Danıştay · 12. Daire
Danıştay 12. Daire 2024/1355 E. 2024/4805 K.
- Mahkeme
- Danıştay
- Daire
- 12. Daire
- Esas No
- 2024/1355
- Karar No
- 2024/4805
- Karar Tarihi
T.C. D A N I Ş T A Y ONİKİNCİ DAİRE Esas No : 2024/1355 Karar No : 2024/4805
TEMYİZ EDEN (DAVACI) : ... VEKİLİ : Av. ...
KARŞI TARAF (DAVALI) : ... Bakanlığı VEKİLİ : Av. ...
İSTEMİN KONUSU : ... İdare Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ : Dava konusu istem: Türk Silahlı Kuvvetlerinde yüzbaşı olarak görev yapmakta iken ahlaki durum nedeniyle hakkında Türk Silahlı Kuvvetlerinden ayırma işlemi tesis edilen davacının, anılan işlemin iptali istemiyle açılan davanın reddi yolunda verilen Askeri Yüksek İdare Mahkemesi ... Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 53. maddesi uyarınca yargılamanın yenilenmesi suretiyle kaldırılması ve Türk Silahlı Kuvvetlerinden ayırma işleminin iptali istenilmiştir. İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... İdare Mahkemesince; davacı tarafından verilen yargılamanın yenilenmesi istemli dilekçenin incelenmesinden; davacının TSK' dan ihracına karşı açtığı davada aleyhe oy kullanan AYİM 1. Dairesinde üye hakimlerden birinin FETÖ üyesi olduğu gerekçesiyle tutuklu olduğu ve TSK'dan ihraç edildiği, diğer ikisinin de haklarında FETÖ üyesi oldukları gerekçesiyle soruşturma yürütüldüğü, 15 Temmuz darbe girişimi neticesinde FETÖ mensuplarınca kendisine kumpas kurulduğunun ve yetkili mercilerin yanıltıldığının ortaya çıktığı ileri sürülerek, yargılamanın yenilenmesinin istenildiği anlaşıldığından ve davacı tarafından ileri sürülen hususların hiçbiri, 2577 sayılı Kanun'un 53. maddesinin birinci fıkrası kapsamında sayılan nedenlere uymadığından, davacının yargılamanın yenilenmesi isteminin reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Dava konusu işlemin hukuka aykırı olduğu, TSK'dan ihraç sürecinde dahli olan kişilerin TSK'dan ihraç edildiği, Avrupa İnsan Hakları Mahkemesine, Askeri Yüksek İdare Mahkemesinin tarafsız ve bağımsız bir mahkeme olmadığı iddiaları ile başvuruda bulunduğu, bu sebeple 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun Geçici 9. maddesi uyarınca açılan yargılamanın yenilenmesi talepli ... İdare Mahkemesinin ... esasında görülen davada ise ... tarih ve K:... sayılı karar ile yargılamanın yenilenmesi talebinin kabulüne ve dava konusu işlemin iptaline karar verilerek kararın kesinleştiği, bu nedenle temyizen incelenen bu davanın konusuz kaldığı ileri sürülmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Savunma verilmemiştir.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ : ... DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA Karar veren Danıştay Onikinci Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra işin gereği görüşüldü:
HUKUKİ DEĞERLENDİRME: İdare ve vergi mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
KARAR SONUCU : Açıklanan nedenlerle; 1. Davacının temyiz isteminin reddine, 2. ... İdare Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının, yargılamanın yenilenmesi isteminin reddine ilişkin kısmının oybirliğiyle, vekalet ücretine ilişkin hüküm fıkrasının ONANMASINA, 3. Temyiz giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına, 4. Dosyanın anılan Mahkemeye gönderilmesine, 5. 2577 sayılı Kanun'un (Geçici 8. maddesi uyarınca uygulanmasına devam edilen) 54. maddesinin birinci fıkrası uyarınca bu kararın tebliğ tarihini izleyen günden itibaren 15 (onbeş) gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 07/11/2024 tarihinde oyçokluğuyla karar verildi.
