Danıştay · 3. Daire
Danıştay 3. Daire 2022/491 E. 2024/5729 K.
- Mahkeme
- Danıştay
- Daire
- 3. Daire
- Esas No
- 2022/491
- Karar No
- 2024/5729
T.C. D A N I Ş T A Y ÜÇÜNCÜ DAİRE Esas No : 2022/491 Karar No : 2024/5729 TEMYİZ EDEN (DAVALI) : ... Vergi Dairesi Müdürlüğü/... VEKİLİ : Av. ... KARŞI TARAF (DAVACI) : ... İSTEMİN KONUSU: ... Vergi Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararına yöneltilen istinaf başvurusuna ilişkin ... Bölge İdare Mahkemesi ... Vergi Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir. YARGILAMA SÜRECİ : Dava konusu istem: Davacı tarafından, 2016 yılı gelir vergisi beyannamesinde zararı bulunduğu halde 2017 yılı gelir vergisi beyannamesinde geçmiş yıl zararını mahsup etmeyerek kar beyan ettiği, söz konusu zararın 2018 ve 2019 yıllarında mahsup edildiği, 2019 yılı geçici verginin iadesi istemiyle yapılan başvuru üzerine 2017 yılında geçmiş yıl zararını mahsup etmediğinden sonraki yıllarda mahsup imkanı olmadığından bahisle 2016 yılına ilişkin gerekli düzeltme işlemlerinin yapılması gerektiğini duyuran yazıya istinaden verilen düzeltme beyannamesi üzerine tahakkuk eden gelir vergisi, kesilen vergi ziyaı cezası ve ferilerinin kaldırılması istemine ilişkindir. İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: 193 sayılı Gelir Vergisi Kanunu'nun 83. maddesinde, aksine hüküm olmadıkça gelir vergisinin mükellefin veya vergi sorumlusunun beyanı üzerine tarh olunacağı, 88.maddesinin 1. ve 2. bentlerinde, gelirin toplanmasında gelir kaynaklarının bir kısmından hasıl olan zararların (80. maddede yazılı diğer kazanç ve iratlarda doğanlar hariç) diğer kaynakların kazanç ve iratlarına mahsup edileceği, bu mahsup neticesinde kapatılmayan zarar kısmının, müteakip yılların gelirinden indirileceği, arka arkaya beş yıl içinde mahsup edilmeyen zarar bakiyesinin müteakip yıllara naklolunamayacağının düzenlendiği, dava konusu tahakkuka dayanak alınan, ilgili yasa hükmü, mükelleflerin zararlarını izleyen bir sonraki yılda beyan etmemeleri ve kar beyan etmeleri halinde bu haklarından vazgeçmiş sayılacaklarına ve zarar indirimi yapamayacaklarına dair bir düzenleme içermediği gibi söz konusu yasa hükmünde belirtilen asıl hususun mükelleflerin bu haklarını yasanın tanıdığı beş yıllık süre içinde istedikleri zaman kullanabilmeleri olduğu dikkate alındığında dava konusu tahakkuk, kesilen vergi ziyaı cezası ve ferilerinde hukuka uygunluk bulunmadığı gerekçesiyle vergi, gecikme faizi ve ferileri kaldırılmıştır. Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: İstinaf başvurusunun, usul ve hukuka uygun olduğu sonucuna varılan Vergi Mahkemesi kararının kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği gerekçesiyle 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45. maddesinin 3. fıkrası uyarınca reddine karar verilmiştir. TEMYİZ EDENİN İDDİALARI: Davacının, 2016 yılı gelir vergisi beyannamesinde geçmiş yıl zararı olduğu halde beyan etmediği, sonraki yıllarda söz konusu zararı mahsup ettiği, ancak bu zararı mahsup etme hakkı olmadığı ileri sürülerek kararın bozulması istenilmektedir. KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Savunma verilmemiştir. DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ ...'ÜN DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Bölge İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir. TÜRK MİLLETİ ADINA Karar veren Danıştay Üçüncü Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü: HUKUKİ DEĞERLENDİRME: Bölge idare mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. KARAR SONUCU: Açıklanan nedenlerle; 1. Temyiz isteminin reddine, 2. Temyize konu Vergi Dava Dairesi kararının ONANMASINA, 3. 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 50. maddesi uyarınca, kararın taraflara tebliğini ve bir örneğinin de ilgili Vergi Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın kararı veren ilk derece mahkemesine gönderilmesine, 07/11/2024 tarihinde oybirliğiyle kesin olarak karar verildi.