Danıştay · 13. Daire
Danıştay 13. Daire 2020/113 E. 2024/2414 K.
- Mahkeme
- Danıştay
- Daire
- 13. Daire
- Esas No
- 2020/113
- Karar No
- 2024/2414
T.C. D A N I Ş T A Y ONÜÇÜNCÜ DAİRE Esas No:2020/113 Karar No:2024/2414 TEMYİZ EDEN (DAVACI) : ... VEKİLİ : Av. ... KARŞI TARAF (DAVALI) : ...Kurulu VEKİLİ : Av. ... İSTEMİN KONUSU : ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesi'nin... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir. YARGILAMA SÜRECİ: Dava konusu istem: Davacı tarafından 27/09/2017-08/01/2018 tarihleri arasında ... Filo Oto Kiralama Anonim Şirketi (...) pay piyasasında gerçekleştirilen işlemlerin, 6362 sayılı Sermaye Piyasası Kanunu'nun 107. maddesinin birinci fıkrası kapsamında piyasa dolandırıcılığı suçu oluşturduğundan bahisle davacı hakkında borsa ve teşkilatlanmış diğer piyasalarda 2 (iki) yıl süreli işlem yasağı getirilmesine ve ... tarih ve ... sayılı Sermaye Piyasası Kurulu (Kurul) kararıyla verilen 6 ay geçici işlem yasağının 2 (iki) yıllık süreden indirilerek uygulanmasına ilişkin... tarih ve ...sayılı Kurul kararının iptali istenilmiştir. İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... İdare Mahkemesi'nce verilen ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararda; davalı idare tarafından hazırlanan ...tarih ve ...sayılı Denetleme Raporu'nda yer alan; Kurul'un ilgililer hakkında 6 ay geçici işlem yasağı uygulanmasına dayanak oluşturan ... tarih ve ... sayılı İnceleme Raporu'nda, 27/09/2017 tarihinden itibaren ... pay piyasası ağırlıklı ortalama fiyatının (AOF) Endeksten ayrışarak yükselmeye başladığının görüldüğü, ... pay piyasasında, 1.882.663 adet alım işlemi (%31,86) ve 1.553.642 adet satış işlemi (%26,29) olmak üzere toplam işlemlerin %29,07'sinin davacının da aralarında bulunduğu kişiler tarafından oluşturulan grupça gerçekleştirildiği, grup hesaplarından gerçekleştirilen fiyat yükseltici işlemlerin toplam fiyat yükseltici alış işlemlerinin %55,19'unu oluşturduğu, grup hesaplarında gerçekleştirilen kendinden kendine/karşılıklı işlemlerin toplamının 537.551 adet olduğu, söz konusu işlemlerin grubun alım işlemleri içindeki payının %28,55 satım işlemleri içindeki payının ise %34,60 olduğu, grubun mülkiyetindeki fiili dolaşım toplam paylarının şirketin fiili dolaşımda yer alan toplam paylarına oranının yaklaşık %80 olduğu, bu kapsamda grubun satış yoluyla pay fiyatını etkileyebileceği, payın AOF'sinin grubun işlemleri ile yükselişe geçtiği ve grubun işlemlerinin pay fiyatını etkilemeye yönelik olduğu görüldüğünden ... pay piyasasında anılan dönemde gerçekleştirilen işlemlerin 6362 sayılı Kanun'un 107. maddesinin birinci fıkrası kapsamında incelenmesinin uygun olacağı kanaatine varıldığı; Bu kapsamda yapılan incelemede, 26/09/2017 tarihinde 7,13-TL olan pay AOF'si, 08/01/2018 tarihine kadar %1.126,37 yükselerek 87,44-TL olduğu, aynı dönemde ise Endekste yalnızca %13,69'luk bir yükselişin tespit edildiği, 05/09/2017-26/09/2017 döneminde 6.358,73 olan günlük ortalama işlem miktarı, 27/09/2017-08/01/2018 döneminde %1.241,77 yükselerek 85.682,04 adet olarak gerçekleştiği, 26/09/2017 tarihi itibarıyla şirketin piyasa değeri 323.078.125-TL iken inceleme döneminin son günü olan 08/01/2018 tarihi itibarıyla 3.962.125,00-TL olduğu, inceleme döneminde 5 kez Volatilite Bazlı Tedbir Sistemi (VBTS)'nin devreye girdiği, 27/12/2017 tarihinde... A.Ş. tarafından brüt takas uygulandığı, aynı şekilde 46 kez devre kesicinin devreye girdiği, devre kesicilere ve VBTS'lere rağmen pay piyasasında olağan dışı pay fiyat ve miktar hareketlerinin devam ettiği, tek fiyat yöntemine geçilmiş olmasına rağmen fiyat yükselişinin durmadığının görüldüğü; İnceleme döneminde davacının gerçekleştirdiği işlemlerin incelenmesinden, davacının 381.522 adet satış işleminin (toplam işlemlerin %3,05'i) bulunduğu, inceleme döneminde işlem gerçekleştiren grubun diğer üyeleri ile davacı arasında dolaylı veya doğrudan para transferleri bulunduğu, 07/12/2016 tarihli İnceleme Raporu'nda davacının bir grup üyesi ile ilişkisinin bulunduğuna dair şüphenin yer aldığı, davacının grup üyesi şirketin 27/09/2017 ve 28/09/2017 tarihlerinde pay piyasasındaki alımlarının %29'unu karşıladığı, grup üyesinin alımlarını karşılayan en büyük birinci ve üçüncü satıcıların, davacı ve bir başka grup üyesi ve aynı zamanda anılan şirketin yönetim kurulu üyesi ve şirket adına işlem gerçekleştirmeye yetkili olan kişi olduğu, bu kişi ile davacıının sosyal medya platformunda arkadaş oldukları, davacı ile bir başka grup üyesinin aracı kurumlarda iletişim e-posta adresi olarak ''...'' uzantılı iletişim adresi verdikleri ve söz konusu iki yatırımcının emirlerini aynı IP adreslerinden ilettikleri, grup üyesi şirketin 08/03/2016 tarihli özel durum açıklamasında, 2016 yılı işlerinden bazılarının personelinin ... adlı şirket tarafından karşılandığı, bu kapsamda grup üyesi şirket ile ...'