Danıştay · 13. Daire

Danıştay 13. Daire 2023/153 E. 2024/4199 K.

Mahkeme
Danıştay
Daire
13. Daire
Esas No
2023/153
Karar No
2024/4199
Karar Tarihi

T.C. D A N I Ş T A Y ONÜÇÜNCÜ DAİRE Esas No:2023/153 Karar No:2024/4199

TEMYİZ EDEN (DAVALI) : ... Defterdarlığı (... Vergi Dairesi Başkanlığı) VEKİLİ : Av. ...

KARŞI TARAF (DAVACI) : ... Taşımacılık İnşaat İthalat İhracat Sanayi ve Ticaret A.Ş. VEKİLİ : Av. ...

İSTEMİN KONUSU :... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.

YARGILAMA SÜRECİ : Dava konusu istem: Enerji Piyasası Düzenleme Kurulunun (Kurul) ... tarih ve ... sayılı kararıyla verilen 1.066.327,00-TL idari para cezasının tahsili amacıyla davacı şirketin muhtelif banka hesaplarına uygulanan e-haciz işleminin iptaline ve haczedilen 804.471,22-TL'nin avans faiziyle birlikte iadesine karar verilmesi istenilmiştir. İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... İdare Mahkemesince verilen ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararda; dağıtıcı lisans sahibi olan davacının, bayisinin otomasyon sistemine müdahale ettiği ve bayide tespit edilen aykırılıkların Kuruma bildirilmediğinden bahisle Kurulun ... tarih ve ... sayılı kararı ile 1.066.327,00-TL idari para cezası ile tecziyesine karar verildiği, düzenlenen idari para cezasının süresinde ödenmemesi üzerine, ... tarih ve ... sayılı işlem ile muhletif banka hesaplarına e-haciz uygulanarak toplam 947.630,66-TL'nin haczedilmesi üzerine bakılan davanın açıldığı anlaşılmaktadır. Uyuşmazlığın e-haciz işlemi yönünden incelenmesinden; davalı idarenin savunma dilekçesinde, davacının banka hesaplarına uygulanan e-haciz işleminin 15/11/2019 tarihinde iptal edildiği bildirildiğinden, davanın açıldığı tarih olan 18/11/2019'da hukuken var olmayan bir işleme karşı dava açıldığı anlaşıldığından, davanın bu kısmının incelenmeksizin reddine karar verilmesi gerektiği sonucuna varılmıştır. Uyuşmazlığın haczedilen 804.471,22-TL'nin iadesi talebi yönünden incelenmesinden; davacı tarafından verilen 07/09/2020 tarihli dilekçede haczedilen 804.471,22-TL'nin 18/02/2020 tarihinde iade edildiği bildirildiğinden, bu kısım hakkında karar verilmesine yer olmadığı sonucuna varılmıştır. Davacının avans faizi talebi yönünden ise, Mahkemelerinin 07/10/2021 tarihli ara kararına cevaben, davalı idarece, iade edilen tutara herhangi bir faiz hesaplanmadığının bildirildiği, faizin, paranın sahibinden başkası tarafından kullanılmasının sahibine vermiş olduğu zararın karşılığı, başka bir ifadeyle tazmini olarak tanımlandığı, tahsili hukuka aykırı bulunan bir alacağın tahsili sonrası doğan zararın tazmini hususunun da bir hukuk devletinde, Anayasa'nın 125. maddesinin “İdare, kendi eylem ve işlemlerinden doğan zararı ödemekle yükümlüdür.” hükmünde tanımını bulan “İdarenin Sorumluluğu” ilkesi çerçevesinde değerlendirilmesinin bir zorunluluk olduğu, bu haliyle ihtilafta, haczedilen tutarın, idarece tahsili tarihinden iadesi tarihine kadar geçen süre içinde kullanımından mahrum kalınan tutarın bu husustaki genel hükümleri içeren 3095 sayılı Kanuni Faiz ve Temerrüt Faizine İlişkin Kanun’da öngörülen oranda hesaplanacak yasal faizinin davacıya iadesinin gerektiği, buna göre; davacının avans faizi talebinin, yasal faiz yönünden kabulü, yasal faizi aşan kısmının ise reddi gerektiği sonucuna varılmıştır. Belirtilen gerekçelerle, e-haciz işleminin iptaline ilişkin talep yönünden davanın bu kısmının incelenmeksizin reddine, haczedilen 804.471,22-TL'nin iadesi talebi yönünden karar verilmesine yer olmadığına, haczedilen tutara haciz tarihinden iade tarihine kadar geçen süre için yasal faiz oranında hesaplanacak faiz tutarının davalı idare tarafından davacıya ödenmesine, davacının yasal faiz oranını aşan faiz talebinin reddine karar verilmiştir. Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesi'nce; İdare Mahkemesi kararının istinafa konu haczedilen tutara haciz tarihinden iade tarihine kadar geçen süre için yasal faiz oranında hesaplanacak faiz tutarının davalı idare tarafından davacıya ödenmesine ilişkin kısmının usul ve hukuka uygun olduğu ve davalı tarafından ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın anılan kısmının kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği belirtilerek 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45. maddesinin 3. fıkrası uyarınca istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.

