Danıştay · 3. Daire

Danıştay 3. Daire 2023/5771 E. 2024/4882 K.

Mahkeme
Danıştay
Daire
3. Daire
Esas No
2023/5771
Karar No
2024/4882

T.C. D A N I Ş T A Y ÜÇÜNCÜ DAİRE Esas No : 2023/5771 Karar No : 2024/4882 TEMYİZ EDEN (DAVALI) : ... Vergi Dairesi Müdürlüğü/... VEKİLİ : Av. ... KARŞI TARAF (DAVACI) :1- ... İnşaat Sanayi ve Ticaret Anonim Şirketi 2-... VEKİLİ : Av. ... İSTEMİN KONUSU : ...Vergi Mahkemesinin... tarih ve E:..., K:...sayılı kararına yöneltilen istinaf başvurusuna ilişkin ... Bölge İdare Mahkemesi... Vergi Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir. YARGILAMA SÜRECİ : Dava konusu istem: Davacı şirket ve kanuni temsilci ... hakkında 2015 ve 2016 yıllarına ait muhtelif kamu alacağının güvence altına alınması amacıyla 6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanun'un 13. maddesinin birinci fıkrasının 1. ve 3. bentleri uyarınca uygulanan ihtiyati haciz kararının kaldırılması istemine ilişkindir. İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: Davacıların kaçması, mallarını kaçırması ve hileli yollara sapması ihtimalinin bulunduğuna ilişkin davalı idarece yapılmış hukuken itibar edilebilecek herhangi bir tespit bulunmadığından malvarlığına uygulanan ihtiyati hacizde sebep unsuru yönünden hukuka uyarlık görülmediği gerekçesiyle dava konusu ihtiyati haciz kararı kaldırılmıştır. Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: Tüzel kişilerin kanuni temsilcilerinin ancak kesinleşen ve tüzel kişiliğin mal varlığından kısmen veya tamamen tahsil edilemeyeceği anlaşılan kamu alacaklarından dolayı sorumlu tutulabilecekleri ve haklarında şirket borçlarıyla ilgili olarak ancak bu aşamada ihtiyati haciz gibi kamu alacağının korunmasına ilişkin bir işlemin uygulanabileceği dikkate alındığında, davacı ...'ın malvarlığına, kanuni temsilcisi olduğu şirket tüzel kişiliğinin vergi borçları nedeniyle 6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanun'un 13. maddesinin birinci fıkrasının 1. ve 3. bentleri uyarınca uygulanan ihtiyati hacizde hukuka uygunluk görülmediği, davacı şirket hakkında ise vergi inceleme raporu düzenlenerek tarhiyat yapıldıktan sonra vergi borcu nedeniyle 6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanun'un 13. maddesinin birinci fıkrasının 1. bendi uyarınca ihtiyati haciz kararı alınamayacağı, öte yandan, davalı idarece dosyaya sunulan bilgi ve belgelerden, davacının kaçtığı veya kaçması, mallarını kaçırması ve hileli yollara sapması ihtimalinin bulunduğu hususlarında yapılmış somut bir tespit ortaya konulamadığından, değinilen fıkranın 3. bendinde yer alan ihtiyati haciz kararı alınmasını gerektiren sebepler olayda gerçekleşmediği gerekçesiyle istinaf başvurusu reddedilmiştir. TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : İhtiyati haciz kararında hukuka aykırılık bulunmadığı ileri sürülerek kararın bozulması istenilmektedir KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Savunma verilmemiştir. DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ ...'IN DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Bölge İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir. TÜRK MİLLETİ ADINA Karar veren Danıştay Üçüncü Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü: HUKUKİ DEĞERLENDİRME: Bölge idare mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. KARAR SONUCU: Açıklanan nedenlerle; 1. Temyiz isteminin reddine, 2. Temyize konu Vergi Dava Dairesi kararının ONANMASINA, 3. 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 50. maddesi uyarınca, kararın taraflara tebliğini ve bir örneğinin de ilgili Vergi Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın kararı veren ilk derece mahkemesine gönderilmesine, 25/09/2024 tarihinde oyçokluğuyla kesin olarak karar verildi. (X)-KARŞI OY : 6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanunun 9. maddesinin ilk fıkrasında, 213 sayılı Vergi Usul Kanunu'nun 344. maddesi uyarınca vergi ziyaı cezası kesilmesini gerektiren haller ile 359. maddesinde sayılan hallere temas eden bir amme alacağının salınması için gerekli muamelelere başlanmış olduğu takdirde vergi incelemesine yetkili memurlarca yapılan ilk hesaplamalara göre belirlenen miktar üzerinden tahsil dairelerince teminat isteneceği; 13. maddede ihtiyati haczin, maddede sayılan hallerden herhangi birinin mevcudiyeti halinde hiçbir müddette mukayyet olmaksızın alacaklı amme idaresinin mahalli en büyük memurunun kararıyla derhal tatbik edileceği belirtilmiştir. 213 sayılı Vergi Usul Kanunu'nun "Kanuni Temsilcilerin Ödevi" başlıklı 10. maddesinde; tüzelkişilerle küçüklerin ve kısıtlıların, Vakıflar ve cemaatler gibi tüzelkişiliği olmayan teşekküllerin mükellef veya vergi sorumlusu olmaları halinde bunlara düşen ödevlerin kanuni temsilcileri, tüzelkişiliği olmayan teşekkülleri idare edenler varsa bunların temsilcileri tarafından yerine getirileceği, 6183 sayılı Kanun'un 3. maddesinde de amme borçlusu teriminin; amme alacağını ödemek mecburiyetinde olan hakiki ve hükmi şahısların yanında bunların kanuni temsilcilerini de ifade edeceği hüküm altına alınmıştır. Yukarıda belirtilen yasal düzenlemeler çerçevesinde, tahsil aşamasında şirket borçlarından sorumlu tutulabilecek olan kanuni temsilciler, şirket borçlarından ihtiyati haciz aşamasında da sorumlu tutulabileceklerinden dava konusu ihtiyati haciz işleminde bu yönden hukuka aykırılık bulunmadığı görüşüyle, kanuni temsilci hakkında temyiz isteminin esasının diğer yönlerden incelenmesi gerektiği oyuyla Daire Kararının bu kısmına katılmıyoruz.

Atıf: Danıştay 3. Daire, E. 2023/5771, K. 2024/4882, www.arakarar.com/karar/danistay-3-daire-2023-5771-e-2024-4882-k-a2a7ed98ec6e