Danıştay · 13. Daire
Danıştay 13. Daire 2023/2607 E. 2025/1661 K.
- Mahkeme
- Danıştay
- Daire
- 13. Daire
- Esas No
- 2023/2607
- Karar No
- 2025/1661
- Karar Tarihi
T.C. D A N I Ş T A Y ONÜÇÜNCÜ DAİRE Esas No:2023/2607 Karar No:2025/1661
TEMYİZ EDEN (DAVACI) : ... İnsan Kaynakları Eğitim ve Yönetim Danışmanlığı Hizmetleri A.Ş. VEKİLİ : Av. ...
KARŞI TARAF (DAVALI) : ... Genel Müdürlüğü VEKİLİ : Av. ...
İSTEMİN KONUSU : ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ : Dava konusu istem: İstihdam Garantili Mesleki Eğitim Kursları kapsamında İstanbul Çalışma ve İş Kurumu İl Müdürlüğü ile davacı şirket arasında imzalanan sözleşmeler gereği düzenlenen mesleki eğitim kurslarına yönelik yapılan soruşturma neticesinde anılan kursların usulsüz biçimde yürütüldüğünün ve kurs adı altında yapılan faaliyetlerin sözleşmeyle taahhüt edilen edimin ifası olarak nitelendirilmesinin mümkün olmadığının tespit edildiğinden bahisle 04/03/2021 tarihinden itibaren 24 ay boyunca davacı şirketle sözleşme ve protokol imzalanmayacağı yolundaki ... tarih ve ... sayılı işlemin iptali istenilmiştir. İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... İdare Mahkemesince verilen ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararda; İstihdam Garantili Mesleki Eğitim Kursları kapsamında davacı ile davalı idare arasında imzalanan ... tarih ve ... (...) sayılı sözleşme gereği "Reyon Görevlisi" mesleğine, ... tarih ve ... (...) sayılı sözleşme gereği "Perakende Satış Elemanı (Gıda)" mesleğine, ... tarih ve ... (...) sayılı sözleşme gereği "Kasiyer" mesleğine, ... tarih ve ... (...) sayılı sözleşme gereği "Reyon Görevlisi" mesleğine ve ... tarih ve ... (...) sayılı sözleşme gereği "Perakende Satış Elemanı" mesleğine ilişkin olarak mesleki eğitim kurslarının düzenlendiği, söz konusu kurslarla ilgili yapılan soruşturma neticesinde tespit edilen sorunlara ilişkin olarak ... tarih ve ... sayılı Soruşturma Raporunun düzenlendiği, söz konusu rapor dikkate alındığında, davacı şirket tarafından düzenlenen perakende satış elemanı, reyon görevlisi ve kasiyer mesleklerine ilişkin mesleki kurslarla ilgili olarak, söz konusu sözleşmeler kapsamında davacı şirketin yürüttüğü tüm kursların aynı alanda ve farklı meslekler olmakla birlikte benzer biçimde ve aynı usulle yürütüldüğü, esasen kursiyer gösterilen kişilerin ... ve ... marketlerde çalışmak üzere bu firmalara başvuran kişiler oldukları, adları geçen firmalarla yüklenici olan davacı şirket arasında yapılan protokole göre öncelikle bu kişilerin kurs adı altında birkaç gün eğitim yerine yönlendirildikleri, sonrasında ise bu marketlerin çeşitli şubelerinde fiilen çalışmaya başladıkları, market şubelerinde çalıştıkları ilk ayların (kurs süresi kadar) pratik eğitim gibi gösterilerek ücretlerinin İŞKUR tarafından ödenmesinin sağlandığı, çalıştıkları market firması tarafından ücretlerinin asgari ücrete tamamlanmış olmasının da bu kişilerin fiilen kursiyer değil çalışan olduklarını teyit ettiği, sözleşmeye göre reyon görevlisi mesleğinde 320 saat/48 fiili gün, perakende satış elemanı ve kasiyer mesleklerinde 280 saat/42 fiili gün olarak yürütülmüş olması gerekirken gerçekte göstermelik birkaç günlük eğitim dışında düzenlenen herhangi bir eğitim olmadığı, bunun da sözleşme kapsamında edimin ifası olarak kabulünün mümkün olmadığı, ... sözleşme numaralı kursta planlanan eğitimin 8 grubun hem teorik hem pratik eğitimlerinin ... Derneğinde, ... sözleşme numaralı kursta hem teorik hem pratik eğitimlerin ... Eğitim Tesislerinde yapılacağı şeklinde olmasına rağmen kursiyer ifadeleri ile diğer kayıt ve belgelerden belirtilen yerlerde pratik eğitim yapıldığına dair bir durumun olmadığı, pratik eğitim olarak gösterilen faaliyetlerin tümünün ... ve ... marketlerinde yürütüldüğü, dolayısıyla davacı şirket tarafından sözleşmeden doğan yükümlülüklerin yerine getirilmediği, bu kapsamda söz konusu kursların mevzuata ve sözleşmeye aykırı olarak yürütülmüş olduğunun görüldüğü, Bu durumda; dava dosyasında yer alan bilgi ve belgeler ile idarece yapılan soruşturma neticesinde düzenlenen soruşturma raporu ve ekleri, soruşturma kapsamında alınan ifadeler birlikte değerlendirildiğinde, söz konusu kursların usulsüz biçimde yürütüldüğü, kurs adı altında gösterilen ve yapılan tüm ödemelere esas teşkil eden faaliyetlerin sözleşmeyle taahhüt edilen edimin ifası olarak nitelendirilmesinin mümkün olmadığı, kurs hizmetlerinin mevzuata ve sözleşme hükümlerine uygun olarak yürütülmediği hususlarının sabit olduğu anlaşıldığından, davacı şirketle 24 ay boyunca Aktif İşgücü Hizmetleri Yönetmeliği kapsamında sözleşme veya protokol imzalanmayacağına dair tesis olunan dava konusu işlemde hukuka aykırılık bulunmadığı sonucuna varılmıştır. Belirtilen gerekçelerle, dava konusu işlem hukuka uygun bulunarak davanın reddine karar verilmiştir. Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesince; istinaf başvurusuna konu İdare Mahkemesi kararının usul ve hukuka uygun olduğu ve davacı tarafından ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği belirtilerek 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45. maddesinin 3. fıkrası uyarınca istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Davacı tarafından, sözleşmelerin düzenlendiği tarihten yaklaşık 7 yıl sonra düzenlenen bir rapora dayanılarak yasaklılık kararı alındığı, yasaklama kararlarının yasaklamayı gerektiren fiil ve davranışların öğrenilmesinden itibaren 45 gün içerisinde verilebileceği, sözleşmenin eki Aktif İşgücü Hizmetleri Genelgesi'nin (2013/1) "İdari yaptırımlar" başlıklı 9.5. maddesi uyarınca 5 yıllık genel zamanaşımı süresi geçtikten sonra verilen yasaklama kararının hukuki dayanaktan yoksun olduğu, kursların uygulamalı kısımlarının marketlerde yapılmasının doğal olduğu, uygulama kısımlarının marketlerde yapılacağının hem taraflarına ait teklif dosyasında hem de her bir sözleşmenin 10. maddesinde açıkça yazılı olduğu, sözleşmeler incelendiğinde soruşturma raporunda yazılanın aksine eğitimlerin yapılacağı yerlerde yapıldığı, yerlerin sözleşmeye konu mesleklerin çalışma alanlarıyla uyumlu olduğu, aksi durumda dahi Yönetmelik gereği eğitim yeri ve eğitmenin değişebileceği, davalı kurumun onayı olmazsa iş bitirmesini vermeyeceğinin açık olduğu, sözleşmelere konu eğitimlerin sadece davalı kurum değil Valilik İl İstihdam Kurulu, Milli Eğitim Bakanlığı, Çalışma Bakanlığı yetkilileri ve Valiliğin görevlendirdiği diğer yetkililer tarafından sürekli denetlendiği, taraflarına tek bir uyarı bile gelmediği, eğitimlerin sözleşme ve mevzuat hükümlerinde belirtildiği üzere yerine getirildiği, kursiyerlerin eğitim sonunda sınava tabi tutulduğu ve İlçe Milli Eğitim Müdürlüğünce başarılı olanlara kurs bitirme belgesi verildiği, çalışarak yapılan pratik eğitimlerde, eğitimin yapıldığı market tarafından kursiyerin bir kısmına ödeme yapılmış olmasının tarafları ile ilgisinin bulunmadığı, bu ödemeyi yasaklayan bir mevzuat hükmünün de bulunmadığı, temyize konu kararın bozulması gerektiği ileri sürülmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Davalı idare tarafından, davacı şirket ile idareleri arasında imzalanan sözleşmelerin ifası aşamasındaki aykırılıkların soruşturma raporuyla tespit edildiği, tespit edilen aykırılıklar neticesinde usul ve yasaya uygun olarak dava konusu işlemin tesis edildiği belirtilerek, temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmuştur.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ ...'NIN DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Bölge İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA Karar veren Danıştay Onüçüncü Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
HUKUKİ DEĞERLENDİRME : Bölge idare mahkemesi kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı halinde mümkündür. Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
KARAR SONUCU : Açıklanan nedenlerle; 1. Davacının temyiz isteminin reddine, 2. Davanın yukarıda özetlenen gerekçeyle reddine ilişkin İdare Mahkemesi kararına yönelik istinaf başvurusunun reddi yolundaki ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı temyize konu kararında, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde sayılan bozma nedenlerinden hiçbirisi bulunmadığından, anılan kararın ONANMASINA, 3. Temyiz giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına, 4. Posta giderleri avansından artan tutarın davacıya iadesine, 5. 2577 sayılı Kanun'un 50. maddesi uyarınca, bu kararın taraflara tebliğini ve bir örneğinin de ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın ... İdare Mahkemesine gönderilmesine, 22/04/2025 tarihinde kesin olarak oybirliğiyle karar verildi.