ın ilişkisinin olduğu; Grup işlemlerine bakıldığında, inceleme döneminde pay piyasasında toplam 1.613.544 adet alış (toplam alış işlemlerinin %25,80'i), 1.283.635 adet satış (toplam satış işlemlerinin %20,52'si) ve toplamda 2.897.179 adet işlem gerçekleştirildiği (toplam işlemlerin %23,16'sı), öte yandan, toplamda 249.452 adet fiyat yükseltici işlem gerçekleştirildiği, bu işlemlerin piyasadaki toplam fiyat yükseltici işlemlerin %28,34'ünü oluşturduğu, alıcı ve satıcı tarafta grup üyelerinin bulunduğu 515.579 adet çapraz/karşılıklı işlem gerçekleştirildiği, söz konusu işlemlerin toplam alış işlemlerinin %31,95'ini, satış işlemlerinin ise %40,16'sını oluşturduğu, grup tarafından 81 kez yön değiştiren emir iletildiği, bu emirlerin 12 farklı bir dakikalık zaman dilimi içinde gerçekleştirildiği, alış ve satış emirlerinin eşleşecek şekilde verildiği, pay piyasasında inceleme dönemindeki olağan dışı fiyat ve miktar hareketlerinin davacının da aralarında bulunduğu kişilerce oluşturulan grup tarafından gerçekleştirilen işlemlerin sonucunda olduğu, işlem hareketlerini gerçekleştiren kişilerin IP bağlantıları, para hareketleri ve birbirleri ile olan ilişkileri bir arada değerlendirildiğinde, davacının bu kişilerle birlikte hareket ettiği ve piyasa dolandırıcılığı suçunu işlediği yönünde makul şüphenin bulunduğu anlaşıldığından, davacı hakkında tesis edilen dava konusu Kurul kararında hukuka aykırılık bulunmadığı sonucuna varılmıştır. Belirtilen gerekçelerle dava konusu işlem hukuka uygun bulunarak davanın reddine karar verilmiştir. Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: ... Bölge İdare Mahkemesi ...İdari Dava Dairesi'nce; istinaf başvurusuna konu İdare Mahkemesi kararının usul ve hukuka uygun olduğu ve davacı tarafından ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği belirtilerek 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45. maddesinin 3. fıkrası uyarınca istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir. TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Davacı tarafından, davalı idarece hazırlanan Denetleme Raporu'nun tebliğ edilmediği, Rapor'un tebliğ edilmemesinin dava konusu işlemin sebep unsurunu sakatlayıcı nitelikte olduğu, uyuşmazlık konusu işlemlerin 6362 sayılı Kanun'un 107. maddesinin birinci fıkrası kapsamında değerlendirilmesinin mümkün olmadığı, pay piyasasında 2016 yılı içinde çeşitli tarihlerde toplam 217.125 adet hisse senedi alındığı, 12/07/2017 tarihinde ... tarafından %25 bedelsiz sermaye artırımı yapıldığı, pay piyasasındaki toplam hisse adedinin 271.406'e ulaştığı, inceleme döneminde hatta tüm yıl boyunca sadece 5 gün işlem yaptığı ve bu işlemlerin tamamının satış yönlü olduğu, bu satış işlemleri dışında herhangi bir işleminin olmadığı, kimseyi işlem yapmaya sevk etmediği, pay piyasasında işlem yapan diğer kişi ve kuruluşlarla hisse işlemlerine yönelik herhangi bir ilişkisinin olmadığı, piyasa dolandırıcılığı suçuyla ilişkilendirilecek hiçbir fiilinin bulunmadığı ileri sürülmektedir. KARŞI TARAFIN SAVUNMASI: Davalı idare tarafından, dava konusu işlem ile temyize konu Bölge İdare Mahkemesi kararının hukuka uygun olduğu belirtilerek istemin reddi gerektiği savunulmuştur. DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ ...'IN DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Bölge İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir. TÜRK MİLLETİ ADINA Karar veren Danıştay Onüçüncü Dairesi'nce, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü: HUKUKİ DEĞERLENDİRME : Bölge idare mahkemesi kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. KARAR SONUCU : Açıklanan nedenlerle; 1. Davacının temyiz isteminin reddine, 2. Davanın yukarıda özetlenen gerekçeyle reddine ilişkin İdare Mahkemesi kararına yönelik istinaf başvurusunun reddi yolundaki ... Bölge İdare Mahkemesi... İdari Dava Dairesi'nin ... tarih ve E:..., K:... sayılı temyize konu kararında, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde sayılan bozma nedenlerinden hiçbirisi bulunmadığından, anılan kararın ONANMASINA, 3. Temyiz giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına, 4. Posta giderleri avansından artan tutarın davacıya iadesine, 5. 2577 sayılı Kanun'un 50. maddesi uyarınca, bu kararın taraflara tebliğini ve bir örneğinin de ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesi'ne gönderilmesini teminen dosyanın ... İdare Mahkemesi'ne gönderilmesine, 28/05/2024 tarihinde kesin olarak oybirliğiyle karar verildi.