hesabının borcuna 1.851.742,37 TL olarak yansıtılarak indirim konusu yapıldığı tespit edildiği, dava konusu geçmiş yıllara ait söz konusu kur farkı giderlerinin 5 yıllık süre içerisinde indirim konusu yapabileceği, davacının lehe olan durumdan geç yararlandığı dolayısıyla temyize konu kararın bozulması gerektiği oyuyla Daire kararına katılmıyorum.