TEMYİZ EDENİN İDDİALARI: Davalı idare tarafından, idare ve vergi mahkemelerince yükümlülerine iadesine karar verilen tutarlara faiz hesaplanacağına dair yasal bir düzenlemenin bulunmadığı, 2577 sayılı Kanun'un 28. maddesinin son fıkrasındaki kuralın ise davadan sonraki safhaya ilişkin olduğu, işbu uyuşmazlıkta uygulanamayacağı ileri sürülmektedir.

KARŞI TARAFIN SAVUNMASI: Davacı tarafından savunma verilmemiştir.

DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ ...'IN DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Bölge İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.

TÜRK MİLLETİ ADINA Karar veren Danıştay Onüçüncü Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü: 03/07/2024 tarih ve 32591 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan 161 sayılı Bazı Cumhurbaşkanlığı Kararnamelerinde Değişiklik Yapılmasına Dair Cumhurbaşkanlığı Kararnamesi'nin 18. maddesiyle, 4 sayılı Cumhurbaşkanlığı Kararnamesi'nin Onikinci Bölümü'ne eklenen Geçici 2. maddenin birinci fıkrasının (a) bendinde, bu maddenin yürürlüğe girdiği 01/09/2024 tarihi itibarıyla vergi dairesi başkanlıklarının, bulundukları ilin adı ile Gelir İdaresi Başkanlığına bağlı defterdarlık olarak görevlerine devam edeceği kuralına yer verildiğinden kapatılan Samsun Vergi Dairesi Başkanlığı yerine Samsun Defterdarlığının hasım mevkiinde olduğu görülerek dosyanın incelenmesine geçildi.

HUKUKİ DEĞERLENDİRME : Bölge idare mahkemesi kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

KARAR SONUCU : Açıklanan nedenlerle; 1. Davalının temyiz isteminin reddine, 2. İdare Mahkemesi kararının, haczedilen tutara haciz tarihinden iade tarihine kadar geçen süre için yasal faiz oranında hesaplanacak faiz tutarının davalı idare tarafından davacıya ödenmesine ilişkin kısmına yönelik istinaf başvurusunun reddi yolundaki ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı temyize konu kararında, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde sayılan bozma nedenlerinden hiçbirisi bulunmadığından, anılan kararın ONANMASINA, 3. Temyiz giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına, 4. Posta giderleri avansından artan tutarın davalıya iadesine, 5. 2577 sayılı Kanun'un 50. maddesi uyarınca, bu kararın taraflara tebliğini ve bir örneğinin de ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın ... İdare Mahkemesine gönderilmesine, 23/10/2024 tarihinde kesin olarak oybirliğiyle karar verildi.

Atıf: Danıştay 13. Daire, E. 2023/153, K. 2024/4199, T. 23.10.2024, www.arakarar.com/karar/danistay-13-daire-2023-153-e-2024-4199-k-d91e2d89b43c