Danıştay · 3. Daire
Danıştay 3. Daire 2023/3517 E. 2024/5408 K.
- Mahkeme
- Danıştay
- Daire
- 3. Daire
- Esas No
- 2023/3517
- Karar No
- 2024/5408
T.C. D A N I Ş T A Y ÜÇÜNCÜ DAİRE Esas No : 2023/3517 Karar No : 2024/5408 TEMYİZ EDEN (DAVALI) : ... Vergi Dairesi Müdürlüğü/... VEKİLİ : Av. ... KARŞI TARAF (DAVACI) : ... Ticaret Anonim Şirketi VEKİLİ : Av. ... İSTEMİN KONUSU: ... Vergi Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararına yöneltilen istinaf başvurusuna ilişkin ... Bölge İdare Mahkemesi ... Vergi Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir. YARGILAMA SÜRECİ : Dava konusu istem: Davacının, 213 sayılı Vergi Usul Kanunu'nun geçici 31. maddesinde düzenlenen taşınmaz yeniden değerleme uygulamasından uyuşmazlık konusu arsanın bu kapsamda bulunmadığında bahisle yararlandırılmaması işleminin iptali istemine ilişkindir. İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: 213 sayılı Kanun'un geçici 31. maddesinde, tam mükellefiyete tabi ve bilanço esasına göre defter tutan gelir ve kurumlar vergisi mükelleflerinin sat-kirala-geri al işlemine veya kira sertifikası ihracına konu edilenler hariç olmak üzere aktiflerine kayıtlı bulunan taşınmazlarını 30/9/2018 tarihine kadar maddede belirtilen şartlarla yeniden değerleyebileceklerinin kurala bağlandığı, uygulamaya ilişkin usul ve esasların belirlenmesine yönelik çıkarılan 500 Sıra No'lu Vergi Usul Kanunu Genel Tebliği'nin 5. maddesinde ise sat-kirala-geri al işlemine veya kira sertifikası ihracına konu edilen taşınmazlar ile taşınmazların alım, satım ve inşa işleri ile devamlı olarak uğraşanların bu amaçla aktiflerinde kayıtlı bulunan emtia niteliğindeki kıymetlerin bu kapsamda yeniden değerlemeye tabi tutulamayacağının düzenlendiği, davacının sahibi olduğu arsayı uygulama kapsamında yeniden değerleyerek ortaya çıkan değer artışına ilişkin beyannameyi vermesi üzerine davalı idare tarafından, davacının ikamet amaçlı binaların inşaatı faaliyetinde bulunduğu ve uyuşmazlık konusu arsa üzerinde bu amaçla inşaat yapıldığından bahisle Tebliğ'in anılan hükmüne istinaden uygulamadan yararlanamayacağı belirtilerek beyannamenin iptal edildiği uyuşmazlıkta, kanunda yer almayan bir kısıtlama getiren tebliğe dayanılarak yapılan işlemin Anayasa'nın 73. maddesinde düzenlenmiş olan verginin kanuniliği ilkesine aykırılık teşkil etmesi nedeniyle dava konusu işlemde hukuka uyarlık bulunmadığı gerekçesiyle iptal edilmiştir. Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: İstinaf başvurusunun, usul ve hukuka uygun olduğu sonucuna varılan Vergi Mahkemesi kararının kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği gerekçesiyle 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45. maddesinin 3. fıkrası uyarınca reddine karar verilmiştir. TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Taşınmazların alım, satım ve inşa işleri ile devamlı olarak uğraşanların bu amaçla aktiflerinde kayıtlı bulunan emtia niteliğindeki kıymetlerin yeniden değerlemeye tabi tutulamayacağı, davacının ikamet amaçlı binaların inşaatı faaliyetinde bulunduğu ve uyuşmazlık konusu arsa üzerinde bu amaçla inşaat yapılması nedeniyle uygulamadan yararlanamayacağı ileri sürülerek kararın bozulması istenilmektedir. KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Kanunda sadece sat-kirala-geri al işlemine veya kira sertifikası ihracına konu edilen taşınmazların uygulamadan yararlanamayacağı belirtilemesine rağmen Tebliğ hükmüyle uyuşmazlık konusu arsanın kapsam dışında tutulmasının verginin kanuniliği ilkesine aykırı olduğu belirtilerek istemin reddi gerektiği savunulmaktadır. DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ ...'IN DÜŞÜNCESİ: Temyiz isteminin reddi gerektiği düşünülmektedir. TÜRK MİLLETİ ADINA Karar veren Danıştay Üçüncü Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü: HUKUKİ DEĞERLENDİRME: Bölge idare mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. KARAR SONUCU: Açıklanan nedenlerle; 1. Temyiz isteminin reddine, 2. Temyize konu Vergi Dava Dairesi kararının ONANMASINA, 3. 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 50. maddesi uyarınca, kararın taraflara tebliğini ve bir örneğinin de ilgili Vergi Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın kararı veren ilk derece mahkemesine gönderilmesine, 17/10/2024 tarihinde oyçokluğuyla kesin olarak karar verildi. (X)-KARŞI OY : 213 sayılı Kanun'un geçici 31. maddesinin birinci fıkrasında, tam mükellefiyete tabi ve bilanço esasına göre defter tutan gelir ve kurumlar vergisi mükelleflerinin aktiflerine kayıtlı bulunan taşınmazlarını 30/9/2018 tarihine kadar maddede belirtilen şartlarla yeniden değerleyebilecekleri hüküm altına alınmış, son fıkrasında ise maddenin uygulanmasına ilişkin usul ve esasları belirlemeye Maliye Bakanlığının yetkili olduğu belirtilmiştir. Uygulamaya ilişkin usul ve esasların belirlenmesine yönelik çıkarılan 500 Sıra No'lu Vergi Usul Kanunu Genel Tebliği'nin 5. maddesinde ise sat-kirala-geri al işlemine veya kira sertifikası ihracına konu edilen taşınmazlar ile taşınmazların alım, satım ve inşa işleri ile devamlı olarak uğraşanların bu amaçla aktiflerinde kayıtlı bulunan emtia niteliğindeki kıymetlerin bu kapsamda yeniden değerlemeye tabi tutulamayacağı düzenlenmiştir. Dava dosyasında yer alan bilgi ve belgelerden, davacının ikamet amaçlı binaların inşaatı faaliyetinde bulunduğu ve uyuşmazlık konusu arsa üzerinde bu amaçla inşaat yapıldığının anlaşıldığı uyuşmazlıkta, davacının Tebliğin anılan hükmü gereği uygulamadan yararlanamayacağı açık olup yazılı gerekçeyle dava konusu işlemi iptal eden Vergi Mahkemesi kararına yöneltilen istinaf başvurusu reddeden Vergi Dava Dairesi kararının bozulması gerektiği oyuyla Karar'a katılmıyorum.