Danıştay · 13. Daire

Danıştay 13. Daire 2025/345 E. 2025/1161 K.

Mahkeme
Danıştay
Daire
13. Daire
Esas No
2025/345
Karar No
2025/1161
Karar Tarihi

T.C. D A N I Ş T A Y ONÜÇÜNCÜ DAİRE Esas No:2025/345 Karar No:2025/1161

TEMYİZ EDEN (DAVACI) : ... Eğitim Sağlık İnşaat Gıda Turizm Makina Tarım Ürünleri Tüketim Maddeleri Sanayi ve Ticaret Ltd. Şti. VEKİLİ : Av. ...

KARŞI TARAF (DAVALI) : ... Valiliği VEKİLİ : Av. ...

İSTEMİN KONUSU : ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.

YARGILAMA SÜRECİ : Dava konusu istem: 2886 sayılı Devlet İhale Kanunu'nun 51/g maddesi uyarınca gerçekleştirilen ihale neticesinde Tunceli'de bulunan mülkiyeti Hazineye ait taşınmaz üzerinde lehine irtifak hakkı kurulan akabinde irtifak hakkı bedelini ödemediğinden bahisle hak sahipliği iptal edilen davacı tarafından, söz konusu hakkı kullandığı sürece taşınmaza yaptığı sözleşme dışı masrafların irtifak hakkı bedelinden mahsubu ile kalan meblağın tarafına ödenmesi talebiyle yaptığı 11/11/2020 tarihli başvurunun reddine ilişkin Tunceli Valiliği Çevre ve Şehircilik İl Müdürlüğünün ... tarih ve ... sayılı işleminin iptali istenilmektedir. İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... İdare Mahkemesince verilen ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararda; davaya konu taşınmazın üzerinde irtifak hakkı kurulmasının öncelikle dava dışı C.T.'ye ihale edildiği, bu kapsamda ilgili ile sözleşme imzalandığı, daha sonra irtifak hakkının davalı idarenin de onayıyla davacı şirkete devredildiği ve tapuda gerekli işlemlerin yapıldığı, fakat süreç içerisinde davacı şirketçe irtifak hakkı bedellerinin ödenmemesi üzerine Bakanlıktan görüş istenildiği, Bakanlığın 18/09/2020 tarihli yazısında irtifak hakkının iptal edilerek tapudan terkin edilmesi, ödenmeyen bedellerin ise hesaplanacak gecikme faizi ile birlikte tahsil edilmesi yönünde görüş bildirildiği, bu kapsamda görüş yazısında yer alan hususların 21/09/2020 tarihli yazı ile davacı şirkete bildirildiği ve 15 gün süre tanındığı, tanınan süre içerisinde işlemin gereklerinin davacı şirket tarafından yerine getirilmediği, bunun üzerine hak lehtarının da rızası ile irtifak hakkının tapudan terkin edildiği ve tahliye işleminin gerçekleştirildiği, anılan süreç sonrasında davacı tarafından taşınmaza yapılan zorunlu masrafların irtifak hakkı bedelinden mahsubu ile kalan bedelin ödenmesi istemiyle yapılan başvurunun reddine ilişkin işlemin iptali istemiyle bakılan davanın açıldığı; Uyuşmazlığın irtifak hakkı tesisinin sözleşmeye bağlanmasından sonraki aşamaya ait olduğu dikkate alındığında, işbu uyuşmazlığın özünün davacı ile davalı idare arasında akdedilen İrtifak Hakkı Sözleşmesi'nin 4. maddesinin (D) bendinde yer alan irtifak hakkı bedeli ödemesine ilişkin olduğu, davacının bu işleme karşı yapmış olduğu "taşınmaza yapılan zorunlu masrafların irtifak hakkı bedelinden mahsubu ile kalan bedelin ödenmesi" istemli başvuru üzerine tesis edilen dava konusu işlemin bahse konu sözleşmeden ayrılabilir nitelikte olmadığı, aksine sözleşmede düzenlenen irtifak hakkı bedeli tutarına ve taraflardan birisinin sebepsiz zenginleşmemesi adına masraflarının vekaletsiz iş görme hükümlerine göre ödenmesi istemine ilişkin olduğu, dolayısıyla temeli özel hukuk ilişkisi kapsamında akdedilen sözleşmeden kaynaklanan uyuşmazlığın görüm ve çözümünün adli yargının görev alanında kaldığı sonucuna varılmıştır. Belirtilen gerekçelerle davanın görev yönünden reddine karar verilmiştir. Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: ... Bölge İdare Mahkemesi... İdari Dava Dairesince; istinaf başvurusuna konu İdare Mahkemesi kararının usul ve hukuka uygun olduğu ve davacı tarafından ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği belirtilerek 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45. maddesinin 3. fıkrası uyarınca istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.

TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Davacı tarafından, uyuşmazlığın idari yargının görev alanında bulunduğu, işin esasına girilerek karar verilmesi gerektiği ileri sürülmektedir.

KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Davalı idare tarafından savunma verilmemiştir.

DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ ...'İN DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Bölge İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.

TÜRK MİLLETİ ADINA Karar veren Danıştay Onüçüncü Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:

HUKUKİ DEĞERLENDİRME : Bölge idare mahkemesi kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı halinde mümkündür. Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

KARAR SONUCU : Açıklanan nedenlerle; 1. Davacının temyiz isteminin reddine, 2. Davanın yukarıda özetlenen gerekçeyle görev yönünden reddine ilişkin İdare Mahkemesi kararına yönelik istinaf başvurusunun reddi yolundaki ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin... tarih ve E:..., K:...sayılı temyize konu kararında, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde sayılan bozma nedenlerinden hiçbirisi bulunmadığından, anılan kararın ONANMASINA, 3. Temyiz giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına, 4. Posta giderleri avansından artan tutarın davacıya iadesine, 5. 2577 sayılı Kanun'un 50. maddesi uyarınca, bu kararın taraflara tebliğini ve bir örneğinin de ... Bölge İdare Mahkemesi... İdari Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın ... İdare Mahkemesine gönderilmesine, 11/03/2025 tarihinde kesin olarak oybirliğiyle karar verildi.

Atıf: Danıştay 13. Daire, E. 2025/345, K. 2025/1161, T. 11.03.2025, www.arakarar.com/karar/danistay-13-daire-2025-345-e-2025-1161-k-fb6c1e2edaa4