(X) KARŞI OY : 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun "Kararlara Karşı Başvuru Yolları" başlıklı Üçüncü Bölümünde yer alan "Yargılamanın yenilenmesi" başlıklı 53. maddenin birinci fıkrasında; "Danıştay ile bölge idare, idare ve vergi mahkemelerinden verilen kararlar hakkında, aşağıda yazılı sebepler dolayısıyla yargılamanın yenilenmesi istenebilir." kuralına yer verilmiş, "Yargılamanın yenilenmesi usulü" başlıklı 55. maddenin ikinci fıkrasında, "Karşı tarafın savunması alındıktan sonra istekler incelenir ve kanunda yazılı sebepler varsa davaya yeniden bakılarak karar verilir." kuralı, üçüncü fıkrasında da," Yargılamanın yenilenmesi (…) istemleri, kanunda yazılı sebeplere dayanmıyor ise, istemin reddine karar verilir." kuralı yer almaktadır. Yargılamanın yenilenmesi müessesesi, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun "Kararlara Karşı Başvuru Yolları" başlıklı Üçüncü Bölümünde düzenlenmiş olan ve kesinleşmiş hükmün, yine hükmü veren Mahkeme tarafından ortadan kaldırılmasına ve uyuşmazlığın esasının tekrar incelenmesine imkân tanıyan bir kanun yoludur. Anılan Kanun'da bu kurum, bir dava olarak nitelendirilmemiş, bahsedildiği gibi, kesinleşmiş olan mahkeme kararlarının, Kanun'da sayılan şartlar gerçekleştiği zaman yeniden incelenmesine imkan tanıyan bir "olağanüstü kanun yolu" olarak düzenlenmiştir. Yargılamanın yenilenmesi talebi üzerine Mahkemece öncelikle yeni bir yargılamaya gidilip gidilemeyeceğine dair bir inceleme/değerlendirme yapılarak ilgili uyuşmazlığın yeniden dava konusu edilebilmesine ilişkin koşulların varlığı veya yokluğu tespit edilmektedir. Dolayısıyla, kesinleşmiş kararlara karşı bir başvuru yolu olan yargılamanın yenilenmesi başvurusu yeni bir dava olmayıp, başvuruya konu edilen kararın verildiği yargılamanın devamı niteliğindedir. Yargılamanın yenilenmesi talebinin reddi halinde başvuruya konu edilen kararın kesin hüküm niteliği devam etmektedir. Kesin hüküm niteliğindeki kararın değişmesi, bu istemin kabulü ile dava dosyasının yeniden ele alınıp uyuşmazlık hakkında eski karar kaldırılarak yeni bir karar verilmesi halinde mümkündür. Bu kapsamda, Mahkemece, yargılamanın yenilenmesi isteminde bulunan tarafça ileri sürülen sebepler yerinde bulunmayarak istemin reddedilmesi nedeniyle yeni bir yargılama sürecinin başlamasına gerek görülmediğinden, bir başka deyişle, bu aşamaya kadar olan süreç eski yargılamanın devamı niteliğinde olduğundan, karşı taraf lehine vekalet ücreti takdirine gerek bulunmamaktadır. Kanun hükmü gereği süresinde savunma sunulmuş olması da bu durumu değiştirmemektedir. Bu duruma göre, idarî yargı yerince, koşulları oluşmadığı gerekçesiyle yargılamanın yenilenmesi isteminin reddine karar verilmesi halinde, vekil ile temsil edilen ve dosyaya süresinde savunma sunan taraf lehine vekalet ücretine hükmedilmeyeceği sonucuna varılmaktadır. Bu itibarla, temyize konu kararının hüküm fıkrasında yer alan "...Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca belirlenen 990,00 TL avukatlık ücretinin davacı tarafından davalı idareye verilmesine," yolundaki ibarenin "davalı idare lehine vekalet ücretine hükmedilmemesine" şeklinde düzeltilmesi gerekmektedir. Bu itibarla, temyize konu kararın vekalet ücretine ilişkin kısmının düzeltilerek onanması gerektiği görüşüyle karara katılmıyorum.